T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/407 Esas
KARAR NO :2025/96
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/07/2022
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davalı firma arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda, Kooperatife ait deniz araçları ile Davalı adına, ... Yat Limanından ... ve ... Adası ile ...'ya personel taşınması hususunda mutabakata varılmış olup, Kooperatif tarafından bu hizmet hiç aksatılmaksızın gereğince ifa edildiğini, bu hizmet karşılığı davalı şirketin kooperatife bulunan muaccel borcu sebebiyle davalı firmaya .... Noterliği'nce tasdikli 26.02.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı İhtarname keşide edilip, borcun işlemiş ticari faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, fakat Kooperatife herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, .... Noterliği'nce tasdikli 05.03.2021 tarih ve 2987 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamenin kooperatife tebliğ edildiğini, söz konusu İhtarname ile haksız ve hukuki dayanaktan uzak bir sebeple ödeme talep edildiğini, bu defa Kooperatif tarafından .... Noterliği'nce tasdikli 12.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname kendilerine tebliğ edildiğini, ihtamamelerle bir sonuç alınamaması üzerine Kooperatif tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Genel Haciz Yolu ile İlamsız Takip başlatılıp ödeme emri 02.08.2021 tarihinde davalı firmaya tebliğ edildiğini, davalı firma 06.08.2021 tarihinde asıl alacak ve tüm fer'ilerine ilişkin olmak üzere itirazda bulunduğunu, işbu itiraz tebliğ edilmediğinden kooperatifce daha sonra ıttıla edildiğini, davalı firmadan olan alacağı her yönüyle ispatlanabilir olmakla birlikte Davalı tarafın da aslen borcunun varlığını bildiğini, yapılan itirazın ve itiraz gerekçelerinin sadece alacağı oyalamak amaçlı olduğunu, davalının kötü niyeti sabit olduğundan, davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ve davacı taraf tarafça bir konsorsiyum olarak ... Tic. A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ... ve ... Adası Projesinde 25 mt, 35 mt, 42 mt, Hızlı Bot Tip 1 ve ..., Yük Taşımacılığı, Çıkartma Gemisi Hizmetlerine ilişkin ortak fiyat teklifi sunulduğunu, taraflarca verilen teklife ilişkin ... Tic. A.Ş.’den menfi/müspet bir cevap verilmediğini, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, müvekkili şirketçe yapılan araştırmalar sonucunda davacı tarafın müvekkili şirkete haber vermeksizin ve müvekkili şirketi saf dışı bırakmak suretiyle konsorsiyum ortak teklifine ilişkin işi ... ile görüştüğünü, anlaşmaya vardığının tespit edildiğini, konsorsiyum üyelerinin birbirlerine karşı objektif iyi niyet kurallarına uygun hareket etmekle ve aynı zamanda ortak hareket etmekle yükümlü bulunmalarına karşın davacı tarafın işbu yükümlülüklerine aykırı davrandığını, fazlaya ilişkin tüm talep, şikayet ve dava haklarını saklı tutarak davacının konsorsiyum yükümlülüklerine aykırı hareket ederek müvekkili şirket ile işbirliği içerisinde verilen ortak teklif sonrasında müvekkil şirketten gizli bir şekilde ... ile anlaşarak işi tek başına alması nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zarar ve kar kaybını tazminle yükümlü olduğundan 500.000,00-TL’nin müvekkili şirkete ödenmesi hususunda davacı tarafa .... Noterliği'nin 05.03.2021 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı tarafın işbu ihtarnameye karşı .... Noterliği'nin 12.03.2021 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle verdiği cevapta müvekkili şirket ile birlikte ...'ye fiyat teklifi sunulduğu hususu ikrar olunmuş ise de davacı tarafça herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davacı tarafın yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle ve ticari etikle bağdaşmaz şekilde ... ile gizlice anlaşma yapmak suretiyle müvekkili şirketin zarara, kazan ve kar kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin bu nedenlerle davacıdan alacaklı olduğunu, tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava ve takibe konu alacak zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esas yönünden de haksız olması nedeniyle reddine, Mahkemece aksi kanaat hasıl olması durumunda taksa ve mahsup taleplerinin kabulü ile bu yönden davanın reddine, takibe konu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalı şirkete deniz ulaşım hizmeti verdiği, bu hizmet karşılığında davacının davalıdan 94.530,01 TL alacaklı olduğu, takas defi bakımından yapılan değerlendirmede ise davacı ile dava dışı ... İş. arasında 11.12.2020 tarihi itibariyle deniz ulaşım hizmetinden doğan ticari ilişkinin dosyaya ibraz edilen konsorsiyum metnine dayanılarak yapılıp yapılmadığının tespitinin bilirkişi heyetinin uzmanlık alanı dışında kaldığı, verilen ulaşım hizmeti sonucunda elde edilen kazancın ne kadar olduğunun dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında ve yapılan mali inceleme ile sonucunda tespitinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 03/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; işlemiş faiz hesabında; ana para 94.330,01, faiz başlangıç 19.03.2021, faiz bitiş 31.05.2021, gün sayısı 74, faiz oranı(avans) 16,75, işlemiş faiz 3.203,34 olduğu, davalının takas defi mahrum kaldığı kazanca dayandığı, mahrum kaldığı kazanç ise davalı ...A. Ş. ile ... arasında bir konsorsiyum oluşturulduğu, hizmetin her iki firma tarafından verildiğine ilişkin olduğu, dosyaya ibraz edilen konsorsiyum metninden; bu metnin adi ortaklık şeklinde ... ... A.Ş.’ye sunulup sunulmadığı ve ... İş.'nin bu teklifi kabul ederek, işi her iki firma adına verdiği ispat edilemediği, dolayısıyla davalının bu iddiasını öncellikle ispat etmesi gerektiği, davacı ile dava dışı ... İş. arasında 11.12.2020 tarihi itibariyle deniz ulaşım hizmetinden doğan bir ticari ilişkinin, konsorsiyum metnine dayanılarak yapılıp yapılmadığının açıklanmaya muhtaç olduğu, davalı şirketin davacı ve davalının ortak hazırladığı konsorsiyum metnini sunarak işi aldığını ispat ederse verilen ulaşım hizmeti sonucunda davacının elde ettiği net kazancın belirlenmesi ve sonrasında bu kazancın paylaştırılması gerektiği, ancak bu şartlar gerçekleştiğinde takas definin değerlendirilmesi mümkün olduğu, taraf vekillerinin kök rapordan sonra yukarıdaki tespitleri değiştirecek yeni bir belge bilgi sunmadıklarını, dosyadaki mevcut belgeler kapsamında davacının davalı şirkete deniz ulaşım hizmeti verdiği ve bu hizmet karşılığında davacının davalıdan 94.530,01 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile dava arasında bir adi ortaklık ilişkisi (konsorsiyum) bulunduğu, davacının bu ortaklık ilişkisinin menfaatine aykırı hareketi sonucu davalıyı zarara uğrattığı, davalının uğradığı zarar sonucunda davacıdan zararın giderimi çerçevesinde tazminat alacağına sahip olacağı, bu alacağın takas imkânına başvurulmasına elverişli nitelikte olduğu ve takas imkânına başvurulmasına engel başkaca bir hâl bulunmadığı tespit edildiğinden davalının takas def'ini ileri sürmesinin mümkün olduğu, ancak takas alacağı davacı tarafından çekişmeli hale getirildiğinden mahkemenin öncelikle çekişmeli takas alacağının varlığına ilişkin bir karar vererek alacağı belirlemesi ve buna göre takas define başvurulması sonucunda takasın hukuki sonucu olarak takas alacağının dava konusu alacağı hangi ölçüde sona erdirdiğini belirlemesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirilmesinin isabetli olacağının değerlendirildiği, bu çerçevede bilirkişi heyetince adi ortaklığın yapması engellenerek davacı tarafından gerçekleştirilen iş sonucunda elde edileni gelirin dosyaya dava dışı ... A.Ş. tarafından sunulan faturalar çerçevesinde tespit edilmesi, akabinde bu gelirin ne kadarırun kâr olduğunun belirlenmesi ve bu kârın TBK m. 623 uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırıldığı ortaya konulmadıkça eşit bölünerek davalının sahip olacağı alacak miktarının tespit edilmesi ve ulaşılan alacak miktarının daha önce bilirkişi heyeti tarafından 30.10.2023 tarihli rapor ile davacıya ait alacak miktarı olarak tespit edilen 94.530,01 TL ile takas talebi çerçevesinde takasının gerçekleştirilmesi gerektiği ve bu takas sonrasında tarafların alacaklılık ve borçluluk durumunun belirlenerek alacaklı çıkacak taraf lehine ilgili tutar miktarında ödemede bulunulmasına karar verilmesinin isabetli olacağı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; deniz taşımasından doğan açık hesaba konu bakiye fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin Olup davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı olduğu takdirde bunun miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve davalının takas defiinin yerinde olup olmadığı hususlarından ibaret olduğu görülmüştür.
Davacı yan, Davalı firma arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda, Müvekkil kendisine ait deniz araçları ile Davalı adına, ... Yat Limanından ... Ve ... Adası ile ...'ya personel taşınması hususunda mutabakata varıldığını hizmetrin aksatılmadan ifa edildiğini , davalıdan hizmet karşılığında alacağının bulunduğunu, alacağının ödenmemesi üzerine ihtar çekildiğini ödeme yapılmadığı için davaya konu takibi başlattığını beyan etmiştir.
Davalı ise davacı ile aralarında bir anlaşma olmadığını ,alacağın zamanaşımına uğradığını, alacak kabul edilmesi durumunda davacıdan alacaklı olduğunu takas-mahsup defiinde bulunduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.Hesabı işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet satımlarından kaynaklanan senetsiz alacakların izlendiği hesaptır. Davacı ile davalı arasında cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediği anlaşılmakla taraflar arasında ticari defterlerinin incelenmesi sonucu açık hesap ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça takipte fatura ve açık hesap ilişkisine dayanılmış olması nedeniyle tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ara kararı kurulmuş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davacının ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi lehine delil olmaya haiz olduğu , davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiştir.
Faiz hesabı yapılan 01.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı taraf itiraz etmemiş olup davacı aleyhine rapor kesinleşmiş ve rapor hüküm kurmaya elverişli olarak mahkememizce kabul edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı ilamı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen bir açık hesap şeklinde ticari ilişkinin bulunduğunun ticari defterlerden anlaşıldığı, takibin faturadan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ispat hususunda önem arz ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından düzenlenen takibe dayanak edilen faturaların hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya konu hizmeti faturanın ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle aldığının kabulü gerektiği, Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle; 94.330,01 TL asıl alacak, 3.203,34 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır . (İstanbul BAM 13 HD 2022/1685 Esas- 2025/409 Karar)
Davacının taşıma faturalarına bağlı alacağı likit nitelikte olup, davalı itirazında haksız olduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf alacağın 1 yıl içerisinde talep edilmediği zamanaşımına uğradığı iddi edilmişse de taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu ve 31.12.2020 tarihinde en son hesabın bakiye verdiği taraflar arasındaki ticari ilişkinin 01.05.2015 tarihinden itibaren devam ettiği, davacı tarafça kesilen faturaların davalı defterlerine işlenerek dönem dönem ödemeler yapıldığı ve açık hesap bakiyesinden düşüldüğü, zamanaşımını kesen sebeplerden borcun ikrarı ve ödeme olguları nedeniyle davacının alacağı zamanaşımı sürelerinin yeniden işlemeye başladığı, açık hesaba davalı tarafça 20.11.2020 tarihinde ödeme yaptığı, bu ödeme ile davacının davalıdan 15.330,01 TL alacak bakiyesi kaldığı, takibe konu olan 54300 TL 'lik faturanın 30.11.2020 tarihli, 24700 TL'lik faturanın 31.12.2020 tarihli olduğu, davacı tarafça süresinde icra takibine girişildiği, davacının açık hesaptan kaynaklı alacağının likit olma tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış zamanaşımı defiine itibar edilmemiştir.
Davalı taraf, davacı ile konsorsiyum kurduklarını ... Tic. A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne (...) ... ve ... Adası Projesinde 25 mt, 35 mt, 42 mt, Hızlı Bot Tip 1 ve ..., Yük Taşımacılığı, Çıkartma Gemisi Hizmetlerine ilişkin ortak fiyat teklifi sunulduğunu ... Tic. A.Ş.’den menfi/müspet bir cevap verilmediğini, davacının davalıya haber vermeden ... ile görüştüğünü anlaşmaya vardığını, müvekkilini zarara uğrattığını, zarar oranında alacağı bulunduğunu ve takas-mahsup yapılması gerektiğini savunmuşsa da; ilgili kurumlardan gelen yazı cevabında davalı ile anlaşma kurulmadığı, davacının taşıma işini davalıdan bağımsız üstlendiği, davacı ile davalı arasındaki hukuki durumun mahkememizce değerlendirilmesinin mümkün olmadığı keza davalının alacağının muaallak olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi uyarınca muaccel bir borcun karşılıklı olarak muaccel bir alacaktan takas edilebileceği, davalının davacıdan muaccel alacağının bulunmadığı, dolayısıyla takas def'ini ileri süremeyeceği, icra takibine itirazının haksız olduğu anlaşılmış ve beyanına itibar edilmemiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 94.330,01 TL asıl alacak, 3.203,34 TL işlemiş faiz bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
-Fazlaya dair talebin reddine,
2-Kabul edilen alacağın %20'si oranındaki 19.506,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Red edilen miktar yönünden yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar harcı olan 6.457,57 TL'den peşin alınan 1.225,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.232,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.225,29 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı yargı gider toplamı olan 14.070,70 TL'nin (80,70 TL başvurma harcı, 490,00 TL posta gideri ve 13.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 13.526,16 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı için takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalı vekili için takdir edilen 6.918,58 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.268,91-TL sinin davalıdan, 51,09-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır