T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/389 Esas
KARAR NO:2023/510
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/03/2022
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş. ile İsrail'de bulunan ... ... firması arasında satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusu adedi 252,50 m2 olmak üzere toplam 75 adet lamine cam karşılığında 19.883,67 EURO ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme konusu emtianın 26 kap (brüt 12.392,57 kilogram) olarak ambalajlanarak İstanbul ... tesisinden ... numaralı ... konteynere ... olarak yüklendiğini, konteynerin ... Limanı'ndaki ... terminaline taşındığını, 01.02.2021 tarihinde konteyner buradan ... ... adlı konteyner gemisine yüklenerek ... Limanı'na sevk edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporuna göre hasarın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin bir tespit yapılamamakla birlikte konteyner içinde çekilen fotoğraflar ve depocu beyanına göre hasarın söz konusu camın konteynerden ve diğer camlardan daha yüksek olduğu dikkate alındığında, üstten gelen ancak brandada ya da kasada emare bırakmayacak nitelikte bir darbe ya da konteynerin limanlarda yükleme boşaltmalar sırasında olağanın üzerinde kaba elleçlenmesi (zemine, diğer konteynerin üzerine ya da kamyonun üzerine sertçe bırakılması gibi) sonucunda meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... tarafından hasar talep yazısı ile taşıma esnasında parçalanmış olan 1 adet cam için 1.850,88 EURO ve navlun farkı olarak 1.350,00 EURO olmak üzere toplamda 3.200,88 EURO tazminat talep edildiğini, belirtilen navlun farkının hasarlı emtiaya tekabül eden kısmının 178,30 EURO tutarında olduğunu, son tespit edilen 2.029,18 EURO tutarının USD cinsinden 09.02.2021 tarihli T.C. Merkez Bankası kurlarına göre rayiç değeri 2.454,50 USD olarak hesaplanmış olduğunu, bu tutarın sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarının halefi olduğunu, bu doğrultuda ödenen hasar bedeli davalı ... firmasından talep edildiğini, davalı tarafa öncelikle mail yolu ile rücu ihtarı yapıldığı, ardından davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü 2021/ ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve zamanaşımı kesildiğini, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından sigortalısına 03.03.2021 tarihinde yaptığı 2.454,50 USD'nin ödeme günü olan 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı yandan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi nezdinde ... poliçe ile Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş. İle İsrail'de bulunan ... ... firması arasında satış sözleşmesi akdedildiğini belirterek, sözleşme konusu adedi 252,50 m2 olmak üzere toplam 75 adet lamine cam karşılığında 19.883,67 EURO ödenmesinin kararlaştırıldığını belirttiğini, devamla sözleşme konusu emtianın 26 kap (brüt 12.392,57 kg) olarak ambalajlanarak İstanbul ... tesisinden ... numaralı ... olarak yüklenmiş ve konteyner ... Limanı'ndaki ... terminaline taşındığını belirtmiştir.01.02.2021 tarihinde de konteynerin buradan ... adlı konteyner gemisine yüklenerek ... Limanı'na sevk edildiğini belirtiğini, dava dilekçesinde taşımaya ilişkin belgelerin sunularak konteynerin Hayfa Limanı'na tahliyesi sonrasında karayoluyla limana yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki ... firmasının konteyner deposuna taşındığı anlaşılmaktadır denildiğini ve bu firma tarafından düzenlenmiş hasar bildirim yazısının taraflarına iletildiğini belirttiğini, öncelikle müvekkiline yapılan bir bildirim bulunmadığı gibi davacının bu anlamda müvekkili şirketin muhatabı da olmadığını, dava dilekçesinde yer alan belirtmiş oldukları açıklamaların davacı ile kendi sigortalısı arasında gerçekleşen bildirim ve yazışmalar olduğunu, müvekkili şirkete yapılmış bir hasar ihbarı ya da bildirimi bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan 24.02.2021 tarihli ... dosya nolu nakliyat hasar ekspertiz raporu'nda da belirtildiği üzere hasarın nasıl meydana geldiği bilinmediğini, hasarın oluş şekli belli değilken müvekkilinin bu hasardan sorumlu tutulması ve ödenen hasar tutarının rücu edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ... A.Ş. tarafından yasal süresi içerisinde davalı ... A.Ş.'ye yapılan bir hasar ihbarı ve bildirimin de bulunmadığını, ... tarafından meydana gelen hasar direkt olarak sigorta şirketine bildirildiğini ki, bu bildirimin yasal olarak davalının sorumluluğunu gündeme taşıyamayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan mail yazışmalarının ise davacı ile davacının sigortalısı arasında gerçekleşmiş olup, davalıya yapılan bir bildirimin söz konusu olmadığını beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile davacı vekilinin talebi üzerine mahkememize gönderilmiş olup dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 15/11/2023 havale tarihli raporda özetle; davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarı 2.029,18 Euro - dava dışı sigortalı şirket tarafından dava dışı malın alıcısından mahsup edilen tutar 1.850,88 Euro = 178,30 Euro’nun dava dışı malın alıcısının hesabından mahsup/iadesine ilişkin herhangi bir belge ve defter kaydı ibraz edilmediği; davacının aktif; davalının ise pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu; hasarın deniz taşıma sürecinde meydana geldiğinin somut delillerle ortaya konulmadığı; usulüne uygun ve süresinde hasar ihbarının yapılmadığı; Konteyner içerisindeki yükün taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü ispat edilememiş olduğundan davalının meydana gelen hasarda sorumlu olmadığı; mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, bilirkişi heyetinde bulunan teknik bilirkişi tarafından 1.850,88 Euro olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğu belirtilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ... AŞ Tarafından CIF teslim şartı ile ihrac edilen lamine cam emtiasının, Türkiyeden ... ya ... ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... AŞ firmasının konşimentoda gönderen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait 29/07/202 tarihli ödeme dekontuna göre 2.454,50 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... AŞ firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli CIF olmakla dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile, CIF satım şeklinde hasıra katlanma yükümlülüğü, emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmektedir. Bu kapsamda, dava dışı sigortalının hasar bakımından sigortalanabilir menfaati bulunup bulunmadığının tespiti için, dava dışı sigortalı ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu emtia satım bedelinin 1.850,088 USD credit not düzenlenmek sureti ile eksik edildiği anlaşılmakla, mahkemece eksik yapılan tahsilat bakımından davacının sigortalanabilir menfaati bulunduğu, bu hali ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödeme kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince ve dosyada bulunan ibraname ve temlikname hükümleri uyarınca halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentoda taşıyan olarak davalı ... AŞ. firmasının kayıtlı bulunduğu, konşimentonun davalı tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle TTK 1238 maddesi gereğince davalının taşıyan sıfatı ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan 24/02/2021 tarihli ekspertiz raporunda, ... firması tarafından İsrailde mukim ... ... firmasına ... teslim şekli ile satışı yapılan lamine cam emtiasının, dava dışı sigortalının Hadımköyde bulunan tesislerinden ... numaraıl open top konteyneri içerisine ... olarak yüklendiği, konteynerin ... Limanında bulunan ... Terminaline kara yolu ile taşındığı, emtianın gümrük işlemlerinin 29/01/2021 tarihinde tamamlandığı, 01/02/2021 tarihide ... ... isimli gemiye yüklendiği, geminin ... Limanında tahliyesi sonrasında karayolu ile limana yaklaşık 3 km uzaklıktaki ... firmasının konteyner deposuna taşındığı, bu alanda konteynerin tahliyesi aşamasında 09/02/2021 tarihinde 1 adet camın kırık olduğuna dair hasar tutanağının düzenlendiği belirtilmiş; hasarın tam olarak nasıl meydana geldiği hususunun tam olarak tespit edilemediği belirtilmekle birlikte, söz konusu camın konteynerden ve diğer camlardan daha yüksek olduğu dikkate alındığında üstten gelen ancak brandada ya da kasada emare bırakmayacak nitelikte bir darbe ya da konteynerin limanlarda yükleme boşaltmalar sırasında olağanın üzerinde kaba elleçlenmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimento üzerinde " ... " kaydının bulunduğu bilirkişilerce açıklandığı hali ile bu kaydın, dava konusu cam emtiasının kasalaırn içerisine ambalajlanması, yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartımı ve sayımı işlemlerinin bizzat yükleten sigortalı tarafından yapıldığı, konşimentoda kayıtlı olan FCL kaydının konteynerin tamamının dava dışı sigortalı tarafından tek bir alıcıya sevk edilmek üzere yüklendiği, STC kaydından konteyner içeriği emtia hakkında bilgilerin gönderen sigortalı tarafından taşıyana iletildiği ve " ... 70 cm" kaydının ise emtianın konteyner tavanından 70 cm üstten taşmalı olarak yüklendiği anlamına geldiği tespit olunmuştur. Bununla birlikte, davaya konu konşimentoda Alma Yeri ile Nihai Varma Yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile tahliye limanı bilgilerine yer verilmiş olması nedeni ile davalı taşıyanın, emtia bakımından sorumluluğunun yüklemi limanında gemi küpeştesine yüklenme ile tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesi sürecine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu emtia, ilk aşama olarak dava dışı sigortalının Hadımköyde bulunan tesislerinden ... Limanına kara yolu taşıması ile taşınmış, ikinci aşama olarak ... ... isimli gemi ile ...-... Limanları arası deniz yolu ile taşınmış son olarak ise ... Limanından limana 3 km mesafedeki konteyner depo alanına kara yolu ile taşınmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda da açıklandığı hali ile hasarın hangi aşamada meydana geldiği net olarak tespit edilememiştir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporunda hasarın 09/02/2021 tarihinde tespit edildiğine ilişkin hasar tutanağı dışında, emtianın dava dışı alıcıya teslimine ilişkin başkaca bir belge sunulmadığından emtianın dava dışı alıcıya bu tarihte teslim edildiği değerlendirilmiş ancak dava dışı sigırtalı tarafından davalıya hasar ihbarının iletildiğine dair ise dosyaya herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosyada bulunan ekspertiz raporunda ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleştiğine dair kesin bir tespit bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; dosyada bulunan fotoğraflar üzerinden yapılan incelemeye göre, hasarlı camın içinde bulunduğu kasanın diğer kasalardan daha yüksek olduğu, kasanın konteynerin ön sol taraf yan duvarında bulunduğu ve sağ tarafta bulunan diğer kasa ile aralarında yaklaşık 2 metre bir boşluk bulunduğu, bu mesafenin sadece üstten tutturulan 2 adet ahşap payanda ile sabitlenmeşe çalışıldığı tespiti ile hasarın temel nedeninin, emtianın türü de dikkate alınarak sabitleme ve istifin uygun şekilde yapılmamasından kaynaklanan istif hatası olduğu belirtilmekle birlikte, mahkemece de bu tespit benimsenmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından 24/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile, hasarın istif hatasından kaynaklanması ihtimalinde dahi davalının gözetim görevi gereğince sorumlu olduğu belirtilmişse de; davalının kapalı teslim aldığı konşimento kayıtlarına göre sabit olan konteyner içi istifin taşımaya elverişli olup olmadığı hususunda bir denetim görevi bulunduğu mahkemece kabul edilmemiştir. Ayrıca dosyada bulunan ekspertiz raporunda da açıkça belirtildiği hali ile konteyner üzerindeki brandada ya da kasada herhangi bir darbe emaresinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu konşimentolardaki " ... " kaydı gereği yükün dava dışı sigortalı yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteyner üzerindeki brandada ya da kasada herhangi bir darbe emaresinin de bulunmadığı tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca hasarın taşımanın deniz ayağında mı kara ayağında mı meydana geldiği, bu haliyle davalı taşıyanın sorumlu olduğu da davacı tarafından dosya kapsamında ispat edilemediğinden, hasarın davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 583,07 TL den karar harcı olan 269,85 TL nin mahsubu ile fazla alınan 313,22 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır