T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/133 Esas
KARAR NO:2022/363
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:28/03/2022
KARAR TARİHİ:09/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin deniz taşımacılığında forwarder olarak tabir edilen ve taşıma işine aracılık eden bir şirket olduğunu, davalı tarafa ait yüklerin deniz yolu ile taşınmasına ve yine karayolu ile nakliyesi işlerine aracılık ettiğini, bu hizmetler çerçevesinde son olarak İskenderun/Türkiye limanından Aqaba limanına dava dışı ... firması tarafından ... .../017E gemi ve sefer numarası ile taşınması işine aracılık ettiğini, bu taşıma işi nedeniyle ... firmasının müvekkili şirkete ... numaralı faturayı düzenlediğini, anılan fatura karşılığı 20.05.2020 tarihinde banka vasıtasıyla ilgili şirkete ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin davalı şirkete verilen hizmete bağlı olarak 07.05.2020 tarihli, ... numaralı 6.200,00 USD tutarındaki fatura düzenlediğini, davalı yanca bu bedelin kısmen ödendiğini, 3.771,62 USD bakiye alacağının ödenmediğini, davalının 04.09.2020 tarihinde ödeme yapacağını bildirdiğini, ödeme yapılmadığından kendilerine 07.09.2020 tarihinde avukat mektubu gönderilerek ihtar yapıldığını, davalının ödeme yapmadığını, bu sebeple davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 3.771,62 USD bakiye alacak için icra takibi başlatıldığını, davalı yanca işbu icra takibine itiraz edildiğini, davalının takibi durdurduktan sonra 06.10.2020 tarihinde 7.800,00 TL ve 14.10.2020 tarihinde 14.801,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerin o günkü döviz kuru ile USD hesabına mahsup edildiğini, 06.10.2020 tarihli 7.800,00 TL ödemenin 988,38 USD ve 14.10.2020 tarihli 14.801,00 TL ödemenin 1.848,48 USD karşılığı olduğunu, kısmi ödemelerle müvekkili şirkete borcun kısmen ödenmiş olduğunu, 934,76 USD borç bakiyesi kaldığını, icra takibinin kalan bakiye kısmı için icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında yaptıkları itirazın alacaklı vekiline 10.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafın 04.11.2021 tarihinde arabulucuya başvurduğunu, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin durduğunu, arabuluculuk aşamasının 03.01.2022 tarihinde sona erdiğini, işbu davanın 28.03.2022 tarihinde açıldığını, bu sebeple 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davanın İİK 67. Maddesi gereğince süresi içinde açılıp açılmadığı, navlun faturası nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı, ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 28/09/2020 tarihinde 3.771,62 USD asıl alacak ile 39,06 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.810,68 USD alacağın tahsili için icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/10/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya 10/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği eldeki davanın ise 28/03/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK 67 maddesi ile takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında eldeki dosya incelendiğinde, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya 10/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, itirazın iptali davası içi yasal sürenin 10/11/2021 tarihinde sona erdiği, arabuluculuk başvuru sürecinin ise 04/11/2021 tarihinde başlatıldığı, sürecin 03/01/2022 tarihinde sonlandığı, 6325 Sayılı yasa 18A/15 maddesi gereğince duran 60 günlük süre 03/01/2022 tarihinde yeniden işlemeye başlamıştır. Arabuluculuk başvurusu öncesi dava açılması için kalan 6 günlük sürenin eklenmesi sonrasında ise, dava açma süresinin 10/01/2022 tarihinde sona erdiği tespit olunmuştur. Açıklanan nedenlerle İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmadığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır