T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/304 Esas
KARAR NO:2022/635
DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/09/2017
KARAR TARİHİ:03/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ( ... ) adlı ABD bayraklı M/Y karakterinde, 16,76 boyunda ... no'lu motorlara sahip teknenin maliki olduğunu, şirket yetkilisinin ... olduğunu, şirketin kuruluşu, teknenin alımı ve mülkiyetine dair tüm bilgi ve belgeler gerek davalı sigorta hasar dosyasında olduğunu, ... tarafından 18.09.2014 tarihinde ... no'lu poliçe ile davalı şirkete sigorta ettirilmiş olduğunu, ... no'lu "yatım paket poliçesi" ile 18/09/2015-18/09/2016 tarihleri arası tarihler içinde yeniden (zeyilname) poliçe düzenlenmiş ve primleri de davalı tarafça tahsil edildiğini, tekne ile ilgili olarak 17.09.2014 tarihinde ... AŞ. bağlama hizmeti sözleşmesi akdedildiğini, maliki olduğu teknenin satışı için ilana koyduğunu ve dava dışı ve kendisinin ... olduğunu beyan şahsın, müvekkili şirket yetkilisi Murat Kırkdeveli ile irtibata geçtiğini, teknenin bir defaya mahsus gösterildiğini ve sonrasında ödeme ve devir işlemleri için şifahi mutabakat sağlandığını, mutabakattan günlerce ses alınmadığını, ... adlı şahsın aramalara da cevap vermediğini, tekneye bakmaya giden şirket yetkilisi Murat Kırkdeveli'nin, teknenin yerinde olmadığını gördüğünü, teknenin bağlı olduğu Marina'nın üç güvenlik noktasından geçilerek ulaşılabilen bir yer olduğunu, teknenin yerinde olmaması güvenlik zaafıyetinin olduğunu, hırsızlık eyleminden ötürü müvekkilinin büyük mağduriyeti olduğunu, incelenen kayıtlar ve davalı sigorta eksperinden alınan bilgi dahilinde kendisini ... olarak tanıtan ve Savcılık sorusturması sonucunda ise sahte kimlik kullandığını öğrendikleri kişi tarafından yapıldığını düşündükleri davalı şirket hasar dosyasında müvekkili rızası hilafına teknenin çalınmış olduğunu, davaya konu poliçeden kaynaklı teknenin hırsılık tarihi itibariye gerçek değerinin tespiti ve davalıdan tahsilini, hasar dosyasının oluştuğu ve hırsızlık eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticaret merkezinin bulunduğu ve dava dilekçesinin de tebliğ edildiği adres, "..." olup İstanbul Mahkemelerinin yetki sınırları içinde kaldığından mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, sigortalı teknenin çalındığı beyan edilen ... ... İşletme Müdürü ... ile teknenin bakım işlerini yapan firma yetkilisi Yunus Yılmaz 'ın beyanlarına istinaden, davacı şirket yetkilisi ...'in; teknenin, ...'e bir defaya mahsus olarak gösterildiği şeklindeki beyanının gerçeğe uygun olmadığı, ...'ün, sigortalının bilgisi dahilinde birçok kez tekneye gelmiş olduğunu, teknenin tek anahtarı olduğu ve kendilerinde bulunduğu beyan edilmesine rağmen müvekkil şirkete ibraz edilememiş olmasının da beyanların gerçeğe uygun olmadığı hususunu doğruladığı, ... hakkında Hizmet Nedeniyle Görevi İhmal iddiasıyla Savcılığa yapılan suç duyurusunun "Suç Unsuruna Rastlanmadığı" gerekçesi ile Takipsizlikle sonuçlandığı, hasar sebebinin, sigortalı davacı şirketin gerekli özeni göstermemiş olmasından kaynaklandığı, bu hususunda poliçe teminatlarından ... (01.01.85) kapsamındaki Tehlikeler başlığındaki 9.2. madde metninde açıklandığı şekilde hasarın sebebinin, sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemiş olmalarından kaynaklaması sebebiyle davacının davalı şirketten tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, ... İşletmeciliği A.Ş. 'nın işletmeciliğini yaptığı marinada bağlı olduğu sırada hırsızlık hadisesi sonucu ortadan kaybolduğundan sigortalı firma açısından nihai sorumlunun bu şirket olup, müvekkili şirketin huzurdaki davanın sonunda tazminat ödemek durumunda kalması halinde söz konusu şirkete rücu hakkı söz konusu olacağından, davanın ... İşletmeciliği A.Ş'ye ihbar edilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... İşlt. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ihbar olunan müvekkili şirketin, marina işletmeciliği alanında yüksek güvenlik önlemleri ile hizmet vermekte olduğunu, davalıya ait teknenin çalınmasına sebebiyet vermediklerini, marinada güvenlik zaafiyetinin olmadığını, davalı teknesinin korunması için gerekli hassasiyeti, dikkati ve özeni gösterdiğini ve tekne davacının ağır kusurlu hareketleri sebebiyle çalındığını, davacının yetkilendirdiği kişi, kendisine verilen giriş kartı ile tekneyi çalan şahsı kısıtlı alana götürmesi ve davacının vermiş olduğu talimat üzerine tekneyi satın almak isteyen şahsın teknede yalnız bırakılması davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve ağır kusuru/ihmali sebebi ile teknenin çalınmasına sebebiyet verdiğini, davacı gerekli koruma önlemlerini almamış ve rizikoya dayalı sigorta tazminatı alabilmek için birbiri ile çelişkili beyanlarda bulunduğunu, ihbar talebimizin kabulü ile davanın yukarıda bildirdiğimiz sigorta ve güvenlik şirketine ihbar edilmesini, davacı tarafın kötüniyetli olarak sigorta tazminatı talep ettiğinden davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2019 tarih, ... sayılı davanın reddine ilişikin kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih, ve 2020/898 Esas 2022/497 Karar sayılı ilamıyla görevli mahkemenin, mahkememiz olduğuna karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında mahkemece keşif icra edilerek akabinde düzenlenen bilirkişi raporunda; sigortalı teknenin, 1996 yılı İngiltere yapımı ... model fiber motor yat olduğu, teknenin ... no.lu sigorta poliçesinde belirtilen değerinin 275.000,00 EURO olduğu, yapılan piyasa araştırmasında benzer özellikteki teknelerin yaklaşık değerinin 200.000,00 EURO - 210.000,00 EURO arasında olduğu ve bu nedenle eksik sigortalama olmadığı, aşkın sigortalama söz konusu olduğu, bu konuda herhangi bir çarpan hesaplamasına gerek bulunmadığı, olayın meydana geldiği Marinaya öncelikle özel güvenlik görevlilerinin de görev yaptığı 2 farklı sabit kontrol noktalardan geçilerek teknelerin bağlı bulunduğu alana giriş yapıldığı, ancak teknelere ulaşılabilmek için ayrıca iskele girişlerinde bulunan demir profil kapıların üzerinde bulunan elektronik çipli aparatı kullanarak giriş yapıldığı, bahse konu çipli elektronik kartların ise, Marine şirketi tarafından tekne sahipleri ve Marinada çalışanlara verildiği, Marina aidatını ödemeyen tekne sahiplerinin giriş kartlarının bloke edildiğinden ödeme yapılıncaya kadar bu kart sistemini kullanamadıkları, Marinaya giriş çıkışların kontrol ve gözetim altında yapılmasına rağmen hiçbir yerde %100 garantili güvenlik sistemi bulunmadığı, her bir tesiste olduğu gibi bahse konu marina da güvenlik açığının bulunduğu, limana mendirekten yaklaşan teknelerin açık denizden içeriye sızmalarının mümkün görüldüğü, tekne sahiplerinin de marina dışında kendi bireysel önlemlerini almaları, basiretli bir tacir gibi kendisinin maliki olduğu kıymetlerin azami derecede özenle korunması bakımından teknede hırsızlık alarm ve ihbar sistemi kurdurması, ayrıca alarm haber alma merkezi ve marina güvenlik birimi ile irtibatlı hale getirmesinin beklendiği ... marka model teknelerin makine dairesinin kilidinin olduğu, ancak motoru çalıştırmak için illa makine dairesine girilmesine gerek olmadığı, kaptan köşkündeki kumanda panosunun çıkarılmasının ardından (manuel olarak) herhangi bir anahtara ihtiyaç duyulmaksızın panonun altındaki kablolarla çalıştırılabileceğinin(marş basılabileceği) tespit edildiği, gerçekleşen rizikonun bir deniz rizikosu değil, emniyeti suistimal hasarı olduğu, bu sebeple teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir.
Davacı veikli tarafından dosyaya sunulan 14/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1654.04 EURO nun 20/11/2015 tarihinden itibaren Euro üzerinden ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz uygulanmak sureti ile tazminat talep edildiği belirtilmiştir.
Görevsiz mahkeme tarafından dosyada dosya arasına sacılık dosyası celp edilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı... Soruşturma numaralı dosya neticesinde 08/03/2017 taihinde Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı müştekinin itirazı üzerine .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş numaralı dosyasında itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava; davaıcya ait ... isimli yatın çalındığı iddiası ile sigorta poliçesi kapsamındaki tazminatın tahsili talepli kısmi alacak davası olup, uyuşmazlığın teknenin çalınması olayının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup ommadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ... numaralı sigorta poliçesi incelendiğinde, davaya konu teknenin davacı ... ... Ltd. adına kayıtlı olduğu, sigortalı teknenin jurnal kaydından çalınma hadisesinin 10/10/2015 tarihinde meydana geldiği, sigorta poliçesi ile 18/09/2015-18/09/2016 tarihleri arasında teknenin sigortalandığı , davaya konu teknenin bu süre zarfında ihbar olunan ... A.Ş. (...-...) ile imzalanan bağlama hizmeti sözleşmesi ile adı geçen marinada bağlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından ihbar olunan ... ile dava dışı ... hakkında savcılığa şikayette bulunulduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma nolu dosyasında; şikayet edilen ...'ün tekneyi çalan şahıs olmadığı anlaşıldığından bu şahıs hakkında ve ...'nın da hizmet nedeniyle kusuru olmadığından şirket hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yatın çalınması ile ilgili olarak ise daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya celp edilen savcılık dosyasında bulunan beyanlardan davacı şirket çalışanı ...'nin davacı şirketin yetkilisi ...'e ait ... (...) isimli ... demirli bulunan yatın satışı için verilen talimat gereğince bahse konu tekne ile ilgili satış ilanı verildiği, bu ilan üzerine ... isimli şahsın ... ile irtibata geçtiği, ... ile birlikte randevu üzerine bir araya gelindiği, ücret, ödeme şekli ve zamanı hakkında şifahi görüşmeler yapıldığı, dava dışı şahsın talebi üzerine teknenin dış temizliğini yapan ... isimli firma sahibi Yunus Bey'in bir defaya mahsus tekneyi gösterdiği, davacı firma yetkilerinin ...'ten bir daha haber alınamayınca vazgeçtiğini düşündükleri, aradan bir zaman geçtikten sonra ...'nin tekneye bakmaya gittiğinde teknenin yerinde olmadığını gördüğü ve marina yetkililerine haber verdiklerinde, teknenin ... tarafından çalındığını öğrendikleri, ancak davacı şirket yetkilisinin olayı öğrendiği tarihle ilgili farklı zaman dilimlerinde birbiri ile çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu ... numaralı poliçenin, "... C1 328( 01.11.85) kapsamında düzenlendiği, söz konusu klozun 13. maddesinde Tazminat Talebi Bildirimi ve Teklif Alma başlığı altında "13. L. Bu sigorta kapsamında bir tazminat talebine neden olabilecek herhangi olay için sigortacılara derhal bildirilecek ve her hangi hırsızlık veya kötü niyetli hasar da hemen polise rapor edilecektir.", 15. maddesinde ise Sigortalının Görevi başlığı adı altında "15.1.Her hangi zıya veya kaza halinde, bu sigorta gereği tazmin edilebilecek bir zararı önlemek veya azaltmak amacı ile makul önlemler almak sigortalı ve onun adamları ve temsilcilerinin görevidir" ifadesinin yer aldığı görülmekle, dosya kapsamında çalınma hadisesinin davalı Sigorta Şirketine 30/11/2015 tarihinde, Liman Başkanlığına ve Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına ise 03/12/2015 tarihinde, yani olayın gerçekleşeme tarihi olan 10/10/2015 tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yapılan keşif sonrası düzenlene bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile, marinaya karadan giriş noktasında 3 ayrı kontrolden geçilerek iskeleye bağlı tekne ve yatlara ulaşılabilmesine rağmen denizden mendirek tarafından limana yaklaşan teknelerin hiçbir engele takılmadan yat limanına kadar girebileceği ve pontonlara bağlı bulunan teknelere ulaşmanın diğer bir yolu da 2 farklı sabit güvenlik noktasından geçildikten ve teknelerin bulunduğu bölgeye ulaştıktan sonra, sığ gibi görünen ancak insan boyundan derin olan deniz suyu üzerinden yüzerek teknelere ulaşılabileceği, teknede AIS cihazı ve teknenin kontak anahtar sisteminde hırsızlığa karşı güvenlik sağlayan beyin/çip sistemi olmadığı bu nedenle de anahtar olmaksızın da teknenin panonun altındaki kablolarla çalıştırılabileceği belirtilmiş olup, kadı ki tekneye ait yatın anahtarının da yatta bulunduğunun tekne bakımcısı ...'ın beyanlarından anlaşılmakla bu tespitler karşısında; savcılık dosyasındaki beyanlar göre tekneyi almak isteyen şahsın teknede yalnız kalmasına izin verildiği, teknenin çalındığının öğrenilmesinin hemen akabinde sigorta şirketi ile yetkili makamlara haber verilmediği dikkate alındığında sigorta poliçesinde bulunan ... C1 328(01.11.85) 9. Tehlikeler maddesinde düzenlenen" Ziya veya hasarın sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanmaması koşulu ile" maddesinin davacı tarafça ihlal edildiği mahkemece kabul edilmiştir. Bununla birlikte davalı şirket tarafından konunun araştırılması için görevlendirilen Ataer Araştırma Firmasının davacı şirket yetkilisinden tekne anahtarının talep etmesine karşılık anahtarın ibraz edilememiş olması da olayın sigorta poliçesi teminatı kapsamında bir hırsızlık suçunu oluşturduğu hususunda mahkemede şüpheye yol açmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafça sigorta poliçesi kapsamında kararlaştırılan hasarın sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanmaması koşulu ile düzenlemesinin ihlal edilmiş olması ve davaya konu rizikonun ise tam bir hırsızlık olduğu konusunda mahkemede yeterle kanaatin oluşmaması nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 85,39 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4,69 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 6.798,10 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/11/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır