T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/236 Esas
KARAR NO:2022/364
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:15/11/2021
KARAR TARİHİ:13/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kaptanın Yetki Ve Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... isimli tekneyi kendi adına satın almasının akabinde 18.12.2018 tarihinde davalı şirketin işletmesini yürüttüğü yat marinası ile bağlamaya ilişkin bir hizmet sözleşmesi akdettiğini, müvekkili ile marina sorumlusu arasında yaşanan beşeri bir vaka neticesinde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin devam ettiği süre boyunca müvekkili tarafından tüm ödemelerin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen müvekkili aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri tebligatının usulsüz tebligat yapılarak kesinleştirildiğini, müvekkil tarafından hizmet sözleşmesinin imzalanmasının ardından doğan tüm borçların zamanında ve eksiksiz olarak ödendiğini, bu hususun davalı tarafından ibraz edilen cari dökümden de anlaşıldığını, bağlama sözleşmesinin borcun doğduğu iddia edilen tarihten sonra imzalandığını, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibine konu yatın ismini "..." olarak değiştirdiğini, bu yat ile ücret karşılığında yelken kursları verdiğini, tüketici olmadığını, Yatın isminin değiştirildiğinin tescil belgesindeki özelliklerden anlaşılacağını, ayrıca bu hususun davacının profesyonel web sayfası ... içeriği ile de sabit olduğunu, bu sebeple, bu davaya bakma konusunda Tüketici Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli olan Mahkemelerin Deniz İhtisas Mahkemeleri (Asliye Ticaret- Asliye Hukuk Mahkemeleri) dolayısıyla bir alttaki yetki itirazı da nazara alındığında görevli Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tüketici olmadığından, hem HMK.6.maddesindeki genel yetki kuralı gereği davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer olarak, hem de HMK.10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri, hem de bağlama sözleşmesindeki yetki sözleşmesi gereğince işbu davaya bakmaya yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri (... Asliye Hukuk Mahkemesi) olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlik sebebiyle de reddi gerektiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini, davacının davası haksız ve kötüniyetli olduğundan, davalı şirket lehine % 20 tazminat talebipleri olduğunu, öncelikle davanın görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle, nihayet esastan reddine, şartları oluşur ise davacının davalı şirkete % 20 tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; özel tekne bağlama ücreti alacağının tahsili için yapılan takipte borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
HMK 'nun 114.maddesi gereğince görev kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayandığı, dosyaya sunulan bağlama sözleşmesinde teknenin özel tekne olarak beyan edildiği, buna göre davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır.
6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceği belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği, benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/29354 Esas 2020/705 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/99 Esas 2022/290 Karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 2021/1597 Esas 2021/1198 Karar sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun TESPİTİNE, görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/c maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır