T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/97 Esas
KARAR NO:2022/346
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/03/2021
KARAR TARİHİ:07/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... no.lu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi sigortalanan ... San. Tic. Ltd. Şti'ne ait demir çelik cinsi emtiaların Türkiye'den İrlanda'ya nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların ... no.lu konşimento tahtında ... gemisi ile taşındığı sırada konteyner içerisine sirayet eden su nedeniyle ıslanarak hasara uğradığını, meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, yapılan tespitler neticesinde 26.418,07 TL sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini ve TTK hükümleri gereğince sigortalısının haklarının devralındığını ve TTK hükümleri gereğince davalıya rücu haklarının oluştuğunu, sigortalıya ödenen bedele %10 ilave bedelin dahil olduğunu belirterek, ilave bedel dahil olmaksızın 24.016,43 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 1185 hükmü gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, TTK 1185 / 2 hükmüne göre hasarlı olduğu iddia edilen yükler üzerinde her iki tarafın iştiraki ve mahkemeler vasıtasıyla yapılmış bir tespitin bulunmadığını, sigorta eksperinin hasarın nereden ve nasıl meydana geldiğini tespit edemediğini, davacı tarafından malların taşıma sırasında hasariandığına dair iddia olsa da konteynerin hasarlı alındığına ilişkin bir hasar kaydı bulunmadığını, iddia edilen hasarın, taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin beili olmadığını, ekspertiz raporunda konteyner içine sızan suyun, deniz suyu olduğunun tespitinin yapılmadığını, ekspertiz raporunun evrak üzerinden tanzim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dışı sigortalını ticari defterlerinin incelenmesi sonucu aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Oluşan hasar nedeniyle müşteri Principle Merchants'a tarafından ..., adına 14.08.2020 tarihli 2.844 GBP (3.725 USD) tutarlı CREDIT NOTE belgesinin tanzim edildiği, ilgili belgeye istinaden ... tarafından müşterisinin hesabına 3.725 USD (27.192,50 TL) hesabına alacak kaydedildiği, dava dışı ...'in oluşan hasar nedeniyle sadece sigorta şirketinden hasar bedelini tahsil etmiş olup, ayrıca müşterisinden herhangi bir tahsilat yapmadığı. müşterisinden hasar bedeli kadar eksik tahsilat yaptığı belirtimiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olayda ilave bedel dikkate alınmaksızın 24.016,63 TL tutarında zarar oluştuğu, ancak taşıyana Lahey Kuralları m. 3(6) ve TTK m. 1185 uyarınca süresi içinde hasar ihbarı yapılmadığı, hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispat etmekle yükümlü olan davacının dosyada yer alan mevcut deliller ile ispat külfetini yerine getiremediği belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava dışı sigortalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından satışı yapılan demir profil emtiasının ... sayılı konişmento tahtında Gebze Limanından ... Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde konteyner tavanındaki delikten sirayet etmiş su nedeniyle emtianın paslanmış olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Taşımaya ilişkin konişmentonun ... S.A. Adına acentesi ... A.Ş. tarafından düzenlendiği, buna göre davalı ... S.A. fiili taşıyan konumunda olup, pasif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmektedir.
Dosyaya sunulan mal faturasına göre davaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olup, satıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunması, mal bedelinin tahsil edilmemiş olmasına bağlıdır. 02/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda alıcı firma tarafından hasarlı emtiaya ilişkin 14/08/2020 tarihli 3.725 USD tutarlı fatura tanzim edildiği, faturanın sigortalının defterlerine alacak kaydedildiğinin belirtildiği anlaşıldığından sigortalının hasar bedelini talep etmekte menfaatinin bulunduğu, buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 06/07/2020 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 31/08/2020 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 07/01/2021 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya sunulan konteyner takip fişine göre dava konusu ... nolu konteynerın 30.06.2020 tarihinde tahliye edildiği, 06.07.2020 tarihinde limandan dolu olarak çıktığı, 07.07.2020 tarihinde boş konteynerın dönüş yaptığı anlaşılmaktadır. Konişmentoda boşaltma limanını olarak ... limanının gösterildiği, ayrıca nihai teslim yerinin belirtilmediği, navlun faturasında da aksini belirtir bir kayıt bulunmadığından davalının kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre yükün limanda teslim edildiği kabul edilmelidir. Davacı taraf konteyner tavanında delik olduğu iddisında olup, konteyner tavanında delik haricen tespit edilebilir nitelikte olduğundan hasar ihbarının konteynerın tahliye edildiği 30/06/2020 tarihinden itibaren 3 gün içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Dosyaya sunulan mail yazışmalarına göre 08/07/2020 tarihinde yapılan hasar ihbarının süresinde olmadığı görülmektedir. Buna göre taşıyanın eşyayı konişmentoda yazıldığı gibi teslim ettiği karine olarak kabul edilmekte olup aksini ispat yükü davacı taraftadır. Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda konteyner tavan panelinde bir delik bulunduğu, konteyner tavan panelinden sirayet eden suyun temas ettiği profillerin yer yer paslanmış olduğu, konteyner taban panelinde birikmiş suyun temas ettiği profillerin daha yoğun şekilde paslanmış olduğunun belirtildiği, ancak ekspertiz raporunun yerinde inceleme ile düzenlenmediği, bilirkişi raporunda dosyaya sunulu fotoğraflardan konteyner tavanında delik olduğunun tespit edilemediği, konteynırın hasarlı olduğunu gösterir bir tutanağın bulunmadığı, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, konteyner tavanında delik ya da sızıntı tespit edilemediği, imalat sonrası sıcak halde yüklenen emtianın yoğuşmaya sebep olduğunun belirtildiği, konteynerın hasarlı olduğuna dair konteyner hasar tespit ve el değiştirme tutanağının düzenlenmediği, ıslaklığın deniz suyu mu yoksa tatlı sudan mı olduğunu gösteren gümüş nitrat testinin de yapılmadığı görülmekle ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde meydana geldiği usulüne uygun delililerle ispatlanamamış olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 273,16 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 192,46 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır