T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/547 Esas
KARAR NO:2023/509
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2022
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya verdiği deniz taşıması hizmeti karşılığında navlun bedeli olarak 5.355,00 USD alacağı bulunduğunu, alacağa ilişkin 15.02.2022 düzenleme tarihli fatura kesildiğini, faturaya davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhinde 17.06.2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının davacı ile e-posta yazışmaları uyarınca yüklerin ABD’de bulunan müşterisine ihraç edilmesi için en yakın gemiye göre fiyat ve tarih bilgisi istediğini, davalı tarafından taşımanın gerçeklemesi için gerekli işlemler yapılmış ve davalıya bildirildiğini, davalı tarafından konşimento taslağında davacıdan revize yapılması istenildiğini, revizeli taslak davalıya mail yoluyla iletildiğini, bahse konu taslak 17.01.2022 tarihinde davacı tarafından taşımayı yapacak olan gemi yola çıkmadan önce davalıya gönderilen TTK 1242 madde uyarınca diğer taşıma senetleri olarak tanımlanan ... ...... olduğunu, davalının ... ...... düzenlenmiş olmasına hiçbir şekilde itiraz etmediğini, orijinal konşimento istediğine dair bir talep de bulunulmadığını, davalı tarafından davacıya iletilen yükleme talimatı ve ihracat beyannamesinde ihracatın ödeme şekli mal mukabil olarak gösterildiğini, mal mukabili ihracatçının malları yükleyip malın mülkiyetini temsil eden vesaiki doğrudan ithalatçıya mal bedelinin ödenmesi hususunda hiçbir güvence sağlanmadığından ihracatçı açısından risk içerdiğini, ödeme şeklinin mal mukabili olarak belirlendiğinin belgelerle sabit olduğunu, davalının borca itirazındaki beyanlarının aksine ithalatçı firmanın teslim aldığı mallar karşılığında davalıya ödeme yapmamasının hukuken ve fiilen alacaklının kusuru olmadığını, mal mukabili ödeme şeklinin tercih edilmesiyle birlikte ithalatçı firmaya orijinal konşimentonun ibrazını gerektirecek bir durum mevcut olmadığını belirterek haksız itirazının iptalini ve takibin 5.355,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, haksız itiraz edilen alacak üzerinden davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı yanca düzenlenmiş olan faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinin doğru olduğunu, davalınınihracat işleminde davacının birtakım kusurları ve konşimento yerine ... ...... düzenlemesi nedeniyle mal bedeli + navlun tutarı kadar zarara uğradığını, ... ...... türü taşıma belgesi olduğunu, ... ...... bir nevi denizyolu irsaliyesi olduğunu, ciro edilemeyeceğini, bu belge denizyolu taşıma senedi olarak benimsenmiş taşıyıcı tarafından düzenlenen ve malın taşıyan tarafından teslim alındığını gösteren bir belge olduğunu, bu belge ile orijinal konşimentoları varış limanı acentesine teslimine gerek bulunmadığını, davacı vekilinin konşimento taslağında revize yapılması istenildiği ve revizeli taslağın mail yoluyla davalıya iletilmiş olduğu bu taslağın diğer taşıma senetleri ... ...... olarak düzenlenmiş olduğunun belirtildiği ileri sürüldüğünü, bu iddianın doğru olmadığını, davacı tarafından davalı çalışanına gönderilmiş 13.01.2022 tarih ve s11. 42 mail yazışmasında konşimento taslağı ektedir, kontrol ve onayınızı rica ederiz denildiği gönderilen taslağın taşıyan ... firmasında düzenlenmiş olan ... sayılı 13.01.202 tarihli konşimento olduğunu, ... ...... olmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafından davalıya gönderilen taslağın mail yazışmasında kayıtlı olduğu şekilde konşimento olduğu gönderilmiş olan taslak konşimento olduğu için davalı tarafından her hangi bir düzeltme bildirimi yapılmadığını, davalı tarafından herhangi bir diğer bir deyimle ... ...... düzenlemesi konusunda bir bildirimde bulunulmadığını, davalı tarafından konşimentoya ilişkin bilgi talep edildiğini, davacının taşıtan olarak kendisini ihracatçı yerine koyarak ve ihracatçıdan taahhütname almadan ... ...... düzenlenmesine izin verdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde bu suretle revize edilip gönderilen ... ...... taşıma senedini uygun bulduklarını anlaşıldığı varsayımına yer verdiği takdirdedir, davalının buna yönelik hiçbir yazılı talebi veya onayı bulunmadığını, davacı kendisini ihracatçı yerine koyarak kendi kendine bu yönde karar verip icra etmiş olduğunu, davacının bu yöne ilişkin iddialarının tümü ile reddini talep ettiklerini, davalının operasyonu başlangıç tarihi olan 23.12.2021 tarihinde 24.01.2022 tarihine kadar gün ve gün saatli olarak talep ettiğini, davacının İzmit için rezervasyon aldığını ve eşyanın konteynere yüklenip limana teslimini talep ettiğini, geminin direkt ABD olduğunu bildirdiğini, davacının bu gemiye yükleme yapılamayıp yüklemenin İstanbul Ambarlı Limanına alınmasını talep ettiğini, ve ek külfet getirmesine rağmen davalının emtianın bir an önce nakli için davacının bu isteğini kabul ettiğini, yükün Ambarlı Limanı'na alınması da sorunu çözmediğini, ...’den gelen cevaptan anlaşılacağı üzere davalıya ait konteyner ilk aşamada ... gemisine daha sonra ... gemisine bilahare ... gemisine ertelenmiş ise de bu gemide belirtilen 23.01.2022 tarihinde kalkmadığını, kalkış tarihi 30.10.2022 tarihine ertelendiğini, bu suretle davacının davalıya İzmit ile birlikte 4 ayrı rezervasyon bildirmiş aradan bir ay geçmesine rağmen ihracat yükü yüklenemediğini, alıcısına zamanında 3iletilemediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, son olarak 15.01.2022 kalkış tarihli gemi için yükün Ambarlı Limanına alınmasını ve ihracat beyannamesi işlemlerinin tamamlanmasını istediğini, ihracat beyannamesi 12.01.2022 tarihinde işlemi bitmiş olarak kendisine teslim edilmiş olduğu halde taşıma işlemi gerçekleşmediğini, arkasından iki gemi daha ertelendiğini, yüklemeyi ve taşımayı 1 aydan fazla süre geciktirmesi nedeni ile davalının ABD’deki alıcısına karşı zor durumda bırakıldığını, maddi zararla birlikte itibar kaybına uğradığını, davacının TBK 49. Madde çerçevesindeki kusur sorumluluğu nedeni ile ABD’deki alıcısının taahhütlerini zamanında yerine getirememesi nedeni ile alıcının hem müşteri değiştirmesine hem de ihracatçı ülke değiştirmesine neden olunduğunu belirterek, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına sunulan 05.07.2022 tarihli itiraz dilekçeleri kapsamında aynen tekrarla davacının kusuru nedeni ile davalının ABD’deki ithalatçı şirketten olan cari hesap alacağı tahsil edilememiş bulunduğundan davalı aleyhindeki cari hesap ilişkisinden daha fazla zararı meydana geldiğinden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile davalının takas ve mahsup hakkını ileri sürerek davalı aleyhindeki davanın reddini, kötü niyetle hareket eden davacının icra tazminatı ile mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın davacı yanca alacağa konu taşımanın eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, taraflar arasındaki anlaşma dikkate alınarak taşıma senedinin ...... olarak düzenlenmesi mümkün olup olmadığı, taşımada gecikmenin söz konusu olup olmadığı ve bunlara göre davalının takas mahsup def'iinin yerinde olup olmadığı ve neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 17/06/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 29/06/2022 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 05/07/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 29/12/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 18/10/2023 havale tarihli raporda özetle; davacı tarafından sunulan davalıya ait muavin kayıtlarında, davacının davalıdan 31.12.2022 tarihi itibarıyla 15.02.2022 tarih, ... seri numaralı 5.355,00 USD fatura karşılığı 100.129,40 TL alacaklı olduğu, GİB onaylı, ay/ay, 2022 yılı Yevmiye ve Defteri Kebir e-defter kayıtlarının sunulmadığı, bu sebeple alacağının yasal defter kayıtları ile uyumlu olup olmadığının belirlenemediği, davalının davacıya icra takip ve 31.12.2022 tarihi itibarıyla 15.02.2022 tarih ... seri numaralı 5.355,00 USD bedelli fatura bedeli karşılığında 72.845,14 TL borçlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti. tarafından ibraz edilen dava dışı malın alıcısı ... ye ait muavin kayıtlarının tetkikinde; davalı tarafından dava dışı alıcı firma adına tanzim edilen 11.01.2022 tarih, ... seri numaralı 7.625,00 USD bedelli fatura bedelinin dava dışı malın alıcısının hesabına borç kaydedildiği, davalının huzurdaki davaya konu malın bedelinin tahsilatının yapılmamış olduğu ve 7.858,44 USD alacaklı gözüktüğü, davalı tarafından dava dışı malın alıcısı ... ’ye 2.375 USD mal bedeli+ 5.250,00 USD navlun bedeli olmak üzere toplam 7.625,00 USD bedelli fatura tanzim edildiği, dolayısıyla davalının, davacı tarafından tanzim ve takibe konu etmiş olduğu 5.355,00 USD’lik navlun bedelini, davalının dava dışı malın alıcısına mal bedeli ile birlikte 5.250.00 USD olarak yansıtmış olduğu, taraflar arasında ... ...... düzenlenebileceği, davalıya geçilen 13.01.2022 ve 16.01.2022 tarihli 2 adet taslak taşıma senedinin de “... ......” taşıma senedi olduğu ve taşımaya konu 25.01.2022 tarihli taşıma senedinin de “... ......” olarak düzenlendiği, davalının düzenlenecek taşıma senedinin “... ......” olarak düzenleneceğini taslak konşimentoların kendisine geçilmesi ile bilgisi dahilinde olduğu, dava dışı alıcı- gönderilenin, davalı- satıcıya mal bedelini ödememe imkan ve ihtimali taraflar arasında seçilen “ödeme” şeklinde her zaman mümkün olduğu, dolayısıyla “... ... ...”in düzenlenmiş olmasının davacının sözleşmeye aykırı davrandığı şeklinde yorumlanamayacağı, 10 günlük gecikme sürenin TTK madde 1178/4 uyarınca geç teslim olarak değerlendirilemeyeceği, taşıyanın içerisinde bulunduğu olayın özelliklerine göre makul bir süre olduğunun değerlendirildiği, davalı şirket tarafından navlunun ödendiği ispat edilmedikçe navlundan doğan sorumluluğunun devam ettiği, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 5.355,00 USD navlun alacağının bulunduğu belirtilmiştir.
Davaya ve takibe konu alacak davacının davalı adına organize ettiği ... numaralı konşimento tahtında davacının gönderilen ve taşıtan olduğu mutfak dolabı, çocuk odası dolabı, mermer ve duvar kağıda emtiasının İstanbul dan New York a taşınmasından kaynaklanan navlun alacağına ilişkin olmakla, taraflar arasında taşımanın ifası hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamında esas uyuşmazlık, alacağa konu taşıma senedinin davalının bilgisi dışında ...... olarak düzenlenip düzenlenmediği, davalının emtia satım bedelini tahsil edememesi nedeniyle davalının kusur ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı ile taşımada gecikmeye bağlı davalı zararının oluşup oluşmadığı bu nedenlerle davalının takas-mahsup definini yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davalı vekili, mahkememizin 21/02/2023 tarihli celse ara kararı doğrultusunda sunmuş olduğu 27/02/2023 tarihli beyan dilekçesi ile takas- mahsup define konu alacak miktarını 7.635,00 USD emtia satım bedeli ve 5.355 USD navlun bedeli olarak açıklamıştır. Ancak taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava konusu da olan 5.355,00 USD bedelli navlun faturasının davalı tarafından davacıya ödenmediği sabit olmakla, bu tutar bakımından davalının takas-mahsup defi mahkemece yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafından dava dışı emtianın alıcısı olan ... ... firması adına düzenlenen satım şekli CFR teslim şekli MAL MUKABİLİ olarak düzenlenen satım faturasında, 5.250,00 USD navlun ücreti açıklaması bulunduğu bu haliyle satıma konu emtianın satım bedelinin ise 7.625,00 USD - 5.250,00 USD = 2.375,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davalı tarafından davacıya ödenmediği anlaşılan ve dava konusu edilen navlun faturasının iki kez mükerrer olarak takas-mahsuba konu edildiği mahkemece değerlendirilmiştir.
Dosyaya uyuşmazlığa konu taşıma sürecine ilişkin taraflar arasındaki yazışma örnekleri sunulmuş olup, bu yazışma içerikleri incelendiğinde; geminin hareket tarihinin ilk olarak davalıya 10 ocak olarak bildirildiği, davalı tarafından ihracat işlemlerinin 12 Ocak tarihinde tamamlandığı, ancak yazışma içeriklerinden net olarak tespit edilemeyen bir sebepten dolayı nihai olarak geminin 25 Ocak tarihli ...... tahtında taşındığı ve alıcısına teslim edildiği dosya kapsamında sabittir. Bu hali ile davalıya iletilen ilk yükleme tarihinden 15 gün sonra, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından ise 13 gün sonra taşımanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durum bilirkişiler tarafından makul bir süre olarak açıklanmış olup, bununla birlikte davalı tarafından gecikmeye dair davacıya TTK 1185/5 maddesi gereğince herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Ayrıca davalı vekili tarafından emtia satım bedelinin gecikme nedeniyle dava dışı alıcıdan tahsil edilemediğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi emtianın teslimi esnasında herhangi bir çekince bildirildiğine ilişkin de dosyaya delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle, davaya konu taşımada davalının tazminat talebine konu bir gecikmenin bulunduğu mahkemece kabul edilmemiştir.
Davalının takas-mahsup define dayanak olan bir diğer husus ise taşıma senedinin ...... olarak düzenlenmesi nedeniyle mal satım bedelinin tahsil edilemediğine ilişkin olmakla, bilirkişilerce açıklandığı hali ile bu taşıma senedinde orjinal taşıma belgelerinin teslim acentesine ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak dosya kapsamında taşınan yükün doğru alıcıya teslimi hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, dava konusu emtianın satım şeklinin mal mukabili olduğu gözetildiğinde, emtianın teslimi sonrası satım bedelinin ödeneceği bu haliyle de taşıma senedinin ne şekilde düzenlendiğinin esasen uyuşmazlık bakımından bir fark doğurmayacağı mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki davalı vekili tarafından emtia satım bedelinin salt bu nedenle ödenmediğine ilişkin de dosyaya herhangi bir delil sunulmamış olup, satım şekli itibarı ile, satım bedelinin tahsilinin taşıma senedinin ...... olarak düzenlenmesinden kaynaklı olarak tahsil edilemediği ispat edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin takas-mahsup defi yerinde görülmemiş olup, takibe konu edilen navlun faturası bedelinin davalı tarafından ödenmediği de dosya kapsamında sabit olduğundan, neticede davanın kabulü ile takas/mahsup defi nedeni ile alacak yargılama neticesi belirlenmiş olduğundan şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 5.355,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 6.861,82 TL'den peşin alınan 1.251,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.610,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.343,24 TL ilk harç, 151,00 TL posta ücreti ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.244,24 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır