T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/228 Esas
KARAR NO:2023/434
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/05/2023
KARAR TARİHİ:31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 6 yıllık devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firmanon ... merkezli firmaya mal göndermek için 22.02.2023 tarihinde ... firmasından konteynır talep ettiğini, bu talep doğrultusunda 28.02.2023 tarihinde ... firması tarafından müvekkiline yükleme için ... nolu konteyner ayarlandığını, müvekkil firma beyanları ve gönderilen mallarla birlikte tüm evraklarını ... firmasına teslim edip malların kuveyte gönderilmesi ... Acenteliği ile ... arasında anlaşma sağlandığını, müvekkili ... menşeli firma ile gereken anlaşmaları ve ticari ilişkileri ve ticari sözleri sağlamasına rağmen ... firması tarafından Konteynırın yasaklı maddeler taşıdığı bundan dolayı ceza kesildiği cezanın ödenmemesi durumunda konteynıra el koydukları bilgisi iletildiğini, taşıma firması ... A.Ş ile defalarca iletişime geçmemize rağmen hiç bir şekilde tarafımıza net bir bilgi verilmediğini, müvekkiline kesilen cezaların kendilerinden kaynaklı olmadığını Konteynırdaki malların Mail yolu ile müvekkiline verilen bilgi gereği 25.03.2023 tarihinde ... ulaşması gerektiğini; ulaşmaması durumunda ticari ilişkilerde müşteri kaybı yaşanacağını, kesilen cezanın sorumluluğun mahkeme tarafından belirlenmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen olumlu dönüş alınamadığını, konteyner içinde bulunan tüm malların bozulma ihtimali bulunması ve müşteriler ile ticari ilişkilerin zedelenmesine sebebiyet verildiğini, ... menşeli firma müvekkiline 25.03.2023 tarihinde gönderdiği yazıda Konteynırdaki siparişlerinin İstanbulda olduğunu ve ulaşma tarihlerinin belirsiz olduğu gerekçesi ile müvekkili ile yapılan sözleşmeyi feshettiklerini ve müvekkili 12.000 dolar fesihten dolayı doğan zararlar talep edildiğini ve ticari ilişkisini bitirdiklerini bildirdiklerini belirterek ivedi olarak konteyneren çekilerek içerisindeki malların müvekkiline teminatsız bir şekilde teslim edilmesini mahkeme aksi kanaatteyse malların bozulma durumuna binaen uygun görülecek teminat karşılığında malların teslimini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hapis hakkının sonlandırılmasına yönelik talepler bakımından pasif husumeti bulunmadığını, söz konusu hapis hakkını uygulayan tarafın, davaya konu taşıma sürecine yalnızca taşıma işleri komisyoncusu olarak katılmakla yetinmiş olan müvekkil şirket olmadığını, bu bakımdan davacı şirketin bu talebini an itibarıyla eşyanın doğrudan zilyetliğini elinde bulunduran ve hapis hakkını uygulamakta olan ... Anonim Şirketi'ne yöneltmesi gerektiğini,. davacı şirketin dava dilekçesinde 1 ve 2 sayılı istemlerinin aynı davaya konu edilmesi mümkün olmadığını, zira ... Acenteliği'ne yöneltilmesi gereken 1 numaralı istem ile müvekkil şirkete yöneltilen 2 numaralı istem birbirinden bağımsız olduğunu, her iki talebin aynı davaya konu edilmesi mümkün olmadığını belirsiz alacak davasının açılabilmesinin en önemli şartı olarak ise “talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması” hususu olduğu vurgulandığını, davacının kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını davacı şirket "gönderen" ve "yükleten" sıfatlarını haiz olduğunu, davacı şirketin ihracatçı konumda bulunduğu taşımada, müvekkili şirketin, davacının talebi doğrultusunda, ...'teki alıcıya teslim edilmek üzere gerçekleştirilmesi öngörülen taşımayı organize etmeyi üstlendiğini ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca "taşıma işleri komisyoncusu" sıfatını kazandığını, davacı şirketin kusurlu fiili, taşıyan ...'nin hapis hakkını ileri sürmesine sebebiyet verdiğini, davacının kusurlu fiili, müvekkili şirketin zarara uğramasına yol açtığını ve müvekkil şirketin davacı şirkete karşı talep hakkı doğduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Taraflar arasındaki navlun sözleşmesi kapsamında ve fiili taşıyan tarafından yükün muhteviyatı konusunda hapis hakkı kullanılması nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen masraf ve zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 31/10/2023 tarihli celseye e-duruşma ile bağlanarak; davalı taraf ile anlaşmanın sağlandığını ve protokol imzalandığını, bu hali ile davanın konusuz kaldığını, protokol gereği davadan feragat ettiğini, karşı taraftan protokol dışında bir taleplerinin bulunmadığını belirtmiş olmakla yine 31/10/2023 tarihli dilekçesinde davalı ile karşılık sulh olmaları sebebiyle ve protokol imzalandığından dolayı protokol gereği davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili 31/10/2023 tarihli celsede; Taraflar arasında protokol imzalandığını, feragata bir diyeceklerinin olmadığını, karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Bu nedenlerle; HMK 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılarak vekalet ücreti konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın feragat reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/10/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır