T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2021/6
KARAR NO: 2022/430
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2021
KARAR TARİHİ: 28/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... ... A.Ş.'ye ait galvanizli rulo sac emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 03.02.2019 tarihinde galvanizli rulo sac emtiasının yüklü olduğu konteynerlerın Türkiye'den Yunanistan'a taşınmak üzere " ... ..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, emtiaların alıcı firmaya tahliyesi esnasında 3 adet galvanizli rulo sac emtiasının hasarlı olduğunun görülmüş olup; ..., ve ... numaralı bobinlerin iç çekirdek çapının ciddi şekilde deforme olduğunun tespit edildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, emtiaların gemiye hasarsız yüklendiğini, hasarın deniz koşullarının etkisiyle istiften düştüğünü veya üzerine diğer bobinlerin düşmesi sonucu ezilmesi sonucunda meydana geldiğinin belirtildiğini, davalı taşıyan firmanın 04/02/2019 tarihli ve ... numaralı navlun faturasını düzenlediğini ve navlun ücretini de bizzat kendisinin tahsil ettiğini, TTK md. 1138 ve Yargıtay İçtihatları gereğince “akdi taşıyan” sıfatını kazandığını, bu nedenle hasarsız ve eksiksiz bir şekilde gemiye yüklenen emtiada meydana gelen zarardan davalı şirketin akdi taşıyan olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptalin takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının yükün taşınma sırasında risklerin oluşmasına ilişkin olarak Nakliyat Sigorta poliçesi düzenlettiğini, bu nakliyat sigorta poliçesinden yararlanabilecek olan sigortalının ... ... A.Ş firması olduğunu, yükün alıcısı ... S.A.nın Yunanistan sigortalı olmadığını, “CIF" te satılan malların yükleme limanında gemiye yüklendiği anda hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, TBK 208 maddesinin de aynı şekilde hasarın intikali taşınır zilliyeti alıcıya geçtiğinde hasarın da alıcıya intikal ettiğini, bu durumda hasar talep hakkının konşimentoda alıcı olarak belirtilen ... S.A.,Yunanistan firmasına ait olduğunu, ... SA-Yunanistan firmasının kendisine ait hasar tazminatının ... ... A.Ş. ödenmesini ... Sigorta A.Ş. firmasından talep ettiğini ve bu hasara ilişkin tüm hak ve alakcaklarını da ... Sigorta A.Ş. firmasına temlik ettiğini beyan ettiğini, ... S.A.firmasının davacı ... sigorta A.Ş. firmasının düzenlediği poliçe de sigortalı olmadığını, bu durumda bu poliçeye dayanarak ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının Sigorta sözleşmesine dayanarak ödemekle yükümlü olduğu bir sigorta tazminatı ödemesi olmadığını, konşimento da yükleyici (satıcı) ... ... A.Ş. firmasının CIF satış hükümleri gereği, malların gemi küpeştesini aştığı andan itibaren yük hasar veya ziyandan sorumluluğu ve dolayısı ile sigortalanabilir bir menfaati olmadığını, satıcı sıfatıyla ... firmasının, satış sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan alıcıya karşı da bir sorumluluğunun bulunmadığını, alıcının, uğradığı zarardan satıcının sigortacısına başvuran ve alıcı hesabına yapılan poliçeye istinaden sigortacının bu ödemesinin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemekle yükümlü olduğu bir sigorta tazminatı ödemesi olmadığını, davacı firmanın poliçede sigorta olmayan ... SA firmasına hasar tazminatı ödemesi yapamaz ve ... SA firması adına ... firmasına yapılan ödeme de yanlış ve poliçe teminatına dahil bir hasar ödemesi olmadığından davacı şirketin kanuni halef hakkının da olmadığını, davacı tarafından teminat kapsamında olmayan ödeme yapıldığından, buna ilişkin de rucüen tazminat talep hakkının olmadığını, müvekkili firmanın yükleyici ... firması ile yapılan taşıma anlaşması(recap) da sadece navlun alıcısı olarak yer aldığını, bu durumda ... S.A. firması ile müvekkil ... firması arasında konşimento ve taşıma anlaşmasına dayalı bir anlaşma mevcut olmadığını ve herhangi bir akdi ilişki de olmadığını, bu durumda ... S.A firmasının kanuni halefi olarak davacı ... A.Ş ile müvekkili arasında herhangi bir akdi ilişkisi olmadığından müvekkili firmaya karşı da talep hakkının doğmadığını, ... SA firmasının müvekkili firmaya karşı dava hakkı olmadığının açıkça ortada olduğundan davacı şirketin halefiyet hakkını da kullanamayacağından aktif dava ehliyetinin olmadığını, alıcının TTK 1185 gereği müvekkili şirkete gerekli hasar bildirimini 3 gün içinde yapmadığından yükün tam ve iyi şartlarda teslim edildiğini ve yükün hasarında doğan talep haklarının da sona erdiğini, alıcının hasar bildirimini sadece sadece gemi/donatana bildirdiğini, yükün tahliyesinin 1 yıl geçtiğinden davacının talep hakkının TTK 1118 gereği düştüğünü, beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun;Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 27/01/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 04/03/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 29/01/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
09/05/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğunu, dava konusu hasarın muhtemelen ruloların tahliyesinden sonra fabrikaya taşınmak üzere kamyonlara yüklenmesi kamyonlardan indirilmesi sırasında düşürülmesi sonucu oluşabileceğini ancak hasarın hangi aşamada olduğunu mevcut belgeler kapsamında kesin olarak tespit etmenin mümkün olmadığını, aksi kabulü halinde dahi sefer bağlantı özetinin (RECAP) 34 . Maddesinde “tahliye limanında tahliyenin alıcı tarafından yapılacağı” kararlaştırıldığından hasarın alıcının ifa yardımcılarının kusur nedeniyle meydana geldiğin sonucuna varılabileceğini, TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın davalı taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğunun ispatlanamadığını, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını, toplam hasar bedelinin 122.482,23 TL nin uygun ve makul olduğunu beyan etmişlerdir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosya içerisinde bulunan ... numaralı 05/02/2019 teklif tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesinden dava dışı sigortalı ... ... AŞ. tarafından Türkiye-Yunanistan arası ... ... isimli gemi ile yapılacak galvanizli rulo sac malzemesinin davacı tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına alındığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan ... Bankası'na ait 17/12/2019 tarihli dekonttan davacı tarafından dava dışı sigortalıya 16.591,04 USD ödendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu teşkil eden ve taşıma esnasında zarar gören malın teslim şekli satım faturasında CIF" olarak belirlenmiştir. CIF esasına her ne kadar sigortalanabilir menfaat emtianın gemiye teslimi ile dava dışı alıcıya geçmekteyse de, mahkememiz ara kararı uyarınca davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde satışın CIF olduğu, dava dışı alıcı
“... SA”nın mal üzerinde hukuki menfaati olması nedeniyle yük hasarı nedeni ile zarardan
doğan her türlü alacak ve haklarını Davacı Şirkete devir ve temlik ettiğine ilişkin 04/12/2019 tarihli belge dolayısıyla ve dava dışı sigortalı tarafından imzalanan27/05/2019 tarihli İbraname ve temlikname uyarınca davada aktif dava ehliyeti bulunduğunu beyan etmiştir.
BK madde 183 maddesi uyarınca, alacağın temliki, niteliği itibariyle hukuki bir işlem olup, bahsedildiği üzere tarafların alacağın temliki maksadıyla yaptığı sözleşmeye dayalı
olarak alacağın devredenden devralana geçmesini sağlar. Temlik işlemi ile devredenin sahip olduğu
alacak hakkı kendi malvarlığından çıkarak devralanın malvarlığına geçmektedir. Dolayısıyla, bu alacağa bağlı dava açma hakkı ile icra takibinde bulunma hakkı da yan (fer’i) hak olarak
nitelendirileceğinden, davacı sigorta şirketine devrolan dava hakkı kapsamında davacınınTTK 147 maddesi gereğince halefiyet yolu ile kazandığı aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalının pasif husumet ehliyeti bakımından yapılan değerlendirmede ise; dosyada bulunan ve davalı tarafından davacı sigortalısı adına düzenlenen 04/02/2019 tarihli ve ... numaralı Navlun açıklamalı fatura bilgilerinin davaya konu konşimento bilgilerine göre düzenlendiği anlaşılmakla, davalının TTK 921 maddesi gereğince taşıyan ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekilince her ne kadar dosyaya sunulan ve dava dışı sigortalının taraf olmadığı RECAP şartları gereğince müvekkilinin yalnızca navlun alacaklısı olduğu taşıyan olmadığı itirazında bulunulmuşsa da; davalı vekilinin 13/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ile navlun bedelinin olduğu hali ile aktarılmadığı, davalının kendi ücretini keserek navlun bedelini aktardığı belirtilmiş olmakla, davacı sigortalısı karşısında davalının akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Zira anılı sözleşmeye dava dışı sigortalı taraf olmadığı gibi navlun faturası düzenleyerek bir kısım bedeli kendine gelir kaydettiği dikkate alınan davalının TTK 921 maddesi gereğince taşıyan olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalı vekilince davanın TTK 1188 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açılmadığından bahisle hak düşürücü süre itirazında bulunulmuşsa da dosya kapsamında emtiaların tahliyesinin 15/02/2020 tarihinde sona ererek dava dışı alıcıya teslimin gerçekleştiği, davaya konu icra takibinin ise 27/01/2020 tarihinde TTK 1188 maddesi gereğince yasal süre içerisinde baylatıldığı anlaşılmakla hak düşürücü süre itirazı mahkemece yerinde görülmemiştir.
Davalı delilleri arasında dosyaya sunulan ... belgesi incelendiğinde tahliye limanı acentesinin dava dışı ... Ltd. Firması olduğu anlaşılmakla, dosyada bulunan 11/02/2019 tarihli protesto mektubu başlıklı belgenin bu acente tarafından imzalandığı görülmüştür. Buna göre, tahliye aşamasında tespit edilen hasarlar hususunda taşıyana TTK 1185 maddesi gereğince ihbar edildiği ancak TTK 1184 maddesi gereğince bir inceleme yapılmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Ancak dosyada bulunan ve davacı sigorta şirketi talebi üzerine düzenlenen ekspertiz raporunun tahliye aşaması akabinde yapılmadığı, boşaltma işlemleri tamamlandıktan yaklaşık 3 ay sonra fotoğraflar üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca ekspertiz raporunda hasarın tahliye sırasında hasarlandığına ilikin tespitler bulunmakla birlikte hasar nedeni, tahmini olarak fotoğraflar üzerinden yapılan inceleme neticesinde, bobinlerin ağılığına bağlı olarak deniz koşullarının etkisiyle istiften düşmesi veya üzerine diğer bobinlerin düşmesi olarak açıklanmıştır. Her ne kadar dosyaya yükleme aşamasına ilişkin gözetim raporu sunulmuş ve davaya konu emtiaların taşındığı konşimentoda emtiaların hasarlı yüklendiğine ilişkin bir hasar kaydı bulunmamaktaysa da, dosyada bulunan konşimentoda bulunan C/P klozu gereğince tahliye işlemlerinin dava dışı alıcı sorumluluğunda bulunduğu anlaşılmıştır. Hem dosyada bulunan ekspertiz aporu hem de dosyada alınan bilirkişi raporu neticesinde hasarın nedeni tam olarak ortaya konulamamış olduğundan ve ekspertiz raporu ile dosyada bulunan protesto mektubundaki tahliye esnasında hasarlandığı beyanları karşısında hasarın davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında oluştuğuna dair mahkemede kanaat oluşmamıştır. Belirtildiği hali ile hasarın tahliye esnasında hasarlandığı tespitleri gereğince ve tahliye işlemlerinden dava dışı alıcının sorumlu bulunduğu kabulü karşısında davalının hasar nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.623,53 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.542,83 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 13.304,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır