T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/297 Esas
KARAR NO:2022/632
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/11/2016
KARAR TARİHİ:03/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın talepleri üzerine verilen hizmet neticesinde müvekkili şirketin fatura karşılığı davalıdan 25.975,47 TL tutarında alacağı bulunduğunu, alacağın tahsilinin sağlanamaması üzerine davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu takibin 20.697,93 EURO miktarlı olarak başlatılmış olsa da takibe konu güncel alacağın ... nolu 08.07.2014 tarihli 8.114,04 EURO bedelli fatura olduğunu, davalının takibe, borca ve diğer ferilerine itiraz etmesi üzerine işbu takibin durduğunu, hizmet karşılığı olarak düzenlenen 30.04.2015 tarihli cari hesap ekstresi uyarınca takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin olduğunu beyanla icra dosyası üzerinde yapılan itirazın iptalini ve davalı aleyhine; takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın İİK m.67/1 uyarınca 1 yıllık zaman aşımına uğradığını, dava konusu icra takibine başlangıçta konu edilen faturaların tanzim şirketi ile işbu davanın davacısı şirketin farklı olduğunu, takibe itiraz sonucu davacı tarafın takip konusu faturada yalnız kendi tanziminde olan faturayı takibe konu etmek suretiyle değişikliğe gittiğini, davada söz konusu hizmetten doğan geçerli bir tahsilat var ise de bunun hizmetin sunulduğu gemi Aqua Star'ın donatanı ...' dan sağlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2022 tarih, ... sayılı görevsizlik kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 29/12/2021 tarih, ve 2021/1039 Esas 2021/1328 Karar sayılı ilamıyla mahkememize gönderildiği anlaşıldığından yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
Dava, taraflar arasındaki gemi bakım hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup Uyuşmazlığın davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı davacı vekilince usulüne uygun ıslah dilekçesi sunulup sunulmadığı, davacı tarafça alacağa konu hizmetlerin ifa edilip edilmediği ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince davanın İİK 67 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazı bulunmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 05/05/2015 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilememesi üzerine, ticaret sicil kaydında bulunan adrese 02/09/2015 tarihinde tebliğe gönderildiği, her ne kadar tebligatın akıbeti dosyada bulunmasa da davalı borçlu vekilinin 07/09/2015 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itirazın tebligatın çıkış tarihi dikkate alındığında süresi içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin ise borçlu vekilinin talebi doğrultusunda davacı alacaklının takip dosyasında ekli vekaletnamesi gereğince vekili AV. ...'a 11/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle eldeki davanın ise 14/11/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu hali ile eldeki davanın İİK 67 maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilinin 08/05/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesi olarak sunduğu dilekçesinde ıslah talebi bulunduğu itirazı varsa da, davacı vekilince açıkça davanın ıslah edilmediği, "davanın süresi içerisinde açılmadığına karar verilmesi halinde" beyanı ile şartlı bir ısah beyanının ileri sürüldüğü görülmekle ve ayrıca davacı vekilince davanın itirazın iptali yerine alacak davası olarak tam ıslah edildiği kabul edilse dahi HMK 180 maddesi gereğince davacı vekilince 1 haftalık kesin sürede yeni dava dilekçesinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla usulünce yapılmış bir ıslahın bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Bu nedenle HMK 114/2 atfı ve İİK 67 maddesi gereğince avanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı kabul edilerek davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-HMK. 114/2 ve İİK. 67. Maddeleri gereğince davanın hak düşürücü süre nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 443,60 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 362,90 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/11/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır