T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/483 Esas
KARAR NO;2022/559
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:06/12/2021
KARAR TARİHİ:29/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... A.Ş.'nin dava dışı ... Tekstil Tuz. Tic. A.Ş. ile sigorta sözleşmesi imzaladığını, imzalanan bu sözleşmenin ...-1 numaralı, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi'ne bağlandığını, müvekkilinin anılan poliçe ile nakliye sırasında oluşacak hasarlarının sigorta himayesi altına alındığını, dava dışı sigortalının 80 koli kadife seccadeyi Malezya'da bulunan müşterisine ulaştırmak üzere, davalının sorumluluğunda parsiyel yükleme şeklinde deniz yoluyla taşıtıldığını, söz konusu hasarın müvekkiline ihbarı üzerine eksper incelemesi yapıldığını, müvekkilinin sigortalısına 12.526,70 TL ödediğini, ardından davalıya icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesinin ardından başlatılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz neticelendiğini, davalının taşıyıcı olarak bizzat sorumlu olduğunu, konşimentoda davalının emtiayı sağlam olarak teslim aldığının açık olduğunu, teslim yeri olarak kararlaştırılan boşaltma limanında emtianın hasarlı olduğunun sabit olduğunu, eksper raporunda 11.11.2020 tarihli ithalat kontrol formu ve fotoğraflarda da kolilerin kapaklarının açık olduğu ve kolilerin yırtılıp ezildiğinin görüldüğünü, bu hasara ilişkin eksper incelemesi neticesinde hasar bedelinin, sovtaj düşülerek tespit edildiğini, sigortalıya 12.526,70 TL ödendiğini, sigorta rücu alacaklarında ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden faizin ödeme tarihi olan 05.05.2021'den itibaren işletilmesi gerektiğini, davalının, ... İcra Müdürlüğü 2021/... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafından söz edilen hasardan dolayı herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, 80 koli seccadenin müvekkilinin sorumluluğu altındayken zarara uğradığına dair dosyaya sunulmuş herhangi bir kanıt bulunmadığını, dava dışı ... ... Tuz. Tic. A.Ş tarafından dava konusu kolilerin 10/10/2018 tarihinde teslim alındığını, ... ... Tuz. Tic. A.Ş tarafından dava konusu kolilerin hasarlı olduğuna yönelik ihtarnamenin 18/10/2018 tarihinde ...’e karşı çekildiğini, dava dışı şirketin eşyanın hasarlı olduğunu gördüğünde hem ambar sahasında hasar tespit tutanağı tutturması gerektiğini hem de aynı gün hasar bildirimi yapması gerektiğini, dava dışı şirketin kolileri teslim aldıktan sonra ambarda hasar teslim tespit tutanağı tutturmadığını, aynı gün herhangi bir hasar bildiriminde de bulunmadığını, kolilerde dava dışı şirket tarafından teslim alındıktan sonra da hasarın meydana gelmiş olabileceğini, davacı şirketin sigortalısının dava konusu kolileri özenli bir şekilde ambalajlamadığını, dava konusu kolilerin müvekkilinin sorumluluğu altındayken zarar gördüğünün ispatlanamadığını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesiyle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
.. İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu adına 12/08/2021 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 19/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/08/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 06/12/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... ve Deniz Hukukçusu ... tarafından tanzim edilen 24/08/2022 havale tarihli raporda özetle; dosya kapsamı ve ... Tekstil Turizm Ticaret A.Ş’nin sunmuş olduğu yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davaya konu 9.403 USD satış nedeniyle sigortalı ... Tekstil Turizm Ticaret A.Ş'nin müşterisi ...’dan tüm satış bedelini tahsil ettiği, meydana gelen hasar nedeniyle müşteri ... nezdinde oluşan 1.500 USD (12.526,70 TL) zararın müşteriye yapılan yeni satış bedelinden iskonto yapılarak müşteri nezdinde oluşan zararın giderildiği, mahkemenin davalının kusurlu taşıma yaptığı ve meydana gelen hasardan sorumlu olduğuna kanaat getirmesi durumunda; davacı HDI’nin davalıdan 13.08.2021 takip tarihi itibariyle toplam 13.095,81 TL alacağının bulunduğu, 13.095,81 TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi hesaplanabileceği, davalının konşimentoyu düzenlemiş olması itibariyle akdi taşıyan olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, satım sözleşmesinde belirlenen CFR teslim şartı sebebiyle geçerli bir sigorta sözleşmesinin söz konusu olmadığı, bu sebeple halefiyetin şartlarının gerçekleşmemiş olduğu ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, hasar bedelinin 11.388,00 TL olduğu, hasarın deniz taşımasına uygun olmayan ambalaj yetersizliği nedeniyle meydana geldiği, hasardan davalının sorumlu olmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunmadığı, TTK m.1185 f.4 de yer verilen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığı şeklindeki lehine olan karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı bildirilmiştir.
Davaya konu emtiaların 11/11/2020 tarihinrde alıcısına teslim edildiği dosyada bulunan giriş sayım kağıdı isimli belgeden anlaşılmakla, icra takip tarihi olan 12/08/2021 tarihi itibarı ile davanın TTK 1188 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ...-1 numaralı sigorta poliçesine göre dava dışı sigortalı ... Tekstil Turizm ve Ticaret AŞ tarafından Ambarlı-Klang Malezye arası taşıması yapılacak ... isimli gemi ile taşıması yapılacak olan seccade emtiasının taşıma esnasında oluşabilecek risklere karşı sigorta aytına alındığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan satım faturasına göre satım şeklinin CFR olarak belirlindiği anlaşılmakla, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu satım şeklinde emtilaların gemiye yüklenmesi ile oluşacak hasarlara katlanma yükümlülüğü dava dışı alıcı firmaya geçmektedir. Bu kapsamda dava dışı sigortalının sigorta tazminatı talep etme bakımından zararının bulunup bulunmadığı hususunda ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılmıştır. Buna göre, dava dışı sigortalı ticari defter kayıtlarına göre satım bedeli her ne kadar tam olarak tahsil edilmişse de, zara miktarı olan 1.500 USD bedelin aynı alıcının bir sonraki siparişinden düşüldüğü tespit olunmakla, sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada bulunan. ... Bankası'na ait 05/05/2021 işlem tarihli ödeme belgesi kapsamında davacının yapmış olduğu ödeme oranında TTK 1472 maddesi gereği halefiyet yolu ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada mevcut ... numaralı konşimento ile davalı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlendiği anlaşılan 19/10/2020 düzenleme tarihli fatura bir arada değerlendirildiğinde, davalının taşımayı gerçekleştiren olarak pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Taşımaya konu ... numaralı konşimento kayıtları ile dosyada bulunan yükleme bedeli açıklamalı davalı tarafından düzenlenen fatura incelendiğinde, dava konusu emtiaların parsiyel yük olarak taşındığı ve konteyner içerisine yüklemenin davalı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan ekspertiz raporunda her ne kadar hasarın "istifleme ve sabitlemenin eksik yapılması, nakliye sırasında oluşan sarsıntılar sonucu ve/veya ürünlerin üzerine ağır bir cismin konulması" olarak belirtilmişse de, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile hasarın esas nedeninin kötü paketleme ve deniz taşımasına uygun olmayan ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu kapsamda ekspertiz raporundaki tespitler ile bilirkişilerin tespitleri birbiri ile çelişmekle davalını sorumlu bulunup bulunmayacağı hasara nedenine göre belirlenecek olup, buna göre dosya kapsamında ispat yükünün kimde olduğunun tespiti gerekmektedir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Dosyada bulunan giriş sayım kağıdına göre eşyaların dava dışı alıcıya 11/11/2020 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan hasar ihbarının ise davalıya değil, sigorta ekspertiz firmasına 18/11/2020 tarihinde ihbar edildiği görülmüştür. sigortalı tarafından Davalı akdi taşıyana yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun dışında hasarın davalıya ihbarına ilişkin davacı vekili tarafından delil ibrazı için HMK da öngörülen süreler sonrasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde 12/11/2020 tarihli e-posta yazışmaları sunulmuştur. Dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Buna göre hasarın TTK hükümleri gereğince üç gün içerisinde usule uygun olarak yapılmış olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Bu kapsamda dosyada hasarın davalı sorumluluğunda meydana gelmediği hususunda ispat yükü davalı üzerinde bulunmaktadır.
Dosyaya davacı vekilince ilk kez bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflar incelendiğinde, ekspertiz raporundaki tespitin aksine dava konusu emtiaların üzerine ağır bir yük konulmadığı anlaşılmıştır. Fotoğraflar incelendiğinde dava konusu seccadelerin yalnızca karton kolilere konularak ve koli bandı marifeti ile koliler bantlanarak yüklemeye hazır edildiği görülmüştür. Bu kapsamda deniz taşımasına uygun ambalaj yapılmadığına ilişkin bilirkişi raporu tespiti mahkemece benimsenmiştir. Zira konteyner içerisine karton kolilerin dik bir şekilde yüklenmesine ilişkin bir kaydın kolilerde bulunduğu davacı vekilince ileri sürülmediğe gibi fotoğraflardan da böyle bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca ekspertiz raporunda genel olarak istif hatasından bahsedilmekle, istifin ne şekilde yapılması halinde hasarın oluşmayacağı ya da hatalı istifin ne olduğu hususunun ayrıntılı olarak açıklanmadığı, "ve/veya" ibaresi dikkate alındığında muhtemel bir kanaatin belirtildiği mahkemece değerlendirilmiştir. Bu nedenle evvela ambalajlamanın deniz taşımasına uygun bir şekilde yapılmamış olması nedeni ile hasarın meydana geldiği kabulü karşısında, davalının meydana gelen hasar nedeni ile sorumluluğu bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş olup, bilirkişi raporunda benimsenmeyen hususlar gerekçeleri ile birlikte yukarıda açıklanarak, mahkemece dosya kapsamı ve deliller de incelenmek sureti ile nihayetinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 158,17 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 77,47 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır