T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/2 Esas
KARAR NO:2023/76
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/01/2022
KARAR TARİHİ:23/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi imzalandığını, sigortalıya ait doğal kakao tozu emtiasının ... numaralı konşimento kapsamında sevkiyatı ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Sözleşmesi kapsamında düzenlenen Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi marifetiyle 15.06.2020 sevk tarihiyle davacı tarafından sigortalandığını, poliçeye konu 2000 torba emtianın 1000 torbasının ...numaralı, 1000 torbasının ise ... numaralı kapalı konteynerlere sigortalı tarafından gıda yüküne uygun temizlik ve hijyen şartları sağlandıktan sonra yüklendiğini, emtianın satışının CIF navlun ve sigorta yükü sigortalıda olacak şekilde gerçekleştiğini, nakliye operasyonunun davalı ... tarafından organize edildiğini, emtianın .. ülkesinde bulunan ...’na deniz yoluyla taşınmak üzere ...’ndan davalı ...’ın donatanı olduğu ve diğer davalı ... tarafından işletilen ... isimli
gemiyle taşındığını,... numaralı konteyner açıldığında konteyner içerisinde bulunan emtianın dışarıdan siyah renkte gıda ile teması uygun olmayan bir kimyasalla kaplandığı ve 1000 torba (25.000 kg net) emtianın zayi olduğunun görüldüğünü, diğer konteyner içerisindeki emtiada herhangi bir hasar olmadığını, davacının poliçe kapsamındaki hasar bedelinin 345.945,67 TL’lik kısmını sigortalısına 21.09.2020 tarihinde, geri kalan 12.133,34 TL’lik kısmının ise 28.09.2020 tarihinde ödediğini, davacının TTK madde 1472 uyarınca sigortalısının sorumlulara karşı haklarına halef olduğunu, ... numaralı konteynerle taşınan emtianın zayi olmasına sebep olan hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğini, davacıya karşı gemi donatanı, gemi işleteni ve gemi acentesinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafından davalılar aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalılar aleyhinde asıl alacağın % 20’sinden
aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı....A.Ş. ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ...A.Ş.’ye yönelttiği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ihtilaf konusu taşımanın davalılar tarafından layıkıyla yerine getirildiğini, iddia
konusu hasardan dolayı davalılara tevcihi mümkün herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, hasarın her hâlükarda eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliğinden ileri geldiğinin kabulü gerektiğini, davalıların TTK madde 1182/1-f uyarınca kusursuz olduğunu, emtianın tamamının zayi sayılması ve imhaya gönderilmesinin ceremesine davalıların katlamasının düşünülemeyeceğini, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi gerektiğini, davaya dayanak icra takibinin davalılara karşı açılmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, salt acente sıfatınf haiz davalı ...’a doğrudan izafe edilen husumetin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalılara yöneltilen icra takibi nedeniyle davanın reddi yanı sıra davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek usul ekonomisi gereği dosyanın davalı ... A.Ş. bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, her halükarda davanın usulden reddini, davacının alacak miktarının % 20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf tebligat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının delillerinin tamamen sunulması ile taraflarına tebliğ edilmesinin yasa gereği olduğunu, davacı sigorta şirketinin doğru halefiyet hakkını elde etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının aktif dava ehliyetinin kabul edilmesi halinde dahi işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, hasarın her hâlükarda eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliğinden ileri geldiğini, davacı tarafından meydana geldiği iddia olunan hasarın ise konteynerlerin alıcının adresine taşındıktan sonra 15.07.2020 tarihinde davalının emtiayı teslim etmesinden 7 gün sonra alıcının adresinde açılması neticesinde tespit olunduğunun belirtildiğini, bu sebeple arada limandaki bekleme süresi ve/veya kara nakliyatı dikkate alındığında davalı müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hasar meydana geldiği iddia olunan konteynerin tamamen sağlam olduğunu, içeriye sızıntı olmasına da iddia konusu hasarın meydana gelmesine sebep olacak hiçbir delik ve hasar bulunmadığını, davacı tarafından konteynerin
içerisine yabancı bir maddenin girmiş veya sızmış olduğu varsayımını ya da iddiasını destekleyici herhangi bir delil ibraz edilmediğini, bahse konu belirsiz sıvının torbalardan emtia içerisine sirayet ettiğinin görüldüğünü, ... numaralı konteynerin kapı yan ve tavan kısımlarının kontrol edildiğini, herhangi bir delik veya hasar tespit edilmediğini, konteynerlerin yükleyici tarafından paketlendiğini, tertiplenip istiflendiğini, bu konuda taşıyanlara kusur yükletilemeyeceğini, yükleten tarafından konteyner içine yapılan istif incelendiğinde bu istifin kusurlu olduğu ve hasarın muhtemel sebeplerinden birinin bu olabileceğinin tespit edildiğini, hasarın her hâlükarda eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliğinden ileri geldiğini, davacı tarafından davalıya yapıldığı belirtilen hasar ihbarının süresinde olmadığını, somut duruma aykırı ve yanlış tespit içerdiğini, TTK madde 1185/2 uyarınca hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde tüm tarafların iştiraki ile ve/veya mahkemeler vasıtasıyla yapılmış bir tespit bulunmadığını, dosya kapsamında davacı tarafından belirtildiği üzere ilgili taşımanın CIF teslim şekli ile gerçekleştirildiğinin tespit olunduğunu, konşimento üzerinde yükleten sıfatı ile yer alan sigortalı ve iddia olunan halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin konşimento kayıtları ile bağlı olduğunu, CIF teslim şeklinde gümrük çıkış işlemlerinin alıcı tarafından gerçekleştirildiğini, bu kapsamda malın ...'ndan alıcı deposuna nakliyesini üstlenme yükümlülüğünün alıcıda olması sebebiyle bu nakliye safhasında malda meydana gelebilecek tüm zarar ve ziyanlardan alıcının sorumlu olacağını, bu yönden davacı sigorta şirketi tarafından yanlış tarafa ödeme gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla alıcı tarafından organize edilen işbu nakliye safhasının davalının sorumluluğunda bulunmadığını, konteynerin taşındığını geminin ... Limanı’na vardığı anda liman tarafından tutulmuş bir hasar raporu olmadığı gibi konteynerin kara taşımasına başlanması safhasında da şoför tarafından tutulmuş bir hasar tutanağı olmadığını, konteynerde deniz taşıması sonrasında hiçbir delik olmadığı ve sızıntı olabilecek bir durumun mümkün olmadığının açık olduğunu, ilgili konteynerin alıcıya sağlam tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olduğunu kanıtlandığını, davalının yalnızca aracı olarak faaliyet gösterdiği taşımadaki dahilinin varış limanında yüklerin limana tahliyesi ve alıcıya teslimi ile son bulduğunu, dolayısıyla davacının haksız olarak alıcının deposuna varması neticesinde tespit olunduğu belirtilen ve...’daki iç nakliyesinde meydana gelmiş olabilecek hasardan davalının sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, İcra İflas Kanu’nun 67/2. maddesinde icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğinin hükme bağladığını, kanun hükmü uyarınca davalı lehine
tazminata hükmedilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapıldığını belirterek davacının doğru halefiyet hakkını elde edememiş olması sebebiyle davanın husumet yokluğundan reddini, iddia konusu hasar sebebiyle davalıya atfı kabil bir kusur ve ihmal olmaması sebebiyle fahiş ve kadri marufunda bulunmayan fahiş faiz talebini havi davanın esastan reddini, davacının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 24/03/2021 tarihinde icra takibine başlandığı ödeme emrinin davalı borçlulara 25/03/2021 29/03/2021, tarihlerinde tebliği üzerine davalı borçluların 31/03/2021 ve 01/04/2021 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 05/01/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ..., Gıda Mühendisi ... Taşıma Uzmanı .... tarafından tanzim edilen 03/10/2022 havale tarihli raporda özetle; dava dışı sigortalı şirketin yasal defter kayıtlarında; dava dışı şirket tarafından malın alıcısı ... şirketine davaya konu mal bedeli karşılığı 15.06.2020 tarih ...seri nolu 94.750,00 USD karşılığı 322.822,72 TL tutarında “Doğal Toz Kakao” içerikli faturanın tanzim edildiği ve dava dışı malın alıcısı hesabına borç kaydedildiği, dava dışı malın alıcısı tarafından fatura bedelinin 09.07.2020 tarihinde dava dışı malın satıcısı sigortalı firmanın ... Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına 94.600,00 USD olarak ödemesinin gerçekleştirilmiş olduğu, davacı sigorta şirketinin oluşan hasar karşılığı dava dışı sigortalı firmaya ..Bankası A.Ş. ...Şubesi aracılığıyla 28.09.2020 tarihinde 12.133,34 TL ve 21.09.2020 tarihinde 345.945,67 TL olmak üzere toplam 358.079,01 TL’lik ödemeye ilişkin banka dekontlarını ve davalının tazminatı tahsil ettiği yönünde tanzim edilen “Tazminat Makbuzu ve İbraname” başlıklı 03.09.2020 tarihli ibranameyi dosyaya ibraz ettiği, dava dışı sigortalı şirketin yasal defter kayıtlarında ise tazminat bedelinin 345.945,67 TL’lik kısmının ... tarih ... yevmiye numaralı kayıt ile 12.133,34 TL’lik kısmının ise ... tarihinde ... yevmiye numaralı kayıt ile diğer gelirler hesabına alacak kaydedildiği, dava dışı malın satıcısı sigortalı firma tarafından hasar bedeli 47.375,00 USD karşılığı 358.079,11 TL’nin 05.11.2020 tarihinde dava dışı malın alıcısının hesabına alacak kaydedildiği ve davacı sigorta firmasından tahsil edilen hasar bedeli 47.375,00 USD’nin dava dışı malın alıcısı ... firmasına 05.11.2020 tarihinde ... Bankası ... Şube vasıtasıyla ödemeyi (iadeyi) gerçekleştirdiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından dava dışı malın alıcısına yapılan 47.375,00 USD’ye ilişkin banka dekontunun bilirkişi heyetine ibraz edildiği, dava dışı sigortalı şirketin malın Türkiye’den ...’a taşınması maksadıyla davalı ...A.Ş. ile anlaşma yaptığı, davalı ... A.Ş. Tarafından dava dışı sigortalı adına 22.06.2020 tarih ... seri numaralı 1.350,00 USD karşılığı 9.239,40 TL bedelli fatura tanzim edildiği ve söz konusu fatura bedelinin 13.03.2020 tarihinde banka havalesiyle davalıya ödenmiş olduğu, davacının aktif davalıların ise pasif husumet ehliyetlerini haiz oldukları, hasar ihbarının süresi içinde yapılmadığı, işbu davada karine olarak hasarın yükün davalı taşıyan tarafından teslim edildikten sonra meydana geldiği kabul edildiğinden işbu karinenin aksinin, dava dışı sigortalı taşıtanın halefi olan davacı sigorta şirketince ispatlanması gerekirken dosya münderecatında bu yönde bir ispata rastlanmadığı, bu sebeple dava konusu zarardan taşıyanın sorumlu olmadığının kabulünün gerektiği, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davaya konu zararın 52.232,37 USD karşılığı 358.079,01 TL olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğu, tamamına kaynağı bilinmeyen, tehlike arz edebilecek bir bulaşma olduğu için dava konusu 1000 torba toz kakao emtiasının sovtaj değeri bulunmadığı, zayi sayılması ve imhaya gönderilmesi zorunluluğunun bulunduğu belirtilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosya kapsamında dava konusu emtiaların satım şekli CIF olmakla birlikte ödeme şeklinin ise vesaik mukabili olarak düzenlendiği anlaşıydığından, dava dışı sigortalının emtia satım bedelini tahsil edip edemediği ve buna göre sigortalanabilir menfaati bulunup bulunmadığı hususunda muhasip bilirkişi marifeti ile sigortalı defterleri incelenmiş olup, neticede dava konusu emtiaların satım bedelinin tamamının dava dışı alıcıdan tahsil edildiği ancak, hasar bedeli olan 47.375 USD nin dava dışı alıcı hesabına alacak kaydedilerek davacı sigorta şirketinden tahsil edilen sigorta tazminatının dava dışı alıcıya ... Bankası ... şube vasıtası ile 05/11/2020 tarihinde aktardığı tespit olunmuştur. Buna göre dava dışı sigortalının meydana gelen hasar bakımından herhangi bir kaybı yahut zararı bulunmasa da, netice olarak hasar bedelinin gerçek zarar gören dava dışı alıcı firmaya aktarılması nedeni ile davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin bir hatır ödemesi olmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından ...'a ihraç edilen ... emtiasının İstanbul'dan ...'a ... isimli gemi ile taşınmısının sigorta teminatı altına alındığı, sigortalının konşimentoda ... olarak kayıtlı bulunan dava dışı ...Tic. A.Ş. olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait ödeme dekontuna göre 345.945,67 TL ile 12.133,34 TL olmak üzere toplam 358.079,01 TL hasar bedelinin 21/09/2021 ve 28/09/2021 tarihlerinde sigortalıya ödenmiş olduğu anlaşılmakla buna göre de davacının yapmış olduğu ödeme kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ...AŞ'nin pasif husumet ehliyeti bakımından yapılan değerlendirmede, dosyaya sunulan ... numaralı konşimentonun davalı ... tarafından düzenlendiği anlaşıldığından bu davalının taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Diğer davalılar bakımından yapılan değerlendirmede ise taşımanın gerçekleştirildiği, dosya arasına alınan ... gemisinin equasis kayıtlarına göre, gemi sahibinin davalı ... AŞ, işleteninin ise diğer davalı... AŞ olduğu görülmüştür. Bu nedenle her ne kadar davalılardan ...'ın acente olması nedeni ile pasif husumetinin bulunmadığı davalı vekilince savunulmuşsa da, equasis kayıtları mahkemece esas alınarak taşımanın fiilen gerçekleştiği Daniel A isimli gemi sahibi ve işleteni oyan diğer davalıların da fiili taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz oldukları mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan ekspertiz raporu ile sörvey raporuna göre, ... numaralı konteyner içerisinde bulunan dava konusu kakao tozu emtiasının, konteyner kapılarının iç taraflarının yanı sıra konteyner tabanının yapışkan, koyu kahverengi ve kötü kokulu belirsiz bir sıvı ile kaplanması ve söz konusu konteyner içindeki kakao torbalarını saran tüm streç filmlerin her ikiz taraftan (hem dış hem de iç taraftan) bahsedilen sıvı ile tamamen kaplanması sureti ile hasarlandığı belirtilmiştir.
Dosyada mevcut ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, yükletenin dava dışı sigortalı ... firması olduğu görümekle konşimento üzerinde " ..." kaydının bulunduğu, bilirkişilerce yapılan açıklamaya göre bu kayda göre emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat dava dışı yükleten sigortalı ... tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki delillerden, ... isimli geminin 08/07/2020 tarihinde ...’na geldiği ve sigortalı emtianın içerisinde bulunduğu ...ve ... numaralı konteynerlerin aynı gün gemiden tahliye edilerek limanın konteyner elleçleme terminaline istiflendiği, burada yapılan kontrollerde orijinal mühürlerin bozulmamış olduğunun tespit edildiği, bilahare söz konusu 2 adet konteynerin, içinde bulunan kakao tozu torbalarıyla birlikte, 14/07/2020 tarihinde alıcı tarafından teslim alınmasını takiben alıcının ...’de bulunan deposuna karayolu ile sevk edildiği ve bu süreç zarfında herhangi bir hasar tutanağı düzenlenmediği, emtiadaki kirlenme hasarının ilk defa .... numaralı konteynerin alıcı ... firmasının deposunda yapılan tahliyesinde ortaya çıktığı, dosyada saklı 17/07/2020 tarihli ... raporundan anlaşılmaktadır. ... raporuna göre; tahliye sırasında sadece ... ve alıcının temsilcisinin hazır bulunduğu ancak taşıyanı temsilen kimsenin incelemeye katılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ... ve ... numaralı konteynerlerin 19/06/2020 - 08/07/2020 tarihleri arasında gemi üzerinde nakledildiği, 08/07/2020 - 13/12/2013 tarihleri arasındaki 6 gün süresince de ... sahasında bulunan “Konteyner ve Kargo Elleçleme Terminali” nde beklediği anlaşılmıştır. Davaya konu hasarlı emtianın taşımasının gerçekleştirildiği ... numaralı konteynerin sağlam durumda olduğu ve herhangi bir delik yahut hasarın bulunmadığı da sörvey raporunda açıkça belirtilmiştir.
Taraf vekillerince dosyaya sunulan beyan ve belgeler doğrultusunda davalılar tarafından yalnızca deniz taşıma ayağının üstlenildiği anlaşılmakla tahliye limanın sonrası kara taşıması bakımımdan davalıların herhangi bir sorumluluğu bulunduğu hususunda dosyaya somut bir delil sunulmamıştır. Davaya konu hasarın davalı ... firmasına ilk defa 21/07/2020 tarihinde iletildiği dosyada bulunan ihtarname ile davalı ... tarafından gönderilen e posta ile sabit olmakla birlikte buna göre hasarın ilk defa tespit edildiği 14/07/2021 tarihinden itibaren 3 günlük süre içerisinde hasar ihbarının TTK 1185 gereğince yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile dosya kapsamında hasar ihbarının TTK 1185 maddesine göre yapılmadığının kabulü ile TTK hükümleri gereği ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosyada bulunan ekspertiz raporu, sörvey raporu ve konşimento kayıtlarına göre, konteynerin hasarlı yahut delik olmadığı, konşimento kayıtlarına göre konteyner içerisine yüklemenin bizzat sigortalı tarafından yapılarak konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edildiği,, sörvey raporuna göre yapışkan maddenin yalnızca kakao tozu emtiasının bulunduğu torbaların dış kısmında değil iç kısmında da bulunduğu tespiti ile konteyner dışında da aynı yapışkan ve kahverengi maddenin bulunduğuna dair bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından kanuni karinelerin aksinin ispat edilemediği mahkemece kabul edilmiştir.
Davacı vekili tarafından konşimentoda bulunan kayıt doğrultusunda hasar ihbar süresinin 6 gün olarak belirlendiği ve buna göre hasar ihbarının süresinde olduğu belirtilmişse de, TTK 1185 maddesi yasal karineler olmakla taraflar arasında hasar ihbar süresinin uzatılmış olması mahkemece kabul edilen bu karinelerin aksi şekilde yorumlanması sonucunu doğurmayacaktır. Ancak bir an için uzatılan ihbar süresi doğrultusunda hasar ihbarının süresinde olduğu ve buna göre ispat yükünün davalılarda bulunduğu kabul edilse dahi, yukarıda açıklandığı hali ile, dosyada bulunan sörvey raporuna göre konteynerin hasarlı yahut delik olmadığı, konşimento kayıtlarına göre konteyner içerisine yüklemenin bizzat sigortalı tarafından yapılarak konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edildiği,, sörvey raporuna göre yapışkan maddenin yalnızca kakao tozu emtiasının bulunduğu torbaların dış kısmında değil iç kısmında da bulunduğu tespiti ile konteyner dışında da aynı yapışkan ve kahverengi maddenin bulunduğuna dair bir tespitin bulunmadığı sabit olmakla, hasarın davalıların sorumluluğu altında meydana gelmemiş olduğu hususunun ispat olduğu da mahkemece değerlendirilmiştir. Buna göre dava konusu hasarın davalılar sorumluluğu altında ve onlardan kaynaklanan nedenlerle oluşmadığı mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan ve yine yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
1-Davanın REDDİNE,
-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 4.188,70 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4.008,80 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 53.131,06 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır