T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2023/242 Esas
KARAR NO: 2023/439
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2022
KARAR TARİHİ: 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 24.06.2022 tarihinde, müvekkil şirketin hizmet verdiği ... Adaları Bayraklı ... İMO numaralı ... ve yine ... Adaları Bayraklı ... İMO numaralı ... isimli gemilere davalı yanca işletilen limanda 3(üç) ay süre ile emniyetle bağlama ve barınak (Layberth) hizmeti sağlanmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği müvekkil her bir gemi için aylık 15.000 USD(on beş bin dolar) toplamda bir ay için 30.000 USD(otuz bin dolar) ödemeyi kabul ettiğini, sözleşmenin imzalanması akabinde, müvekkili şirket iş bu sözleşmeye güvenerek, hizmet verdiği gemileri 05.07.2022 tarihinde davalının işletmesinde bulunan limana sözleşmede belirtilen yanaşma krokisine uygun olarak bağlandığını ve ilk ayın hizmet bedeli olan 30.000 USD müvekkil tarafından ifa edildiğini, sözleşme gereği davalı limana yanaşma izinlerinin alınması hususunun kendi taahhüdü altında olduğunu belirttiğini, ancak gerekli izinlerin alınamadığını, davalının devamlı müvekkilini izinlerin alınması açısından oyaladığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının edimlerini gerektiği gibi ifa etmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını belirterek, müvekkilin davalı tarafa ödediği 30.000 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren, bankaların yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının kusuru neticesinde yine müvekkil tarafından ödenen idari para cezası bedeli olan 15.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının basiretli bir tacir olarak davranmadığını, yasal mevzuata uygun olarak hareket etmediğini, idari para cezasına karşı yasal yollara başvurulabileceğini, müvekkilinin bu konu ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, davacı firmanın sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünden kaçındığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2023 tarih, 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki bağlama hizmetinden kaynaklanan hizmetten kaynaklanan alacak davası olup uyuşmazlığın mahkememizin görevli ve yetkili bulunup bulunmadığı tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerine haiz olup olmadığı, davacının iddiasında haklı olup olmadığının tespiti ile davacının haklılığına kanaat getirildiği takdirde davacının alacaklı olduğu miktarın tespitinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin görevi HMK 'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
Denizcilik İhtisas Mahkemeleri 28/04/2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5136 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanunla kurulmuştur. 5136 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine son fıkra olarak "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir" hükmü eklenmiştir. Bu maddeye göre Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin görev alanı 6762 sayılı TTK'nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıklarla sınırlıdır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır (m.1533). 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 5(2) maddesinde "Bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" hükmü getirilmiştir. Yeni Ticaret Kanunun'da "Dördüncü Kitap" yerine "bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan" denilerek söz konusu mahkemenin bakacağı işlerin alanı, amaca uygun olarak genişletilmiş, münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarıyla ilgili olarak Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevlendirme yapabileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda ticaret mahkemelerinden hangisinin münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortası ile ilgili hukuk davalarına bakacağı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirme kararına göre belirlenecektir.
Somut olayda dava, 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanmadığı, uyuşmazlığın Marina Bağlama Hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, taraflar arasında hizmet sözleşmesi ilişkisi mevcuttur. Uyuşmazlığın sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre incelenip çözümlenmesi gerekir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacıya gemilerin davalı yanca işletilen limanda bağlama ve barınak hizmet sağlanmasına ilişkin sözleşme imzaladığı anlaşılmıştır. Buna göre davacının, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu mahkemece kabul edilmiştir. 6502 sayılı yasanın 83/2 maddesi "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmünü düzenlemiştir. Aynı yasanın 73. Maddesi ise;" Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeni ile işbu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu, davacının tüketici sıfatını haiz olduğu, Yargıtay 13 Hukuk Dairesi 2016/29354 Esas ve 2020/705 Karar sayılı 30/01/2020 tarihli ilamı da gözetilerek mahkememizin Deniz İhtisas Mahkemesi olması hususu ile yetki çevresinin İstanbul İli ile sınırlı olması da gözetilerek usul ekonomisi gereği görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varıldığı her ne kadar kısa kararda İstanbul Anadolu Tüketici mahkemeleri denilmiş ise de bunun sehven yazıldığı anlaşılmakla bu maddi hata İstanbul Adliyesi Tüketici mahkemeleri olarak düzeltilmiş, bu kanaat ışığında mahkememizin görevsizliği yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Tüketici Mahkemeleri'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı hmk 331/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA,
4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak hmk 20/son cümle gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 31/10/2023 tarihli duruşma tutanağının hüküm kısmının 1 ve 2 nolu kararında her ne kadar "1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," yazılmış ise de bu maddenin hüküm kısmından çıkartılarak yerine " 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Tüketici Mahkemeleri'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," yazılması suretiyle HMK 'nun 304.maddesi gereğince resen TASHİH olunur. 31/10/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır