T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2022/259 Esas
KARAR NO: 2023/296
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2021
KARAR TARİHİ: 11/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... ... ... ... Dış Ticaret A.Ş ile müvekkili şirket arasında ... numaralı Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalının emtiaları sigortalandığını, dava dışı sigortalı tarafından sigortalı emtiaların ... isimli alıcı firmaya, 03.03.2020 tarih, ... numaralı mal faturası muhteviyatı, 2.455 koli, 7.746,77 net kg, 9.540,00 brüt kg muhtelif kraker, marşmelov, bisküvi gıda cinsi emtia şeklinde satıldığını, satılan emtiaların, taşıma işini davalı ... A.Ş.'nin üstlendiğini, navlun faturasının not kısmında davaya konu olan taşıma işlemine dair bilgiler, taşımanın gerçekleşeceği konteyner numarası ve gemi adı yazdığını, bu nedenle taşıyıcı/akdi taşıyıcı olan ... Lojistik tarafından koordine edilen ve sağlanan taşıma işi taşınacak emtianın özelliklerini göz önünde bulundurarak uygun taşıma yöntemi ve usullerine uyularak gerçekleştirilmesi gerektiğini, emtianın sigortalı/satıcının Karaman’da bulunan deposunda ... numaralı konteynere yüklendiğini, konu konteyner 03.03.2020 tarihinde ... (Y.Römork) plakalı tır ile Mersin Limanına sevk edildiğini, burada konteyner ... “...” adlı gemiye yüklenerek, Dubai’de bulunan Jebel Ali Limanı'na sevk edildiğini, alıcı firma da limandan konteyneri teslim alarak, deposuna sevk ettiğini, orada konteyner kapakları açıldığında da konteyner tavanında delik, emtiada kısmen ıslanma olduğunun görüldüğünü, davalı ... A.Ş.'nin söz konusu taşıma işlerini üstlenmiş olması ve üstlenilen taşıma işi sırasında delik konteynerden sızan suların emtialara vermiş olduğu zararın tazmininden taşıyıcı/akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu, meydana gelen hasar sonrasında, dava dışı sigortalı müvekkili sigorta şirketine aralarında bulunan sigorta poliçesi kapsamında hasarın giderilmesi maksadıyla başvuruda bulunduğunu, hasarın niteliğinin ve büyüklüğünün tespiti bakımından eksperler tarafından hazırlanan ekspertiz raporuna istinaden ortaya çıkan 865,80 USD hasar bedeli, müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, ödenen sigorta tazminatının TTK. 1472. maddesi uyarınca, davalıdan rücuen tahsili gerektiğini, ödemenin rücuen tazmini amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2020/ ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup, işbu takibe yetki yönünden itiraz edildiğini, yetki yönünde gerçekleştirilen itirazların taraflarınca yerinde görülmesi nedeniyle icra dosyası yetkili icra müdürlüğü olan ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek, 2021/ ... Esas sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı davalı tarafından gerçekleştirilen itiraz akabinde, ... Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle itirazın iptali davası ikame edildiğini, ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını engellemek ve müvekkili şirketin alacağının yargılama sonucu ödenmesinin güvence altına alınması adına, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiası ve sunulan delillere göre, bu davada 6102 sayılı TTK'nın 5. kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, istemin niteliği gereği deniz alacağı olacağından görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemeleri olacağını, somut olayda taşınan eşya 26.03.2020 tarihinde alıcısına teslim edilmiş olup, süresi içerisinde herhangi bir tazminat talebi ile yargı yoluna başvurulmadığını, davacının iddiaları kabul edilebilir olmamakla birlikte hak düşürücü süreden sonra ileri sürüldüğünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ... ... firması 2.455 koli, 9.540 kg kraker, marşmelov, bisküvi cinsi emtiaların Mersin/Türkiye'den Dubai'ye deniz yolu ile taşınması hususunda anlaştıklarını, davacı tarafından her ne kadar ürünlerin Karaman'dan Mersin'e kara yolu ile taşınması işinin de müvekkili tarafından yapıldığı iddia edilmişse de, bu iddia gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin anlaşmaya uygun bir şekilde taşımaya konu ürünleri 04.03.2020 tarihinde Mersin limanından armatör aracılığıyla Dubai'ye taşıdığını, eşyayı taşıyan gemi 23.03.2020 tarihinde varış limanına ulaştığını ve 26.03.2020 tarihinde alıcı tarafından varış limanından teslim alındığını, alıcı tarafından söz konusu ürünler varış limanında kontrol edilerek eksiksiz ve hasarsız bir şekilde teslim alındığını, alıcı tarafından ürünler limandan çekildikten sonra kara yolu taşıması ile alıcının deposuna götürüldüğünü, işbu kara yolu taşıması müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, alıcının sorumluluğunda yapıldığını, 05.06.2020 tarihinde satıcı dava dışı ... ... tarafından ürünlerin hasarlı olduğuna dair müvekkiline e-mail yolu ile bildirim yapıldığını, taşımaya konu eşyanın tesliminden yaklaşık 2,5 ay sonra yapılan ürünlerin hasarlı olduğuna dair bildirimin kabulü mümkün olmadığını, deniz yolu ile yapılan taşımalarda eşyanın hasara uğradığına dair bildirim hasar eğer görünürse teslim anında yazılı olarak, eğer görünür değilse teslimden itibaren 3 gün içerisinde yazılı olarak bildirilmek zorunda olduğunu, ekspertiz raporu taraflı bir şekilde, herhangi bir bilimsel dayanağı olmadan tanzim edildiğini, taşımaya konu ürünler 23.03.2020 tarihinde varış limanına ulaştığını, buna rağmen ekspertiz raporunda ürünlerin 20.03.2020 tarihinde hasarlı olduğunun tespiti yapıldığı iddia edildiğini, ekspertiz raporu evrak üzerinden inceleme sonucu oluşturulduğunu, taşımayı gerçekleştiren fiili taşımacı armatör ... firmasının Türkiye'deki şirketi olan ... vergi numaralı ... Anonim Şirketi'ne davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinin ekleri ile alacağını yaklaşık olarak ispatlamadığını, ihtiyati haciz talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, davacının haksız ve açıkça kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2022 tarih ve 2021/... Esas 2022/... karar sayılı dosyası mahkememize görevsizlikle gelmiş olup dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2021/ ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 02/07/2020 tarihinde ilk olarak ... İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibine başlandığı, davalı borçlunun icra dairesi yetkisine yönelik itirazı sonrası alacaklı vekili talebi doğrultusunda icra dosyasının ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği, yetkili icra müdürlüğünce ödeme emrinin davalı borçluya 11/02/2021 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 15/02/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 15/11/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Gıda Mühendisi ... , Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 19/04/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının aktif husumetinin sigorta tazminatını ödemiş olup olmadığının ispatına bağlı olduğu ve bu bağlamda davacının dava dilekçesinde belirttiği ve fakat dosyada tespit edemedikleri ödeme dekontunun mevcut olmaması halinde davacının halefiyet hakkının doğduğundan ve keza aktif husumet ehliyetinden bahsedilemeyecekken; bahse konu ödemenin ispatlanması halinde ise, TTK m. 1472 uyarınca davacı sigortacının halefiyet hakkının doğduğu ve buna bağlı olarak, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu; buna karşılık davalının ise TTK madde 921 hükmü uyarınca pasif husumet ehliyetini haiz olacağı sonucuna varmak gerekeceği; hasar ihbarının süresi içinde yapılmadığı; teknik inceleme sonucunda ıslanma zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla, TTK madde 1178/2 uyarınca dava konusu hasarın, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğunun ispatlanamadığı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda 865,80 USD hasar miktarının makul ve kadri maruf olduğu bildirilmiştir.
Dava halefiyete istinaden başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından düzenlendiği anlaşılan.../0 numaralı nakliyat sigorta poliçesine göre, dava dışı sigortalı ... ... ... AŞ tarafından CFR satım şekli ile Dubaiye ihraç edilen çeşitli kraker, bisküvi, marşmelov emtiasının Mersin Türkiye - Jebel Ali (Dubai) Limanına SM ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... ... ... ... Dış Ticaret AŞ firmasının ... numaralı konşimentoda gönderen-yükleten olarak kayıtlı olduğu, davaya konu edilen gıda emtiasının ıslanmak suretiyle hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan 29/05/2020 işlem tarihli YapıKredi Bankası ödeme belgesine göre 865,80 USD hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... ... ... firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli CFR olmakla, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaati ve dolayısı ile davacının aktif husumet ehliyetin haiz olup olmadığının tespiti için, satım bedelinin tam olarak tahsil edilip edilmediği hususunda dava dışı sigortalıya müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevabına göre satım bedelinin tam olarak tahsil edilemediği görülmekle, bu hali ile de dava dışı sigortalının hasar bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu; davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödeme kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, dava konusu emtiaların ... gemisi ile Mersin Limanı'ndan Jebel Ali Limanı'na taşımasının dava dışı ... ... firması tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 13/03/2020 tarihli 1.800,00 USD bedelli Navlun Bedeli açıklamalı faturanın ise davalı ... firması tarafından dava dışı sigortalı ... ... ... firması adına düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda dava dışı ... firmasının fiili taşıyan olduğu ancak davalı ... Lojistik firmasının ise navlun faturasını düzenleyerek tahsil etmek sureti ile TTK 921 maddesi gereği akdi taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalı vekilince her ne kadar davanın TTK 1188 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazı bulunmaktaysa da davalı vekilinin kabulünde olduğu hali ile emtialar dava dışı alıcıya 26/03/2020 tarihinde, dosyada bulunan ekspertiz raporuna göre de 20/03/2020 tarihinde teslim edilmiş olup, davaya konu icra takip tarihinin ise 02/07/2020 olduğu dikkate alındığında, davanın TTK 1188 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yükletenin Karaman’da bulunan dava dışı sigortalı satıcı ... ... ... ... Dış Ticaret A.Ş.,
gönderilen/ihbar olunanın Dubai’de mukim dava dışı ... ... ..., yükleme limanının "Mersin, boşaltma limanının "JEBEL ALİ, gemi adının "...", yükün tanımının "2.455 koli, 9.540,00 Kg. brüt
muhtelif kraker, marşmelov, bisküvi emtiası", konteyner numarasının ... mühür numarasının ... olduğu dava konusu konşimentoda "SHIPPER’S LOAD, COUNT AND SEALED" ile "FCL/FCL" kayıtlarının yer aldığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile; "SHIPPER’S LOAD, COUNT AND SEALED" kaydı gereği dava konus emtiların konteyner içerisine yüklenmesi, istiflenmesi, sayımı ve sonrasında konteyner kapısı mühürleme işlemlerinin dava dışı sigortalı tarafından yapılarak konteynerin taşıyana teslim edildiği ve FCL kaydı gereği de konteyner içerisindeki tüm yüklerin dava dışı sigortalıya ait olduğu anlaşılmıştır.s
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Dava konusu yükün dava dışı sigortalı/satıcının Karaman’da bulunan deposunda sigortalının adamları tarafından ... no.lu konteynere yüklendiği ve
akabinde konteynerin 03/03/2020 tarihinde ... (Y. Römork) plakalı tır ile Mersin Limanına
sevk edildiği, 12/03/2020 tarihinde buradan ... isimli gemiye yüklenerek varış
limanı olan Dubai ... limanına denizyolu ile sevk edildiği, 23/03/2020 tarihinde geminin varış limanına ulaştığı, 26/03/2020 tarihinde gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip alıcısı
tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya ihtirazi kayıt düşülmüş teslim tutanağı olmaksızın teslim alınarak alıcının sorumluluğunda kendi tesislerine götürüldüğü anlaşılmıştır. Buna göre alıcı tarafından hasarın ilk kez yükler taşıyan tarafından limanda alıcıya teslim edildikten 3 gün sonra
tespit edildiği ve ayrıca hasar ihbarının da davalı taşıyana ilk kez yükler teslim edildikten yaklaşık
2.5 ay sonra 05/06/2020 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmıştır.Bu kapsamda dava konusu emtiaların dava dışı sigortalıya 26/03/2020 tarihinde teslim edildiği ancak hasar ihbarının ise 05/06/2020 tarihinde yapıldığı bu hali ile hasar ihbarının TTK hükümleri gereği süresinde ve usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden yükün bulunduğu konteynerin, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının akabinde, yükün/konteynerin 3 gün limanda kalmasından sonra, 26/03/2020 tarihinde
teslim alındığı, dava dışı alıcıya ait depoya aynı gün getirildiği ve yükün konteynerden tahliyesi esnasında yükte ıslanmaya bağlı hasar olduğunun görülerek, konteynerde bulunan deliğe ve hasara ilişkin fotoğraflarının çekildiği ancak konteyner hasarına ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmediği, ıslanmanın tuzlu sudan kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair gümüş nitrat testinin uygulanmadığı, ekspertiz çalışmasının evrak üzerinden yapıldığı ve hasarlı olduğu belirtilen konteynerin eksper tarafından bizzat görülmediği anlaşılmıştır. Emtiada meydana gelen ıslanma hasarı ilk kez alıcının deposunda farkedilmiş ve dava konusu navlun faturası ile konşimento kayıtlarından, davalının kara taşımasını da üstlendiğine dair bir tespit yapılamamıştır. Buna göre dosyada alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporuna göre hasarın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği net bir şekilde tespit edilememektedir. Dosyada bulunan konşimento kayıtlarına göre davalının taşımaya ilişkin sorumluluğu yükleme limanı ile tahliye limanı arasına ilişkin olup dosyaya sunulan ekspertiz raporundaki tespite göre ıslanmanın deniz suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da belirli değildir. Taşımaya konu konişmentoda bulunan "SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEALED" kaydı gereği dava konusu gıda emtiasının dava dışı yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, davalı taşıyanların konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olmadığına dair dosyada iddia ve delil de bulunmadığı dikkate alınarak, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından hasarın, davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır. Davacı vekilince her ne kadar konteynerde bulunan delik nedeni ile davalının sorumlu bulunduğu belirtilmişse de, konteyner içerisine yüklemenin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı sabit olmakla, bu aşamada konteynerin delik yahut elverişsiz olduğuna ilişkin bir tutanak dosyada bulunmadığından ve yükleme limanı ile tahliye limanlarında tutulması beklenen konteyner hasarına ilişkin herhangi bir tutanak da bulunmadığından, ispat yükü üzerinde bulunan davacının salt konteyner deliğine ilişkin beyanı hükme etkili bulunmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak neticede davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı olan 269,80 TL'den peşin alınan 71,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 198,18 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 5.929,49 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/07/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır