T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/129 Esas
KARAR NO:2025/338
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/08/2021
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı .... ve Tic. A.Ş.'ne ait buğday unu emtiasının Türkiye'den Gambiya'ya taşınması işinin davalılar tarafından yapıldığını, yükün "..." isimli gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğini, ancak yükte hasar meydana gelmesi nedeni ile ekpertiz raporu ile tespit yapıldıktan sonra davalı şirkete ihbar yapıldığını, zarar bedelinin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ... ... yönünden milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının aktif husumetinin bulunduğunu kanıtlayan hiçbir delilin müvekkiline tebliğ edilmediğini, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca müvekkillerinden ... A.Ş.'ye doğrudan husumet yönletilerek dava açıldığını, işbu müvekkilinin taşıyan sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın esasına ilişkin ise, konşimento tahtından doğan ihtilaflara Fransız Hukukunun uygulanması gerektiğini, dava dilekçesinde yükte ıslaklık meydana geldiğinin belirtildiğini ancak ekspertiz raporunda ıslaklık nedeni ile yükte meydana gelen hasara ilişkin bir tespit bulunmadığını, davacının taşıyanın kusurlu olduğunu ispatlayamadığını beyanla öncelikle milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine ve her halükarda davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 05/12/2023 havale tarihli raporda özetle; davaya konu olan ürünlere ait olan toplam 43.120,00 USD'nin dava dışı satıcı ... A.Ş. tarafından dava dışı alıcı ... Enterprıes Jabang firmasına 20.08.2020 tarihinde faturalandırdığı ve tamamının 03.09.2023 tarihinde banka havalesi ile tahsil edildiği, bu işlem ve işlemlerin resmi defter ve kayıtlara işlendiği, hasarlı çıkan emtia bedeli olan 9.431,50 USD tutarın fatura tarihi olan 20.08.2020 tarihinden sonraki bir tarihte dava dışı alıcı ... ... firmanın carisine alacak olarak kaydedilmediği veya faturalandırmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Gıda Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ..., taşıma uzmanı ... tarafından tanzim edilen 17/10/2024 havale tarihli raporda özetle; satışın CIF teslim şekli ile yapıldığı, bilirkişi heyetinde mali bilirkişi bulunmadığı, değerlendirmelerinin 05.12.2023 tarihli mali bilirkişi raporu uyarınca yapılacağı, raporda sigortalının mal bedelinin tamamının tahsil ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle hasar nedeniyle tazmin edilmesi gereken bir zararı bulunmadığı, mal üzerinde hukuki menfaatin alıcının üzerinde olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, ancak dosya içerisinde 20.1.2021 tarihli ... tarafından meydana gelen hasar sebebiyle tazminat alacağı 9.432,40 USD'nin dava dışı sigortalıya devir ettiğine ilişkin belge bulunduğu, sigorta şirketinin delil listesinde belirttiği sigortalısı tarafından verilen ibraname/temlikname dosya içerisinde bulunmadığı, Mahkemenin nihai takdiri ile bu belgenin BK madde 162 alacağın temliki olarak değerlendirilmesi halinde davacının ödediği oranda sigortalısının haklarına halef olabileceği, bunun sonucu olarak aktif husumet ehliyetinin gerçekleştiği sonucuna varılabileceği, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, hasarın teknik açıdan tahliye limanındaki tahliyeden sonra liman işçilerinin dikkatsiz ve özensiz elleçlemeleri sırasında gerçekleştiği, bu faaliyetler sırasında gemi kaptanın kusuru bulunmadığı ve hasarın tamamen gemi kaptanın kontrolü dışında gerçekleştiği, bu safhadan davalının sorumlu olmadığı, meydana gelen hasardan liman işçilerinin hizmetinin ifası sırasında haksız fiil teşkil eden faaliyetleri nedeniyle doğduğu, meydana gelen zarardan liman işletmecisinin TBK'nun madde 49 uyarınca sorumlu olduğu, eğer Mahkeme kaptanın nezaret sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varır ise bu durumda davacının maddi zararından TBK'nun madde 49 uyarınca liman işletmesinin, TTK madde 1178 uyarınca taşıyan ... ... S.A.'nın müteselsilen sorumlu olduğu, TTK madde 1185 hükmüne uygun hasar ihbarının yapılmadığı, toplam hasar miktarının 59.705,94 TL tutarındaki hasar miktarının dosyadaki belge ve bilgiler kapsamında kadri marufunda olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 30/10/2024 havale tarihli ek raporda özetle; ticari defterlerin ayrıntılı incelenmesi neticesinde emtianın hasarlanması sebebiyle dava dışı sigortalı satıcı ... ile dava dışı alıcı ... arasında hasar bedeli olan 9431,50 USD tutarında taraflarca cari hesaplarda mahsuplaşmaya gidilmediği, cari hesap dökümü incelendiğinde dava dışı satıcı ...'un hasar bedeli olan 9431,50 USD tutarında dava dışı alıcı ...'a ücretsiz mal gönderimi yapıldığına dair bedelsiz bir fatura düzenlenmediğinin ticari defterlerden tespit edildiği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizden verilen 22/02/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2023 tarih, 2022/1798 Esas, 2023/363 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak geldiği anlaşılmıştır.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; milletlerarası yetki itirazının kabul edilebilir olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekilleri tarafından davaya konu taşımaya ilişkin konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeni ile mahkememizin yetkisizliğine dair milletlerarası yetki itirazında bulunulmuşsa da, konişmento da yükleme yerinin İstanbul olması, konişmentoyu düzenleyenin acenta olması davalı acentanın Türk şirketi olmaları nedeniyle Türk mahkemeleri önünde kendilerini daha iyi savunacak konumda iken, yabancı bir mahkemenin yetkili olduğunun ileri sürülmesi,TTK 105/2 ve MK 2'ye aykırılık teşkil edeceğinden yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava ve taraf ehliyeti HMK 114/1-d madde gereği dava şartlarından olup dava şartları mahkemece re'sen incelenir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması ya da hak sahibine yapılan geçerli bir ödeme nedeniyle temlikname alması gerekmektedir. Taşıma CIF taşıması olup davacı her ne kadar dava dışı hak sahibi olmayan ...'a ödeme yapmışsa da Davacı taraf 20.01.2021 tarihli belgeyi sunmuş olmakla gerçek hak sahibi olan ... enterprises isimli firmadan temlikname almış olduğu anlaşılmakla dava da aktif dava ehliyetinin bulunduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosyada bulunan 12.08.2020 tarih ... nolu konişmentoda taşıyan olarak davalı ... ... ...'nın kayıtlı bulunduğu davalı ... ... AŞ'nin ise konşimentoyu acente sıfatı ile imzaladığı görülmüş olup, ... seri numaralı navlun faturasına göre de; “Navlun Bedeli olarak 7.550,00 USD 'nin ... ... tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu hali ile davalı ... ... ... firmasının TTK 921 maddesi uyarınca navlun faturası düzenlemek sureti ile fiili taşıyan ve hali ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Diğer davalı ... ... ... AŞ' bakımından ise, taşıyıcının ... ... S.A olduğu, davalının ise taşıyıcı ... ... şirketinin acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının, taşıma işini kendi adı ve namına üstlenmediği, dolayısıyla davalı ... ... A.Ş.' nin taşıyan sıfatını haiz olmadığı belirlenmiştir. TTK nın 105/2. maddesinde "acentelik sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği" hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davanın ise acente davalı ... ... A.Ş.' karşı açıldığı, TTK 105. maddeye göre acentaya doğrudan dava açılamayacağından davalının pasif husumeti olmadığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/14152 Esas- 2018/5412 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4).Dosyada bu kapsamda önem taşıyan tek belge alıcı Jaafar'ın fiili taşıyanın varma limanındaki acentasına gönderdiği 28.11.2020 tarihli ihtarnamedir. Başkaca hasara ilişkin belge sunulmamıştır. Emtianın varma limanına 09.11.2020 tarihinde vardığı, 10.11.2020 kazanın meydana geldiği, 11.12.2020 tarihinde ekspertiz talep edildiği anlaşılmakla, bu hali ile hasarın davalı taşıyana TTK gereği usule uygun olarak ihbar edilmediği kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Taşıma konusu emtia, deniz yoluyla Ambarlı,İstanbul - Banjul arası taşınmıştır. Davalı ... ... ... tarafından düzenlenen konişmentoda ve navlun faturasında sorumluluk limandan-limana gösterilmiştir. Dolayısıyla, Davalı ... ... nın taşıyan sıfatı ile sorumluluğu deniz yoluyla taşıma safhasına ilişkindir ve eşyanın hakimiyetinde bulunduğu süre içerisinde uğradığı hasardan sorumludur. TTK nun 1178. Maddesi uyarınca, taşıyan eşyanın hakimiyetinde bulunduğu sürede meydana gelen bir olgu sonucu eşyanın zıya ve hasar uğramasında veya geç tesliminden ileri gelen zararlardan sorumludur. Banjul Limanı'na denizyolu ile nakliyesi için 20.08.2020 tarihinde ... adlı gemiye yüklenerek Gambia'nın Banjul Limanına getirildiği ve burada gemiden tahliye edildikten sonra Liman sahasında liman işçileri tarafından yapılan elleçlemeler esnasında ... nolu konteynerin “Reach Stacker” olarak tanımlanan ve liman sahasındaki konteynerlerin elleçlenmesi için kullanılan araçtan düşürülmesi sonucu, düşmeye /devrilmeye bağlı olarak konteynerin deformasyona uğramış olduğu ve bunun neticesinde 50 kg'lık A kalite 398 çuvalın hasarlı, patlak ve yırtılmış olduğu anlaşılmıştır . Bu haliyle davalının fiili hakimiyeti ve sorumluluğu bulunmadığı aşamada hasarın meydana geldiği ve TTK 1185 maddesi uyarınca davacı üzerinde bulunan ispat külfetinin yerine getirilmediği, davalının hasar bakımından sorumluluğu bulunduğu hususunun davacı tarafından ispat edilemediği mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle neticede; davalılardan ... ... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine ve davalılardan ... ... ... Hakkında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalılardan ... ... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine,
2-Davalılardan ... ... ...'ya izafeten ... ... ...A.Ş. hakkında açılan davanın reddine,
3-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.027,60 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 412,20 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı ... ... ...'ya izafeten ... ... ...A.Ş. vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davalı ... ... A.Ş. vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücretinin önceki kararda tahsil edildiği anlaşıldığından, yeniden tahsiline yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır