T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/76 Esas
KARAR NO:2023/489
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:28/07/2020
KARAR TARİHİ:05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında TTK kapsamında Navlun Sözleşmesi hususunda anlaşma sağlandığını, işbu anlaşma kapsamında davalı şirketin müvekkili şirkete ait iki adet konteynır malı İstanbul'dan Rusya'ya deniz yolu ile taşımayı üstlendiğini, müvekkili şirketin ise bu ifaya karşılık bedel ödemeyi üstlendiğini, yapılan anlaşma kapsamında müvekkili şirketin 1. Konteyner Mal için 1.150 USD ve 2. Konteyner Mal için ise 1.075 USD bedel ile taşınması hususunda anlaşma sağladığını ve anlaşmaya istinaden müvekkili şirket tarafında her iki ödeme de işbu sözleşme kapsamında ödendiğini, davalı şirketin kusuru sebebiyle müvekkili şirketin mağdur edilerek fazladan zarara uğratıldığını ve söz konusu malları müşterilerine zamanında ulaştırılamamasına sebebiyet verilerek müvekkili şirketin itibarının zedelenmesine sebebiyet verildiğini, davalı şirket müvekkili şirkete ait olan Konteyner malların anlaşma üzerine kararlaştırılan meblağ üzerinden Rusya'nın Novorrosky limanına indireceğini kabul ve taahhüt ettiğini, fakat taşıma işini üstlenen davalı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen ifa yükümlülüğünü basiretli bir şekilde yerine getirmediğini belirterek toplam zarar tespit edilinceye kadar şimdilik fazladan ödenmiş olan karşılığı 2.665 USD'nın aynen iadesini ve transit işlemi için ücret ile malların geri dönmesi hasebiyle limanda indirilmesi ve diğer giderleri için ödenmiş olan toplam 6.230 TL'nin ( 5530+700 ) ödeme tarihinden itibaren avans(ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yan savunmasında, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettikleriNİ, davacının iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve somut delili dayanmadığını, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin iddia edilen olayı ispata elverişli olmadığını, davacıya ait yüklerin tehlikeli sınıf yükler arasında yer aldığını, ancak bu konuda bilgilendirilmediklerini, teslim edilen ... kodlu yükün imo class 9 şeklinde belirtilmiş olup bu sebeple tahliyesinin gerçekleştirilemediği alıcı ülkedeki acente tarafından verilen bilgi ile " ... " şeklinde nitelendirildiğini, acente ile yapılan yazışmalarda bu duıjum defalarca dile getirildiğini sınıf 9 olarak nitelendirilmesi nedeniyle tahliyesinin gerçekleştirilemediğinin vurgulandığını, gerekli izinlerin alıcı tarafından alınmadan yüklerin tahliye edilemediğini, TTK m.1182 uyarınca yükleten taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilciliklerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri durumunda taşıyanın kusursuz sayıldığını, davalının kendi kusurundan kaynaklanan masraflardan da kendisinin sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için kusurlu oldukları durumda dahi m.1186 maddesi uyarınca sorumluluklarının sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
20/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu taşıma nedeniyle davalının kusuru bulunmadığı, davacının, davalıdan uğramış olduğu zararı ve ödediğini iddia ettiği bedelleri talep edemeyeceği, yükün tehlikeli vasfı konusunda bilgilendirme ve belge düzeni ile, bunun yürütümünün taşıtan üzerinde olduğu, davalının taleplerine karşın, yükün tehlikeli olmadığı bildirilerek ve evrak düzeni gereği gibi sağlanmadığından ortaya çıkan masrafları davacı sorumluluk alanında kaldığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İlk taşımaya ilişkin olarak davacının, davalıyı yükün tehlikeli yük niteliğine sahip olduğu hususunda bilgilendirdiği, düzenlenen konişmentoda yükün bu özelliğine yer verilmediği, yükün varma limanında ilgilisine teslim edilememesinde davalının sorumluluğun bulunduğu, sorumluluk tutarına ilişkin olarak heyetimizde mali müşavir bilirkişi bulunmaması ve bu tutarların hesaplanması uzmanlık alanımızın dışında kalması sebebiyle zarar miktarının belirlenemediği, ikinci taşımaya ilişkin olarak, davacının davalıyı yükün niteliği hakkında bilgilendirmediği, yükün tehlikeli yük olduğunun yükleme limanında yükün teslim alınmasından önce anlaşıldığı, davalının düzenlediği belgelerde bu hususa işaret ettiği , ancak varma limanındaki alıcı/gönderilenin tehlikeli yükün teslim alınmasına ilişkin belgeleri ibraz edememesi neticesinde yükün ilgilisine teslim edilememesinden davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan ek raporda özetle; Dosyaya sunulan dekontlar incelendiğinde yalnızca yalnızca 07.04.2020 işlem tarihli 1075 USD tutarındaki ödeme dekontunda "Konteyner No ... " ibaresinin bulunduğu ve ilk taşımaya konu konteyner numarası ... olduğundan bu masrafın ilk taşıma için söz konusu olduğu; diğer dekontlarda -bu hususta dekontlar bir açıklama içermediğinden- yapılan ödemelerin hangi konteyner ve dolayısıyla hangi taşıma için yapıldığının anlaşılamadığı belirtilmiştir.
Dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2021 tarih 2020/... esas ve 2020/... sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava; davalı taraflar arasındaki taşıma ilişkisi nedeniyle meydana gelen zararın tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ile iki konteyner yükün taşınması konusunda anlaştıklarını, davalının booking işlemlerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle yükün indirilemediğini, davalının kusurlu davrandığını ileri sürerek yükün geri dönmesi için fazladan ödenen bedeller ve meydana gelen zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili 11/09/2020 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş ise de cevap dilekçesi süresinde sunulmadığı gibi, navlun ve teferruatı niteliğindeki alacaklar bakımından dosyaya sunulan dekontlara göre yapılan ödeme tarihinden itibaren TTK 1246. Maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin 03/05/2021 tarihli beyan dilekçesi ve sunmuş olduğu dekontlardan peşin ödenen 1.075,00 USD peşin ödenen navlun, 980,00 USD yüklerin Rusya’da indirilme masrafı, 671,00 USD indirilemeyen yükün geri dönmesi için yapılan masraflar, 6.230,00 TL geri gönderilen yükün transit işlemleri için yapılan masrafların iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında davaya konu taşımaların yapıldığı, davacının taşıtan, davalını akdi taşıyan olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıya ait ... sayılı konteynerın 31/03/2020 tarihli konişmento ile ... sayılı konteynerın 06/04/2020 tarihli konişmento ile ... Limanından ... Limanına taşınmış olduğu, ... sayılı konteynerın indirilemeyerek 17/04/2020 tarihli konişmento ile geri getirildiği ve bu konteyner içindeki yükün tekrar gönderilmediği, ... sayılı konteynerın ise 06/04/2020 tarihli konişmento ile tekrar gönderilmiş olduğu görülmektedir.
Dosyaya sunulan mail yazışmaları ve gümrük belgelerine göre ... sayılı konteyner içinde dava dışı ... ve ... Enerjiye ait yüklerin de bulunduğu, ... nın yükünün "... " , IMO lu yani tehlikeli yük sınıfında olduğu ancak taşımaya ilişkin belgelere bu özelliğinin eklenmediği ve tahliye limanından gerekli izinlerin alınmamış olması nedeniyle indirilemediği, bu nedenle davacının yükünün de içinde bulunduğu ... sayılı konteynırın geri getirildiği, davacının bu konteynır içindeki yükünün tekrar taşınmadığı anlaşılmaktadır. Buna açıklamalara göre konteynerın ... Kimya ya ait yükün IMO lu olmasına rağmen bu özelliğinin bildirilmemesi nedeniyle geri gönderildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu yük davacıya ait olmadığından davacının zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. Aksine davalı tarafın ...’e ait bu yükün IMO lu olduğunu bildiği ve dosya kapsamından fiili taşımayı organize ettiği anlaşılan ... ’ye bu yönde bilgi vermiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taşıyan bu yük ve konteynır bakımından kusurunun bulunmadığını ortaya koyamadığından, akdi taşıyan olarak, ...’e ait bu yükten kaynaklı zarardan sorumludur. Davacı vekili tahliye edilemeyen bu yük için ödemiş olduğu 1.075,00 USD navlun bedelini talep etmektedir. Dosyaya ... konteynır numarası açıklaması bulunan 1.075,00 USD bedelli navlun faturası ve yine aynı açıklamalı ödeme dekontu sunulmuştur. Buna göre davacı tarafın navlun sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle ödemiş olduğu navlun bedelini talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Dava konu ... sayılı konteyner bakımından dosyaya sunulan mail yazışmalarının incelenmesinden davacıya gönderilen e-posta ile ... - ... 1 konteyner için 1.075,00 Usd navlun fiyatı verildiği, ...'e göre yükün genel kargo gözüktüğü eğer IMO olacaksa değişeceğinin bildirildiği, davacının ise yükü genel kargo olarak bildirildiği görülmektedir. ... hattının Gümrük Müdürlüğüne ... nolu konteynerle ilgili yazısında; acenteliğimizce taşıması yapılan konu yükleme rezervasyon talebi sırasında mal cinsi SAKIZ HAMMADESI (tehlikesiz) olarak bildirilerek ... ... ... seferli gemiye planlandığı, Konu konteynırın limana girişi 26/03/2020 tarihinde limana girişi sonrasında yüklenen ürünlerin tehlikeli yük olduğu anlaşılarak limana etiketsiz olarak gönderilen konteynıra limanda etiketleme yapıldığı, kural gereği ... Limanına gidecek olan yüklemelerde tehlikeli yükler için alıcıların yüke ait tehlikeli yük formu, ... , mal listesi ve proforma fatura detayları ile birlikte limana bildirimde bulunması gerektiği, konu konteynırın ... ... ... planlanması sonrasında alıcının gerekli izinleri almadığı tahliye limanı acentesi tarafından bildirildiği, yükleme organizasyonunu yapan ... Anonim Şirketi'ne bildirimde bulunulduğu, fakat alıcının evrakları henüz almadığını ve henüz başvuru yapmadığından yükün tahliyesini limanın kabul etmediği, bildirimler sonrasında da planlanan ... ... ... seferli gemisinin ... varışında hala gerekli izinlerin alınmadığı anlaşılarak yüklemenin ... terminali tarafından tahliyesine izin verilmediği, bu sebeple konu konteyner gemi üzerinde tutularak ... limanına tekrar tahliye edilerek sonraki sefer olan ... gemisi ile tekrar 06.04.2020 tarihinde çıkış yaptığının bildirildiği görülmektedir. Buna göre ... nolu konteynerda davacıya ait yüklerin tehlikeli sınıf yükler arasında yer aldığı, ancak davalının navlun sözleşmesinin kurulması aşamasında bilgilendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu taşıma bakımından yükün tahliye edilememesinde davalı taşıyanın kusurunun bulunmadığı, davacının bundan kaynaklı zararları talep edemeyeceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ... sayılı konteyner bakımından davalının sorumluluğunun bulunduğu ve davacının meydana gelen zararının tazminini ve ödenen navlun bedelinin iadesini talep edebileceği, diğer ödemelerin bu taşımaya ilişkin olduğunun ortaya konulamadığı, ... sayılı konteynır bakımından yükün geri gönderilmesine kendisinin sebebiyet verdiği, bu taşımadan kaynaklı zararları talep edemeyeceği anlaşıldığından peşin ödenen 1.075,00 USD navlun bedeli bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.075,00 USD alacağın 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek dolar faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
3-Karar harcı olan 504,23 TL'den peşin alınan 424,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 79,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının peşin olarak yatırdığı 424,53 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı yargı gider toplamı olan 6.725,25 TL'nin ( 54,40 TL başvurma harcı, 270,85 TL posta gideri ve 6.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 4.707,67 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı için takdir edilen 7.381,59 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı vekili için takdir edilen 17.477,41 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 924,00 -TL sinin davalıdan, 396,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır