T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/103 Esas
KARAR NO:2022/531
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:02/03/2022
KARAR TARİHİ:21/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... ...'ye ait jumbo cam cinsi emteaların İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi işi davalı şirketler tarafından üstlenildiğini, emtiaların 04.09.2020 tarih, konşimentolar tahtında ... isimli gemi ile ...- ... Limanı'na taşınmasının ardından tahliye için ambar kapaklarının açılması üzerine bir kısım emtianın kırılmak suretiyle hasarlanmış olduğu vardiya amri ve alıcı firma yetkilisinin de imzasını taşıyan tutanaklar ve çekilen fotoğraflar ile tespit edildiğini, hasarın, taşıma sürecinde ve davalı taşıyanların sorumluluğu altında meydana geldiğini, tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı alıcısına hasarlı olarak teslim eden davalı taşıyanların dava konusu zarardan sorumlu olduklarını, fatura ve yapılan tespitlere uyularak toplam 71.836,62 Euro sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup TTK. ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince, halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralmış olan müvekkili şirketin TTK'nun ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu beyanla 71.836,62 Euro rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapıları 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd Firmasına İzafeten ... ...San Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin, huzurdaki davada davalı ... Ltd. Şirketinin acentesi sıfatıyla taraf olarak gösterildiğini, ancak dosyaya dava dilekçesi ile sunulan deliller arasında müvekkilinin ... ... gemisinin ana acentesi olduğunu gösteren hiç bir delil bulunmadığını, aksine, dosyaya sunulan deliller arasında davalı ... ... ve Ticaret Ltd.Şti'nin geminin ana acentesi olduğunun belgeler üzerindeki kaşe ve imzalardan görüldüğünü, davada acente olarak hareket eden ... olup, müvekkili ...'ı taşeron yani tali acente olarak sadece ... ... limanı için atadığını, ...'ın bu davada davalı taraf olarak gösterilmesi usule aykırı olduğunu, donatan ile müvekkili ... arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, ..., geminin acentesi olarak hareket eden davalı ... tarafından ... ... limanı tahliyesi için yetkilendirildiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, ... gemisi 10.09.2020 tarihinde ... ... Limanına ... Service ana acenteliğinde tahliye yapmak üzere geldiğini, yükün tahliyesi sırasında yapılan işlemler ve tutulan kantar tartım liste ve tutanakları geminin ana acentesi ... tarafından talep edilerek ... tarafından ...'e izafeten alındığının, müvekkili ...'ın donatan ile doğrudan bir bağlantısı ve iletişimi olmadığını, bir kısım emtianın kırılmak suretiyle hasarlanmış olduğu ile ilgili de ...'ın bilgisi olmadığını, yük 11/09/2020 tarihinde alıcı şirket yetkilisine teslim edildiğini, ancak davacı yasal süresi içinde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sigorta poliçesi teklifi 11/09/2020 tanzim tarihli olup, uyuşmazlığa konu gemi 08/09/2020 tarihinde .../... ... Limanı'na yanaştığını, 10/09/2020 tarihli beyanname ile taşıma tamamlandığını, bu sebeple sigorta poliçesinin taşımayı kapsamadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin denizcilik sektörü içerisinde her türlü denizcilik ve gemicilik işleri yapma, deniz yoluyla yük taşınması işleriyle iştigal bir acente olduğunu, ... ...San. Tic. Ltd.Şti'nin ise müvekkili şirketin ...-...’te müşterilerine hizmet vermek üzere faaliyet gösteren müvekkil şirketin alt-acente olduğunu, Genel Acentelik Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ve haliyle ... işbu dava konusu uyuşmazlık nezdinde taşıma yapan ... gemisinin donatanı dava dışı “....'nın acentesi olduğunu, bu kapsamda ...’da acente sıfatına haiz olduğunu, işbu davanın doğrudan asaleten müvekkiline ve ...’a açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarca kabul edilen konşimentonun koşullarını düzenleyen bölümünde açıkça yüklemenin yapıldığı ülke kurallarının uygulanacağı “country of shipment” düzenlendiğini, bu kapsamda işbu uyuşmazlığın çözümünde İtalya Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğunu, dava konusu taşıma 08.09.2020 tarihinde tamamlandığını, fakat huzurdaki davaya ilişkin olarak 04/02/2022 tarihinde ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, dolayısıyla daha arabuluculuk yoluna başvurmadan bile önce davacının tazminat talep hakkı hak düşümüne uğradığını, Şişecam taşıyanı/donatanı mevcut olduğu iddia edilen hasardan sorumlu tutamayacağını, yüklerin yüklenmesi sırasında dışarıdan görülebilen hasarların var olduğu iddiası ile gemi kaptanının yüklerin yüklenmesine izin vermediği ve bu hususta davacı tarafa protesto mektubu gönderdiğini, buna göre dışarıdan görülen hasarlara ilişkin olarak yükler gemiye yüklenmediği, davacı tarafa protesto ile bilgi verildiği ve taşıyan adına hareket eden tüm taraflar usul ve yasaya uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirildiğini, tahliye sırasında gemi kaptanı ve işletmecisinin tam ekip olarak gemide bulunduklarını, kendilerine tahliye sırasında hiçbir hasar bildirimi yapılmadığını, tahliyenin durdurulmadığını, yükün gemiden tamamen yüklendiği şekilde tahliye edildiği de davacı tarafa ihtar edildiğini, yapılan incelemeye kaptan, taşıyan firma yetkilisi, müvekkil şirket veya diğer davalı davet edilmediğini, bu kapsamda raporun kabul etmediklerini, iddia olunan hasarın nerede ve ne zaman meydana geldiğine ilişkin dosyada hiçbir bilgi bulunmadığını, yapılan inceleme neticesinde konteynerlerin kimin sorumluluğunda iken hasarlandığı, illiyet bağının hangi taraf ile kurulduğu tespit edilemediğinden muhtemel değerlendirmeler ile işbu dava ikame edildiğini beyanla davanın reddine, vekâlet ücreti ile yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. Maddesine göre davalılar rücu edilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki uyuşmazlık, davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şirketinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davalıların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı davanın süresinde açılıp açılmadığı ile yükteki hasarın meydana gelmesinde davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davalı ... Denizcilik vekili taşımaya ilişkin konişimentoda ki yetki klozuna dayanarak uyuşmazlığın çözümlerinin İtalya mahkemeleri olduğundan bahisle milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de, bu davalının Türkiye'de kurulu bir şirket olmasından dolayı Türk mahkemeleri önünde kendisini daha iyi savunacakken yabancı mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmesi MK.2'ye aykırı görüldüğünden yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan yükün İtalya'dan Türkiye'ye 04.09.2020 tarihli konişimentolar tahtında ... isimli gemi ile taşındığı, sigorta poliçesi ile sigortalının ... olarak gösterilip davacının sigortalısına yaptığı ödeme ile TTK'nın 1472.maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, davalılardan ... taşımayı yapan geminin donatanı olduğu, diğer davalı ... Denizcilik vekili cevap dilekçesinde bu şirketin Şişecam adına navlun faturası düzenleyip, İtalya ile Türkiye arasında ki taşımayı organize ettiğini beyan ettiğinden ... Denizciliğin akdi taşıyan konumunda olduğu dolayısıyla her iki davalının işbu davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 1188. Maddesine göre, deniz yolu ile eşya taşımalarında ziya, hasar ve geç telime dayanan davalar bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Hükmün ikinci fıkrasında bir yıllık sürenin eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmiştir. Alt taşıma ilişkisinin mevcut olduğu taşımalarda hak düşürücü sürenin ne şekilde uygulanacağı önemlidir. 6762 sayılı TTK'da bu konuda özel bir hükme yer verilmemiştir. 6102 s. TTK'nın 1188/f.3'de ise, "sorumlu tutulan kişinin rücu davası açma hakkının bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılabileceği, bu hakkın tazminatın ödendiği veya tazminat davasına ilişkin dava dilekçesinin tebellüğ edildiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceği " düzenlenmiştir.
TTK'nın 1188. Maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamı, mehazı olan ... kuralları ile hükmün ilk fıkrası dikkate alındığında asıl taşıyan yada onun sorumluluk sigortacısının eşyanın ziya, hasar ve geç teslimi dolayısıyla kendi akidi olan alt (fiili) taşıyana rücuu ile sınırlıdır. Dolayısıyla, TTK m.1188/f.3'de ki "sorumlu tutulan kişi" ile kast edilen eşya taşımayı taahhüt eden freight forwarder yada akdi taşıyandır. Yük ilgilileri yada yük sigortacısının doğrudan akdi taşıyana veya fiili taşıyana karşı müracatları ise bu hükmün kapsamı dışında kalmaktadır. Yük ilgilileri yada emtia nakliyat sigortacılarının taşıyanlara karşı açtıkları davalar 1188. Maddesinin ilk iki fıkrası hükümlerine tabidir.
Eldeki dosyada, nakliyat sigortacısı olan davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesi talep edilmektedir. Sigorta şirketleri rücu ilişkisinde, sigortalının hukukuna tabi olduğundan, iş bu dava da niteliği itibariyle TTK'nın 1188. Maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Yukarıda açıklandığı üzere; bu süre hükmün ikinci fıkrasına göre eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Somut olayda dosyaya sunulan ekspertiz raporuna göre hasar tarihi 11.09.2020 olup dava ise 02.03.2022 tarihinde açılmıştır. Bu durumda dava, TTK'nın 1188/f.1'de düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğundan, davanın hakdüşürücü süre nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
2-Peşin alınan 19.146,51 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 19.065,81 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3- Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/09/2022
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır