T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/254 Esas
KARAR NO:2024/112
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/05/2023
KARAR TARİHİ:07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... A.Ş.'nin 1 numaralı davalı ile granit cinsi emtianın Hindistan'dan Türkiye'ye nakliyesi için anlaşıldığını, 1 numaralı davalı ve sigortalı arasındaki bu ilişki ... numaralı navlun faturası ve konşimento ile sabit olduğunu, emtiaların nakliyesinin ... gemisi ile ... numaralı sea waybill tahtında gerçekleştirildiğini, bu gemide bulunan müvekkiline ait emtianın taşındığı ... numaralı konteynerin nakliye esnasında darbeye maruz kaldığını ve kuvvetli sarsıntılar sonucunda emtianın konteyner içi hareketi ile kırılmalar meydana geldiğini, hasarın gümrük muayene memuru, gözetim memuru, liman ambar memuru ve firma temsilcisi tarafından düzenlenen hasar tespit tutanağı ve alıcı tarafından düzenlenen hasar tutanakları olarak dosyaya sunulduğunu, emtiaya ilişkin hasarın davalılar sorumluluğunda meydana geldiğinin uzman eksperlerce tespit edildiğini, toplam 1.109,00 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edildiğini, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK madde 1472 ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalılara rücu hakkının doğduğunu, 1.109,00 USD alacağa yönelik olarak icra takibinde bulunulduğunu, davalıların söz konusu borcun bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiklerini, 1 numaralı davalı ... 'ne navlun faturasını düzenleyen akdi taşıyan sıfatıyla, 2 numaralı davalı ... ... A.Ş.'ye ... düzenleyen fiili taşıyan sıfatıyla, 3 numaralı davalı ... Şirketi'ne geminin donatanı sıfatıyla, 4 numaralı davalı ... 'ne geminin işleteni sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, dava konusu taşımaya ilişkin meydana gelen sigortalı zararının rücuen tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiklerini, borca itiraz dilekçelerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle hukuki sürelerin korunduğunu, davalıların itirazına müteakip taraflarınca 20.03.2023 tarihinde icra dosyası ve tüm fer'ileri için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk sürecinin 08/05/2023 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, yasal süresi içerisinde işbu davanın açılması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, müvekkilinin davalıdan asıl alacağı olan 1.109,00 USD alacağına ilişkin ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka USD faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacaklarının likit ve belirlenebilir olduğundan %20'den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin doğru halefiyet hakkını elde etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın sigorta poliçesinde teminat dışı tutulan hasarı kendi insiyatifi ile ödediğini, hatır ödemesi yaptığı anlaşıldığından bu ödemenin rücu edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, hasarın teminat kapsamında olabilmesi için çelik çember ile sabitlenmesi gerektiğinin poliçede açıkça belirtilmiş olduğunu, sigortalı tarafından sadece tahta palet ve tahta çerçeve kullanılmış ve çelik çember kullanılmadığını, bu sebeple davacı tarafın inisiyatif kullanarak sigortalısına ödeme yaptığını, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığından reddi gerektiğini, uyuşmazlığa konu taşımanın yükleyici ... A.Ş. tarafından istiflenen ve ambalajlanan konteynerin gemiye yüklenmesi suretiyle Hindistan'dan ... Limanı’na olmak üzere gerçekleştirildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin bir kısmında yüklerin ... isimli gemi ile taşındığı belirtilmiş ve başka bir kısmında da ... gemisi ile taşındığı belirtilmiş ise de sunulan konşimento ve tercümelerinde yüklerin ... isimli gemi ile taşındığının görüldüğünü, yükler taşınırken gemi değişikliği yapılmış ise bunun tespit edilmesinin şart olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bilgisi dışında gemi değişikliği oldu ise yüklerin dava dışı firmalar tarafından hasarlanmış olma ihtimalinin mevcut olduğunu, taşıyanın yükü ilgili makamlara teslimden sonra yük üzerinde etki ve kontrolü ortadan kalktığını, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği tek şeyin iddia edilen hasardan çok sonra evrak üzerinden inceleme ile tek taraflı yaptırılmış olan survey raporu olduğunu, bu raporda dahi hasarın nedeni hakkında tam bir tespit yapılamadığından varsayımlarda bulunulduğunu, konteynerlerin yükleyici tarafından paketlendiğini, tertiplendiği ve istiflendiğini, bu konuda taşıyanlara kusur yükletilemeyeceğini, yüklerin yanlış istifinden kaynaklanabilecek tüm hasarlardan sigortalının sorumlu olacağını, davacı tarafından konteynerin deniz taşıması safhasında hasarlanmış olduğu iddiasını destekleyici herhangi bir delil ibraz edilmediğini, ekspertiz raporunda belirtildiği üzere ilgili hasarın müvekkilinin sorumluluğunda olduğu tespitine varılamadığını, davacı sigortacının yalnızca hatır ödemesi gerçekleştirdiğini, müvekkiline 6102 Sayılı T.T.K. madde 1185/1 uyarınca süresi kanuni süresi içerisinde gerçekleştirilen bir ihbarı bulunmadığını, T.T.K. madde 1185/2 uyarınca hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde tüm tarafların iştiraki ile ve/veya mahkemeler vasıtasıyla yapılmış bir tespit bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir incelemeye davet edilmediğini ve kendisine hiçbir haber verilmediğini, malların konteynerlere yüklenmesi, istifi, sabitlenmesi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleyici tarafından yapıldığını, müvekkilinin taşımanın deniz yolu ile ilgili safhasında taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile aracılık yaptığını, hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleştiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını, müvekkiline taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile bir ihmal ya da sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, gönderen (yükleten) tarafından eşyanın yetersiz ambalajlanması neticesinde doğan hasarların müvekkili şirkete yükletilmesinin kanuna aykırı olduğunu, hasarlandığı iddia edilen malların kullanılamaz durumda olduğu kanıtlanamadığını, emtiaya ilişkin bir sovtaj veya imha belgesi sunulmadığını, hasarlandığı iddia edilen malların akıbetinin belli olmadığını, sigortacı davacı tarafından isteğe ve tercihe bağlı olarak hatır ödemesi yapılmasına rağmen işbu davanın ikame edilmesinin kötü niyet barındırdığını, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bir an için aksi düşünülmesi halinde ve müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olarak sorumlu olması halinde dahi sorumluluğu tahsil edilen navlun tutarı dikkate alınarak sınırlı olduğunu, dava tutarı ve taleplerin fahiş olduğunu, davacının doğru halefiyet hakkını elde edememiş olması sebebiyle davanın husumet yokluğundan reddine, iddia konusu hasar sebebiyle müvekkili şirkete atfı kabil bir kusur ve ihmal olmaması sebebiyle fahiş ve kadri marufunda bulunmayan, fahiş faiz talebini havi davanın esastan reddine, kötü niyetle yapılan icra takibi neticesinde davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile taraflarına takdir olunacak vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından poliçe kapsamında kalan bir zarar ödemesi yapılmadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, halefiyet gerçekleşmediğini, sigortacının her ne kadar hasarın teminat kapsamında olabilmesi için çelik çember ile sabitlenmesi gerektiğini poliçede açıkça belirtilmiş olsa da buna rağmen sigortalı tarafından sadece tahta palet ve tahta çerçeve kullanılmış olsa da insiyatif kullarak sigortalısına ödeme yaptığını, zararın poliçe teminatı kapsamında olmamasına ve herhangi bir ödeme yükümlülüğü olmamasına rağmen sigortalısına ödeme yaptığını, sigortanın halefiyete dayalı rücu edebilmesinin şartları gerçekleşmediğini, davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, dava konusu taşımanın Hindistan'dan Trabzon'a gerçekleştiğini, Msc Gemi Acenteliği A.Ş.'nin işbu taşıma sözleşmesinin kurulmasına aracılık etmediğini, konşimentonun taşıyan adına ... Hindistan acentesi tarafından düzenlendiğini, ... A.Ş.'nin sözleşmenin kurulmasına aracılık etmediğinden kendisine izafeten dava açılmasının mümkün olmadığını, ... A.Ş.'nin ...A.'nın Türkiye acentesi olmasının davanın ... A.Ş.'ye izafeten açılabilmesini sağlayamayacağını, işbu husus kanıtlanamadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşımada dava konusu yüklerin 27/10/2020 tarihinde teslim edildiğini, taşıyana 1188. madde uyarınca karşı hak düşürücü süre içerisinde açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından davacının iddiaları yönünden hak düşürücü süre geçtiğinden işbu davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK. madde 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını, her iki tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, müvekkili şirketin işbu taşımada fiili taşıyan olduğunu, müvekkili şirketin davacının sigortalısına karşı sorumluluğunun yükün kendi hakimiyetinde bulunduğu süre ile sınırlı olduğunu, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığı net olarak anlaşılamadığını, işbu taşıma FCL olarak gerçekleştirildiğini, son taşımanın müvekkili şirketin sorumluluğunda olmayıp son taşımada artan zarardan deniz taşıyanının sorumlu tutulması mümkün olmadığını, hasarlandığı iddia edilen malların kullanılamaz durumda olduğunun kanıtlamadığını, emtiaya ilişkin bir sovtaj veya imha belgesi sunulmadığını, ekspertiz raporunun konteyner incelenerek düzenlenmediğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibi ve devamında itirazın iptali davası sebebiyle esasen ispat edilememiş olan davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğininden davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminat yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, mahkeme tarafından işin esasına girilmesi halinde haksız davanın reddine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Taşımacılığı ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile talep edilen alacakların zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, açılan davaya karşı zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davanın hiçbir suretle kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketler yönünden reddi gerektiğini, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içinde açılmadığını, taraf teşkili sağlanmadığını, davacı tarafça ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibini kabul manasına gelmemekle birlikte borçlu olarak ... izafeten .... Şti. gösterilmiş olduğunu, dava şartı arabuluculuk tutanağında yer almasına rağmen mahkemenizde görülmekte olan davada davalı olarak gösterilmediğini, dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacı sigorta vekili tarafından davalı müvekkili şirketler aleyhlerine ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile açılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinin iddia edildiğini, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketlerin davacıya herhangi bir ad altında borcunun olduğunun kabulü mahiyeti taşımamak kaydıyla itirazın iptali davasına konu icra takibinde borçlu olarak bulunan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ... isimli geminin diğer davalı ... firmasında kirada çalıştığını ve konteyner taşıdığını, hasarlı olduğu iddia edilen granit yüküyle ilgili müvekkili şirkete herhangi bir hasar raporu ulaşmadığını, yükün mühürlü olarak geldiği, taşındığı ve tahliye edildiği için kargo kondisyonu hakkında müvekkilinin bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, konteynerde oluşan herhangi hasar bilgisinin müvekkiline ulaşmadığını, davalı müvekkili şirketlere izafe edilebilecek herhangi bir kusur olmamakla birlikte davacı sigorta şirketi tarafından talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğundan kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın zaman aşımı, husumet, hak düşürücü süre ve esastan reddine, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 23/09/2021 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 23/03/2022, 24/03/2022, 25/03/2022 ve 30/03/2022 tarihlerinde tebliği üzerine davalı borçluların 24/03/2022, 25/03/2022, 29/03/2022 ve 05/04/2022 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçelerinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve bu hali ile eldeki davanın da 30/05/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Metalurji Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 04/01/2024 havale tarihli raporda özetle; davacı sigortacının teminat dışında bırakılmış bir riziko için ödeme yapmış olması itibariyle halefiyetin şartlarının gerçekleşmediği, bu sebeple aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu ancak poliçede yer alan özel şart nedeniyle teminat dışı ödeme yapıldığı, dosya muhteviyatından hasar ihbarının zamanında yapıldığının tespit edilemediği, bu itibarla eşyanın denizde taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde, yani iyi halde teslim edildiği yönünde bir karine doğduğu ve zararın meydana geldiği belirlendiği takdirde ise, zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığına ilişkin karinenin aksinin davacı tarafından ispat edildiği, hasarın 1.109,70 USD ve kadrimarufunda olduğu, hasardan davalıların sorumlu olduğunun ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Davalılardan ... vekilince icra dairesini sunulan borca itiraz dilekçesi ile irlikte icra dairesi yetkisine de itiraz edilmiş olduğundan öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. İcra takibinde, yetki itirazında bulunan davalılar ... A.Ş., ... ve Tic. A.Ş. ile birlikte diğer davalılar ... ya izafeten ... A.Ş. ve ... A.Ş.'de borçlu olarak gösterilmiş olup, HMK 6 ve HMK 7 maddeleri gereğince davalı borçlulardan ... firmasının adresi itibarı ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu anlaşıldığından icra dairesi yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekillerince aktif ve pasif husumet itirazları ile birlikte hak düşürücü süre itirazı da ileri sürülmüş olup, HMK 114. maddesi gereğince öncelikle aktif husumet itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472. maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından FDB teslim şartı ile ithal edilen ... emtiasının, ... Limanı'ndan ... Limanı'na .... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... A.Ş. firmasının ... numaralı konşimentoda gönderilen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan Garanti Bankası'na ait 08/12/2020 tarihli ödeme dekontuna göre 1.109,00 USD hasar bedelinin dava dışı sigortalı SRA Dış Ticaret A.Ş. firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin TTK 1472. maddesi uyarınca halefiyet yolu ile husumet ehliyetini haiz olabilmesi için, yukarıda belirtildiği hali ile geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmış olması da gerekmektedir. Bu kapsamda, dosyaya ibraz edilen ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman ...Sigorta Poliçesi Tüzel Kişilik Şartı başlıkla bölümü "b" bendinde; "sigorta konusu standart ebatlı mermerler, tahtadan yapılmış palet üzerine istiflenerek çelik çember ile sabitlenerek taşınacaktır" düzenlemesi bulunmakta olup aksi durumda söz konusu emteada meydana gelebilecek zıya ve hasarların teminat harici olacağı belirtilmiştir. Dosyaya davacı vekili tarafından ibraz edilen 04/12/2020 tarihli Ekspertiz Raporunda ise bu düzenlemeye atıf yapılarak, emtianın konteyner içerisine tahta paletler ve tahta çerçeveler ile sabitlenmiş olduğunun görüldüğü, çelik çemberlerin bulunmadığı, sigortalı ile yapılan görüşme neticesinde çelik çember kullanılmadığı bilgisinin alındığı eksper tarafından rapora derc edilmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davacı vekili tarafından dosyada alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile emtia istif yapısının konteyner nakliyesine uygun yapıldığı belirtilerek salt bu nedenle her türlü hasarın teminet harici sayılamayacağı, emtiada meydana gelecek hasarın çelik çember olmaması nedeni ile meydana gelmesi halinde hasarın teminat harici sayılabileceği belirtilmişse de; dosyada ayınan bilirkişi raporu ile davacı vekili tarafından dosyaya ibras edilen ekspertiz raporunda hasarın emtanın seyir esnasında ve/veya konteyner aktarma operasyonları sırasında meydana gelen kuvvetli sarsıntılar sonucu emtianın konteyner içi hareketi ile meydana gelmiş olabileceği belirtilmiş olup, bu husus mahkemece çelik çember kullanılmaması ile ilintili bulunmuştur. Bu hali ile davacı sigorta şirketi tarafından, sigorta poliçesi kapsamında teminat harici tutulan bir hasara ilişkin olarak ödeme yapılmış olduğu değerlendirilerek, davacının TTK 1472. maddesi kapsamında halefiyet yolu ile aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı kabul olunmuştur. Her ne kadar davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 18/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde, husumet ehliyetinin İbraname ve TBK 183 vd. hükümleri uyarınca alacağın temliki hükümleri gereği aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmüşse de, bu hususta ibraname yahut temliknamenin dosyaya ibrası hususunda davacı vekiline süre verilmiş olup, davacı vekilinin 06/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile bu belgelerin uhdelerinde bulunmadığı belirtilmiş olduğundan bu yöndeki beyanlar mahkemece esas alınmamıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dayanak sigorta poliçesi uyarınca teminat dışı bırakılmış bir riziko için ödeme yapılmış olması sebebi ile TTK 1472. maddesi uyarınca halefiyetin şartları gerçekleşmediğinden neticede aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 338,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,26 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.280,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır