T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/80 Esas
KARAR NO:2023/1
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/02/2022
KARAR TARİHİ:10/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... nolu Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...Ltd. Şti.’ye ait çamaşır makinesi pompası cinsi emtianın ...’den Türkiye’ye nakliye işinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın 03.02.2021 tarihli ... nolu konşimento tahtında ... isimli gemiye yüklenerek ... Limanına sevk edildiğini, emtianın alıcı firma adresine ulaşmasını müteakip yapılan tahliyede konteynerin baş tarafındaki bir kısım üründe ıslanma sebepli hasar oluştuğu tespit edilerek tutanak altına alındığını, tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı hasarlı teslim eden davalının zarardan sorumlu olduğunu, 22.157,78 TL zararın tazmin edildiği TTK ve poliçe hükümleri gereği sigortalının haklarına halef olunduğu ve rücu hakkı doğduğunu, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu beyanları ile itirazın iptali ile icranın devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 1188/3 hükmünde rücu davası açma hakkının 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceğini, davacı ödeme dekontu incelendiğinde sigortalıya yapılan ödemenin 27.05.2021 tarihinde yapılmış olduğunu, davanın söz konusu ödemeden 9 ay sonra ikame edilmesi nedeniyle zaman aşımı itirazlarının olduğunu, ... firması olduklarını, müşteri ile fiili taşıyanı buluşturduklarını, fiili taşıyanın ...olduğu sebeple husumet itirazları olduğunu, geminin 10.03.2021 tarihinde limana vardığını, ordinonun 15.03.2021 tarihinde ... tarafından alındığını, hasara ilişkin bildirimin ise 31.03.2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile yapıldığını, 18.03.2021 tarihinde hasara ilişkin tutanak tutulmasına rağmen ekspertiz incelemesi yapılana kadar ihbar yapılmadığını, ekspertizde fiilen bulunmalarının engellendiğini, hasarın haricen belli olmayan bir hasar olmadığını, kolilerin ıslak olmasının gözle görülebilir olduğunu, TTK madde 1185 hükmünde hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edildiğini, tutanağın liman içerisinde yetkililer huzurunda tutulmadığını ... deposunda tutulduğunu, tutanağı tanzim eden kişilerin kendileri sorumlu olduğuna dair tespit yapmayacakları nedenle itibar edilemeyeceğini, hasara ilişkin değerlendirmenin alıcı tarafından çekilen fotoğraflar üzerinden yapıldığını, konteynerde yama olmasının konteynerin su aldığı sonucunu doğurmayacağını, yükün istifinin gönderen tarafından yapıldığını ve mühürlü olarak teslim edildiğini, ürünlerin ambalajının deniz taşımasına uygun olup olmadığının incelenmeksizin sigortalı beyanları doğrultusunda fiilen inceleme yapılmaksızın düzenlenen rapora dayalı olarak ikame edilen davanın reddi talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 12/01/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/02/2022 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 18/01/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 18/02/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 28/09/2022 havale tarihli raporda özetle; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu ve geçerli sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı, dosya muhteviyatından hasar ihbarının zamanında yapıldığının tespit edilemediği, bu itibarla eşyanın denizde taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde, yani iyi halde teslim edildiği yönünde bir karine doğduğu ve zararın meydana geldiği belirlendiği takdirde ise zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığına ilişkin bir karine ortaya çıktığı, uyuşmazlık bakımından bu karinelerin aksini ispat yükünün dava-dışı alıcının haklarına halef olan Davacıya ait olduğu, mevcut deliller ışığında konteynerin yama kısmından içine su girdiğinin ve yamalı konteynerin ayıplı olduğunun ispata muhtaç olduğu; yamalı konteyner içine suyun nasıl girdiğinin ve konteyner içindeki ürünlerin nasıl ıslandığının teknik olarak belirlenemediği, toplam 1.380 adet adet pompanın ıslanması nedeniyle oluşan hasar tutarının 19.779,80 TL olduğu ve davacı ... Sigorta tarafından sigortalısına 27.05.2021 tarihinde 22.157,78 TL ödendiği, ... 34. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile hasar tutarının takip tarihi itibariyle işlenmiş avans faizi ile tahsili için 12.01.2022 tarihinde icra takibi yapıldığı, takip tarihi 12.01.2022 itibariyle avans faizi talep edildiği için işlenmiş faiz hesabı yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ...Tic. Ltd. Şti tarafından ... ithal edilen çamaşır makinesi pompası emtiasının ...'den Türkiye'ye gemi ile taşınmısının sigorta teminatı altına alındığı, sigortalının konşimentoda alıcı olarak kayıtlı bulunan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait ödeme dekontuna göre 22.157,78 TL hasar bedelinin 27/05/2021 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğu anlaşılmakla buna göre de davacının yapmış olduğu ödeme kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen ve davaya konu taşıma bilgileri ile uyumlu olduğu anlaşılan 12/03/2021 tarihli navlun faturası gereğince, davalının taşıma işini üstlendiği ancak taşımanın fiilen davayı tarafından gerçekleştirilmeyerek alt taşıma sözleşmesi kurulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince müvekkilinin forwarder olduğundan bahisle pasif husumet itirazında bulunulmuşsa da, buna ilişkin dosyaya yazışma vs herhangi bir delil sunulmadığından, düzenlenen navlun faturası gereği davalının taşıyan ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalı vekilince TTK 1188/3 maddesi gereği zamanaşımı defisinde bulunulmuşsa da, TTK 1188/3 maddesi esasen sorumlu tutulan kişinin rücu davasına ilişkin olup, davacı sigorta şirketi halefiyet yolu ile aktif husumeti kazanmış olup, eldeki uyuşmazlık bakımından TTK 1188/1 maddesinin uygulanması gerekmiştir. Dosyada bulunan gümrük beyannamesinin 16/03/2021 tarihinde düzenlendiği, hasarın ilk defa 18/03/2021 tarihinde sigortalı deposunda tespit edildiği ve dava konusu icra takip tarihi dikkate alındığında, TTK 1188/1 maddesi gereğince davalı vekilinin zamanaşımı defisinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Davacı sigortalısı tarafından emitaların 18/03/2021 tarihinde teslim alınması esnasında hasarın farkedimdiği ve buna ilişkin tutanak düzenlendiği sabit olmakla birlikte, hasırın davalıya yahut taşıyana 31/03/2021 tarihinde ... 1. Noterliği kanalı ile ihtar edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Mahkememiz ara kararı üzerine davacı vekilinin 16/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde davacı vekilinin kabulünde olduğu üzere davaya konu emtiaların konteyner içerisine yüklemesinin taşıyan tarafından değil dava dışı gönderici firma tarafından yapıldığı sabittir. Dosyada bulunan 01/04/2021 tarihli Ekspertiz raporunda, konteyner fiziki olarak incelenmeksizin,... nolu konteynerin tavanında yama olduğu, bu yamadan içeri sirayet eden deniz/yağmur/kar sularının ürün kolilerine sirayet etmesiyle bazı kolilerin ve içindeki ürün kutularının ıslanarak deforme olduğu kanaati edildiği beyan edilmiştir. Ancak ıslanmanın deniz suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair gümüş nitrat testi de yapılmamıştır. Sigorta eksperi tarafından, konteynerin fiziki olarak incelenmediği ve sadece sigortalı tarafından kendisine iletilen fotoğrafların incelenerek ekspertiz raporu hazırladığı anlaşılmıştır. Dosyada alınan bilirkişilerce aynı fotoğraflar üzerinde inceleme yapılmış olup, bu fotoğraflar ile konteynerde bulunan yama nedeni ile konteynerin elverişsiz olduğunun söylenemeyeceği, yamanın nasıl yapıldığı ve niteliğinin önemli olduğu, standartlara uygun yapılan bir yamadan konteynere su girmeyeceği ancak dosyada bulunan bilgiler ışığında bu tespitin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Kaldı ki yüklemeyi yapan göndericinin, konteynerin elverişsiz olması durumunda bu konuda bir çekince bildirmesi yahut şerh koydurması da mümkün iken dosyada buna ilişkin bir bilgi yahut belge de bulunmamaktadır. Bu hali ile davacının yukarıda açıklandığı hali ile eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde taşıyana teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönündeki karinelerin aksini ispatlayamadığı mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 267,61 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 87,71 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır