T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/472 Esas
KARAR NO:2022/446
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:02/12/2021
KARAR TARİHİ:30/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.ne ait emtiaların Türkiye'den Fransa'ya nakliyesi esnasında hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz raporu doğrultusunda müvekkilinin 07/06/2021 tarihinde 1.528,20.EURO hasar tazminatı ödediğini, sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla, ödenen 1.528,00EURO hasar tazminatının ödeme tarihi 07/06/2021 tarihinde itibaren işleyecek Devlet bankalarının Euro ile açılmış vadeli mevduat hesabına uygunun en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, sigorta şirketinin bu davaya açmakta aktif husumetinin bulunmadığını, davacının sunduğu Nakliyat Emtia Poliçesinin tarafı ile taşıtan sıfatındaki şirketlerin farklı tüzel kişiler olduğunu, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı ... şirketinin İsviçre merkezli şirket olduğunu ve konşimentonun 10. Maddesi ile uyuşmazlıklara bakmada görevli mahkemelerin Londra Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, hasarın nasıl oluştuğu, miktarı ve nasıl hesaplandığının belli olmadığını, emtiaya ilişkin bir sovtaj veya imha belgesinin sunulmadığını beyanla, davaının öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın sigortalının husumeti bulunmadığından reddine, hak düşürücü süre nedeni ile reddine, milletlararası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeni ile reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taşıma sırasında oluşan hasar bedelinin sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımanın ... sayılı konişmento tahtında yapıldığı, taşıyanın ... , davacının sigortalısı ... Dış Ticaret A.S. nin yükleten olduğu, dava konusu emtianın ... Limanından ... Limanına taşınmasının taahhüt edildiği, konişmentonun davalı tarafından taşıyanın acentesi sıfatıyla imzalandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dava dışı sigortalısı tarafından gönderilen emtianın taşınması sırasında hasarlandığı, hasar bedelini sigortalılarına ödedikleri, hasar bedelinin tahsili için yaptıkları takibe davalının itiraz ettiği belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep edildiği, husumetin doğrudan fiili taşıyan ... acentesi olan davalıya yöneltiği görülmüştür.
TTK'nın 105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. Anılan kanuni düzenlemeler karşısında acenteye, acentelik sıfatından dolayı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp ancak müvekkiline izafeten dava açılabileceğinden eldeki davada davalı ... Acenteliği A.Ş. nin pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davalı tarafından navlun faturası düzenlenmiş ise de faturanın acente kaydı düşülerek taşıyan ad ve hesabına düzenlendiği, davalının taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delilin de bulunmadığı, benzer nitelikteki olaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2020/213 Esas 2021/316 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu görülmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 393,98TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 313,28TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır