T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/68 Esas
KARAR NO:2023/194
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/08/2019
KARAR TARİHİ:09/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nün özel bütçeli, tüzel kişiliğe haiz bir kamu kurumu olduğunu, Genel Müdürlüğün genel bütçeden mali yardım almayan, bütün geliri Lozan ve Montreux sözleşmeleri dayanaklı olarak limanlara uğrayan ya da Türk Boğazlarından transit geçen gemilerden alınan gemi sağlık resminden oluşan, elde ettiği gelirlerle halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek üzere, kara, hava, deniz sınır kapıları ile bunların gümrüklü alanlarında sağlık kontrolü yapmak, belirlenen hastalıkların etkisiz hale getirilmesini sağlamak ve görevlerinin yanında sağlık resmi gelirlerinin ve cezaların tarih, tahakkuk ve tahsili görevlerini yapmakla görevli bir kurum olduğunu, Genel Müdürlüğe bağlı ... Sahil Sağlık Denetleme Merkezince, ...A.Ş. tarafından işletilen ... gemisinin ... Sahil Sağlık Denetleme Merkezince Liman Başkanlığı kayıtları ile Genel Müdürlüğü kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde 11.09.2002-23.01.2003 tarihleri arasında ... adı altında yapmış olduğu seferlerin tespit edildiğini, daha önce aynı geminin donatanı olan ... A.Ş.'ye ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğini, borçlu geminin davalı tarafından satın alındığının davacıya bildirildiğini, gemi sağlık resmi, mülga TTK 1235. maddesinde tahdidi olarak sayılan gemi alacakları arasında bulunduğunu, madde bendinde gemi seyrüsefer ve liman resimleri ve hususiyle şamandıra, fener, karantina ve liman paraları olarak sayıldığını, kanunda gemi alacaklısı hakkının gemi üzerinde doğacağının açıkça hükme bağlandığını, davalıya uygulanan idari işlemin gemiye yönelik olduğunu, davalı tarafından tebliğ edilen ödeme ihtarına karşı idari yargıda yasal süreç başlatıldığını, davalıya ait geminin Ambarlı-Bandırma arasında düzenli sefer yapmasından ve bu seferlere tahakkuk eden gemi sağlık resmini ödememesinden kaynaklanan işbu davada davalının itirazlarının haksız olduğunu, 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu 3. maddesi uyarınca gemilerden sağlık resmi tahsil edildiğini, Gemi Sağlık Resmi Kanununun 3. maddesinin üçüncü fıkrası bu sağlık resmini Türk Limanları arasında işleyen gemiler ile Türk limanlarından hareket eden gemilerin ilk hareket ettikleri limanlarda, yabancı ülkelerden gelen gemilerin ise ilk uğradıkları limanlarda ödeyecekleri hükmünün amir olduğunu, bu hükümden gemi sağlık resminin ödenme zamanının 6183 sayılı kanunun 37. maddesinde belirtilen hususi kanunlarında belirtilme şartını taşımakla olduğunu, Genel Müdürlüğün mevzuatında yer aldığını, +sağlık resminin tarh ve tahakkuku için bir sürenin öngörülmemiş olduğunu, bu işlemlerin geminin sefere çıkacağını beyan ettiği ve vize işleminin yapılmasını müteakip gerçekleştiğini, geminin tonajına göre gemi sağlık resmi tahakkuku tahsile bağlı alacaklardan olduğunu, gecikme zammının istenebilmesi için ayrıca temerrüde düşürmeye gerek olmadığını, davalının zamanaşımı definin haksız ve mesnetsiz olduğunu, idari yargı sürecinin zaman aşımını durdurduğunu, davalıya tebliğ edilen ödeme ihtarının idari yargı tarafından usul ya da esas yönünden iptal edildiği takdirde yasal işlemlere devam edilmesinin mümkün olmayacağını, ödeme ihtarının konusuz kalacağını, uzun süren idari yargılama sürecinde dava konusunda lehe ve aleyhe birbiriyle çelişen hükümler verildiğini belirterek ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazmınatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak olarak dava dilekçesinin ekinde mahkemeye ibraz ettiği belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, huzurdaki dava bakımından derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ... 7. Vergi Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tahtında konusu aynı olan başka bir dava bulunduğunu, davanın derdest olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece derdestlik itirazlarının kabul edilmemesi halinde ... 9. Vergi Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline 10.07.2019 tarihinde tebliğ edilen ilamsız icra takibine konu edilen asıl alacağın ...A.Ş.'ye ait ... gemisinin 11.09.2002-23.01.2003 tarihleri arasında yaptığı seferlerine ait sağlık resmine ilişkin olduğunu, aynı döneme ilişkin olarak daha evvel davacı tarafından müvekkiline 137 sayılı bir ödeme ihtarının gönderildiğini, söz konusu 137 sayılı ödeme ihtarı talepleri doğrultusunda ... 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası tahtında kaldırıldığını, davacı tarafından ... tarihli ... sayılı ödeme ihtarı ile ...A.Ş.'ye gönderilen tahakkukun hiçbir şekilde zamanaşımı süresinde icra takibine konu edilmediğini, işbu davada icra takibine konu edilen alacak 129 sayılı ödeme ihtarında talep edildiğini, ödeme ihtarının iptali hakkında ... tarafından dava açıldığını, Danıştay incelemesinin halihazırda devam ettiğini, davacı kurum tarafından 129 sayılı ödeme ihtarının Gemi Sağlık Resmi Kanununda belirtilen usul, esas ve yetkiye aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, ... Taşımacılık'a ait geminin teknik anlamda kabotaj seferi değil liman seferi yaptığından seferin iki liman arasında değil liman için yapıldığını, bu nedenle söz konusu gemi seferlerinin Gemi Resmi Kanunu'nda tahdidi olarak sayılan seferler arasında bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu geminin Sağlık Resmi Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında yer aldığı düşünülse dahi bu kere de davacının sağlık resminin miktarına ilişkin yapmış olduğu hesaplamaların hatalı olduğunu, ...'a ait gemi tarafından yapılan seferlerin gemi sağlık resmi kanunun tahdidi olarak saymış olduğu seferler kapsamında sayılmadığından bu kanun kapsamında sağlık resmi ödemesi gereken gemilerden olmadığını, ... bakımından gerçekleştirilen seferlerin liman içi sefer statüsünde olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, ilamsız takibe konu edilen 129 sayılı ödeme ihtarı kurumu temsile yetkili olmayan kişiler tarafından düzenlendiğini, davalı idare tarafından yapılan ve ilamsız takibe konu edilen hesaplamaların fahiş olduğunu, davacı tarafından gecikme zammı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda reddi gerektiğini, takip talebi ve ödeme emrinde belirtilen faiz oranlarının da fahiş ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, faiz ve faiz oranına ilişkin yapılmış olunan itirazların her halükarda kabulü gerektiğini belirterek davanın derdestlik itirazı ve diğer usule ilişkin bakımından reddini, davanın zaman aşımı defi çerçevesinde reddini, mahkeme tarafından derdestlik itirazının kabul edilmemesi halinde aynı ödeme ihtarına ilişkin Danıştay incelemesi sonunda ittihaz edilecek kararın davanın sonucunu etkileyeceğinden ... 9. Vergi Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, her halükarda davanın esastan reddi ile davacı aleyhine İİK madde 67 gereğince alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.2021 tarih ... Esas ...Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 tarih 2021/1357 Esas 2022/102 Karar sayılı istinafın kabulü kararı üzerine dosya mahkememize gelerek yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır.
Dava; gemi sağlık resminin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; davacı tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, derdestlik ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olup olmadığı, davalıya ait gemi ile yapılan seferler bakımından sağlık resmi tahakkuk edip etmeyeceği ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/07/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 10/07/2019 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 11/07/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanı da görevsizlik kararı veren ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde 28/08/2019 tarihinde İİK 67 maddesi gereği yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 15/02/2023 havale tarihli raporda özetle; ...(eski adı ...) gemisinin ... Limanı ile ... Limanı arasındaki seferlerin iki liman arasındaki mesafe 52 deniz mili olduğu dikkate alındığında; Sefer Bölgeleri Yönetmeliği 6. Maddeye göre Kabotaj Seferi olarak değerlendirilmesi gerektiği, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nca düzenlenen Gemiadamı Donatımında Asgari Emniyet Belgesinde ifade edildiği üzere liman seferi (100 mille sınırlı) olarak kabul edilmesi gerektiği, 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi kanunu ve Gemi Sağlık Resmi Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde liman seferi yapan gemilerin Gemi Sağlık Resmi'nden muaf olduğuna dair bir düzenleme yer almadığından ... (eski adı ...) gemisinin Gemi Sağlık Resmi ödemesi yapması gerektiği kanaatine varıldığı, yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davalıdan son sefer tarihi 23.01.2003 tarihinden 04.07.2019 icra takip tarihine kadar 75.309,00 TL asıl alacağına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinin birinci fıkrasına göre 340.730,55 TL gecikme zammını talep edebileceğinin hesap edildiği belirtilmiştir.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husustur.
Eldeki dava bakımından, dava tarihi olan 28/08/2019 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, tazminat davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği sabit olmakla birlikte, dava doğrudan mahkememizde açılmamış, ilk olarak ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nezdinde açılmış ardından, ilgili mahkemenin 15/04/2021 tarih ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 tarih 2021/1357 Esas 2022/102 Karar sayılı istinafın kabulü kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Bu kapsamda davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi bakımından arabuluculuk dava şartı olmamakla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4240 Esas ve 2022/6367 Karar numaralı 27/09/2022 tarihli içtihadında işaret edidiği hali ile; davacı tarafından, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanagın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarihten önce dosyaya sunulduğu halde arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği, ancak davacı tarafından eldeki davada ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli görevsizlik kararının kesinleşme tarihi olan 27/01/2022 tarihinden evvel arabuluculuk başvurusu yapılmadığı, arabuluculuk başvurusunun dosyanın mahkememize tevziisi ile mahkememeizce icra edilen ilk duruşma gününden de sonra 08/04/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı ile bu kararın kesinleşerek dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği tarih aralığında Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereği olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeni ile 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/1 maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.024,72 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4.844,82 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır