T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/124 Esas
KARAR NO :2025/114
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/09/2022
KARAR TARİHİ:04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili ile göndericisi olduğu malları deniz yolu ile alıcısına iletmek için ticari ilişki tesis ettiğini, müvekkilinin davalı ile gerçekleştirdiği anlaşma kapsamında taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, vermiş olduğu hizmet karşılığında faturalar kestiğini, söz konusu faturaların .... İcra Dairesinde 2021/... E. Sayılı dosya kapsamında başlatılan takip dosyasına sunulduğunu, davacı tarafından kesilen beş adet faturanın iki tanesine itiraz edilmediğini, diğer üç tanesine ihtarnameler aracılığı ile itiraz edildiğini, itiraz edilemeyen 02.11.2021 tarihli ... numaralı 5.074,00 USD ve 10.11.2021 tarihli ... numaralı 4.720,00 USD tutarlarındaki faturalar açısından TTK mad. 22/2 uygulama alanı bulacağını, davalı tarafından itiraz edilen ... numaralı 1.888,00 USD tutarlı, ... numaralı 1.534,00 USD tutarlı, ... numaralı 3.953,00 USD tutarlı faturalara davacı tarafından DAP yükleme şeklinde gerçekleştirilen taşıma işlemi sebebi ile demuraj masraflarına ilişkin olduğunu, bu yükleme şeklinde taşıyıcı olan davacının kendisine atfedilemeyecek liman yoğunluğundan dolayı taşıma sözleşmesinin konusunu oluşturan mallan alıcıya belirli bir süre teslim edemediğini, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren fazladan masraf oluşacağı davalıya e-posta yoluyla davacı tarafından bildirildiğini, davalının bu durumu en başından itibaren bildiğini, herhangi bir itiraz da bulunmadığını, DAP yükleme şeklinde satıcı sıfatıyla davalının sorumluluğu alıcının ülkesinde teslimden önce ortaya çıkacak demuraj masraflarını da kapsadığını, davalının alıcıyla yaptığı sözleşme kapsamında söz konusu masraflardan sorumlu olduğunu, davacı tarafından kesilmiş olan faturalara iki kere itiraz edildiğini, taraflar arasında ihtarnameler çekildiğini, davacının bu sürecin sonunda tekrar davalıya faturaları gönderdiğini, davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazda yetki yönünden itiraz da bulunduğunu, itirazı kapsamında davalının yetkili icra dairesinin kendi yerleşim yeri olan İstanbul İcra Dairelerinin olduğunu iddia ettiğini, İİK md. 50 ve TBK md. 89 hükümlerinin incelendiğinde yetkili icra dairesinin, icra takibinin başlatıldığı davacının yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğunu, davalının bu yöndeki iddiasının hukuki zeminden uzak olduğunu belirterek .... İcra Dairesi'nin 2000 / ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını ve yetki bakımından, yetkisizlik veya yetkisizlikten davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı ile davalı arasında anlaşılan kapıya teslim taşıma bedelleri davacının kesmiş olduğu fatura mukabilinde ödendiğini, davalı tarafından takibe konu edilen faturalar karşılığında ise herhangi bir taşıma yapılmadığını, davacının faturaların kabul edildiğine dair beyanları maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davalıya ait malları kapıda teslim etmek kaydı ile taşımayı üstlendiğini, davalı ile davacı arasında davacının bahsetmiş olduğu satıcı ile alıcı arasındaki DAP ilke ve kurallarının uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının kapıda teslim olarak taşıma işini üstlendiğini, bu bakımdan taşıma sırasındaki tüm giderlerden sorumlu olduğunu, taşımanın süresi nazara alındığında davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu bakımdan davacının talebinin maddi ve hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının masrafların bildirildiğine dair iddiasının maddi dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının aksine kapıda teslim koşuluyla yapılan masrafların istenemeyeceğinin davacı tarafından bilindiğini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 03/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafından ibraz edilen davalıya ait muavin kayıtlarında; davacının davalıdan 31.12.2021 tarihi itibarıyla davacının icra takibine konu etmiş olduğu 5 adet fatura bedeli toplam 17.169 USD karşılığı 222.810,70 TL. alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin yasal defter kayıtlarında; davalının davacıya 31.12.2021 tarihi itibarıyla borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı ... şirketine faturaların tamamın ödenip ödenmediğinin tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından davalı şirket adına tanzim edilen ve takibe konu edilen aşağıda dökümü yapılan 5 adet toplam 17.169 USD'lik faturalar karşılığında fatura tarihleri itibarıyla e- fatura sisteminden iade faturası tanzim edildiği ve iş bu faturalardan borç ve alacak bakiyesi bulunmadığı, neticeten teslim şekli ve konşimento kayıtlarına göre davalının fatura bedellerinde sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkememize sunulan 12/11/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Davacının davalıdan söz konusu fatura bedellerini talep edemeyeceği, zira neye dayanarak, hangi gerekçeyle, hangi hizmetin masrafını talep ettiğini ortaya koyamamış olduğu belirtilmiştir.
Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında gümrükleme ücreti açıklamalı faturalar nedeni başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı ... A.Ş. tarafından davalı ...Ltd. Şti. aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyasıyla 5.074,00 USD, 4.720,00 USD, 3.953,00 USD , 1.534,00 USD, 1.888,00 USD asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının kendisine atfedilemeyecek liman yoğunluğundan dolayı taşıma sözleşmesinin konusunu oluşturan malları alıcıya belirli bir süre teslim edemediğini, davacının oluşan yoğunluk sebebiyle demuraj masraflarının daha fazla artmaması adına hiçbir yükümlülüğü olmadığını, iyiniyetli tacir olarak yükleri kendi deposuna aldığını, ...teslim şekli gereği meydana gelen masraflar davalı satıcını sorumlu olduğunu ileri sürmüş, 15.6.2023 tarihli dilekçesinde ise, "Demuraj bedelinin demuraj tarifesi üzerinden hesaplandığını, faturaya yansıyan tutar yalnızca demuraj bedelinden ibaret olmayıp iç nakliye süreci kapsamında gerçekleştirilmesi zorunlu olan masrafları da kapsadığını, ilgili fatura kapsamında yer alan alacak kalemleri sırasıyla, 1.031,00 USD İç Nakliye Bedeli 200,00 USD Şasi Kiralama Ücreti 150,00 USD Depolama Ücreti, 300,00 USD Ek Şasi Bedeli, şeklinde açıklandığını, bu alacak kalemlerinin toplamı 1.681,00 USD olup fatura edilen bedel 1.600,00 USD olduğunu, bu meblağ üzerinden % 18 KDV eklenmesi ile ... 72 numaralı faturanın davalıya yansıtılan bedeli 1.888,00 USD olduğunu, bu durumun diğer faturalar bakımından da geçerlilik arz ettiğini, söz konusu bedellerin davacının yurt dışı acentesi olan ... tarafından fiili taşıyan ....'ya ödendiğini, daha sonrasında ödenen bedeller davacıya fatura edildiğini, davacının söz konusu bedelleri davalıya fatura etmesinin sebebinin ise gönderici ve alıcı olan kişilerin Dap yükleme sisteminde anlaşmış olmaları olduğunu belirtmiştir.
Dosyaya sunulan konişmentoların incelenmesinden dava dışı ...' in akdi taşıyan , ... şirketinin fiili taşıyan konumunda olduğu, davacının takibe konu edilen faturaları gümrükleme ücreti açıklaması ile ... adına acente olarak düzenlediği, fatura ve konişmento bilgilerinin birbirleri ile uyumlu olduğu görülmektedir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, taşımaların yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava dilekçesi ve davacı vekilinin açıklamalarından liman yoğunluğundan dolayı yükün alıcıya belirli bir süre teslim edememesi nedeniyle meydana gelen varma yeri liman masraflarının yabancı acente tarafından davacıya yansıtıldığı, davacının da bu bedeli Dap teslim şekline dayanarak davalı taşıtandan talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan mail yazışmalarının incelenmesinden navlun sözleşmesinin all in yani herşey dahil ve kapı teslim şekli ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının taşınacak eşyayı kapıdan teslim alıp alıcının kapısında teslim edeceği, deniz navlununa iç nakliye ve alıcı tesisinin kapısına kadar oluşacak tüm masrafların dahil olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili satım sözleşmesinin DAP teslim şekli ile yapılması nedeniyle tüm masraflardan davalı satıcı/ taşıtanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de teslim şekli satıcı ve alıcı arasındaki hak ve yükümlülükleri belirlemekte olup davalı davacı ile herşey dahil / all in taşıma sözleşmesi yapmıştır. Taraflar arasındaki ilişkide navluna ilişkin anlaşma geçerli olup mail yazışmalarına göre kapı teslime kadar olan tüm masrafların navlun teklifine dahil olduğu görülmektedir. Bu aşamadan sonra ortaya çıkan diğer masraflar navluna dahil olup davacının davaya konu edilen varma yeri masraflarını davalıdan talep edemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE
2-Koşullar oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 4.260,40 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 3.645,00 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı vekili için takdir edilen 39.915,83 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır