T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/118 Esas
KARAR NO:2025/147
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:16/03/2023
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ...'nin sigortacısı olduğunu, dava dışı sigortalı ile davacı arasında ... sayılı emtia poliçesi akdedildiğini, bu poliçe tahtında dava dışı sigortalısına ait yün halı cinsi emtialarının ... no'lu konşimento tahtında sevkiyatının sigortalandığını, poliçeye konu 2 adet halı cinsi emtianın İstanbul'dan Hindistan'daki ... ... Limanı'na taşımasının davalı şirketçe organize edildiğini, bu taşıma sırasında emtiaların dış koruması olan tahta blokların kırıldığını, taşımaya konu halıların hasarlandığı/kirlendiğini, emtiada oluşan hasar/zarar nedeniyle müvekkilinin dava dışı sigortalısının dava dışı alıcısı ... Ltd'ye yeni bir tane halı göndermek durumunda kaldığını, davacının sigortalısının bu zararını dava dışı sigortalısına ödediğini, dava dışı sigortalısına yapılan 121.684,48 TL ödemeden sonra rücuen tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 1188 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını bu nedenle hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, taşıyan sıfatına haiz şirketin ABD de mukim olduğunu, bu nedenle davanın Türk Mahkemelerinde görülemeyeceğini, müvekkilinin taşıyan sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyetine haiz olmadığını bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, emtianın konteyner içine yükleten tarafından istiflendiğini, süresi içinde müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulmadığını, dosyaya sunulan ekspertiz raporunun geçersiz olduğunu, müşterek katılımlı bir rapor tanzim edilmediğini, TTK 1246 maddesi uyarınca davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla öncelikle usuli itirazlarının değerlendirilerek davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın ...'e izafeten .... A.Ş.'ne ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... A.Ş. borçlusunun ... Anonim Şirketi olduğu, 11/04/2022 tarihinde 134.751,39.TL'nin tahsili için takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 22/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/04/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 16/03/2023 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 01/12/2023 tarihli raporda; Davacının aktif; davalıların pasif husumet ehliyetlerini haiz olduğu, Dosya münderecatında yer alan bilgilerden talep edilen hasarın taşıma sırasında meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği ve bu sebeple ayrıca bir hasar ihbarına gerek kalmadığı, Hasar, yükün çıkış noktasından varış noktasına kadar olan deniz taşıması sırasında ve eşya davalı taşıyanın hakimiyeti altında iken meydana gelmiş olduğundan davalının TTK m. 1178 vd. hükümleri uyarınca söz konusu hasardan sorumlu olacağı, 121.684,48 TL tutarındaki zarar miktarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 06/02/2025 tarihli raporda; taşıyanın söz konusu taşımadan kaynaklı sorumluluğunun limitinin 960 kg X 666,7 = 640,032 Özel Çekme Hakkı olduğu, İşbu (640.032 ÖÇH) miktarın teslim tarihindeki (02.06.2021) TL karşılığının da 640.032 X 12,4307 = 7.956.045,78 TL olduğu; dolayısıyla dava konusu zararın tespiti yapılan sınırın çok altında kalmakla, tamamının karşılanmasının gerekeceğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Davalı vekili konşimentoda imzası bulunan dava dışı Vanguard firmasının adresi itibarı ile ABD Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de; davalının Türkiye'de ve İstanbulda mukim bir şirket olması nedeniyle HMK 6 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu ayrıca ile ABD Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesi MK 2'ye de aykırı görüldüğünden yetki itirazının reddi ile davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan .../2 numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ... ve Tic AŞ tarafından DAP teslim şartı ile ithraç edilenhalı emtiasının, Ambarlı Limanı'ndan Hindistan ...'na gemi-uçak-tır-kamyon ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... AŞ 'nin konşimentoda gönderen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait 20/08/2021 tarihli ödeme dekontuna göre 121.684,48 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... ve Tic AŞ 'ne ödendiği anlaşılmakla, davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince ve dosyada bulunan ibraname ve temlikname hükümleri uyarınca halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentonun dava dışı Vanguard tarafından imzalandığı, ancak dosyada bulunan 31/03/2021 tarihli 27.059,50 TL bedelli Deniz navlunu açıklamalı navlun faturasının davalı ... firması tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlendiği anlaşılmakla, davalının TTK 921 maddesi uyarınca taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davalılar vekilince hak düşürücü süre itirazı ileri sürülmüş olup, bu hususun esasa geçmeden evvel incelenmesi gerekmiştir. Davaya konu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken TTK 1188 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Uyuşmazlığa konu olayda, dosyada mübrez ekspertiz raporu ve gümrük beyannamesine göre emtianın 02/06/2021 tarihinde dava dışı sigortalı alıcıya teslim edildiği anlaşılmakla, bu durumda icra takibinin başladığı 11/04/2022 tarihinde TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada bulunan 13/12/2021 tarihli ... Sigorta Ekspertiz firması tarafından düzenlendiği anlaşılan ekspertiz raporunda; yapılan inceleme neticesinde; sigortalı / satıcı .... VE TİC. A.Ş. firması tarafından Hindistan'da yerleşik... LTD. firmasına 2 Kap - 150,90 M2 (Brüt: 960,00 Kg) Halı emtiasının DAP HİNDİSTAN olarak satıldığı, satışı gerçekleştirilen emtianın Ambarlı Limanı / Türkiye' den Nhava Sheva Limanı / Hindistan' a kadar olan denizyolu nakliyesinin gerçekleştirilmesi organize edilmesi için ... A.Ş. firmasının görevlendirildiği, forwarder tarafından ise ... deniz hat firmasının tayin edildiği, TCLU 812549-2 nolu 40 feetlik kapalı tip konteyner içerisine Parsiyel Yük olarak yüklenen emtianın Türkiye'den Hindistan'a kadar olan denizyolu nakliyesinin tamamlanması akabinde Nhava Sheva Limanı'nda konteynerden tahliye edilen Halı emtiasının alıcı firma tesislerine kadar olan karayolu nakliyesinin ise ... tarafından gerçekleştirildiği, emtianın 1 rulosunun (95,1 m2) içerisinde bulunduğu ahşap kasanın limanda kırılmış olarak tahliye edildiği, alıcı firma tarafından teslim alınması esnasında kontrol edildiğinde ise halının ıslanmak / küflenmek/katlanmak suretiyle hasarlı olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir hasar tutanağının düzenlenmediği, hasarın tam olarak nerede, ne zaman ve ne şekilde meydana gelmiş olabileceğine dair net bir tespit olmadığı, bu sebeple ahşap kasanın nasıl kırılmış olabileceği, ıslaklığın / küflenmenin hangi sebeple ve ne şekilde meydana gelmiş olabileceğine dair kesin bir kanaate ulaşmanın mümkün olmadığı belirtilerek hasar miktarının 121.684,48 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Bu kapsamda dosya kapsamında hasarlandığı iddia edilen emtianın 02/06/2021 tarihinde dava dışı sigortalı alıcıya teslimi edildiği anlaşılmakla dava dilekçesi ekinde hasarın davalıya ihbar edildiğini gösterir ihtarname tarihi 17/06/2021 olarak görülmüş ancak bu ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin dosyaya herhangi bir tebliğ belgesi sunulmamıştır. Buna göre TTK 1185 maddesi uyarınca 3 günlük süre içerisinde davaya konu emtia hasarına ilişkin olarak davalıya ihbar edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, hasarın davalıya TTK 1185 maddesi gereği usule uygun olarak ihbar edilmemiş olduğu kabulü ile, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık, ... numaralı 40' HC konteynerle parsiyel olarak taşınan 2 rulo "Makine Halısı" emtiasının 1 rulosunda oluşan ıslanma/küflenme/bükülme hasarından davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin olup, navlun faturası ile dosyada mübrez konşimento üzerinde bulunan LCL kaydından, yüklemenin parsiyel taşıma olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, taşımanın yapıldığı 40' HC tip ... nolu konteynerin iç hacminin 76,00 metreküp olduğu, dava konusu 960 kg. ağırlığındaki 2 kap halı cinsi emtianın ise 6,29 metreküp hacminde yer kapladığı hususu dikkate alındığında dava konusu taşımanın parsiyel konteyner yükü taşıması olduğu ve söz konusu konteynerin içerisine birbirlerinden farklı birden çok yükleyici tarafından birden fazla sayıda alıcıya sevk edilmek üzere yine birden çok eşyanın karışık şekilde yüklenmiş olduğu bilirkişilerce de açıklanmıştır.
Dava dışı sigortalı satıcı .... VE TİC. A.Ş. firması tarafından Hindistan / New Delhi'de bulunan alıcı... LTD. firmasına DAP HİNDİSTAN olarak satışı yapılan 2 Kap - 150,90 M2 (Brüt: 960,00 Kg) Makine Halısı emtiasının, ... no.lu 40' HC konteyner içerisinde, ilk etapta Ambarlı Limanından Hindistan'ın Nhava Sheva Limanına kadar denizyolu ile, oradan da alıcının New Delhi'de bulunan adresine karayolu ile nakliyesinin gerçekleştirilmesi için davalı firmanın görevlendirildiği, dosyada bulunan 18/03/2021 tarihli İHRACAT YÜKLEME TALİMATI başlıklı belge ile taraflar arasındaki 17 Mart 2021 tarihli e posta yazışma içeriğinden anlaşılmıştır. Kaldı ki davalının taşımanın tamamından sorumlu olmadığına dair bir itirazı da bulunmamaktadır. Bilirkişiler tarafından ...arası mesafenin 1430 Km. Ve karayolu ile yaklaşık olarak 20 saat süreceği de belirtilmiştir.
Emtianın alıcı yetkilileri tarafından 02/06/2021 tarihinde teslim alınması esnasında yapılan kontrolde, 2 adet halıdan 95,1 m2 ölçüsünde olan 1 adet halının ıslanmak, küflenmek ve bükülmek suretiyle hasarlı olduğunun tespit edildiği ancak buna ilişkin olarak hasar tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu görülmüştür. Davaya konu taşımanın parsiyel olarak taşındığı ve taşımanın hem kara hem de deniz taşıma ayağının davalı tarafından üstlenildiği tespit edilmiştir. Yükün taşımaya konu konteyner içerisine yüklenmesi esnasında hasarlı olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi-şerh bulunmamakla birlikte, boşaltma limanında çekildiği anlaşılan fotoğraflar ile emtianın alıcısına teslimi anındaki fotoğraflar incelendiğinde ise emtianın yükleme anındaki hali gibi ambalajlı olmadığı, limandan alıcı firma tesislerine karayolu ile sevkiyatı gerçekleşecek halının liman sahasında yerde üzeri naylon örtü ile örtülmüş, örtü üzerinde su birikintisi ve metal borunun olduğu ve alıcıya teslim etmek üzere araç üzerinde kıvrılarak yüklenmiş, naylon ambalajı hasarlı, kirli ve ıslak olarak teslim edildiği görülmüştür. Buna göre davalı tarafından sağlam teslim alındığı anlaşılan emtianın teslim alımmış olduğu hali ile teslim edilmediği dosya kapsamında sabit olup, buna göre taşımanın tamamından sorumlu olduğu değerlendirilen davalı sorumluluğu altında hasarın meydana geldiği kabulü ile davalının hasar bakımından sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekili tarafından yükün ambalajındaki hatadan dolayı kaynaklanmış olabileceği itirazı ileri sürülmüşse de, parsiyel olarak taşınan ve niteliği davalı tarafından bilinen emtia ambalajında bir eksiklik bulunması halinde taşıyan davalının yükü kabul etmeyebileceği ancak taşıma belgesinde ambalaj hatasına dair bir kaydın da bulunmadığı görülmekle davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Bilirkişiler tarafından davaya konu edilen hasar miktarının kadri maruf olduğu belirtilmiş olup, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler esas alınmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki teknik tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle neticede; davaya konu edilen ve bilirkişi raporunda tespit edilen hasar miktarından davalıların sorumlu olacakları kanaatine varılarak mahkemece resen yapılan faiz hesaplaması ile neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 121.684,48TL asıl alacak ile, 12.677,69.TL işlemiş faiz bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi UYGULANMASINA,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 9.178,27.TL'den peşin alınan 1.627,46.TL'nin mahsubu ile bakiye 7.550,81.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.627,46.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 12.436,15.TL'nin ( 179,90.TL başvurma harcı, 256,25.TL posta gideri ve 12.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 12.400,08.TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı için takdir edilen 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
6-Davalı vekili için takdir edilen 389,22.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.430,67.TL sinin davalıdan, 129,33.TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır