T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/516 Esas
KARAR NO:2022/462
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2021
KARAR TARİHİ:07/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirkete deniz taşıma hizmeti vermiş olup, davalı/borçluya taşıma hizmeti karşılığında fatura düzenlediğini, Taşıma lojistik hizmeti Shanghaı-İzmit arasında yapılmış olup, ödenmemiş navlun ve ek fatura ücretinin olduğunu, söz konusu fatura davalı/borçlu şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalı/borçlu şirket tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkiil şirketin davalı/borçlu taraf ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalı/borçlu şirketten toplam alacaklı 725 USD (5.564,45 TL,) bulunduğunu, dava konusu borç miktarı müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki cari hesabına ilişkin 1 adet faturadan kaynaklandığını, fatura ise müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete taşıma hizmeti vermiş olmasından kaynaklı olarak navlun ücretini ve ek fatura ücretini içerdiğini, ... Referans Numaralı, 12/10/2020 Tarih ve 2,608.00 Euro Bedelli Fatura Davalı tarafın 2,608.00 EUR bedelli faturanın, 725 Usd bakiyesini ödemekten imtina etmesi üzerine müvekkilin haklı fatura ücreti alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirketin borca karşı yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itiraz ile takibin durdurulduğu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, uzun yıllardan beri kişisel bakım ve kozmetik sektöründe bulunan günden güne bünyesini genişleten ve büyüyen bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin yurt içinde hem de yurt dışında faaliyet göstererek nitelikli ve kaliteli ürünlerinin üretimini ve ithalatını yaptığını, müvekkil şirket yetkilisi ... ile davacı şirket yetkili çalışanları ... arasında e-mail üzerinden bir navlun anlaşması yapılmış olup, taraflar arasındaki bu anlaşma gereğince, müvekkil şirketin navluna konu olan ürünleri Çin Halk Cumhuriyeti'nin Yangzhou kentinden 29.08.2020 çıkış tarihli gemiye yüklenmeli kararlaştırıldığını, davacı tarafın yetkili çalışanları, yapılan anlaşma kapsamında e-mail yolu ile yüklemenin 29.08.2020 tarihinde yapıldığını müvekkil şirkete bildirdiklerini, müvekkil şirkete 15.09.2020 tarihinde, davacının "... Müşteri" adlı otomatik e-mail hesabından "çıkış ihbarı" başlıklı bir e-mail gönderilmiş olup, e-mail içeriğinde: "navlun konusu malların 29.08.2020 çıkış tarihli gemiye değil, 12.09.2020 çıkış tarihli gemiye yüklendiğini ve 10.10.2020 ETA ile geleceği" bilgisi verildiğini, bu hususun müvekkilinin onayı ve haberi dahi olmadan gerçekleştirilmiş olup, müvekkil şirkete navlun konusu ürünler ile ilgili 3. Kişiler nezdinde yaptığı satış ve tedarik anlaşmalarından kaynaklı olarak hukuki edimlerini yerine getirememiş/eksik yerine getirmiş olma durumurunu ortaya çıkardığını ve bu operasyon nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı/uğrayacağı zararlar konusundaki rücu hakkı da davacı tarafa 24.09.2020 bir ihtarname yolu ile ihtar edildiğini, Müvekkinin, yapılacak olan geç teslim konusundaki endişelerini davacı tarafa evvela mail yazışmalarıyla iletdiği akabinde davacı tarafça çözüm geliştirilmediği için bu kez noter yoluyla ihtarname gönderildiğini, Davacı taraf endişelerine karşılık çözümler üreteceğini belirttiğini ancak dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde hiçbir aksiyon almadığını, müvekkili şirketin, davacı ile yaptığı anlaşmaya uygun davranıp, tüm edimlerini yerine getirdiğini, bu nedenle de davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2020 ve 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2020 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, ancak yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdikinin yaptırılmamasından dolayı davalı yanın 2020 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davalı şirketin 2021 yılında davacı yan ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığından 2021 yılına ait ticari defterleri incelenmediğini tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı ... Lojistik A.Ş. 'nin düzenlediği navlun faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 08.04.2021 tarihi itibariyle davalı ... ... Pazarlama Dış Tic. Ltd. Şti.'den 725,00 USD (2.608,00 USD-1.883,00 USD ) tutarında bakiye alacağının bulunduğu, davalı ... ... Pazarlama Dış Tic. Ltd. Şti.'nin dava ve icra takibine konu olan faturanın 14.954,18 TL'sini havale gönderek ödediği, kalan bakiyenin 4.720,00 TL'si için geç teslim nedeniyle alınan nakliye hizmeti faturasına istinaden yansıtma faturası düzenlediği, 1.606,13 TL'si için de gecikme nedeniyle kabul edilmeyen ürünlerin faturasına istinaden yansıtma faturası düzenlemesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 08.04.2021 tarihi itibariyle davacı ... Lojistik A.Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığı, başka bir ifadeyle hesabın sıfırlandığı, davalı şirketin düzenlediği iki adet faturanın taraflar arasında ihtilafa neden olduğu, eşyanın teslimi için açıkça kararlaştırılmış bir sürenin olmadığı, dava konusu emtianın varışında yaşanan 14 gün gecikmenin makul bir gecikme olduğu, davacının elinde olmayan sebepler ile yaşanan bu makul gecikme nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, davacının 725 Usd bakiye navlun ücreti alacağının bulunduğu, davacı şirketin icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dava; navlun ve ek ücretler açıklamalı faturalar nedeniyle bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafça davalı aleyhine 12.10.2020 tarihli ... nolu 2.608,00 USD tutarlı "Navlun Ücreti-Ek Navlun Ücreti" açıklamalı faturadan kalan bakiye 725,00 USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Davalıya ait ... Sayılı konteyner muhtevası yükün ... ve ... sayılı konişmentolar tahtında Shangai Limanından Yarımca Limanına denizyolu ile taşındığı, konişmentolara göre davacının taşıma işini organize ettiği ve buna göre akdi taşıyan konumunda olduğu, taralar arasında taşımanın gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, fatura bedelinin 1.883,00 USD karşılığı 14.954,18 TL'sini havale gönderek ödediği, dava konusu taşımalara ilişkin olarak dava dışı şirketler tarafından geç teslim nedeniyle adına düzenlenen 9.440,00 TL tutarlı "Nakliye Geliri" açıklamalı faturanın %50 sini ve 1.606,13 TL tutarlı "Diş Fırçası" açıklamalı faturaları davacı şirkete yansıttığı, buna ilişkin düzenlenen iki adet faturanın taraflar arasında ihtilafa neden olduğu belertilmiştir. Davalı taraf dava konu yükün geç teslimi nedeniyle zarara uğradığını belirtmiş ise de taşıyanın navlun ödenmesini istem hakkını düzenleyen TTK m 1199/1 maddesinde " boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır" düzenlemesi bulunmaktadır. Düzenlemede açıkça kazadan söz edilmekte olup, kaza taşıyanın ve adamlarının kusuru dışında bir sebep olarak anlaşılmaktadır. Buna göre yükün geç teslim edilmesinin taşıyanın navlun alacağı üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki bilirkişi raporunda geminin 12.09.2020 tarihinde yükleme limanından hareket ettiği, dosyada mevcut yazışmalardan; geminin 11.10.2020 tarihinde Yarımca limanına varış yaptığı, dosyaya celp edilen yük teslim ordinosundan; yükün 12.10.2020 tarihinde hat taşıyanı tarafından davacıya teslim edildiği, dosyada mevcut yazışmalardan; gümrük işlemleri sonrasında da 13.10.2020 tarihinde de alıcı davalıya teslim edildiği, eşyanın teslimi için açıkça kararlaştırılmış bir sürenin olmadığı, dava konusu emtianın varışında yaşanan 14 gün gecikmenin makul bir gecikme olduğu, davacının elinde olmayan sebepler ile yaşanan bu makul gecikme nedeniyle sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davalının geç teslim nedeniyle oluşan zararını eldeki davada ileri süremeyeceği, dava konusu taşıma nedeniyle davacının 725,00 Usd bakiye navlun ücreti alacağının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile;
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 725,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağın takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
2- 725,00 USD asıl alacağın TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.178,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan 643,03 TL'den peşin alınan 95,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 548,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (162,83 TL ilk harç 78,10 TL posta ücreti ve 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)2.640,93 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır