T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/7 Esas
KARAR NO:2022/115
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/05/2021
KARAR TARİHİ:15/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin İstanbul'un deniz ulaşımına ve trafik çözümüne katıda bulunmak amacıyla 30/09/2010 tarihinde kurulduğunu, Davalı yanın turizm hizmeti kapsamında tasarrufunda bulundurduğu ... isimli gemilere müvekkili şirketin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ... İskelesi'nden yanaşma hizmeti sağlanmasına ilişkin 26/11/2019-26/03/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 4 ay süreye tekabül eden bir "İskele Hizmeti Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından karşılanması muhtemel zararlar karşılığında 5.000-TL nakit teminat davalı tarafça müvekkiline verildiğini, aksi takdirde müvekkilinin zarar ve ziyanın iş teminattan mahsup edileceği hususunda mutabık kalındığını, sözleşme uyarınca davalı yanın gemi/tekneye verilecek yanaşma hizmeti bedeli olarak aylık sabit 30.000- TL + KDV (35.400-TL) bedelin nakit ve peşin olarak her ayın 7'sine kadar Davacı Müvekkil Şirket'in hesabına yatırılacağını, aksi takdirde Davacı Müvekkilin sözleşme konusu hizmeti verme yükümlülüğünün doğmayacağının belirtildiğini, davacı Müvekkil şirketçe işbu sözleşme kapsamında tam ve eksiksiz şekilde sağlanan iskele yanaşma hizmeti karşısında Davalı yana her ay e-fatura kesilerek sistem üzerinden gönderildiğini, davalı yanın sadece iki aya tekabül eden sözleşme bedeline ilaveten ayrıca 10.000-TL ek ödeme yapmış olduğunu, haricinde hiçbir ödemenin yapılmadığını, dolayısıyla ödenmeyen iki aylık fatura bedelinin davalı yan aleyhine muaccel borç teşkil ettiğini, iki aylık sözleşme süresine ilişkin 55.800-TL bakiye muaccel borcun tespit edildiğini, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 31/08/2020 tarihinde tebliğ olunduğunu, ödeme ve itirazının olmadığını, davalının sözleşme bedelini ödeme taahhüt ve yükümlülüğünü ihlali neticesinde ödenmeyen bakiye sözleşme bedeli 55.800-TL'nin %10 yani 5.580-TL tutarında cezai şart alacağı muaccel hale geldiğini ve .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, icra takibini durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu belirterek davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava konusu faturalar 2019 yılının son çeyreğinde başlayan Covid-19 salgını nedeniyle ülkemize turistlerin gelmemesi sonucunda müvekkil şirkete ait teknelerin çalışmadığını ve sonuç olarak müvekkil şirket dava konusu fatura borçlarını ödeyemediğini, 2020 yılında da ülkemizde bazı sektörlerde işletmelerin tamamen kapandığını, bazı sektörlerde önemli sınırlamalar getirildiğini ve aynı zamanda sokağa çıkma kısıtlamaları ile uçak seferlerinin durdurulması neticesinde ülkemize yabancı turist gelmemesi sebebiyle turistik gezi tekneleri işleten müvekkili şirket gelir elde edemez duruma düştüğünü, sözleşmede müvekkile yüklenen edimlerin ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştiğini, bu nedenle davaya iskele hizmet sözleşmesindeki bedelin aynen geçerli olmasını beklemenin hakkaniyete ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkelerine aykırı olduğunu, yeni dönemin ekonomik gerçekleri karşısında bu sözleşmenin eski hali ile devamının beklenmesi yasalara ve hukuk ilkelerine aykırı olacağını, müvekkilinin yüksek düzeyde ciro yaptığı özellikle yaz sezonunda pandemi nedeniyle her türlü toplu eğlence organizasyonlarının ertelenmesi ve sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden dolayı müvekkili şirket iş yapamaz duruma geldiğini, müvekkili şirketin geçen sene ciroları ile pandemi sonrası ciroları karşılaştırıldığında beklenmedik durumun ne kadar etkili olduğu açıkça ortaya çıkacak olduğunu, müvekkili kar kaybını değil beklenmedik durumdan ekonomik olarak üzerinde kalan yükün paylaştırılmasını istediğini belirterek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarihli ... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gelen dosyanın eldeki esası aldığı anlaşılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki İskele Hizmet Sözleşmesi tahtında ödenmeyen alacaklar ile sözleşme kapsamında düzenlenen cezai yaptırım bedelinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; Covid 19 pandemisi nedeni ile davalı bakımından beklenmedik hal meydana gelip gelmediği ve buna göre aşırı ifa güçlüğü kapsamında yükün paylaştırılması gerekip gerekmeyeceği ile bunlara göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. x
Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında taraflar arasındaki " İskele Hizmet Sözleşmesi" aykırılıktan kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmektedir. Uyuşmazlığa konu sözleşme niteliği itibarı ile bir hizmet sözleşmesi olup, uyuşmazlığın genel hükümler kapsamında genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekmektedir. Davaya konu olan İskele kullanım hizmetinden doğan alacağın TTK 1352 maddesinde düzenlenen deniz alacaklarından olması ihtiyati hacizle ilgili görev açısından önemlidir. Dava konusu alacak deniz alacağı niteliğinde olsada, alacağın genel hükümlerde düzenlenen bir borç ilişkisinden kaynaklanması halinde davanın, taraflarının tacir olup olmamasına göre genel Ticaret Mahkemesi yada Asliye Hukuk mahkemesinde görülmelidir. Zira, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması esas dava bakımından tek başına görev tayinine etki eden bir durum değildir. Nitekim gemi adamı ücret alacağı gemi ve deniz alacağı niteliği taşısa da, Yargıtayın yerleşik kararları ve mahkemizin uygulamalarına göre geminin yabancı bayraklı olup olmamasına göre Asliye Hukuk Mahkemesi ya da İş Mahkemesinde görülmektedir. Kaldı ki dava dosyası özelinde tartışılması gereken husus da TTK 5. Kitabı kapsamında değil, genel hükümlere göre beklenmedik hal şartlarının uyuşmazlık bakımından uygulanıp uygulanamayacağı kapsamındadır.
Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeni ile işbu dava yönünden mahkememiz görevsizdir. Davanın tarafları tacir olduğundan TTK'nın 4. Maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/C maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2.Maddesine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair,Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır