T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/501
KARAR NO:2022/133
DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2021
KARAR TARİHİ:22/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket ... arasında ... yükleme dosya numaralı navlun sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye istinaden 25.000 kg ağırlığında, 5.750,00 EURO tutarlı, 1000 çuval patatesi ... limanına ulaştırılması amacıyla ... Limanı’nda 05.03.2021 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, 05.03.2021 tarihli ... Gümrük Çıkış Beyannamesi hazırlanarak ... Limanı’ndan 09.03.2021 tarihinde yola çıkması beklenen ürünlerin (patatesler) davalı şirketten kaynaklanan sebepler dolayısıyla ancak 20.03.2021 tarihinde yola çıkabildiğini, böylece anılan malların varması gereken süreyi aştığını, davalı şirkete teslim tarihinden 44 gün sonra 19.04.2021 tarihinde ... (tahliye limanı) limanına vardığını, müvekkili şirketin ticari satım yaptığı alıcı şirketin ise, yaşanan bu 44 günlük gecikme sonrası anılan patateslerin çürümesi sebebiyle malı limandan tahliye etmeyerek herhangi bir ödemede bulunmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin geç teslim nedeniyle malların uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla davalı şirkete 27.08.2021 tarihli ihtarname gönderdiğini, bunun üzerine davalı şirketin de aynı gün (27.08.2021 tarihinde) ilgili ihtarnameyi aldığını yazılı olarak teyit ettiğini, ancak davalı şirketin mevcut zararın giderilmesi noktasında herhangi bir dönüş yapmadığını, nitekim davalı şirkettten herhangi bir dönüş alamayan müvekkili şirketin zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, davalı şirket ile katıldığı arabuluculuk son oturumlarından da herhangi bir anlaşma sağlanamaması üzerine, işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirketin davaya konu malları davalı şirketin ağır kusuruyla makul sürede teslim edilememesi sebebiyle tam ziyaı olduğunu ve müvekkili şirketin malın bedeli olan 5.750,00 EURO tutarında zarara uğradığını, bu sebeple müvekkili şirketin maruz kaldığı zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 5.750,00 EURO tutarındaki mal tutarının şimdilik 100,00 EURO'sunun, 2.450,00 USD tutarlı navlun bedelinin de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 USD'sinin 27.08.2021 tarihli ihtarnameden itibaren başlayacak ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Limanından Fransa 'nın ... Limanına yapılan dava konusu taşıma merkezinin Kopenhag- Danimarka 'da bulunan ...'nin ... numaralı konişmentosu tahtında gerçekleştiğini, dava konusu uyuşmazlıkta davacı yanın konşimentoya göre “Shipper” yani “Yükleten” sıfatını haiz olduğunu, bu sıfat ile taşımaya ilişkin konişmentoya taraf olduğunu, Milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili Mahkemenin konşimentoda düzenlendiğini, yetkili Mahkemelerin İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, CIF teslim şekliyle satılan ve dava dışı alıcısına teslim edilen işbu yükler için denizyolu taşımasının risk ve sorumluluğunun dava dışı yük alıcısı üzerinde olduğunu, davacı yanın sadece “yükleten” olup müvekkiline karşı “taşıtan” sıfatının bulunmadığını, davacının müvekkili ile taşımanın şekli, güzergahı ve aktarma yapılıp yapılmaması yönünde bir anlaşması bulunmadığını, TTK m.1178/5 uyarınca süresinde gecikme ihbarında bulunulmadığını ve yüklerin açık irade ile zayi sayılmadığını, TTK m. 1185/2 uyarınca hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını, davacının müvekkiline ödemediği navlunu müvekkilinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını beyanla; konşimentolarda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden ve haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında taşınan emtiaların süresinden geç taşınmasından kaynaklanan zararın tahsili talepli kısmi alacak davası olup, uyuşmazlığın, davalı vekilinin Milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacının taşımada taşıtan sıfatına haiz olup olmadığı, davacının zararının bulunup bulunmadığı, taşıma ilişkisinde süre taahhüdünün bulunup bulunmadığı ve buna göre gecikmenin sözkonusu olup olmadığı var ise gecikme nedeniyle navlunun talep edilip edilemeyeceği, gecikme nedeniyle davanın kusur ve sorumluluğunun bulunulup bulunmadığıyla birlikte tüm bunlara göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentolarda bulunan yetki kaydı nedeniyle davalı bakımından mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ... San. Tic. Ltd Şti'nin yurtdışına ihraç ettiği 1000 çuval patates emtiasının, ... Liman'ından ... Limanına davalı ... tarafından ... numaralı konşimento tahtında taşındığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentonun davalı ... tarafından imzalandığı, ...' nin Danimarka da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Fransa taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentoların arka sayfasında taşıma şartaları 26. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.
Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından)
deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalılardan Sealand vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalı bakımından ise davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın Milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 3.727,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır