T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2022/317 Esas
KARAR NO :2025/34
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :25/07/2022
KARAR TARİHİ :21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesine istinaden ... numaralı konteyner muhteviyatı yükün Tayvan-Kaohsiung Limanı / Türkiye - ... Limanı taşıması ... no.lu konşimento ile ... A.Ş. tarafından ifa edildiğini, taşıma sözleşmesinde davacının ilk / akdi, ... A.Ş. fiili / nihai taşımacı olduğunu, davalının malın alıcısı sıfatına haiz olduğunu, davalıya demuraj ücreti doğduğunun düzenli e- posta yolu ile bildirildiğini, davalının, davacının talep ve bildirimlerine cevaben kendileri tarafından tüm gümrük işlemlerinin yapıldığını, ... liman işletmelerinin yükün teslimine engel olduğunu defaten bildirdiğini, davacının liman işletmeleri ile bir olarak demuraj oluşsun diye sahte bir belge olan acente onaylı konşimento almaya dayatıldığını iddiasında bulunduğunu, davacının taşımacı olarak sorumluluğunun varış ihbarı yapılması ile sona erdiğini, bundan sonra eşyanın konteynerden tahliye edilememesinde hiçbir şekilde dahli olmadığını, bunun sorumlusunun TCDD Liman İşletmeleri olduğunu, davalı tarafından açıkça ikrar ve beyan olunduğunu, davacı tarafından TCDD Liman işletmeleri muhatap gösterilmek suretiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulduğunu, davacının bu başvuruda taraf gösterilmediğini, emtiaların çekilememesinin nedeni ile davacının herhangi bir kusur sorumluluğunun olmadığının davalı tarafından bilindiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tedbir mukabili eşyanın serbest bırakılmasına karar verildiğini, davalının 16.07.2021 tarihinde eşyaları limandan çektiğini, dosyada davacının taraf olmadığından Değişik İş dosyalarının Mahkeme tarafından celbini vekaleten arz ve talep ettiklerini belirterek, Davanın kabulü ile 3.700,00 USD asıl alacağın, demurajın sona erdiği 16.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatlarına verdikleri azami faiz oranı ile fiili ödeme günündeki USD efektif satış kuru karşılığı üzerinden TL olarak ödenmesine karar verilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Birleşen davada davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasındak yapılan taşıma sözleşmesine istinaden “...-0” numaralı konteyner muhteviyatının ve davalıya ait yükün Tayvan-Kaohsiung Limanı/ Türkiye – ... Limanı taşımasının “ ... ” nolu konşimento ile fiili taşıyan ... A.Ş. tarafından ifa edildiğini, davalının varış ihbarından itibaren 18 gün serbest süresinin olduğunu ve bu sürenin bitimi ile demuraj ücreti tahakkuk ettirileceğinin davalıya ihtar edildiğini, yükün davalı tarafından çekilmemesi nedeni ile 37 gün karşılığı demuraj ücreti faturalandırıldığını, ve işbu demuraja ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile 37 günlük demuraj alacağı için dava ikame edildiğini, kalan 52 günlük demuraj ücreti için de işbu bu davanın ikame edildiğini, fiili taşıyan ... firmasının müvekkiline 22/07/2021 tarihinde 5.200,00USD bedelli fatura düzenlediğini ve müvekkilinin de işbu faturayı ödediğini beyanla davanın kabulü ile 5.200,00USD asıl alacağın demurajın sona erdiği 16/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatlarına verdikleri azami faiz oranı ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif döviz satış bedeline göre belirlenecek TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin 07.09.2022 ve 16/11/2022 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; Davalının yapmış olduğu ticari işler kapsamında ... LTD.'den satın aldığı ürünler taşıyanı tarafından alıcı davalı adına ... numaralı konşimento tahtında taşınılıp 01.04.2021'de Gümrük İdaresine teslim edilmiş ve mallar ... Liman İşletmesinin Gümrük İdaresi adına işlettiği ... Kod no.lu gümrük ambarına geçici olarak konulduğunu, davalının eşyası limana değil liman sahasında gümrük mevzuatına göre tesis edilmiş ... kodlu Gümrük Ambarına teslim edildiğini, Davacının eşyaların ... Limanına girdiğini ifade edip limana girişten sonra eşyaların akıbeti üzerinde yapılan resmi işlemlerle ilgili tek kelime etmediğini, dava dışı ... A.Ş. firmasının fiili taşıyan olduğunu kanıtlayan bir belgenin dosyaya sunulmadığını, ... A.Ş. ne taşıma yapılan gemilerin maliki ne de işleteni olduğunu, ne de kiralayanı olduğunu, dava konusu eşyayı fiilen taşımadığını, konşimentoya göre taşıyan ... Ltd olduğunu, ... A.Ş. ise taşıyanın teslim acentesi gibi göründüğünü, gümrüklü eşyanın teslimi gümrük idaresi tarafından yapılmakta olduğunu, davalının konşimentoyu eşyanın faturasıyla birlikte beyannameye ekleyip idareye verdiğini, davacının, davalıya keşide ettiği ihtarnamelerinde varış ihbarı yapıldıktan sonra nakliyecinin sorumluluğunun varış limanında sona erdiğini açıkça belirttiğini, ... 'in davalıya keşide ettiği ihtarnamesinde, "... müvekkil şirketin yükümlülüğünün yükün konşimentoda belirtilen boşaltma limanına taşınmasını organize etmekten ibaret olup, yükün boşaltma limanına ulaşması sonrasında muhafazası hususunda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını ve bu hususta herhangi bir sorumluluk kabul edilmeyeceğini ihtar ederiz." Bu ifadelerden anlaşılacağı üzere davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin davalının eşyası ile hiçbir ilişkilerinin kalmadığı dolaysıyla eşyayı teslim etmeleri gibi bir iddia ve beyanları bulunmadığının sabit olduğunu, davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin beyanlarını TTK doğruladığını, ancak davanın konusu demuraj olduğunu, dava konusu demuraj hususunun aydınlatılmasının gerekli olduğunu, konşimento kayıtlarına göre konteynırın taşıyan ... Ltd'ye ait olduğunun görüldüğünü, ... A.Ş.'nin ise konteynırın sahibi olduğunu kanıtlayan bir belgenin dosyada olmadığını, TTK 1248/2 maddesi gereğince fiili taşıyan taşıyandan farklı bir kişi olup bir geminin maliki kiracısı veya işleteni olarak taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişi olduğunu, davacı ve dava dışı ...'nin sahibi olmadığı konteynıra ilişkin demuraj vs gibi bir hak iddiasında bulunamayacağını, dava konusu demurajın oluşmadığını, konteynır ile davalıya ait yükün de hiçbir ilişkisi olmadığını, olayda esas zarara görenin davalı olduğunu, eşyasını Mahkeme kararıyla dahi olsa geç teslim almasına kadar ki olaylar davalının faaliyet sahası dahilinde olmadığını, davalının isnat edebilecek herhangi bir olumsuz eylemi sonucunda gelişmediğini belirterek, öncelikle huzurdaki dava konusu niteliği itibariyle basit yargılama usulü ile çözülemeyeceğinden basit yargılama usulüne itiraz ettiklerini, basit yargılama kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, dosyadaki belgelerden ve iş bu cevap dilekçesindeki davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin konteynır üzerinde bir hak sahibi olmadıkları anlaşıldığından hukuki yararları da söz konusu olmadığını, demuraj oluşmuş ve ihtilaf olsaydı hak aranacak yer bu durumda görevli Tayvan mahkemeleri ve hak arayacak olan da konteynırın sahibi olacağını, bu açılardan davanın husumet ve yetki yeri sebepleriyle usulden reddini talep ettiklerini, davanın esası bakımından da demuraj alacağı oluşmamış olduğundan davalı aleyhine açılmış olan davanın reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizin 2022/430 Esas sayılı dosyasının,01/11/2022 tarihli 2022/619 Karar sayılı karar ile eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Esas ve birleşen Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan demuraj alacağının tahsili talepli alacak davası olup uyuşmazlığın davacının demuraj faturası talep etme hakkı bulunup bulunmadığı, davacı ile dava dışı ... şirketinin konteyner üzerinde hak sahipliği bulunup bulunmadığı, konteyner içinin boşaltılması işlemlerinin davacı yanca yaptırılıp yaptırılamayacağı, davalının demuraj bedeli oluşması bakımından sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve buna göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22/03/2023 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; Davacı şirketin Davalıya ait muavin kayıtlarında 28.01.2021 tarih, ... seri nolu, 3.700 USD bedelli ve 30.04.2022 tarih, ... seri nolu, 5.200 USD bedelli faturalar karşılığında 31.12.2022 tarihi itibarıyla 8.900 USD alacaklı olduğu, dava Dışı ... tarafından Davacı şirket adına 8.900 USD tutarında demuraj faturası tanzim edildiği, Fiili taşıyan ... tarafından ... adına 4.620 USD tutarında demuraj faturası tanzim edildiği, davacının demuraj faturası talep etme hakkının bulunup bulunmadığı, davacı akdi taşıyan teslim limanında emteayı gönderilen Davalı şirkete teslimi için gerekli evrakları hazır ettiğini ispatlası gerektiği, nitekim TCDD liman işletmeleri evrak eksikliği sebebiyle (acente onaylı konşimento) emteanın teslimini gerçekleştirmediğini beyan ettiği, dava dışı ... şirketinin konteyner üzerinde hak sahipliği bulunup bulunmadığı, dava dışı ... şirketinin Davacının akdi taşıyanı olduğu, Dava dışı ... şirketinin fiili taşıyan konumunda olduğu, Konteyner üzerinde hak asıl sahipliğinin fiili taşıyan üzerinde olduğu, konteynerin boşaltılması işlemlerinin davacı yanca yaptırılıp yaptırılamayacağı, konteyner boşaltma işleminin Davacı şirket tarafından yaptırılmadığı, davalı şirketin emteayı teslim alarak konteyneri zamanında taşıyana iade etmek için gerekenleri yaptığı ancak bunlara göre demuraj oluşması bakımından davalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise davacı alacak miktarının tespiti davalı şirketin de üzerine düşen işlemleri yapmasına ve gümrük işlemlerini de tamamlamasına rağmen TCDD liman işletmelerinin konteyner iç boşaltmasına izin vermediği buna gerekçe olarak acente onaylı konşimento talep ettiği, Dava dışı liman işletmesine göre acente olarak akdi taşıyan konumundaki Davacı şirketten bahsedildiğinin anlaşıldığı, bu durumda TCDD liman işletmelerinin talep ettiği evrakların tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket emteayı gönderilen Davalı şirkete teslimi için gerekli evrakları hazır ettiğini ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizin 04/06/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca bilirkişi Bilirkişi Uzakyol Kaptanından ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, tarafından sunulan bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı şirketin Davalıya ait muavin kayıtlarında 28.01.202] tarih, ... seri nolu, 3.700 USD bedelli ve 30.04.2022 tarih, ... seri nolu, 5.200 USD bedelli faturalar karşılığında 31.12.2022 tarihi itibarıyla 8.900 USD alacaklı olduğu, Dava Dışı ... tarafından Davacı şirket adına 8.900 USD tutarında demuraj faturası tanzim edildiği, Fiili taşıyan ... tarafından ... adına 6.230 USD tutarında demuraj faturası tanzim edildiği, davalı şirket emteayı zamanında teslim almak için gerekli işlemleri zamanında yaptığının anlaşıldığı, ... liman işletmelerinin konteyner iç boşaltmasına izin vermediği buna gerekçe olarak acente onaylı konşimento talep ettiği. Talep edilen evrakların Denizcilik Genel Müdürlüğünün ilgili tarihteki yürürlükteki yazısına uygun olmadığının tespit edildiği, talep edilen evrakın Fiili taşıyan ya da Davacı akdi taşıyan sorumluluğunda olduğu. Davalı şirketin sonuçla acente onaylı konşimento ya da yük teslimat formunu kendi kendine düzenleyemeyeceği, bu durumda TCDD liman işletmelerinin yük tesliminde talep ettiği evrakların tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı akdi taşıyan sorumluluğunda Davalı gönderilen şirkete teslim edilmesi gereken evrakların önceden bilinerek zamanında hazır edilmesi gerektiği, ancak ondan sonra konteynerin ve/veya emteanın gönderilene teslime hazır olacağı, aksi halde davalı gönderilen şirketin emteayı teslim alamayacağı belirtilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı ve ... numaralı konşimento kayıtları, taraflar arasındaki e posta yazışmaları, 01/04/2021 tarihli davacı tarafından davalı adına düzenlenen navlun faturası, dava dışı ... firması tarafından davalı adına gönderildiği anlaşılan varış ihbarı ve dosyaya celp edilen gümrük kayıtları incelendiğinde, davalının alıcısı-gönderileni olduğu emtiaların Tayvan ... Limanı'ndan İstanbul ... Limanı'na hususunda davacı ve davalı arasında taşıma ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda taşıma organizasyonunun davacı tarafından yapılmakla düzenlenen navlun faturası uyarınca davacının akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu, dava dışı ... firması ile dava dışı ... firmalarının ise düzenlemiş oldukları konşimentolar uyarınca taşıyan oldukları anlaşılmıştır. Davalı yük alıcısı-gönderilen şirketin mal bedelini satış faturası üzerinden iki ayrı ödeme ile yükleme tarihi
öncesinde tamamladığı, mal bedelini ve navlun bedelini ödediği, TCDD Liman
İşletmesi'ne yapılması gereken gerekli ödemeyi 05/04/2021 tarihinde yaptığı, Gümrük Belgesinde yazılı olan
ara konşimento ibrazını yaparak emteanın teslimi için Gümrük beyannamesini tamamlayarak sonuçta 05/04/2021 tarihinde
İlgili Gümrük Müdürlüğüne
başvurduğu, Gümrük Müdürlüğü tarafından ambar teslim fişi tanzim edildiği ve Gümrük Müşaviri
tarafından teslim alındı şeklinde imzalandığı, ayrıca dava dışı fiili taşıyan ... firması tarafından, ana konşimentoya göre gönderilen konumundaki
dava dışı ... Lojistik şirketi adına yük teslim belgesi tanzim ettiği, üzerinde geçici kabul
ibaresinin yer aldığı, buna göre fiili taşıyanlardan ... firmasının yükün dava dışı ... firmasına teslimine
izin verdiği anlaşılmaktadır. Bundan sonra konteynerin serbest dolaşım işlemleri yapılarak
emteanın asıl gönderilen şirkete limanda teslimine izin verilmesi gerekmektedir. Ancak davaya konu taşımada dava dışı ... firması tarafından düzenlenmiş bir konşimento daha bulunmakla, dava dışı ... firması tarafından düzenlendiği hali ile yükün davalıya teslimine ilişkin ... firması tararfından düzenlenecek yük teslim belgesinin ibrazının, dava dışı Liman işletmesi tarafından davalıdan talep edildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine dosya arasına alınan mahkememizin 2021/ ... D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından dava dışı ... Müdürlüğü ile ... Liman İşletmesi aleyhine yük teslim belgesi aranmaksızın yükün kendilerine teslimi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece düzenlenen 21/05/2021 tarihli ara karar zaptı uyarınca ... AŞ firmasına yükün teslimine muvafakatleri bulunup bulunmadığı hususunda müzekkere yazışmış olup, bu müzekkerenin yazılması nedeni ile davalı tarafından ihtiyati tedbir talebinin geri alındığı görülmüştür.
Dosya arasına alınan mahkememizin 2021/ ... D. İş sayılı dosyasının incelenmesinde ise, davalı tarafından yeniden dava dışı ... Gümrük Müdürlüğü ile ... Liman İşletmesi aleyhine yük teslim belgesi aranmaksızın yükün kendilerine teslimi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece 08/07/2021 tarihli 2021/ ... D. İş- Karar sayılı kararı ile; ... AŞ. Tarafından sunulan; yükün serbest sürede alınmaması nedeniyle tahakkuk eden ve etmeye devam eden demuraj borcu ve diğer lokal masrafların ödenmemesi durumunda hukuku yollara başvurma haklarının mevcut olduğundan bahisle yük ile ilgili borç ödeninceye kadar yük üzerinde hapis haklarını kullanmakta oldukları beyanı uyarınca TTK 1202.maddesi gereğince olası ek masraflara teminat olmak üzere mal bedeli olan 41.573,88 USD'nin %10 una tekabül eden 4.157,39 USD nin (karar tarihindeki TL karşılığı) talep eden tarafça mahkememiz veznesine depo edilmesi halinde ... Gümrük Müdürlüğü’nün 02/04/2021 tarih ... no.lu beyanname ve ... Sıra No. T.C. Çıkış Kontrol Fişi nolu malların talep eden şirkete teslimine karar verildiği bunun sonrasında davalı tarafından teminat tutarının mahkeme veznesine yatırılarak yükün teslim alındığı anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen davaya konu uyuşmazlık ise bu taşımadan kaynaklanan ve yükün taşıyan tarafından belirlenen serbest süre içerisinde teslim alınmamasından kaynaklandığı belirtilen demuraj bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından Danıştay kararı uyarınca, taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim belgesine ya da ordino tevdiine gerek olmadığı belirtilerek demuraj oluşması bakımından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığı savunulmuşsa da; ... Hukuk Dairesi'nin 28/04/2022 tarihli 2022/ ... Esas ve 2022/ ... Karar numaralı ilamında açıkça ifade edildiği hali ile; depolama alanı işletmecisinin, taşımaya konu malın ithalatçıya veya diğer yük alıcılarına teslimi konusunda sözleşmesel bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin ordino veya teslim talimatı isteme zorunluluğu kaldırılmıştır. Gümrük idarelerinin görevleri, emtianın gümrükle ilgili pozisyonu, tarifesi, ithalinin serbest olup olmadığı ve gümrük vergisini ödenip ödenmediği gibi gümrükleme işlemleri ile ilgilidir. Antrepo hizmetlerinin ifası ise liman idareleri veya özel kişiler tarafından yürütülür. Gümrük mevzuatı açısından ordino veya taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim formunun aranmayacak olması, yükün alıcıya teslimi bakımından taşıyanın ya da acentesinin onayının aranmayacağı anlamına gelemez. Gümrük mevzuatındaki düzenleme, sadece eşyanın gümrük çıkış işlem ve izinleriyle ilgili olup eşyanın alıcısına teslimiyle ilgili değildir. Taşımaya konu eşyanın, taşıma ilişkisindeki alıcısına teslimi, taşıma hukukunun bu konudaki düzenlemelerine tabidir. Bu kapsamda, yükün teslimini talep eden davalının, Liman İşletmesinin kendisinden yük teslim belgesini talep etmesi üzerine dava dışı ... firmasına başvurduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delili sunulmamış olup, aksine yüktün mahkeme kararı ile teslimine ilişkin ilk talebinden de (mahkememizin 2021/ ... D.İş sayılı dosyası) vazgeçmiş ve davalara konu edilen demurajın oluşmasına ve artmasına sebebiyet vermiştir.
Danıştay kararı uyarınca, taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim belgesine ya da ordino tevdiine gerek olmadığı belirtilmişse de; iddiaya konu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2016/ ... E- 2018/ ... K sayılı, 17.12.2018 tarihli kararının incelenmesinde: Temyiz incelemesine konu kararın Danıştay ... Dairesince verildiği, Davacının ... ...Ltd. Şirketi (davamızın davalısı), davalının ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olduğu, davanın konusunun ise deniz yoluyla ithal edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak hususların belirlenmesine ilişkin Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticaret Genel Müdürlüğü'nün 17.05.2011 tarihli, 14765 sayılı genel yazının iptali talebi olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu idari işlem içeriğinde ise; "Denizyoluyla İthal Edilen Malların Teslimi" başlıklı olduğu, bu işlemde, taşıtanın (ithalatçı firma veya konşimentoya göre malın alıcısı) yükleyici tarafından gönderilen orijinal konşimentoyu ciro ederek taşımayı gerçekleştiren taşıyan, taşıyan temsilcisi acente veya taşıma işleri komisyoncusuna ibraz edeceği, taşıyanın (taşıyan temsilcisi acente veya taşıma işleri komisyoncusu) alıcının ibraz ettiği cirolu konşimento karşılığında yük teslim talimat formunu tanzim ederek alıcıya vereceği, taşıtanın, yükün gümrük vergilerini ödeyerek gümrükle ilişiği kesmesi sonrası yük teslim talimat formunu geçici depo veya antrepo işleticilerine ibraz edeceği, depo veya antrepo işleticilerinin yük teslimat formunun ibrazı karşılığında yükü alıcısına teslim edeceği yönünden düzenleme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay 10. Dairesinde görüldüğü, anılan Dairenin 2011/9380 E- 2015/4632 K sayılı, 27.10.2015 tarihli kararıyla davanın (iptal talebinin) reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, işleme konu idari düzenlemeyi yapma yetkisinin Deniz Ticareti Genel Müdürlüğüne ait olmadığı, bu alanda düzenleyici idari işlem yapma yetkisinin, yürürlükteki mevzuat uyarınca Gümrük Müsteşarlığına ait olduğu, dolayısıyla dava konusu idari işlemin yetki yönünden iptali gerektiği gerekçesiyle, danıştay 10. Dairesinin anılan kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, Danıştay kararında, deniz yoluyla taşınan ithalata konu malın yük alıcına teslimi için taşıyan veya onun adına acentesinin düzenlediği yük teslim formunun düzenlenmesi ve ibrazı gerektiğine ilişkin idari işlemin, meri mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle değil, bu düzenlemeyi yapan idari birimin yetkisiz olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, bu idari işlem hiç yapılmamış olsaydı teslim konusunda hangi mevzuat uygulanacak idiyse, teslim konusunda o koşulların aranması gerekir. Bununla birlikte yine anılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi ilamında; davamızın da davalısı olan şirketin, "mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine, Yüksek Mahkemenin 2015/ ... Başvuru numaralı, 27.06.2018 tarihli kararında, davacının ithal ettiği malların teslimi için taşıyan ya da acentesi tarafından düzenlenen "yük teslimat formu" ibrazı şartının aranmasının davacının mülkiyet haklarını ihlal etmediğine hükmedilmiştir. Karar gerekçesinde, geçici depolama alanını işleten liman işletmesinin, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadı uyarınca taşıyanın ifa yardımcısı konumunda olduğuna vurgu yapılmış ve ayrıca; liman işletmesinin emtiayı, taşıyandan aldığı talimat doğrultusunda kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edeceği, diğer bir deyişle, liman işletmesinin sıkı belge kontrolünde bulunuyor olmasının, taşıyanın teslime yönelik rızasını tevsik eder mahiyetteki belgelerin ibrazının aranmasının ve uluslararası deniz taşımacılığı mevzuatının bu noktada esnek olmayan hükümler içermesinin, deniz ticaretinin belirli bir güvenlik seviyesinde seyri için elzem olduğu hususunda genel geçer bir yaklaşım olması nedeniyle davacı bakımından hak aramayı zorlaştırıcı düzenlemeler olmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca, malın teslim alınabilmesi için taşıyanın ya da acentesinin düzenlediği yük teslim formu ya da ordino aranmasının deniz ticaretinin güvenliği için gerekli hususlar olup, bu durumun davacının mülkiyet haklarını ihlal etmeyeceği" belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, deniz yoluyla taşınan emtianın yük alıcısına teslimi, deniz ticaretinin genel hükümlerine tabidir. Bakanlığın düzenlediği bir idari işlemin, idari yargı mercilerince yetki yönünden iptaline karar verilmiş olması, bu konudaki deniz ticaretinin genel hükümlerinin uygulanmasına engel olmayacağı üst yargı makamlarınca açıklığa kavuşturulmuştur. Buna göre davaya konu demurajın oluşması bakımından sorumluluğun esasen, yükün teslimi için liman tarafından talep edilen belgenin düzenlenmesi bakımından dava dışı taşıyan ... firmasına başvurmayan ve mahkeme eliyle iyükün teslimine ilişkin talebinden vazgeçerek demuraj işleyen sürenin uzamasına sebebiyet veren davalıya ait olduğu, davacının bu kapsamda yapmış olduğu bilirkişi raporları ile sabit olun demuraj ödemesi bakımından davalıdan talepte bulunabileceği mahkemece kabul edilmiştir.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir. Bu kapsamda dosyada bulunan konşimento kayıtları ile dava dışı ... firması tarafından davalıya gönderilen varış ihbarı incelendiğinde, davaya konu ... numaralı konteynerin 01/04/2021 tarihinde boşaltma limanı olan ... Limanı'na ulaşacağının bildirildiği ve bununla birlikte demuraj tarifesinin da davalıya iletildiği görülmüştür. Bununla birlikte dosyada bulunan kayıtlar uyarınca davaya konu konteynerin 01/04/2021 tarihinde limanı ulaştığı, 18/04/2021 tarihinde demuraj tarifesi uyarınca serbest sürenin sona erdiği, konteynerin ise nihai olarak 16/07/2021 tarihinde taşıyana iade edildiği ve buna göre toplamda 89 gün demuraj hesap edildiği ve dava dışı ... firması tarafından davacı adına toplamda 8.900 USD demuraj faturası düzenlendiği ancak fiili taşıyan dava dışı ... firması demuraj tarifesine göre 18 gün serbest süre sonrasında günlük 70 USD demuraj bedelinin tahakkuk edeceği görülmüştür. Açıklandığı hali ile konteyner demurajı talep edebilecek kişi fiili taşıyan olmakla, davaya konu uyuşmazlıkta dava dışı ... firması taşıma işini fiilen yerine getimiş olup, ... firması tarafından dava dışı ... adına düzenlenen demuraj fatura bedelinin 6.230,00 USD olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olup, davalıdan ancak bu bedelin talep edilebileceği mahkemece kabul edilmiştir.
Asıl davaya konu demuraj talebinin 37 günlük demuraja ilişkin birleşen davaya konu talebin ise 52 günlük demuraja ilişkin olduğu anlaşılmakla, yukarıda açıklandığı hali ile, dava dışı fiili taşıyan ... firmasının tarifesine göre, asıl dava bakımından 37x70,00 USD = 2.590,00 USD ve birleşen dava bakımından 52x70,00 USD= 3.640,00 USD için davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile 2.590,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair talebin REDDİNE,
2-Birleşen Mahkememizin 2022/ ... Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile 3.640,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair talebin REDDİNE,
3-Asıl davada, karar harcı olan 3.159,82.TL'den peşin alınan 1.220,71.TL'nin mahsubu ile bakiye 1.939,11.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
4-Birleşen davada, karar harcı olan 4.632,31.TL'den peşin alınan 1.654,40.TL'nin mahsubu ile bakiye 2.977,91.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
5-Asıl davada, davacının peşin olarak yatırdığı 1.220,71.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Birleşen davada, davacının peşin olarak yatırdığı 1.220,71.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Asıl ve birleşen davada davacı yargı gider toplamı olan 6.560,90.TL'nin ( asıl davada 80,70.TL ve birleşen davada 80,70.TL başvurma harcı, 399,50.TL posta gideri ve 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 4.592,62.TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına
8-Asıl davada, davacı için takdir edilen 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
9-Asıl davada, davalı vekili için takdir edilen 19.824,49TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
10-Birleşen davada, davacı için takdir edilen 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
11-Birleşen davada davalı vekili için takdir edilen 29.062,80.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
12-Asıl davada, tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.091,84-TL sinin davalıdan, 468,16-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
13-Birleşen davada, tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.091,84-TL sinin davalıdan, 468,16-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
14-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE. Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır