T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/346 Esas
KARAR NO :2025/91
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/08/2022
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta AŞ, sigortacılık işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı ... ... ... ve ... ... ve ... End. A.Ş.'ye ait boru emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi, Deniz Yük Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, çelik boru emtiasının ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Almanya'ya taşınmak üzere ... gemisine hasarsız ve eksiksiz bir şekilde yüklendiğini, dava konusu emtianın sigortalı firmanın tesisindeki tahliye işlemleri sırasında emtiaların ıslak olduğu görüldüğünü, hasarın fark edilmesi akabinde ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde ... numaralı konteynerin kapakları açıldığında bu konteynerin içindeki çelik boruların ıslak ve paslı olduğu görüldüğünü, konteynerin tavanındaki delikten gümüş nitrat testinin pozitif çıkması sonucunda taşıma boyunca konteynerin içine deniz suyu girmesi neticesinde ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, sigortalı şirket tarafından hasarlı emtiaya ilişkin davalıya emtiaların ıslak hasarlı olarak teslim alındığı hususunda bildirimde bulunulduğunu, ürünlerin kendilerince kabul edilmediğinin belirtildiğini, davalının konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada TTK madde 1191 gereğince fiili taşıyan olarak hareket ettiğini, davalının 23.12.2020 tarihli navlun faturasını bizzat kendi adına düzenlendiğini, navlun ücretini de bizzat tahsil ettiğinden TTK madde 1138 ve Yargıtay İçtihatları gereğince somut olaya konu taşımada aynı zamanda akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, dava dışı sigortalının uğradığı zararın müvekkilince tazmin edildiğini, 6102 sayılı TTK 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, TBK madde 183 gereğince de sigortalının haklarına halef olunarak akdi halef sıfatı haiz olunduğunu, borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı/borçlu tarafından yapılmış olan itiraz nedeniyle alacağın sürüncemede bırakıldığını belirtilerek .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sigortalının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığını, mal faturasına göre sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz tahsil ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan 23/08/2021 tarihli ödeme dekontuna göre davacı ... tarafından sigortalı olmayan dava dışı ... firmasına ödeme yapıldığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi bacağında meydana geldiğinin belli olmadığını, taşımaya ilişkin konşimentoda bulunan "shippers load, stow, weight and count" kaydına göre taşıyanın konteyner içindeki yüklerin halini, vaziyetini ve durumunu bilmediğini, TTK. Madde 1185 gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, buna göre yükün konşimentoda yazıldığı şekilde taşındığının kabul edildiğini, hasar hesabının hatalı yapıldığını, CIF satış birimi üzerinden hasar hesabının yapılmasının mümkün olmadığını, hasar miktarına ayrıca %10 oranında bir ilave bedelin eklenmesinin ve bu bedelin rücu edilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili ... Denizcilik Anonim Şirketi'nin taşıyan ...'nin Türkiye genel acentesi olduğunu, izafeten dava edilmiş olmakla hükmün müvekkili hakkında uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek sigortalının mal bedelini tahsil etmiş olduğundan davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, sigorta poliçesinin geçersizliği nedeniyle davanın ex-gratia yönünden reddine, her halükarda davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında talimat aracılığı ile alınan 01/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... End. A.Ş.'nin ticari defter kayıtlarının ... ... ile ilişkisini gösterir bilgisayar ortamında tarafına iletilen 2020-2021 yılı muavin hesap hareketleri dava dışı firma yönünden sınırlı inceleme ile rapor tanzim edildiği, dava dışı sigortalı ... End. A.Ş.'nin ... ... firmasına ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, sigortalının ... ... şirketine ihraç ettiği boru emtiası için ahnlaşılan 20.476,54 USD mal bedelinin tamamını tahsil ettiği, hasarlı çıkan mal tutarında alıcıya ikame mal gönderilmediği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunduğu, geçerli bir sigorta sözleşmesi tahtında ödemede bulunulduğu, tarafların müşterek katılımı ile inceleme yapılmış olması ve hasarın deniz suyu kaynaklı olduğunun tespit edilmiş olduğu, ...-8 nolu konteynerin bir veya birkaç limanda aktarma gördüğü ve konteynerin bu indirme-bindirme-aktarma işlemleri sırasında tavanından darbe almak suretiyle delinmiş olduğu, çelik borulardaki paslanma hasarının, konteynerin tavanının delik olmasından kaynaklandığı, meydana gelen hasardan davalı taşıyan ... (...) şirketinin TTK madde 1178/2 uyarınca sorumlu olduğu, davacının tazminat talep edebileceğine hükmedilmesi halinde 6.773,62 USD hasar tutarının takip tarihi itibariyle talep edilebileceği sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 10/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davalının aktif husumet ehliyetine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde; kök raporda, emtia nakliyat poliçesine göre sigorta ettirenin ... ... ve ... End. A.Ş. ve sigortalı tarafın ... ... ... olarak gösterildiği, sigorta poliçesinden doğan hakların ''...'' e ait olduğu, dosyadaki mali müşavir bilirkişi raporu ile satış bedelinin tamamının alıcı “...” tarafından sigorta ettiren “...”e ödendiği, dolayısıyla sigortalı ...’in emtia üzerinde hukuki menfaati bulunduğu tespit edildiği, kök rapora itiraz üzerine 13.08.2021 tarihli ... tarafından ibraname başlıklı belgenin içeriği sunulan serbest tercümeye göre yeniden incelendiği, ibranameden görüleceği üzere Sigortalı ...: “... Sigorta A.Ş. ile karşılıklı ve sulhen varılan mutabakata istinaden, yukarıda numarası verilen sigorta poliçeleri kapsamındaki rizikolardan kaynaklanan zararlar nedeniyle aşağıda belirtilen tutar tarafımıza tazminat olarak defaten ve nakden ödenmiştir. “ şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyana bağlı kalınarak bilirkişi heyetince kök raporda kanuni halefiyetin doğduğu kabul edilerek, aktif husumet ehliyetinin kabul edildiği, nihai takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, Davalı’nın kök rapora itiraz dilekçesinde belirtildiği gibi, Davacı Şirket tarafından delil listesine ek olarak sunulan ödeme dekontunda, ödemenin dava dışı ... firmasına yapılmış olduğunun görüldüğü, dosya içerisinde Davacı Şirket’in sigortalısının ödemeyi ...’ye yapılması konusunda bir talimatı veya temliki bulunmadığı, tam aksine ibraname de ödemenin kendi hesabına yapılmasına ilişkin talimat verdiği, ibranamenin içeriğinde “sigortalı ...’in alacağı devir ve temlik ettiğinin beyan edilmediği, alacağın temliki hükümlerinin bu ibraname uyarınca uygulanmasının mümkün görülmediği, Davalı’nın bu yöndeki itirazının haklı olduğu, akdi halefiyet doğmadığı, 13.08.2021 tarihli belgenin sadece ibra niteliğinde olduğu, 13.08.2021 tarihli ibranamenin içeriğine göre sigortalı ...’ye ödeme yapılıp yapılmadığının ve içerikte yer alan ödeme talimatına rağmen sigorta şirketinin bu ödemeyi ...’ye yapmasının sebebinin açıklanmaya muhtaç olduğu, ekspertiz incelemesinin Almanya’da yapıldığı, yetkililerin taraflarca atanmış ekspertizler olduğu, emtia üzerindeki ıslanmanın kaynağının yapılan gümüş nitrat testi sonucunda deniz suyundan (tuzlu sudan) kaynaklandığının tespit edildiği, konteyner geri gönderilmiş olduğundan sunulan fotoğraflardan ...-8 nolu konteynerin tavanında baştan 3,50 m geride sağ köşe noktasına yakın 6 cm. uzunluğunda bir yırtılma olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, meydana gelen bu zarardan söz konusu konteyneri tahsis eden ve nakliyesini gerçekleştiren davalı taşıyan ... (...) şirketinin sorumlu olduğu kanaatine heyetin görüşünü değiştirecek yeni bir belge sunulmadığı, yükle ilgilinin malvarlığında zıya ve hasar meydana gelmiş olmasa idi bulunacağı durum ile meydana gelmiş olması sonucu bulunduğu durum arasındaki farktan taşıyan sorumlu olduğu, ihtilaf konusu olayda emtianın “...” teslim şartı ile satıldığı, 23.12.2020 tarihli e-faturada; “Deniz Navlunu“ karşılığı 248,00 EUR olarak belirtildiği, eşyanın değerinin mezkur konşimentoda bildirilmemiş olması nedeniyle fatura bedeli ve hasar tutarına ilişkin ekspertiz raporundaki hesaplamanın esas alındığı, buna göre emtianın yarısının hasara uğradığı, emtia hasar bedelinin 5.995,31 USD olduğu, sigortalının uğradığı toplam zararın 6.773,62 USD olduğu, hesaplamanın sigortalının uğradığı toplam zarara ilişkin olduğu, kısmi hasarda emtianın satış bedeline etki eden navlun ve sigorta oranın hesaplanması ve değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu, bu hesaplamanın bilirkişi heyetinin uzmanlık alanı dışında olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyaya davacı ... tarafından ibraz edilen poliçe 3. kişi lehine düzenlenmiş olup davacı ... hasar bedelini sigortalı ...'e ödeyerek haklarına hale olmuş, sigortalından 13.08.2021 tarihli ibraname ve temlikname alınarak dosyaya ibraz etmiştir. Bu hali ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince ve dosyada bulunan ibraname ve temlikname hükümleri uyarınca halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan konişmento kayıtları ve sunulan taşımaya ilişkin navlun faturasına göre davalı acenta navlun faturası düzenlediği anlaşılmış davalının TTK 921 maddeleri gereğince taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Uyuşmazlığa konu olayda ise ...-8 no'lu konteynerin 18.12.2020 tarihinde ... gemisine yüklenerek Almanya'ya doğru yola çıktığı, yolda aktarma görerek 07.02.2021 tarihinde Almanya'nın Bremerhaven Limanı'na geldiği ve burada gemiden indirildiği, gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra 16.02.2021 tarihinde TIR ile limandan alınarak ... firmasının ... Almanya'daki deposuna getirildiği ve konteyner açıldığında ...-8 numaralı konteyner içerisinde nem olduğunun ve boruların kısmen paslandığının tespit edildiği görülerek emtianın konteynerden tahliye edildikten sonra konteynerin sahibine teslim edildiği, ... firmasının ... Almanya'daki deposunda alıcı adına ...'ten ..., taşıyan ... adına ... ve davacı ... ... adına ... ..., ile birlikte yapılan müşterek ekspertiz çalışması yapıldığı bu minvalde emtia tarafların katılımı ile uzmanlar tarafından incelenmiş ve hasar tespitinin yapılmış olduğu bu hali ile hasarın davalı taşıyana TTK gereği usule uygun olarak ihbar edildiği kabul edilmiştir.
TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla davalının sorumluluğuna gidilebilecektir. Dolayısıyla, emtianın nihai teslim yerine kadar olan aşamada meydana gelen hasardan Davalı, taşıyan sıfatı ile sorumludur. Konteynerler, 18.12.2020 tarihinde hasarsız olarak gemiye yüklenmiştir, aktarma ile 07.02.2021 Bremerhave'ye gelmiş, konteynerler gemiden tahliyesi edilmiştir. Tahliye sırasında alıcı tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya hasar kaydı tutulmamıştır. Konteyner, 16.2.2021 tarihinden Tırlar ile limandan alınarak, ... firmasının Almanyadaki deposuna getirilmiştir ve Hasar ilk defa, 16.02.2021 tarihinde alıcının deposunda tahliye sırasında tespit edilerek, aynı tarihte ihbar edilmiş yapılan eksper incelemesi neticesinde de emtea üzerindeki ıslanmanın kaynağının deniz suyundan (tuzlu sudan) kaynaklandığının tespit edilmiştir. Böylece hasarın davalının sorumluluğunda gerçekleştiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle neticede davanın 6.773,62 USD
kısmen kabulü ile alacak miktarı yargılama neticesinde tespit edilmiş olduğundan İİK 67 maddesi gereğince şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 6.773,62 USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranlarının uygulanmasına,
-Fazlaya dair talebin reddine,
2-Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı olan 8.328,70 TL'den peşin alınan 1.943,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.385,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.943,41 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı yargı gider toplamı olan 19.950,70 TL'nin (80,70 TL başvurma harcı, 370,00 TL posta gideri ve 19.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 18.135,18 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı vekili için takdir edilen 12.192,48 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.418,04-TL sinin davalıdan, 141,96-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır