T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/457 Esas
KARAR NO:2024/288
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/11/2021
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'ne ait emtiaların 14.10.2020 tarih ve ... numaralı navlun faturası ve ... numaralı konşimento kapsamında ... Tic. Ltd. Şti. sorumluluğunda, ...'den...'ya taşındığını, bir kısım emtianın taşıma sırasında hasara uğradığının tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde sigortalıya 31/03/2021 tarihinde 2.466,00EUR sigorta tazminatı ödemesinde bulunulduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 2.466,00.-EUR sigorta tazminatının, ödeme tarihi olan 31.03.2021 tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; tahkim itirazlarının bulunduğunu, uyuşmazlıkta tatbik edilecek hukukun İngiliz Hukuku olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, TTK 1188 madde uyarınca 1 yıllık zamanaşımından sonra davanın ikame edildiğini, iddia edilen hasarın mevcudiyeti yönünden usulüne uygun şekilde bir inceleme yapılmadığını, usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, davacının delilleri arasında yer alan Nakliyat Hasar Ekspertiz Raporunun delil vasfı bulunmadığını, hasar raporundan hasar tarihi olarak 24/10/2020 olarak belirtildiğini, bu yönü ile hasar tarihinin tahliye tarihinden sonra olması sebebiyle taşıyan konumunda bulunan müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını, rapor tarihinin de tahliye tarihinden 5 ay kadar sonra olması sebebiyle de delil vasfının bulunmadığını beyanla öncelikle tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin reddine, süresi içinde ikame edilmeyen davanın reddine ve her halükarda davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerde ihbarda bulunulup bulunulmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesinin gerektiğini, taşımanın müvekkili tarafından yapılmadığını bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkiline kusur atfedilecekse davacının bunu ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının zarara uğratıldığı kabul edilse bile talep edilen tazminat ve faizin fahiş olduğunu beyanla öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacak davası olup uyumazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, davalı ... vekilinin tahkim itirazının yerinde olup olmadığı, davalı vekillerinin zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 07/06/2023 tarihli raporda; Borularda meydana gelen deformasyon hasarlarının emtianın yükleme sırasında uygun bir şekilde elleçlenmemesi ve istiflenmemesi sebebiyle oluştuğu, Korozyon hasarının taşıma sırasında emtiaya deniz suyu bulaşması sebepli olduğu, Korozyon hasarının miktarının boşaltma sonrası geçen iki aylık sürede tedbir alınmaması sebebiyle arttığı, Hasarın toplam miktarının 2.466.00 EUR (22,941.94 TL) olduğu, bunun ne kadarının deformasyon hasarı, ne kadarının korozyon hasarı olduğunu detaylı hesaplayacak veri bulunmadığı, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, Sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu, geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı, Geçerli ve süresinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişi ...'ın da heyete dahli ile bilirkişilerden yeniden rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 21/11/2023 tarihli raporda; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 2.466 EURO - 189,69 EURO = 2.276,31 EURO (21.177,19 TL) hasar bedeline ulaşıldığı, Kök raporda varılan diğer sonuçlarda bir değişiklik bulunmadığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları karşılanmak üzere dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 25/03/2024 tarihli raporda; Hasarının gemiden tahliyeden sonrasında alıcı tarafından büyük ölçüde önlenebileceği, önlem alındığı takdirde korozyon hasarının azalıp azaltılabileceği ancak hakkaniyete göre davalının sorumlu tutulabileceği hasar miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Arabuluculuk tutanağı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar dosyası ,konişmento, ödeme dekontu, ibrarname, bilirkişi raporu ile dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün değerlendirildiğinde ;
Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasal düzenleme uyarınca;"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Somut olayda emtiaların 23.10.2020 tarihinde gemiden hasarlı olarak tahliye edildiği, davacının 12.10.2021 tarihinde davalılar aleyhinde arabuluculuk sürecine giriştiği, sürecin 12.11.2021 tarihinde başarısızlıkla sonuçlandığı, 22.11.2021 tarihinde davanın açıldığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yağcı vekilinin tahkim itirazında bulunduğu görülmekle HMK 116/1-b gereğince öncelikle bu ilk itiraz değerlendirildiği, dosyaya sunulu charter partynin tercümeleri incelendiğinde charter partynin taraflarının iş bu davalılar olduğu, Bam 12. Hukuk Dairesinin 2019/2389 E. – 2020/189 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere çarterpartinin her iki yanı türk uyruklu olduğu halde yabancı dilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz bulunduğundan tahkim ilk itirazının reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki kararı dikkate alınarak dosyamızda da charter partynin her iki tarafının da Türk olması sebebiyle tahkim ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Somut olayda taşımaya konu emtianın 190128220 numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesi tahtında 14.10.2020 tarihinde sigortalandığı, emtiaların 23.10.2020 tarihinde gemiden hasarlı olarak tahliye edildiğinden hasarın sigorta koruma süresi içesinde meydana geldiği, buna göre geçerli bir sigorta sözleşmesi mevcut olup satış şeklinin faturalar incelendiğinde görüleceği üzere CİF teslim şekli olarak kararlaştırılmış olduğu, CİF teslim şeklinde hasar ve zarar taşıma konusu emtia gemi küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya geçtiği, alıcı ... tarafından satıcı ...'ya sigortaya konu tazminatın ödenmesine ilişkin muvafakatname olması ve sigorta ettirenin davadışı satıcı ... olması ve davacının da 31.03.2021 tarihinde sigortalıya 2466 euro ödediği dosyaya sunulu dekonttan anlaşıldığından davacının TTK 1472 uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 14.10.2020 tarihli satış faturası uyarınca davadışı Yücel Boru'nun davadışı yurtdışında mukim Sidertub SL ye 80.925,42 euro karşılığı boru emtiası sattığı, emtianın ... Lİmanından ... limanına taşınması için 14.10.2022 tarihli navlun faturası düzenlediği buna göre ... navlun faturası düzenlemesi sebebiyle davalının TT 1138 uyarınca akdi taşıyan olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, emtianın ... dosyaya sunulu konişmentonun ... kaptanı tarafından imzalandığı ve konişmento üzerinde taşıyıcı olarak ...kaydının bulunduğu görülmekle ...'in TTK 1238 uyarınca fiili taşıyan olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ... AŞ. tarafından İspanya'da yerleşik ... adlı firmaya 14.10.2020 tarih ... numaralı fatura ile ihraç ettiği, ... emtiaları, 14.10.2020 tarihinde ... numaralı temiz konşimento kapsamında Borusan Lojistik ve fiili taşıyıcı ...Ltd. Şti. sorumluluğunda, ...'den ...'ya taşındığı, geminin 20.10.2022 tarihinde varış limanında boşaltılması sırasında bazı bağların koptuğu ve boruların taşıma sırasında gemi ambarında sağa sola savrulmak suretiyle ezilme, çizilme türü deformasyon hasarları oluştuğu, ayrıca borularda deniz suyu ile temas sonucu paslanmalar meydana geldiği tespit edildiği ve boşaltma limanında gemi kaptanınca 23.10.2022 tarihinde protesto mektubu verildiği, bu mektupta "boruların hasar gördüğü, paslandığı ve ayrıca çizilmeye karşı plastik koruması olmayan borularda göçük tespit edildiği..." ifadesiyle hasarın şekli tanımlandığı görülmüştür. ... Liman işletmecisi Terminat ... firması tarafından söz konusu hasarların tahliye öncesine ilişkin olduğuna ilişkin 23.10.2020 tarihli tutanak düzenlendiği, liman tarafından alıcı ...lirmasının nihai müşterilerine teslim edilecek emtia üzerinde detaylı inceleme yapılarak hasarların rapor haline getirildiği dosyada mevcuttur. Dosyaya mübrez Ekspertiz Raporu'nda; geminin deniz seyri sırasında doğal salınımlarında bağların koptuğu ve boruların birbirine çarparak zarar gördüğü, paslanmaların deniz suyu kaynaklı olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda; taşıma öncesi emtianın hasarlı olduğuna ilişkin konişmento üzerinde kaydın bulunmadığı ,emtianın gemide taşınması sırasında deniz suyundan kaynaklı olarak paslandığı ve taşıyıcıların sorumlu olduğunun belirtildiği, mahkememizce delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu ; emtianın gemiye yüklenmeden önce paslı olduğuna ilişkin konişmento üzerinde herhangi bir kaydın bulunmaması, boşaltma limanında gemi kaptanınca 23.10.2022 tarihli protesto mektubunda "boruların hasar gördüğü, paslandığı ve ayrıca çizilmeye karşı plastik koruması olmayan borularda göçük tespit edildiği... Nin belirtilmesi ve liman tarafından alıcı ... firmasının hasara ilişkin rapor düzenlemesi hususları bir arada değerlendirildiğinde paslanmasının deniz suyu kaynaklı olup olmadığına ilişkin gümüş nitrat testi yapılmasa da protesto mektupları ve liman görevlilerince tutulan tutanak ile emtianın bir kısmının deniz yoluyla taşıma paslanarak hasar gördüğü, bir kısmının ise çarpma, ezilme ve çizilme gibi hasarların emtianın bağlanmasının ve gemi ambarına yükleme ve istiflemenin gemi taşımacılığının şartlarına uygun yapılmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla davalıların sorumluluğuna gidilebilecektir. Davalı akdi taşıyanın üstlendiği taşımanın gerçekleştirilmesini kısmen veya tamamen alt taşıma sözleşmesi ile bırakması halinde de prensip itibariyle taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder ve deniz yolu taşımasını gerçekleştirmiş olan fiili taşıyan ile aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde sorumlulukları müteselsildir. (TTK mad. 1191/1) dosyaya sunulu bilirkişi raporları, ekspertiz raporu ve protesto mektupları gereğince somut olayda paslanmadan ve emtianın bağlanmasının ve gemi ambarına yükleme ve istiflemenin gemi taşımacılığının şartlarına uygun yapılmamasından davalıların birlikte sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Ekspertiz raporunda korozyon hasarının arttığının belirtildiği, bilirkişilerce yapılan değerlendirmede ise emtianın gemiye passız bir şekilde yüklendiği ve daha ilk anda deniz suyu teması oluştuğu kabul edilirse 6 gün süren taşımacılık sırasında yeni başlayan bir korozyondan bahsedilmesi gerekeceği, ... nin 31.12.2020 tarihinde yapılması borulardaki korozyon hasarının tedbir alınmaması nedeniyle artmış olduğunu gösterdiğinin belirtildiği, mahkememizce yapılan değerlendirme sonucu da ıslanma sonucu korozyona uğrayan emtialardaki hasarın artmasının sebebinin yeterli tedbir alınmamasından kaynaklı olduğu ve yükleticinin de bu anlamda sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulu tüm delillerden emtianın ne kadarının deforme sonucu oluşan hasar ve ne kadarının deniz taşıması sırasında meydana gelen korozyon hasarı olduğunun tam tespit edilememesi ve korozyon sonucu yükletici sigortalının korozyonun artmasını önlemeye ilişkin tedbir alabilme durumunu imkanın ulunup bulunmadığını tespit edebilmek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere imkansız olduğundan mahkememizce taktiren taraflara yarı yarıya kusur atfedilerek meydana gelen zararın yarısı 1233 eurodan davalıların sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Deniz taşıması açısından hasarın ihbar külfeti TTK m. 1185'te düzenlenmiştir. TTK m. 1185/f. 1 uyarınca "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. " Dosyada bu kapsamda önem taşıyan belge, Cartagena terminali tarafından gemi kaptanına tahliye esnasında 23.10.2020 tarihinde gönderilen protesto mektubudur. TTK m. 1185/f. 1 uyarınca, fiili taşıyana yapılan her bildirim, taşıyana yapılmış gibi hüküm ifade eder. Dolayısıyla, geçerli bir hasar ihbarının yapılmış olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalıların emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında gereği gibi taşıma şartlarını yerine getirmemeleri sebebiyle davalıların 1178 ve 1191 gereğince birlikte sorumlulukları bulunduğundan yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın Kısmen Kabulü ile 1233 euronun ödeme tarihi olan 31.03.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince yürütülerek davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 1.064,23.TL'den peşin alınan 532,12TL'nin mahsubu ile bakiye 532,11TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 532,11.TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 10.737,80.TL'nin ( 59,30TL başvurma harcı, 178,50.TL posta gideri ve 10.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 5.368,90.TL'sinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı için takdir edilen 15.579,45.TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
6-Davalılar vekilleri için takdir edilen 15.579,45.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara VERİLMESİNE,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 680,00.TL sinin davalılardan, 680,00.TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır