T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2022/318 Esas
KARAR NO: 2023/317
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/07/2022
KARAR TARİHİ: 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından ... ve ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçeleri ile sigortalanan A.Ş.'ye ait emtiaların, Türkiye'den Yeni Zelanda'ya nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, Söz konusu emtiaların, 11.04.2021 tarih, ... ve ... nolu konşimentolar tahtında, ... ... Gemisi ile taşındığı sefer esnasında hasara uğradığını, söz konusu hasarların varış limanında kayıt altına alındığını, taşıma sürecinde ve sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan davalı taşıyıcıların sorumlu olduğunu, Fatura ve yapılan tespitler gereğince, ... nolu konşimento tahtında yapılan taşıma sırasında oluşan hasar için 1.003,23 EUR, ... nolu konşimento tahtında yapılan taşıma sırasında oluşan hasar için ise 801,01 EUR sigortalı zararın müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilin, TTK ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, Yukarıda kısaca açıklamış olduğumuz ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle 1.804,24 EUR rücuen tazminat alacağının, sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AS / İzafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı delilleri arasında yer alan her iki mal faturasında, sigorta ekspertiz raporlarında ve gümrük ihracat beyannamelerinde satıcı konumunda olan sigortalı ile dava dışı yük alıcısı arasındaki her iki alım satım akdine konu teslim şeklinin Denizaşırı Satış Sözleşmelerinden CIF teslim şekli olduğunu, C grubu teslim şekillerinden biri olan CIF teslim şeklinde satışa konu yüklerin yükleme limanında geminin küpeştesi geçtiği andan itibaren yükte meydana gelecek her türlü hasar ve ziya yükün alıcısına geçtiğini, dolayısıyla CIF teslim şeklinde satıcının kendi lehine sigorta yaptırmakta hukuki bir yararı bulunmadığını, yükteki risk yükleme limanına yükün gemiye yüklenmesi ile alıcıya geçtiğinden, eğer taşımadan kaynaklı bir hasar varsa böyle bir hasar sebebiyle zarara kendi lehine sigorta uğrayacak olan tarafın alıcı olduğunu, zira CIF teslim şeklinde taşımanın tüm risklerinin alıcı üzerinde olduğunu, Davacı sigorta şirketinin halefiyeti emtia nakliyat sigorta poliçesine dayandırdığını, emtia nakliyat sigortalarının nakliye esnasında meydana gelen rizikolar karşısında poliçe şartları dâhilinde zarar gören lehtarın zararlarını giderdiğini, CIF teslim şeklinde yükün yükleme limanında geminin kapasitesini geçmesi ile yükün alıcıya tesliminin gerçekleştiğinin kabul edildiğini, ve denizyolu taşımasının riskinin alıcı üzerinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle iddia edilen hasar denizyolu taşıması esnasında meydana gelmiş ise böyle bir hasar sebebiyle zarar uğrayanın sigortalı olmadığı, dava dışı yük alıcısı olduğunu, bu itibarla CIF teslim şeklinde sigortalı satıcının kendi lehine yapmış olduğu sigorta geçersiz olduğundan davacı sigortacının sigortalısına bir ödeme yapmaması gerektiğini buna rağmen eğer davacı sigorta şirketi sigortalısına ödemeler yapmış ise, bu ödemelerin Ex-Gratia (kuvertür dışı ödeme) olarak adlandırılacağını ki Ex-Gratia ödemelerde rücunun mümkün olmadığını, Davaya konu alım-satım akitine konu ödeme şeklinin "Vadeli Akreditif" olduğunu, Akreditifin dava dışı alıcının talimatıyla bir bankanın (amir banka) belli bir tutar ile akreditifte öngörülen şartlara uygun belgelerin ibrazı karşılığında fiilen eşyanın teslimi gerçekleşmemiş olsa bile satıcıya ödeme yapacağını taahhüt etmesi olduğunu, dolayısıyla dava konusu taşımalara ilişkin ... ve ... numaralı konşimentoların düzenleme tarihi olan 12.04.2021 tarihinden 150 gün sonra sigortalı, kararlaştırılan evrakların bankaya ibraz edilmesi ile makina bedelini tam ve eksiksiz olarak banka garantisine istinaden tahsil ettiğini, buna göre eğer sigortalı yan mal ve bedellerini tam ve eksiksiz olarak tahsil etmiş ise mamelekinde bir eksilme bulunmayacağından ayrıca sigorta şirketinden böyle bir hasar iddiası nedeniyle tazminat talep etme hakkı da bulunmadığından davacı sigorta şirketinin de aktif dava ehliyeti bulunmadığını, Ekspertiz raporuna göre hasarlandığı iddia edilen ekskavatör makinesinin kendi paletleri üzerinde flat rack (tavanı ve yan panelleri olmayan) konteyner üzerine yüklendiği ve üzeri branda ile kapatılarak ambalajlandığı ancak ne var ki hasar iddiası ekskavatör makinesinin branda ile örtülen üst ve dış kısımlarında meydana geldiğinin ifade edildiği, oysaki sigorta poliçesinin 5.sayfalarında "Kapalı Kasa Taşıma Klozu" ve "Ambalaj Notu" bölümlerinde, taşımaların kapalı kasa kamyon veya tenteli kamyon ile yapılmasının teminatın geçerliliği için şart olduğunu, tenteli treyler/kamyon ile yapılan taşımalarda branda ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan tüm hasarların teminat harici olduğunun ifade edildiğini, bu durumda davacının sunmuş olduğu sigorta poliçesinin branda ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklı hasarları teminat altına almadığını, Dava konusu taşımalara ilişkin ... ve ... numaralı konşimento üzerinde "Yükleten tarafından yüklendi, iç istifi yapıldı, tartıldı ve sayıldı" kaydının bulunduğunu, bu kayda havi konşimentolu taşımalarda emtiaların konteyner içine yüklenmesi, konteyner içinin istiflenmesi ve konteyner içine yüklenen emtiaların sayılmasının yükleten sıfatına haiz sigortalının sorumluluğunda olduğunu, İddia edilen hasarın nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde ve kimin sorumluluğu altında meydana geldiğinin belli olmadığını, TTK 1185 gereğince taşıyana sürecinde hasar ihbarı yapılmadığını, buna göre yükün konşimentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edileceğini19.08.2021 tarihinden başlamak üzere taşıyana yapılmış hasa ihbarı bulunmadığını, Açıklanan nedenlerle davacını sigortalısına halef olamaması, davacının sigorta ettiren adına hareket edemeyecek olması ve halefiyet okluğu nedeniyle davanın ehliyet yokluğundan reddine, her hâlükârda haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili 12.12.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin uzun süredir ticari faaliyetlerini sürdürdüğü ... Mah. ... Cad. N: ...adresinde bulunamayarak tebligat yapılamamasının abesle iştigal olduğunu, müvekkile usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, davada yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Davacı, ... CIF teslim şekliyle satılmış olan emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte tüm zarar ve menfaatlerin alıcı/gönderilene geçmiş olmasına rağmen zarara ilişkin ödemeyi yükleten sigorta ettiren ...'e yaptığını, davacı sigorta şirketinin hasar ödemesini yüke dair menfaati olmayan bir tarafa yaptığını, halefiyet şartlarının hiçbir surette gerçekleşmediğini, davacının bu bedeli müvekkile rücu edemeyeceğini, davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, Emtia satışının CIF satış şekli ile yapılması nedeniyle sigorta alıcı lehine yapılmış olup emtiaya ilişkin zarar ve menfaatlerin alıcıya ait olduğunu, davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödeme ex gratia ödeme olup halefiyet şartları gerçekleşmediğini, hasarın müvekkile atfedilebilecek bir kusurdan ileri gelmediğini, ambalajlama, lashing hizmetinin 2 numaralı davalının talimatıyla anlaşmalı firmaları tarafından sağlandığını, taşımanın flat rack konteynerle yapılması nedeniyle her halükarda davalı taşıyanın ambalaj, istifleme ve lashingten kaynaklı hasarlardan sorumluluğunun devam ettiğini, rücu şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekse de rücu şartlarının gerçekleştiğinin kabulü halinde dahi davacı sigorta şirketinin müvekkile rücu imkanı bulunmadığını, zira iddia edilen hasarda müvekkile atfedilebilecek bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, bu durumda rücu muhatabının fiili taşımayı gerçekleştiren 2 numaralı davalı olduğunu, Emtianın flat rack konteyner üzerinde taşınması talimatı sigortalı ... şirketinden geldiğini, 2 numaralı davalı ...'in cevap dilekçesinde taşıyan olarak sorumluluktan kurtulmak maksadıyla hasarın bir ambalaj, istif ve lashing kusurundan/eksikliğinden ötürü meydana geldiğini ileri sürdüğünü, ... ambalajlama yükleme, istifleme ve lashing hizmetinin navlun faturasında müvekkil tarafından sigortalı ...e fatura edilmesinden ötürü bu işlemlerin müvekkil tarafından yerine getirildiğini iddia ettiğini fakat bu iddianın gerçeklikten uzak olduğunu, zira müvekkilin bu taşımalar bakımından freight forwarder sıfatıyla hareket ettiğini ve navlun faturasında müşterisinin talepleri üzerine iç nakliye, ambalajlama, lashing gibi hizmetleri de müşterisine fatura ederek sonrasında üçüncü partilerle bu organizasyonu sağlamadığını, Tekrar vurgulamak gerekir ki ekspertiz raporunda iddia edilen hasarın ambalajlama, istifleme, lashing sorunundan kaynaklandığına ilişkin hiçbir bilgi olmadığını, hasarın nakliye esnasında taşıyanın kusuruyla meydana geldiği sonucu ağır basmakta olduğunu, her halükarda müvekkile atfedilebilecek bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, müvekkilin davacının sigortalısı ... şirketine freight forwarder olarak organizasyon hizmeti sunduğu ve bu hizmetin sınırlarının dışında kalan alanlarda sorumluluğunun söz konusu olmadığını, 2 numaralı davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde de müvekkilin freight forwarder olduğu ikrar edildiğini, Davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak müvekkile süresi içinde yapılmış bir hasar bildirimi ve taşıyana TTK m.1185 gereğince süresinde yapılmış bir hasar bildirimi olmadığını ve her iki tarafın da katıldığı bir tespit/sörvey bulunmadığını, Sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeye dayanak gösterdiği ve dosyaya sunulan ekspertiz incelemesinin yerinde yapılmadığını, hasarın üstünden 1 aylık bir süre geçtikten sonra belgeler üzerinde yapılan bir ekspertiz incelemesi söz konusu olduğunu, sigorta şirketine hasara ilişkin bildirimin 24.09.2021 tarihinde yapılığını, ekspertiz raporunun 21.12.2021 tarihinde hazırlandığını, hasarlı olduğu iddia edilen emtia Yeni Zelanda'da olduğu Ekspertiz raporunun belge üzerinden Türkiye'de masa başında hazırlandığını, bunun sonucunda da hasara ve hasarın ne şekilde ve ne aşamada gerçekleştiğine ilişkin kesin bir tespit yapılamamış ve raporda 2 numaralı davalının da cevap dilekçesinde belirttiği üzere varsayımda bulunulduğunu, bu ekspertiz raporu esas alınarak bir hasar tespiti ve sorumluluk tespiti yapılması ve müvekkilden bu bedeli ödemesinin beklenmesi kabul edilemez olduğunu, Hasar bildiriminin süresi içinde yapılmadığını, sigorta şirketine yapılan bildirime kadar geçen 1 aylık süre içinde emtianın durumunun belirsiz olduğunu emtia hasarının yerinde ekspertiz raporuyla tespit edilmediğini ayrıca emtia hasarının dava dışı alıcı tarafından onarıldığını sigorta şirketinin yaptığı ödemenin dayanağının ne olduğunu, sigorta şirketinin bu hususların her birini ispat etme yükümlülüğü altında olduğunu, Yetki itirazının mevcut olması nedeniyle ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddini, davacı sigorta firmasının rücu hakkı bulunmaması sebebiyle davanın reddini, Sayın mahkeme tarafından işin esasına girilmesi halinde yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle haksız davanın reddini, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava dışı sigortalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve Mahkememizce resen seçilen ... tarafından tanzim edilen 08/02/2023 tarihli raporda; Sigortalı firmanın taşımaya konu edilen ihracat bedelinin tamamını 08.09.2021 tarihinde tahsil ettiği, Dava dışı alıcı (ithalatçı) tarafından sigortalı firmaya 05.10.2021 tarihinde 801,01 Euro, 03.12.2021 tarihinde 1.003,23 Euro olmak üzere toplam tutarı 1.804,24 Euro olan fatura düzenlendiği, İlgili bedelin davacı tarafından sigortalı firmaya 21.01.2022 tarihinde ödendiği, Sigortalı firmanın alıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturaları 03.02.2022 tarihinde defter kayıtlarına alarak alacak kaydettiği, 10.02.2022 tarihinde dava dışı alıcı firmaya 1.804,24 Euro'nun ödendiğine ilişkin tespitlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 31/05/2023 tarihli raporda; Davalıların pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, ancak davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı, Sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu ve geçersiz bir sözleşme uyarınca sigorta tazminatının ödendiği, Hasara ilişkin ihbarın zamanında yapılmamış olması itibariyle ispat yükünün taşıyan lehine yer değiştirdiği, Zararın taşıyanın sorumlu olduğu sürede meydana geldiğinin ispat edilememesi itibariyle zarardan davalıların sorumlu olmadığı, Sayın Mahkeme'nin zarardan davalının/davalıların sorumlu olduğuna yönelik kanaate varması halinde, tazmini gereken zararın 1.804,24 EUR olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Esasa geçmeden önce hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirmede ; TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden emtiadaki hasarın 19.08.2021 tarihinde meydana geldiği, davacının ise 26.07.2022 tarihinde icra takibine giriştiği görülmekle davanın TTK 1188 gereğince hak düşürücü içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının sigortalısı Ankara'da yerleşik ... A.Ş. nin Yeni Zelanda, ...'da bulunan ... firmasına CİF teslim şekliyle 2 adet paletli ekskavatör sattığı, paletli ekskavatörler Ankara'dan Kocaeli'ne karayolu ile ve Kocaeli'nden Yeni Zelanda, Auckland limanına ... ... gemisi ile ... ve ... numaralı 2 ayrı konişmento tahtında nakledildiği, taşımaya konu 2 ekskavatörün taşıma sırasında hasarlandığı anlaşılmıştır.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Somut olayda taşımaya konu ... konişmento tahtında 1 adet ... numaralı 40 fr konteyner içinde taşınan emtianın 31.03.2021 tarihinde ... poliçe numaralı ... abonman poliçesi ile 06.04.2020 ve 06.04.2021 tarihleri arasında sigortalandığı, hasarın ise 19.08.2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla hasarın koruma süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmış, taşımaya konu diğer ekskavatörün ... konişmento tahtında 1 adet ... numaralı 40 fr konteyner içinde taşınan emtianın 31.03.2021 tarihinde ... poliçe numaralı ... abonman poliçesi ile 06.04.2020 ve 06.04.2021 tarihleri arasında sigortalandığı, hasarın ise 19.08.2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla hasarın koruma süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmış buna göre geçerli bir sigorta sözleşmesi mevcut olup satış şeklinin CFR olduğu buna göre alıcı malları satıcının deposunda satın aldığı andan itibaren her türlü hasarın alıcıya geçtiği, emtiayı sigorta ettiren ise satıcı ise de satıcı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi ile toplam bedeli 1.804,24 EURO olan faturalar 03.02.2022 tarihinde defter kayıtlarına alınarak, 10.02.2022 tarihinde toplam fatura bedelinin dava dışı alıcıya ödendiği tespit edildiğinden sigortalının iş bu davada sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu, sigortacının da hasarlanma bedelini 21.01.2022 tarihinde 1003,23 Euro ve 801 euroyu sigortalıya ödediği anlaşılmakla davacının TTK 1472 uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı sigortalı adına 03.04.2021 tarihli navlun faturası düzenlediğinden bu davalının akdi taşıyan olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı akdi taşıyan üstlendiği taşımanın gerçekleştirilmesini ... A.Ş ye devrettiği, ... A.Ş nin konişmento düzenlemesi sebebiyle fiili taşıyan olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Konişmentonun üzerinde bulunan "Shipper's Load, Stow, Weight and Count" klozundan, taşıması yapılan 2 adet iş makinesi emteasının 2x40' flat rack konteyner üzerine yüklenmesi, istifi, lashingi (sabitlenmesi) ve brandalanması işlemlerinin bizzat yükleten ... şirketi tarafından gerçekleştirildiği, dosyaya sunulu yükleme sonrası yükleyicinin fabrikasında çekilen resimlerden dava konusu Ekskavatör Cinsi İş Makinalarının üzerlerinin, yükleme ve lashing sonrasında komple branda ile kaplandığı, ... no.lu konteynerin takip sisteminden emtianın 31.03.2021 tarihinde yüklendiği ve sabitleme işlemi (lashing) yapıldıktan sonra emteanın üzeri komple branda ile kaplandıktan sonra ... ... isimli gemiye yükleneceği 11.04.2021 tarihine kadar Yarımca ... liman sahasında 11 gün beklediği, daha sonra farklı aktarma limanlarında farklı gemilere aktarılmak suretiyle nihayetinde 19.08.2021 tarihinde varış yeri olan Yeni Zelanda'nın Auckland limanına indirildiği, burada da 4 gün bekledikten sonra 23.08.2021 tarihinde (ilk gemiye yüklendikten yaklaşık 4,5 ay sonra) alıcısına teslim edildiğinin anlaşıldığı, Yeni Zelanda'da yerleşik ve alıcı adına hareket eden ... isimli lojistik/gümrükleme firması tarafından düzenlenen 06.09.2021 tarihli tutanakta ... no.lu flat rack konteynerin brandası açıldığında HMK230 model ekskavatörün hasarlı olduğunun belirtildiği, ekspertiz raporundan alıcı adına hareket eden ... isimli lojistik/gümrükleme firmasının Auckland limanında ekskavatörün boşaltımına nezaret ettiğinin belirtildiği, ekspertiz raporunda; limanlarda yapılan boşaltım ve yükleme işlemleri sırasında ekskavatörün hasarlanmış olabileceğinin belirtildiği, ekskavatörün makinenin operatör kabinin ön kısmındaki korkuluk ve tırabzanda çarpma sonucu oluşmuş olması muhtemel bir eziğin bulunduğunun belirtildiği, ... konişmento tahtında 1 adet ... numaralı 40 fr konteyner içinde taşınan ekskavatörün de 31.03.2021 tarihinde yüklendiği ve sabitleme işlemi (lashing) yapıldıktan sonra emteanın üzeri komple branda ile kaplandıktan sonra ... ... isimli gemiye yükleneceği 11.04.2021 tarihine kadar Yarımca ... liman sahasında 11 gün beklediği, daha sonra farklı aktarma limanlarında farklı gemilere aktarılmak suretiyle nihayetinde 19.08.2021 tarihinde varış yeri olan Yeni Zelanda'nın Auckland limanına indirildiği, ihbar tutanağından burada da 4 gün bekledikten sonra 23.08.2021 tarihinde (ilk gemiye yüklendikten yaklaşık 4,5 ay sonra) alıcısına teslim edildiğinin anlaşıldığı, 24.09.2021 tarihli tutanakta ... numaralı konteyner içinde bulunan ekskavatörün hasarlı olduğunun bildirildiği, ekspertiz raporunda ekskavatörün arka kısmında ezik olduğunun belirtildiği, hasarın limanlarda yükleme indirme işlemleri sırasında oluşmuş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun belirtildiği anlaşılmış, dava konusu her iki ekskavatördeki fiziki hasarların, 23.08.2021 tarihinde Auckland limanında alıcı adına hareket eden lojistik/gümrükleme firması tarafından tespit edildiği fakat taşıyanın da bir temsilcisi olacak şekilde bir tutanak tanzim edilmediği ve hasar tespiti için TTK m.1184/1 anlamında bu husus için yetkili uzmanların çağrılmadığının görüldüğü, ekspertiz raporlarında her ne kadar limanlarda indirme bindirme işlemleri sırasında hasarlanmaların meydana gelmiş olabileceği belirtilmesine karşın uygulamada konteyner, tahliye limanında gemiden indirildikten sonra liman görevlilerince kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "EIR Equipment Interchange Report" olarak tanımlanan "Konteyner Hasar Raporuna" işlendiği, somut olayımızda böyle bir hasar tutanağının bulunmadığı, dosyaya sunulu konişmentolar üzerinde SLSC kaydının yer aldığının bulunduğu, buna göre konişmentoya dercedilen "Shipper's Load, Count and Seal" kaydından, taşıma konusu malların konteynere yüklenmesi, istifi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin yükleten yani satıcı tarafından yapılmış olduğunun anlaşıldığı, emtiaların gemiye yüklenmesi sırasında kaptan tarafından tutulan hasar kaydının bulunmadığı böylelikle emtiaların gemiye hasarsız olarak yüklendiği kabul edilmiş, emtiaların ekspertiz raporunda ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere limanlarda aktarma sırasında elleçlemeler sebebiyle hasar gördüğü kuvvetle muhtemel olmasına karşın emtiaların deniz yolu ile taşıma sırasında hasarlandığının kesin net bir şekilde tespit edilemediği zira emtianın Auckland limanında tahliyesi sırasında tutulmuş hasar tutanağının bulunmadığı, alıcının gümrük müşavirliği tarafından tutanak tutulmuş ise de bu tutanağın emtianın gemiden tahliyesi sırasında tutulmadığı ve taşıyıcı firma ya da resmi görevlilerin imzasının bulunmadığından emtiaların taşımanın hangi safhasında hasarlandığı tam tespit edilememiştir.
TTK.m. 1185/1 " Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." esasını getirmiştir. İhbarın hiç veya süresinde yapılmaması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuç 1185/4' de " Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Dosya içeriğinde yer alan belgelerden, konteynerlerin 19.08.2021 tarihinde gemiden tahliye edildiği ve alıcıya teslim edildiği 23.08.2021 tarihine kadar limanda bekletildiği, ihbarın ise 06.09.2021 ve 24.09.2021 tarihlerinde yapıldığı görülmektedir. Buna göre, ihbar TTK.m.1185 hükmünde öngörülen sürenin geçmesinden sonra yapılmıştır. Diğer bir anlatımla, geç ihbarın hukuki sonuçlarının ortaya çıkmasını gerektiren bir hal ortaya çıkmıştır. Yukarıda da işaret edildiği gibi, geç ihbar halinde taşıyan lehine ; taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği karineleri doğmaktadır. Gerçekten TTK.m.1185/4 uyarınca geç yapılan bildirim sebebiyle, taşıyan lehine karineler doğmuştur. Dosya içeriğinden hasarın denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, tahliye limanındaki liman ve gümrük yetkilileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tespit tutanağına rastlanmadığı buna karşılık maddi vakıa, her 2 ekskavatörün operatör kabin kısımlarında ezilmek suretiyle hasarlanmış olduğu, ancak ne şekilde ezildiği ve bunun taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği belli olmadığından mahkememizce taşıyanlar lehine olan karinelerin davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılarak davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 562,41.TL den karar harcı olan 269,80.TL nin mahsubu ile fazla alınan 292,61.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır