T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/63 Esas
KARAR NO:2023/252
DAVA:Alacak (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/02/2022
KARAR TARİHİ:14/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in Tanzanya'da mukim ve gemi acenteliği işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkilinin ...'in kiracısı olduğu ve asgari 13,500 azami 15.00 metrik ton çiğ kaju cinsi emtianın yükleme limanı ...'dan, tahliye limanı ...'a "..." isimli gemi ile taşınması hususunda bağıtlanan 08.08.2019 tarihli gemi kira sözleşmesi tahtında yükleme limanı acentesi olarak hareket ettiğini, anılan sözleşmenin 14. maddesi uyarınca tahakkuk etmesi halinde, navlun vergisinin kiracı tarafından ödeneceği hususunda taraflar mutabakat sağladığını, Tanzanya Gelir İdaresi tarafından navlun bedeli olan 995.548.-ABD Doları üzerinden ve 5 oranında navlun vergisi tahakkuk ettirilmiş ve 49.777,41.-ABD Doları'nın (yerel para birimi ile 114.488.043 TZS - tanzanya şilini) kiracı ... tarafından ödenmesi zımnında ...'e e-posta yolu ile iletişime geçildiğini, ... ... tarafından navlun vergisi bedelinin ödenmemesi ve bu anlamda Tanzanya Gelir İdaresi'nin talebinin sürüncemede kalması üzerine anılan bedelin müvekkili şirketten tahsil edilmeye çalışıldığını, müvekkili şirket kendisine karşı amme alacağı gereği haciz muamelelerinin işletilmesinin önüne geçebilmek adına anılan bedeli 24.01.2020 tarihinde ödediğini, müvekkilinin ödemek zorunda bırakıldığı ihtilaf konusu navlun vergisini, verginin esas yükümlüsü ...'e rücu edebilmek adına ... yetkilisi davacı asil ile müteaddit kereler iletişime geçmeye çalışmış ise de davacı asil bu ödemeyi yapmaktan haksız surette imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından bu kere ... olarak kendisini tanıtan ve fakat esasen gerçek unvanı ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketi olan şirketin 2017 tarihinde terkin edildiği bilgisi sicil kayıtlarından istihbar edildiğini, anılan şirketin sicil kayıtları incelendiğinde davacı asil ...'ın söz konusu şirketin faal olduğu dönem yetkilisi olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ihtilaf konusu gemi kiralama sözleşmesinin bağıtlandığı tarih olan 2019 senesinde, anılan şirketin tasfiye edilmiş olduğu da ihtilaf dışı olduğunu, bu durumda ...'ın tasfiye edilmiş bir şirket adına, sanki böyle bir şirket aktif imişçesine hukuki ve ticari ilişkilere girdiği ve fakat aslında temsil ettiği şirketin herhangi bir tasarruf yetkisinin de bulunmadığının anlaşıldığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulmak kaydı ile 49.777,41.-ABD Doları tutarındaki navlun vergisinin dava tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca Dolar Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme günü TCMB tarafından bildirilen Dolar / TL efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının karşı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin broker olarak faaliyet gösteren ve ülke çapında tanınır bir kişi olduğunu, 1999 yılından itibaren uzunca bir süre brokerlik faaliyetlerini “... ve Ticaret Limited Şirketi” kapsamında gerçekleştiren müvekkilinin 2017 yılında ticari sebepler kapsamında bahsi geçen şirketini tasfiye ettiğini ve bu tarihten itibaren faaliyetlerini yabancı bir şirket olan “... ....Ltd.” kapsamında yürütmeye devam ettiğini, dava konusu uyuşmazlık kapsamında da müvekkilinin ... .... Ltd. isimli şirketin iştigal çerçevesinde azami 15.00 metrik ton çiğ kaju cinsi emtianın ...isimli gemi ile Mtwara Limanı'ndan (Tanzanya) Phu Limanı'na (Vietnam) taşınması bakımından gemi donatanı olan ... adına brokerlik faaliyeti gösterdiğini, davacı şirketin bahsi geçen taşımaya istinaden donatan brokeri olarak faaliyet gösteren ... .... Ltd isimli şirket tarafından donatan adına geminin acentesi olarak atandığını, dava konusu taşımanın gerçekleştiği tarihte geminin donatanı ... isimli şirket olduğunu, donatan adına acente olarak faaliyet gösteren davacı şirket tarafından toplam 995.548,00-USD olan navlun bedelinin %5'i alınarak Tanzanya Gelir İdaresi tarafından tahakkuk ettirilen 49.777,41-USD tutarındaki navlun vergisinin ödendiği iddiasına istinaden ikame edilen alacak davası, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline yöneltildiğini, müvekkili ve/veya donatan brokeri olarak faaliyet gösteren ... .... Ltd isimli şirketin, davacı tarafından ödendiği iddia ve beyan edilen navlun vergisi bakımından hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, ... .... Ltd isimli şirketin, dava konusu verginin kaynaklandığı taşıma kapsamında hiçbir surette taraf olmadığını, bu anlamda taraflar arasında kararlaştırılan taşımaya istinaden davacı şirket tarafından ikame edilebilecek herhangi bir dava, müvekkili veya ... .... Ltd isimli şirkete yönlendirilemeyeceğini, bu anlamda öncelikle müvekkilinin dava konusu taşımaya taraf olmaması sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile esastan reddedilmesi gerekeceğini, “...” geminin kiracısı değil, yalnızca bahse konu taşıma kapsamında bir aracı olduğunu, recap (bağlantı notu) gereğince geminin donatanının ... ... Ltd olduğu açıkça görüldüğünü, donatan 11.09.2019 tarihli yazısı ile gemi ve sefer kapsamında navlun ve oluşması halinde demurajın ödenmesi bakımından kendi adlarına hareket etmek üzere ... Ltd. Co isimli şirketi yetkilendirdiğini, bu kapsamda donatan tarafından ... Ltd. Co isimli şirket tarafından asıl Kiralayan/... olan ... Ltd. adına 687.229,84-USD tutarında 11.09.2019 tarihli fatura tanzim edildiğini, davacı şirketin iddialarının aksine Kiralayan/... ... Ltd olduğu kesin olarak sübut bulduğunu, müvekkili ve/veya ... .... Ltd isimli şirketin dava konusu uyuşmazlık bakımından Kiralayan/... olmamakla birlikte recap uyarınca belirlendiği üzere kiralayanın sorumlu olacağı kararlaştırılan navlun vergisinden de sorumlu olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Yurt dışında ödenen navlun vergisinin davalıya rucü edilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili iddialarında müvekkilinin Tanzanya'da mukim ... Şirketinin gemi acenteliğini yaptığını, ...'in kiracısı olduğu ... isimli geminin kaju cinsi emtiayı ... yükleme limanından Vietnam'a taşıdığını, müvekkilinin de yükleme limanı acentesi olarak hareket ettiğini, gemi kiralama sözleşmesinde navlun vergisinin kiracı tarafından ödeneceğinin kabul edildiğini, Tanzanya Gelir İdaresi tarafından kesilen 49.777,41 ABD Doları navlun vergisinin ödenmesi için kiracı ...'e e-posta yolu ile gönderildiğini, ...'nun ödemeye yanaşmaması üzerine verginin müvekkili şirket tarafından ödendiğini ileri sürerek, gemi kira sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin davalı şirket yetkilisine rücu edilmesini istemektedir. Davalı vekili ise savunmalarında, müvekkilinin brokerlik hizmeti verdiğini, brokerlik faaliyetini ... ve Tic. Ltd. Şirketi kapsamında gerçekleştirirken bu şirketin 2017 yılında tasfiyeye girmesi sebebiyle yabancı bir firma olan ... ... ile bu faaliyetini devam ettirdiğini, dava konusu taşımada gemi donatanının ... olduğunu, müvekkili ve ...'in de bu donatan adına brokerlik faaliyeti gösterdiğini, gemi kiralayanların ise gemi kiralayan yani çartererin ise ... Ltd olduğunu iddia ederek, müvekkiline karşı dava açılamayacağı gibi davacı acentenin de husumet ehliyetinin bulunmadığını cevaben bildirmiştir.
Dosyaya celp edilen Ticaret Sicil kaydı incelendiğinde, ... Tic. San. Ltd. Şirketinin tasfiyeye girdikten sonra 23/11/2017 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, davalı ...'ın da bu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüştür. Dava konusu taşıma 2019 tarihinde yapıldığından, bu tarihde ... Şirketinin sicilden terkin edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, davalının sorumluluğunu TTK'nun 12.maddesine dayandırmaktadır. TTK 12/3'de, "bir ticari işletme açmış gibi ister kendi adına ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken varsayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse iyi niyetli üçüncü kişilere karşı tacir sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Taşımanın gerçekleştiği tarihte ... Şirketi sicilden terkin edildiğinden, davalı ...'ın anılan hükme göre sorumlu tutulabilmesi için ortağı ve yetkilisi olduğu ... Şirketinin taşımada kullanılan geminin kiracısı olması halinde mümkündür. Dolayısıyla öncelikle ... Şirketinin gemi kiracısı olup olmadığı, çarter partide navlun vergisinin kiracı tarafından ödeneceğinin düzenlenmiş olmasına bağlıdır. Davalı vekilinin dosyaya delil olarak sunduğu çarter partide kiracı olarak ...'in yer aldığı görülmektedir. Yine navlun faturası ve ödeme belgesindeki kayıtlara göre navlun faturasının ... adına düzenlendiği, navlun ödemesinin de ... tarafından yapıldığı, dolayısıyla gemi kiracısının ... değil, ... olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan dava dilekçesinde davacının gemi acentesi olduğu, taşımayı yapan ... gemisinin yükleme limanı ... Limanından gemi acenteliği hizmeti verdiği ileri sürülmektedir. TTK'nun 105.maddesine göre acentenin aracılık ettiği hizmetler bakımından kendi adına dava açması mümkün olmadığı gibi doğrudan acenteye karşı da dava açılması söz konusu değildir. Acente ancak, müvekkili adına dava açma hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta gemi acentesi doğrudan kendi adına dava açmış olduğundan, işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Yine yukarıda açıklandığı üzere, navlun vergisi ile ilgili sorumluluk gemi kiracısı olup gemi kiracısının da ... olduğu dosya kapsamına göre sabittir. Bu tespitler karşısında davacı ile davalının husumet ehliyetleri bulunmadığı kanaatine varılmış olduğundan, davanın husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK'nun 114.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2- Peşin alınan 11.569,50 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 11.389,60 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır