T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/72 Esas
KARAR NO:2022/458
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/03/2021
KARAR TARİHİ:06/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, yatlara bağlama, çekme atma, karapark, yedekleme, liman servis kutusu, temizlik, dalış ve transponder gibi çeşitli marina hizmetleri verildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından söz konusu iz yerine getirilmesine rağmen, verilen hizmetlere ilişkin olarak davalı şirket tarafından müvekkiline gerekli ödemeler yapılmadığın, taraflarınca arabuluculuk müessesine başvurulmuş ancak davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirketin ... Marina isimli marinayı işlettiğini, davalı şirketin ise yat işletmeciliği alanında faaliyet gösteren Türkiye'de mukim bir şirket olduğunu, hizmet sözleşmeleri ve faturalarda bahse konu yatların ilgili dönemdeki malikleri olan ... teknesinin donatanı olduğu bildirilen şirketlerinin bilgileri yer aldığını, her ne kadar sözleşme ve faturalarda ilgili şirket bilgileri yer alsa da ... şirketi ile söz konusu teknelerin halihazırdaki malikleri ... A.Ş arasında organik bağ bulunduğunu, ... IMO numaralı Türk bayraklı “...” isimli yatın donatanı, konu yata bağlama hizmeti almak amacıyla müvekkili ile birkaç defa Marina Hizmet Sözleşmesi akdettiğini, buna ek olarak anılan Hizmet Sözleşmeleri sürecinde müvekkil marinanın ... isimli yata vermiş olduğu liman servis kutusu kullanım hizmeti, dalış hizmeti, kirli su tankı temizlik hizmeti, yolcu indirme/bindirme hizmeti gibi diğer hizmetlerden de faydalanıldığını, taraflarca “...” isimli tekneye muhtelif marinacılık hizmetleri verilmesi hususunda 30.12.2015, 29.01.2016, 21.06.2016 ve 02.07.2016 tarihli hizmet sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkili tarafından verilen hizmetlere ilişkin olarak pek çok fatura düzenlendiğini ve karşı taraftan birtakım ödemeler alındığını, davalı şirketin müvekkiline “...” isimli tekneye verilen hizmetlerden kaynaklanan bakiye 14.993,88 Euro borcu bulunduğunu, buna ek olarak, “...” isimli teknenin donatanı olan ... A.Ş.'ye ait “...”, “...” ve “...”, “...” yatları ile “..."ya bağlı .../yardımcı bot mahiyetinde bulunan “... TO ...” botu da yine aynı şekilde müvekkili şirketten birtakım hizmetler aldığını ve tanzim edilen faturalar doğrultusunda bakiye borçların ödenmediğini, donatan, “...” isimli tekne için karapark hizmeti almak adına müvekkili ile 14.06.2016tarihli ... Marina Hizmet Sözleşmesi'nin akdettiğini, anılı sözleşme gereğince verilen marinacılık hizmeti nedeniyle faturalar tanzim edildiğini, davalının bakiye 35,33 Euro borcu bulunduğunu, yine aynı şekilde “...” teknesi için 1.148,31 Euro, “...” isimli tekne için 275,99 Euro, “...” isimli tekne için 4.641,57 Euro, “... TO ...” isimli bot için de bakiye 20,00 Euro borcu bulunduğunu, donatanının ... Marine şirketi olduğu bildirilen “...” isimli tekne için bağlama hizmeti almak adına ... ile birden çok kez ... Marina Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, ...'ın imzasını taşıyan Sözleşmelerde de yer aldığı üzere teknenin sorumlusu ve tekne adına marina hizmeti talep eden doğrudan davalı şirketin tek kurucusu ve tek yetkilisi olan ... olduğunu, anılan Sözleşmeler gereğince verilen marina hizmetleri nedeniyle müvekkili tarafından faturalar tanzim edildiğini, davalının faturalar uyarınca bakiye 40.069,26 Euro borcu bulunduğunu, başvuruya konu teknelerin donatanının, Delaware merkezli (Amerika Birleşik Devletleri) .... ile davalı ... A.Ş'NİN bizzat ... tarafından yönetildiğini, ... Şirketi'nin kuruluş evrakları incelendiğinde şirket kurucusunun ... olduğunun görüldüğünü beyanla davanın kabulüne, 30 günlük temerrüt süresi dikkate alınarak, her bir fatura ve faturaya konu hizmet bakımından karşı tarafın temerrüde düştüğü tarihten itibaren 3095 Sayılı Kanun'un m.4/a hükmü gereğince işletilecek faizi ile birlikte müvekkili şirketin 61.184,34 Euro tutarındaki alacağının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme davayı görmede görevli mahkeme olmadığını, zira TTK’nun 1352. maddesini karşılar şekilde ortada herhangi bir “deniz alacağı” bulunmadığını, dava konusu alacağın deniz alacağı olduğunun düşünülmesi halinde dahi, işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği hizmetlerin tümü gerçek dışı olup, dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, ne müvekkili şirket ne de müvekkili şirket yetkilisi ... davacıdan hiçbir hizmet almadığı gibi, davacıya da hiçbir borcu bulunmadığını, davacının öncelikle, sunmuş olduğunu iddia ettikleri hizmetleri ispatlaması gerektiğini, ayrıca, dava dilekçesinde bahsettiği dava dışı ...., .... şirketlerine de talep etmiş olduğu dava bedelini karşılar hizmet sunduğunu da ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin “sözde borcun” doğduğu iddia edilen tarihte gemilerin maliki olmadığını, hatta müvekkilinin bu tarihten çok sonra 05.04.2017 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, davacının alacağın varlığına ilişkin delil olarak sunmuş olduğu sözleşmelerde ne müvekkil şirketin ne de şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, müvekkili şirket ve yetkilisi ...'ın, ... ve ... ile arasında herhangi bir organik bağı kesinlikle bulunmadığını, davacı tarafından organik bağı ispatlayabilecek yeterlilikte herhangi bir delil de sunulmadığını, davacı 4 yıldır takip etmediği, hiçbir işlem yapmadığı, müvekkilinin tüzel kişiliği ile ilgisi olmayan sözde alacağını organik bağ gibi gerçeğe aykırı beyanlarla müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını beyanla fazlaya ilişkin ve tüm hukuki ve cezai hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Marine bağlama sözleşmesi uyarınca verilen hizmetlerden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, uyuşmazlığın, mahkememizin uyumazlık bakımından görevli bulunup bulunmadığı, davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davalıya bağlama hizmetinin verilip verilmediği, hizmetlerin hangi tarihlerde verildiği, dava konusu teknelerin eski maliki ile mevcut maliki olan ... arasında borçtan sorumlu olmayı gerektirecek organik bağın bulunup bulunmadığı, buna göre dava konusu alacağın davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği ile tahsili gereken alacak miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde bahsi geçen .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyaları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
08/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; İncelenen davacı şirkete ait 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ... ... A.Ş.'ye ait Marina'da ..., ..., ..., ... ve ... TO ... isimli teknelere Marina tarafından “Bağlama” ve “Karapark” olarak muhtelif hizmetler verildiği, verilen hizmetler nedeniyle düzenlenen fatura tutarlarının Sözleşme bedelleri ile uyumlu ve kadri marufunda bulunduğu, Dava dışı ...'ın hem davalı ... AŞ'nin hem de ...'nin tek ortağı ve tek yetkili temsilcisi olduğu, ...'ye ait “..., ..., ..., ... ve ...” adlı gemilerinin davalı ... AŞ'ye devrildiği, davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin birbirlerinden bağımsız şirketler olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, iki şirketin organizasyon ve malvarlıklarının birbirine karıştığı, bu iki şirketin dışarıdan görünüşleri itibariyle tek bir şirket görünümüne sahip oldukları, dolayısıyla bu şirketler arasında organik bağın meydana geldiği kanaatinin hasıl olduğu,. Davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin tek ortak ve tek yetkili temsilcilerinin ... olduğu, ...'nin malvarlığının/gemilerinin davalı ... AŞ'ye aktarıldığı, bu iki şirket arasında normal olmayan yoğun bir ilişkinin olduğu, şirketlerin organizasyonlarının birbirine karıştığı, iki şirketin dışardan tek bir şirketmiş intiba uyandırdıkları, bu iki şirketin ayrı birer tüzel kişi olma olgusunun kötüye kullanıldığı, alacaklıların bu şirketlerden tahsil yapmanın önünün kapatılmaya çalışıldığı, bu iki şirketin iktisadi olarak özdeşleştikleri hususları karşısında tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılmasını gerektirecek şartların oluştuğu, bu çerçevede davacı ... AŞ'nin talepleri bakımından, davalı ... AŞ'nin sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilince mahkememizin uyuşmazlık bakımından görevli bulunmadığı itirazında bulunulmuşsa da, dava konusu alacak teknelere verilen marina hizmetinden kaynaklanmakta olup TTK 1352/1-l maddesi ile TTK 5/2 maddesi gereğince mahkememizin görevli bulunduğu anlaşılmakla görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile TTK hükümleri gereğince alacğın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğundan ve İİK hükümleri gereğince de süreler bakımından hak düşümüne uğradığından bahisle itiraz sunmuş ise de, davanın alacak davası olduğu dikkate alındığında İİK da düzenlenen hak düşürücü sürelerin uyuşmazlık bakımından uygulanması hukuken mümkün görülmeyerek hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacak marina bağlama hizmetinden kaynaklanan hizmet sözleşmesine ilişkin olmakla alacağın tabii olduğu zamanaşımı süresi TBK 146 maddesi gereğince 10 yıl olarak kabul edildiğinden, zamanaşımı itirazı da yerinde görülmemiştir.
Davaya konu marina bağlama hizmetleri;
-... isimli tekne için, 30/12/2015 tarihli sözleşme ile 13/12/2015 - 01/01/2016 tarihleri arasına ilişkin 19 günlük, 29/01/2016 tarihli sözleşme ile 01/01/2016 - 30/05/2016 tarihleri arasına ilişkin 150 günlük, 21/06/2016 tarihli sözleşme ile 20/06/2016 - 27/06/2016 tarihleri arasına ilişkin 7 günlük bağlama hizmetlerinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'nın isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... isimli tekne bakımından dosyaya 02/05/2015 - 07/05/2021 tarihleri arasını gösterir Jurnal Raporları sunulmuş tekne bağlama ve avara bilgilerine göre adı geçen teknenin çeşitli tarihlerde marinaya pek çok kez girişi çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
-... TO ... isimli yardımcı bot için, 14/01/2016 tarihli sözleşme ile 15/01/2016 - 30/01/2016 tarihleri arasına ilişkin çekme atma hizmeti, 14/01/2016 tarihli sözleşme ile aynı tarihlere iliykin 15 günlük karapark hizmeti, 09/02/2016 tarihli sözleşme ile 30/01/2016 - 09/02/2016 tarihleri arasına ilişkin karapark hizmeti, 24/02/2016 tarihli sözleşme ile 09/02/2016 - 24/02/2016 tarihleri arasına ilişkin karapark hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'nın isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... ... ... isimli yardımcı bot bakımından dosyaya 02/05/2015 - 07/05/2021 tarihleri arasını gösterir Jurnal Raporları sunulmuş tekne bağlama ve avara bilgilerine göre adı geçen teknenin çeşitli tarihlerde marinaya pek çok kez girişi çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
-... isimli tekne için 14/06/2016 tarihli sözleşme ile 14/06/2016 - 15/08/2016 tarihleri arasına ilişkin karapark hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'nın isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Hizmet tarihi ile düzenlenen fatura bilgilerinin birbirini doığruladığı anlaşılmıştır.
- ... isimli tekne için, 15/04/2016 tarihli sözleşme ile 02/05/2016 - 06/05/2016 tarihleri arasına ilişkin Çekme-atma hizmeti, 02/06/2016 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin çekme-atma hizmeti, 18/04/2016 tarihli sözleşme ile 18/04/2016 - 22/04/2016 tarihleri arasına ilişkin karapark hizmeti, 18/04/2016 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin çekme-atma hizmeti, 25/04/2016 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin karapark hizmeti, 25/04/2016 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin çekme-atma hizmeti ,02/05/2016 tarihli sözleşme ile 02/05/2016 - 06/05/2016 tarihleri arasına ilişkin karapark hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'un isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... isimli tekne bakımından dosyaya 02/05/2015 - 07/05/2021 tarihleri arasını gösterir Jurnal Raporları sunulmuş tekne bağlama ve avara bilgilerine göre adı geçen teknenin çeşitli tarihlerde marinaya pek çok kez girişi çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
- ... isimli tekne için, 04/09/2015 tarihli sözleşme ile 04/09/2015 -11/09/2015 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmeti, 11/06/2016 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin çekme-atma hizmeti, 03/092015 tarihli sözleşme ile bu tarihe ilişkin çekme-atma hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'un isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... isimli tekne bakımından dosyaya 02/05/2015 - 07/05/2021 tarihleri arasını gösterir Jurnal Raporları sunulmuş tekne bağlama ve avara bilgilerine göre adı geçen teknenin çeşitli tarihlerde marinaya pek çok kez girişi çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
-... isimli tekne için, 17/06/2015 tarihli sözleşme ile 13/05/2015 - 17/06/2015 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmeti, 21/06/2016 tarihli sözleşme ile 20/06/2016 - 27/06/2016 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmeti, 30/06/2015 tarihli sözleşme ile 01/06/2015 - 14/07/2015 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmet, 14/07/2015 tarihli sözleşme ile 10/07/2015 - 09/08/2015 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'nın isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Sözleşmeyi imzalayan ... adına dava dışı donatan tarafından düzenlenmiş yetki belgelerinin dosyaya ibraz edildiği görülmekle bu kişinin hizmet tarihlerinde tekne maliki olan dava dışı ... firmasını temsile yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... ... isimli tekne bakımından dosyaya 02/05/2015 - 07/05/2021 tarihleri arasını gösterir Jurnal Raporları sunulmuş tekne bağlama ve avara bilgilerine göre adı geçen teknenin çeşitli tarihlerde marinaya pek çok kez girişi çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
-... isimli tekne için 21/04/2016 tarihli sözleşme ile 12/04/2016 - 27/05/2016 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmeti, 31/05/2016 tarihli sözleşme ile 27/05/2016 - 11/07/2016 tarihleri arasına ilişkin bağlama hizmetinin verildiği, sözleşmelerde tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak ...'ın isminin bulunduğu, hizmetlerin verildiği tarihler itibarı ile bu tekne donatanı olarak dava dışı ... firmasının kayıtlı bulunduğu görülmüştür.
Davacı ... Yapım ve Yönetim A.Ş., dava dışı ...’nin ... isimli tekne hariç donatanı olduğu gemilere ilişkin verdiği hizmetten kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, dava dışı bu şirketin tek ortak ve yetkili temsilcisinin ... olduğunu, davaya konu teknelerin eski donatanı dava
dışı ... ile bu teknelerin yeni donatanı davalı ... AŞ’nin tek kurucusu, tek yönetim kurulu üyesi, tek yöneticisi, tek pay sahibi ve tek yetkilisinin dava dışı ... olduğunu, hem bu iki şirket hem de dava dışı ... Marine şirketi ile davalı şirket arasında organik bağ olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ve alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Her bir şirket ayrı tüzel kişiliği ve mal varlığının haiz olup bir şirketin borcundan kural olarak bir başka şirket, pay sahipleri ya da ortakları sorumlu değildir. Ancak dürüstlük kuralının ihlal edildiği bazı durumlarda tüzel kişiliğin göz ardı edilmesi "tüzel kişilik perdesinin aralanması" kurumu altında yargı kararları ile mümkün hale gelmiştir. Buna ilişkin bir diğer kavram da "organik bağ" kavramıdır. Organik bağın temelini Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi hükmü oluşturmaktadır. Bu bağ ile bir şirketin borçlarından diğer bir şirket sorumlu tutulmaktadır. Benzer bir ifadeyle, organik bağ ile birbirinden ayrı birer tüzel kişilik olan şirketlerin birlikte sorumlu tutulması mümkün hale gelmektedir. Organik bağın mevcudiyetinin kabulü için borçlu şirketin, diğer tüzel kişiliği alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kullanma niyetinin varlığı aranmaktadır. Şirketler arasında bu şekilde organik bağın bulunması halinde, birden fazla şirket tek bir şirketmiş gibi kabul edilmektedir. Bu şekilde özellikle iki farklı şirket kurularak birinden yapılan borçlanmaların diğerine aktarılması veya bazı şirketlerin paravan olarak kullanılması ile kötü niyetli girişimlerden dolayı şirketlerin dâhil oldukları ilişkiler bakımından sorumlu tutulmaları sağlanmaktadır.
Organik bağ bakımından uyuşmazlık değerlendirildiğinde; dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan ve taraflarının davacı şirket ile dava dışı ...’nin olduğu ıslak imzalı ... Marina Hizmet Sözleşmelerinden, “... (yat), ...(yat), ...(yat), ... (yat), ... (yat) ve ... To ... (bot)” gemilerinin
donatanlarının ...’nin olduğu; davacı şirket ile dava dışı ... ile yapılan 21.04.2016 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi”nden, “...” gemisinin donatanın dava dışı ... olduğu, tekne sorumlusu ve kaptanının ... olduğu görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bağlama Kütüğü Kayıt Örneklerine göre “... (iktisap tarihi: 13.09.2017), ... (iktisap tarihi: 08.06.2017), Dr No
No (iktisap tarihi: 15.06.2017), ... (iktisap tarihi: 08.06.2017), ve ... (iktisap tarihi: 22.06.2020)” gemilerinin mevcut malikinin davalı ... AŞ olduğu anlaşılmıştır. İktisap tarihleriden de anlaşıldığı üzere, ...’nin malvarlığı olan gemilerinin davalı ... AŞ’ye devredildiği dosya kapsamında sabittir.
Dosyaya celp edilen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarından davalı ... AŞ’nin kurusucunun ve yine yetkili tek temsilcisinin ... olduğu; ...’ın adresi “... Mah. ... Blv. No.1 ..., ...” olduğu, davalı ... AŞ’nin adresinin de “... Mah. ... Blv. No.1-A/1 ...” olduğu anlaşılmıştır.
- Davacı şirket ile ... ile yapılan 21.04.2016 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi”ne göre “...” (yat) gemisinin donatanın ... olduğu, tekne sorumlusu ve kaptanının ... olduğu;-Davacı şirket ile ... ile yapılan 17/06/2015 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi”ne göre “...” ile 14/06/2016 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi"ne göre “...” adlı gemilerin tekne sorumlusu ve kaptanının ... olduğu ve ...’ın adresinin “... Mah. ... Blv. No.1/2, 10, 11 ..., 34959, ...” olduğu; -Davacı şirket ile ... ile yapılan 04/09/2015 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi”ne göre “...” ile 15/04/2016 tarihli “... Marina Hizmet Sözleşmesi”ne göre “...” adlı gemilerin tekne sorumlusu ve kaptanının ... olduğu ve ...’un adresinin “... Mah. ... Blv. No.1/2, 10, 11 ..., 34959, ...” olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibi dosyasında (alacaklı: ... Yapım ve Yönetim A.Ş., borçlu: ...) borçlu tarafından yapılan itirazda sunulan vekaletnamede dava adışı ...'nin “Kuruluş Sertifikasına” yer verilmiştir Buna göre, ...'nin (adres: ...) Kuruluş Sertifikası 21/05/2008 tarihli akedilmiş olup, şirketin tek kurucu üyesi ...'tır. Yine bu vekâletnameden, ...'nin yetkili temsilcisinin ... olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; “...”, “...” adlı gemilerin tekne sorumlusu ve kaptanlarının gösterdiği adres ve dava dışı , ...'nin tek kurucu üyesi ve yetkilisi olan ...'ın adresi ile davalı ... AŞ’nin adresinin aynı olduğu, dava dışı ...’ın hem davalı ... AŞ’nin hem de dava dışı ...’nin tek ortağı ve tek yetkili temsilcisi olduğu ve davaya konu edilen teknelerin davalı şirketçe iktisap tarihleri de dikkate alındığında, bu iki şirketin organizasyon ve
mal varlıklarının birbirine karıştığı mahkemece kabul edilmiştir.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması bakımından uyuşmazlık değerlendirildiğinde; ortaklığın, ortağının kendi menfaatlerini şirketin menfaatlerinin üzerinde tutması ve üçüncü kişilerle yapılan işlemlerde şirket ile ortağın özdeş olarak gösterilmesi, iki şirketin tek bir şirketmiş gibi intiba uyandıracak şekilde işlemlere taraf olması ve iki şirketin yönetim-organizasyonunun ve malvarlığının birbirine karışmasıdır. Bu bağlamda davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin sorumluluğu bakımından, “tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması ” gündeme gelmektedir.
Dosyaya sunulan fatulardan, davalı ... AŞ'nin tek ortağı ve yetkili temsilcisi ..., ... adına iş ve işlemlerde bulunmuş ve bu şirketi bağlayıcı işlemler yapmıştır. Bu noktada, donatanın ...'nin olduğu gemilerin ... AŞ'ye devredilmesinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Esassında bir şirketin sermayesi ve bu anlamda sahip olduğu malvarlığı, şirketin alacaklıları için teminat işlevi görmektedir. Zira şirketin mal varlığının olması, şirketin alacaklısına, alacağının tahsil edebileceğine dair güven vermektedir. Dolayısıyla, somut olayda olduğu gibi donatanın ...'nin olduğu gemilerin ... AŞ'ye devredilmesinin şirketin alacaklılarının menfaatiyle uyuşmadığı değerlendirilmiştir. Bu yönüyle yetkili temsilci olmanın beraberinde getireceği yükümlülüklerin (... açısından) yerine getirilmemesi suretiyle, davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin hukuken ayrı bağımsız tüzel kişiliğe sahip şirketler olması olgusunun kullanıldığı ve bundan yararlanıldığı düşünülmüştür. Davacı ... AŞ, aralarındaki sözleşme gereği, söz konusu gemilerle ilgili hizmeti bu gemilerin donatanı olan dava dışı ...'ye karşı üstlenmiş; söz konusu gemiler davalı ... AŞ'ye devredilmiştir. Davacı ... AŞ ile yapılan iş ve işlemlerden anlaşıldığı üzere, davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin malvarlığına ilişkin işlemler için bu şirketlerin ayrı birer tüzel kişilik olduğuna dikkat edilmemiş; bu şirketlerin malvarlıkları sanki tek bir şirketin malvarlığıymış gibi hareket edildiği, dava dışı ...'nin malvarlığının davalı ... AŞ'ye devrinin her iki şirketin tek yetkili temsilcisi ... tarafından organize edildiği ve bu iki şirketin tek şirketmişçesine yönetildiği bunun sonucunda da bu şirketlerin malvarlığı ve organizasyonlarının birbirlerine karıştığı mahkemece değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle hem organik bağ bakımından hem de tüzel kişiliki perdesinin aralanması bakımından davalı ... AŞ ve dava dışı ...'nin iktisadi olarak özdeş oldukları davacı ... AŞ'nin bu şirket hakkındaki talepleri bakımından, davalı ... AŞ'nin sorumlu tutulabileceği mahkemece kabul edilmiştir.
Davaya konu talep dava dilekçesinde her ne kadar EURO cinsinden talep edilmekteyse de, dosyaya sunulan faturaların tamamının TL cinsinden düzenlenmiş olması ve davacıya ati ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede de kayıtların TL cinsinden tutulmuş olması nedeni ile mahkemece alacağın değerlendirmesi TL olarak yapılmıştır. Bilirkişilerin ticari defter kayıtlarına ilişkin olarak TL cinsinden belirlemiş oldukları miktarlara davacı vekilince de herhangi bir itiraz sunulmamıştır.
... isimli tekneye verilen hizmetler bakımından ise, adı geçen tekne maliki olan dava dışı ... ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğuna dair davacı vekilince dosyaya, değerlendirmeye esas olmak üzere somut herhangi bir delili sunulmuş değildir. Bu nedenle davalı ... AŞ ile dava dışı şirket arasında davaya konu borçtan dolayı davalı şirketin sorumluluğunu doğurur ilişkiye dair mahkemede kanaat oluşmamıştır. ... isimli gemi için marina bağlama sözleşmesi, dava dışı ... adına şirket kaşesi bulunmaksızın isimsiz olarak imzalanmıştır. Buna göre ... isimli gemi-yat bakımından verilen hizmetler kapsamında davalının sorumluluğu bulunmadığı kanaati ile, davacıya ati ticari defter kayıtlarına göre bu gemi-yat bakımından tespit edilen 131.560,75 TL alacak bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı şirket ile arasında davaya konu faturaların ait olduğu yıllar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı tespit olunmuştur. Bununla birlikte, davacı ile dava dışı ... arasında; davacı şirketin T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak ...'den 3.720,87 TL alacağının bulunduğu, T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak düzenlediği faturalardan kaynaklı olara ...'den 14.887,71 TL alacağının bulunduğu, T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak ...'den 1.484,51 TL alacağının bulunduğu tespit olunmuştur. Dosyaya sunulan hizmet faturaları ile yukarıda açıklandığı hali ile marina jurnal raporlarına göre, "..." isimli gemi-yatlara davacı tarafından alacağa konu edilen hizmetlerin verildiği dosya kapsamında sabit kabul edilmiş ve mahkemenin adı geçen teknelere verilen hizmetler bakımından davalı sorumluluğunun bulunduğu kanaati ile 14.887,71 TL+3.720,87 TL +1.484,51 TL = 20.093,09 TL bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dosyaya davacı vekilince, davalının, dava tarihi öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname sunulmadığı gibi, TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edilmişse de alacağa konu faturaların davalı adına düzenlenmemiş olması ve faturaların davalıya tebliğine dair de dosyaya herhangi bir delil sunulmamış olduğundan davacı vekilinin dava tarihi öncesi faiz talebi yerinde görülmeyerek neticede 20.093,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hali ile karar verilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 20.093,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Peşin alınan 9.231,48 TL harçtan, karar harcı olan 1.372,55 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 7.858,93 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
9.231,48-TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 43.073,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 59,30 TL başvurma harcı, 208,60 TL posta gideri, 9.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.267,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 344,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 49,06.-TL'sinin davalıdan, 1.270,94-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/07/2022
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır