T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/154 Esas
KARAR NO:2022/624
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:26/11/2021
KARAR TARİHİ:01/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin metal atık yönetimi işi ile iştigal etmekte olan bir şirket olduğunu, şirketin faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyulan 25.020 kg alüminyum kabloyu dava dışı üçüncü şahıs olan ve Çin menşeli ..., Ltd. ...'den 32.500,00-USD karşılığında satın aldığını, satın almaya konu 25.020-kg alüminyum kablo ilgili Çin makamlarınca incelendiğini, tasdik edilmiş ve usulüne uygun olarak 05.01.2021 tarihinde Menşe şahadetnamesi ile kayıt altına alındığını, .... Ltd. ..., satın alınan malı müvekkil şirkete gönderebilmek için gemi acenteliği işi yapan davalı tarafla anlaştığını, davalı taraf ile satıcı arasında müvekkil lehine ... sayılı konşimento düzenlendiğini, anılan konşimentoda, satın almaya konu 25.020-kg alüminyum kablonun 28 (yirmisekiz) kap biçiminde istiflenerek ve ... numaralı konteyner içinde gemiye yüklendiğini beyan edildiğini ve davalı tarafça işbu beyan imza edilerek onaylandığını, Malın konşimento uyarınca ... isimli ve ... sefer sayılı gemiye yüklendiğini, taşıma yapan ... isimli ve ... sefer sayılı gemi, varış limanına geldiğinde ... Gümrük Müdürlüğünün ilgili gümrük memuru tarafından geçici kabul belgesi düzenlenerek teslim alındığını, 02.03.2021 tarihinde ... Cfs sahasında tespit amacıyla açılmış açıldığında içerisinde sadece 1 (bir) kap (yarısından çoğu baş) alüminyum kablo bulunduğunu ve 27 (yirmiyedi) kap manifesto eksiği tespit edilerek keyfiyet tutanakla kayıt altına alındığını, müvekkili şirketin 17.03.2021 tarihli istem dilekçesi ile manifesto noksanıyla gelen malın 4458 sayılı Gümrük Kanunun 16471 Maddesi uyarınca imhasının istendiğini, 17.03.2021 tarihinde Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlendiğini, ... Gümrük Müdürlüğünün 19.03.2021 tarihli talimatı ile 23.03.2021 tarihli imha kararı Uyarınca Masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanmak suretiyle konteynerdan çıkan 1 kap alüminyum kablo imha edildiğini, İmha işlemi sebebiyle ortaya çıkan gümrük hizmet bedeli, imha hizmet bedeli, yolluk ücreti ve ardiye masrafı müvekkili tarafından karşılandığını ve tüm bedellerin eksiksiz olarak ödendiğini beyanla; davanın kabulünü, davalı tarafın TTK'dan doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı olarak fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere müvekkilinin yoksun kaldığı 25.020-Kg alüminyum kablo karşılığında ödenen 500,00 USD'nin 02.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek USD Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faizi ile fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödenmesini, Gümrük Hizmet Bedeli olarak ödenen 472,00-TL, İmha Hizmet Bedeli olarak ödenen 5.310,00-TL, Yolluk ücreti olarak ödenen 100,00-TL, Ardiye masrafı olarak ödenen 6.086,43-TL olmak üzere toplam 11.498,43 TL'nin 30.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleriyle, avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşımanın deniz ticaretine ilişkin olduğundan bu durumun ihtilaf dışı olduğunu, bu nedenle davanın Deniz İhtisas Mahkemelerinde ya da Deniz İhtisas Mahkemesi olmayan yerlerde Deniz İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, pasif husumet itirazları bulunduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın ... ya İzafeten acenteye yöneltilmesi gerektiğini, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, işbu davaya bakmada görevli mahkemelerin Londra Mahkemeleri olduğunu, davanın Alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin konteyneri kapalı olarak teslim aldığını ve kapalı olarak ta teslim ettiğini beyanla davanın öncelikle milletlararası yetki itirazının kabulü ile reddine, pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Alacak davası olup, uyuşmazlığın , tarafların aktif ve pasif husumet itirazlarının bulunup bulunmadığı, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacının yoksun kaldığı 25.020 kg karşılığı alüminyum kablo bedelinden ve davacının yapmış olduğu gümrük hizmet bedeli, imha hizmet bedeli , yolluk ücreti, ardiye masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu olduğuna kanaat getirildiği takdirde miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin uluslararası yetkisine yönelik yapılan itirazın değerlendirilmesinde; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup MÖHK. nun 47. maddesi gereğince “yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın, yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler” denilmektedir.
MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir.
MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir.
6102 sayılı TTK' nın 1237/1 md. uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkide konişmento hükümleri esas alınır. Dava konusu olayda konişmentonun incelenmesinde, Çin'de düzenlendiği, Yükleme Limanının ... , boşaltım limanının İstanbul olduğu, alıcının dosyamız davacısı, taşıyanın dosyamız davalısı olup ... tarafından imzalandığı görülmekle konişmento hükümlerinin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, böylelikle milletlerarası yetki kaydının da tarafları bağladığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşımaya konu esas konişmentonun 10.3.maddesindeki kloz ile taşımadan kaynaklı uyuşmazlarda Londra İngiliz Yüksek Mahkemesi' nin yargılama yetkisine sahip olduğu ve İngiliz kanunlarının uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Davamızda uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu açık ve nettir.
Tüm dosya kapsamına göre dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkememizin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, davacının konişmentonun şartları ile bağlı olduğu anlaşılmakla, davalı yanın süresinde yapmış olduğu uygulanacak hukuk ve mahkememizin uluslararası yetkisine yönelik itirazının kabulü ile mahkememizin Milletlerarası yetkisizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin Milletlerarası yetki itirazının kabulü ile, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 304,35.TL den karar harcı olan 80,70.TL nin mahsubu ile fazla alınan 223,65.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır