T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/114 Esas
KARAR NO:2024/124
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/02/2023
KARAR TARİHİ:12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İsviçre/Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ve acentesi olduğumuz .... tarafından, ... numaralı konişmento tahtında, gönderilenin ... Ltd. Şti. (''Davalı'') olduğu ve Xingang/Çin limanından .../Türkiye limanına taşınan yüklerin Davalı tarafından varış limanından süresinde çekilmemesi sebebiyle Müvekkil Şirket uhdesinde doğan demuraj alacakları sebebiyle düzenlenen faturanın ödenmemesi sebebiyle, bakiye bedelin tahsili için .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası (''icra dosyası'') üzerinden icra takibi başlatıldığı, söz konusu icra doyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamış olduğundan davanın kabulüne,
davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında icra takibinin başlatılan tutar üzerinden devamına, davalı aleyhine, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile arabuluculuk kaynaklı vekalet ücreti dahil her türlü vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itirazın iptali davasına bakmakla görevli mahkemenin takibin yapıldığı yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşımacılığa ilişkin konişmentonun "Yetkili Yargı Mercii" başlıklı 10.3'üncü maddesinde de açıkça davacının açacağı davalarda New York Güney Bölgesi'nde bulunan ABD Bölge Mahkemesi, Londra Yüksek Mahkemesi, yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yeri ve tacir yani müvekkilin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, konişmentodan anlaşılacağı üzere yükleme limanının Xingang/Çin; boşaltma limanının .../Bursa; teslimat yerinin ise konişmentoda ayrıca belirlenmediği için boşaltma yeri olan .../Bursa; müvekkilinin yerleşim yeri adresinin ise Beykoz/İstanbul olduğunu, davaya bakmakta görevli olan mahkemelerin İstanbul Anadolu, İstanbul Beykoz, Bursa ..., Xingang Çin, New York ABD ve Londra Yüksek Mahkemeleri olduğunu, İstanbul Adliyesi Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında yetkili mahkeme konusunda ağır orantısızlığın mevcut olduğunu, davacının neredeyse dünyanın her yerinde dava açabileceği kararlaştırılmışken tacir yani müvekkilinin ise yalnızca taşıyan yani davacının en büyük iki acentesinin bulunduğu İngiltere ve ABD'de dava açabileceğinin düzenlendiğini, yetki kaydında belirsizliklerin mevcut olduğunu, bu nedenle geçerli sayılamayacağını, tacirin bulunduğu ülke mahkemeleri yetkilidir ifadesinin yetki sözleşmelerinde belirlilik şartını sağlamadığını, tek yetkili mahkemenin takibin yapıldığı yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşıma işleminin İsviçre merkezli davacı şirket ile Türkiye merkezli müvekkili şirket arasında Çin'de bulunan bir kısım malların Çin limanından davacı şirketin Çin'deki acentesi aracılığıyla ve Çin tabiiyetindeki bir gemi ile Türkiye'ye taşınmasına ilişkin olduğunu, MÖHUK'un "Eşya taşınmasına ilişkin sözleşmeler" başlıklı 29. maddesinin 3. fıkrasının açık hükmü gereğince davaya Çin Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, davanın İsviçre tabiiyetinden olan ... adına açıldığını, davacı şirketin MÖHUK'un 48'inci maddesi gereğince teminat yatırma yükümlülüğünün olması halinde yatırmasının gerektiğini, konişmentonun tarafının İsviçre tabiiyetindeki ... isimli şirket olduğunu, ancak hem icra takibinin hem de davanın ... A.Ş. tarafından "izafeten" sıfatı ile açıldığını, ... A.Ş.'nin ...'yı temsil etme yetkisini haiz olduğunu gösterir hukuki herhangi bir belge bulunmadığını, her iki şirketin birbirinden ayrı ve farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, bu iki şirket arasında yalnızca unvan benzerliğinin bulunduğunu, ... A.Ş.'nin konişmentonun tarafı olan ...'yı temsil etme yetkisi bulunmadığından taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde Türkçe tercüme konişmentonun sunulduğunu ancak çevirinin noter onaylı olmadığını ve yeminli bir tercüman tarafından da yapılmadığını, tercüman tarafından belgenin aslından yahut fotokopisinden çevrildiğine dair şerhin düşülmediğini, müvekkili şirketin ...'ya herhangi bir borcunun bulunmadığını, sunulan faturanın konişmentonun tarafı olmayan ve ...'yı temsil yetkisi bulunmayan ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirketin ... A.Ş. ile ...'dan ilgili konişmento tahtında ya da faturaya konu herhangi bir hizmet veya mal almadığını, her iki şirkete de herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin peşin ödediği navlun bedelinin iade alınamadığını belirterek mahkemenin yetkisizliğinin tespiti ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız davanın reddine ve takibin iptaline, davacı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2023 tarih ve ... sayılı gönderme kararı ile dosya, mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan demuraj alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup Uyuşmazlığın, mahkememizin yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı, uygulanacak hukukun seçilmesi, davacının MÖHUK 48. Maddesi gereği yabancılık teminatı yatırması gerekip gerekmediği, dava konusu demuraj bedeli bakımından davalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 09/03/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 29/03/2022 tarihinde tebliği üzerine, davalı borçlunun 01/04/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 16/02/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 29/01/2024 havale tarihli raporda özetle; dosya kapsamı ve taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılması, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalar karşılığı tahsil edilen tutarların mahsubuyla davacının davalıdan 31.12.2021 tarihi itibarıyla 1.090,70 USD karşılığı 19.928,57 TL alacaklı olduğu, dava konusu demuraj bedeli bakımından davalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı şirket konşimentoya göre gönderilen konumunda olduğu, gümrük beyannamesine göre alıcı/ithalatçı konumunda olduğu ve emtiayı serbest süresinden daha sonra teslim aldığı, bu durumda oluşacak demuraj ücretinin sorumlusu olduğu, var ise davacı alacak miktarının tespiti, bilirkişi heyeti tarafından varış ihbarında bulunan tarifeye göre yapılan demuraj hesabına göre 7 gün serbest süre sonunda 23 gün için 2.205,00 USD demuraj ücreti oluştuğu, davacı şirketin hesabına göre 7 gün serbest süre sonunda 24 gün için 2.090,00 USD demuraj ücreti faturası tanzim edildiği, davacı şirketin daha indirimli bir tarife ile ücretlendirme yaptığı anlaşılmakta olduğundan bu ücretin demuraj ücreti olarak kabul edilebileceği, tahsil edilen tutarların mahsubuyla davacının davalıdan 31.12.2021 tarihi itibarıyla 1.090,70 USD alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından her ne kadar, icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde başlatılmış olması nedeni ile takibin başlatılmış olduğu Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisli mahkememiz yetkisine itiraz edilmişse de, mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup İstanbul ili mülki hudutları dahilinde münhasıran yetkili bulunduğundan, davacı vekilinin yetki itirasınnı reddine kara vermek gerekmiştir.
Davacı ... firmasının İsviçre de mukim olduğu ve İsviçre'nin ülkemizin de taraf olduğu Lahey Sözleşmesine taraf olduğu anlaşıldığından, MÖHUK 48 maddesi gereğince davacının yabancılık teminatı yatırmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili tarafından MÖHUK 29/3 maddesi uyarınca uyuşmazlığı Çin Hukuku uygulanması gerektiği savunulmuşsa da, dava konusu uyuşmazlığın boşaltma limanı olan ... Limanı'nda davalı tarafından konteynerin teslim alınması sonrası, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca serbest süre içerisinde teslim edilmemesi nedeni ile oluşan demuraj bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davalının Türkiye de mukim bir Türk Şirketi olduğu, boşaltma limanının Türkiye olduğu hususları gözetilerek MÖHUK 29/3 maddesi gereğince uyuşmazlığa Türk Hukuk uygulanması gerektiği mahkemece değerlendirilmiştir.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir. Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Bu kapsamda dosyaya ibraz edilen ... numaralı konşimentoya göre davacının taşıyan sıfatını haiz olduğu davalının ise gönderilen olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte dosyaya celp edilen ... Gümrük Müdürlüğü evraklarından, 20/10/2021 tarihinde ... Limanına ... özet beyan numarası ile dava konusu konteynerin gümrük takip sistemine göre 18:31 saat itibariyle tahliye edildiği , ilgili Özet Beyanı 21/10/2021 saat 09:16 da onaylandığı, gümrük sistemine göre Alıcı ve Bildirim olarak Davalı şirketin, Acente olarak Davacı şirketin kayıt edildiği, gönderici olarak ise Konşimentodaki yükleten şirketin yazıldığı anlaşılmıştır. Gümrük Müdürlüğünün ilettiği bilgilere göre 21/10/2021 tarihinde Taşıyan sorumluluğunda özet beyan işlemleri tamamlanan emteanın Davalı Şirket tarafından gümrük beyannamesinin 18.11.2021 tarihinde tamamlandığı ve 19.11.2021 tarihinde konteynerin kapı çıkışı yapıtığı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen konteyner hareket çizelgesinin de bununla uyumlu olduğu görülmüştür. Tüm bu bilgi ve belgeler ışığında, davalı gönderilen tarafından davaya konu konteyner muhteviyatı eşyanın teslim alındığı sabit olup, davalının TTK 1203 maddesi gereğince dava konusu demuraj bedeli bakımından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen ve celp edilen kayıtlar incelendiğinde, davalıya 21/10/2021 tarihli e posta ile iletildiği anlaşılan varış ihbarında konteyner tahliye tarihinin 20/10/2021 olarak bildirildiği ve ekinde demuraj tarifesinin belirtildiği anlaşılmıştır. Konteynerin niahi olarak davalı taşıyana 19/11/2021 tarihinde iade edilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, bilirkişilerce bu kapsamda demuraj hesaplaması yapılmış olup, 30 gün için talep edilebilecek demuraj bedelinin 2.205,00 USD olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından ise talep edilen toplam demuraj miktarı 2.090,00 USD olarak açıklanmış olup, 1.000,00 USD konteyner depozito bedelinin mahsubu ile bakiye 1.090,70 USD nin talep edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak, davalı tarafından dava konusu konteyner muhteviyatı emtianın teslim alınmış olması nedeni ile davalının TTK 1203 maddesi gereğince gönderilen sıfatı ile konteyner demurajından sorumlu bulunduğu kabul edilerek, konteynerin serbest süre sonrası davacıya iade edildiğinin dosya kapsamında sabit olması ve varış ihbarı ile davalıya bildirilen demuraj tarifesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne ve İİK 67 maddesi gereği şartlar mevcut bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 1.090,70 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 3.196,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı olan 1.407,44 TL'den peşin alınan 351,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.055,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (557,37 TL ilk harç, 290,25 TL posta ücreti ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 4.847,62 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır