T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/263 Esas
KARAR NO :2025/677
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/06/2023
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... IMO nolu, Singapur bayraklı “...” isimli kuru yük gemisinin donatanı olduğunu, 4 Mart 2022 tarihinde davalılar ... San ve Tic. Ltd. Şirketi (yeni unvanıyla ... .... Ltd. Şirketi) ve ... Lojistik İç ve Dış Tic. A.Ş ile 31.000,00 metrik ton ... yükünün Türkiye'nin İskenderun limanından Nijerya'nın ...limanına taşınması için bir navlun sözleşmesi akdettiklerini, geminin ilgili yükü teslim almak için İskenderun Limanı'na yanaştığını ve yükleme operasyonları sorunsuz şekilde tamamlandığının ardından tahliye limanı olan Nijerya'nın ...Limanı'na doğru seferine başladığını, yüke ilişkin konişmentoların 26 Mart 2022 tarihinde düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin çarterparti kapsamında doğan 2.412.880,12 USD tutarındaki net navlun alacağının tamamı (toplamı navlun alacağı olan 2.506.8388,44 USD'den %3,75 aranındaki kamisyonun düşülmesiyle hesaplanmıştır) konişmentoların düzenlenmesiyle birlikte muaccel hale gelmiş olmasına karşın, bu tarihe kadar müvekkiline yapılan ödeme miktarının 449.944,00 USD tutarında olduğunu, müvekkilinin ...Limanı'na varana kadar defalarca navlun bedelinin ödenmesini talep ettiği halde ödemenin yapılmadığını, gemi ...Limanına varır varmaz 24/04/2022 tarihinde hazırlık bildiriminde bulunulduğunu, ancak geminin tahliye işlemlerine başlaması için uygun bir rıhtıma yanaştırılmasının 05/05/2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, 07/04/2022 tarihinde tahliye işlemleri başladığını, bu tarihe değin, müvekkilinin hak kazandığı navlun bedeli tam olarak ödenmemiş olup, bakiye navlun bedelinin 1.363.158 USD tutarında olduğunu, tahliyenin tamamlanamaması neticesinde ve Çarterparti hükümleri uyarınca 24.05. 2022 günü saat 14.45'te boşaltma süresinin aşıldığını ve müvekkili lehine sürastarya süresi işlemeye başladığını, tahliyenin devam etmesi için yapılan görüşmeler esnasında 18/07/2022 tarihinde müvekkilinin davalılara e-posta göndererek bakiye 463.472,00 USD tutarındaki navlun borcunun davalılar tarafından ödenmesini, boşaltma süresinin aşılması nedeniyle gelen sürastarya ücretinin ve geminin demirde yüzer bir depo gibi beklemek durumunda bırakılması nedeniyle oluşan 57,5083 günlük zararın tahliye akabinde tazmin edilmesi ve ...'da doğabilecek masrafların hiçbirinin kendilerinden talep edilmemesi şartıyla geminin tekrar yanaştırılıp tahliyeye devam edebileceğini bildirdiğini, yaklaşık 5 aylık sürenin sonunda davalıların navlun bedelinin tamamının ödendiğini, 28/07/2022 tarihinde tahliye işlemlerinin tamamen sonlandırıldığını, sürastarya ücretine esas sürenin toplamı 7,51 gün olduğunu, sürastarya ücretinin günlük olarak 22.500 USD olduğundan, müvekkilinin hak kazandığı sürastarya ücretinin 168.975 USD olduğunu, geminin 57,5083 günlük bir süre boyunca çalıştırılamamış olması nedeniyle müvekkilinin detention/mahrumiyet zararının 1.420.140,75 USD olarak hesaplandığını, müvekkilinin 11 Ağustos, 23 Ağustos ve 29 Ağustos tarihlerinde davalılarla iletişime geçerek sürastarya ve gecikme zararlarının tazmin edilmesini ihtar ettiğini, son ödeme tarihi için süre verdiğini, davalıların müvekkilinin iletişim kurma çabalarını tamamen görmezden geldiğini beyanla davanın kabulü ile 168.975,00 USD sürastarya ücreti ve 1.420.140,75 USD detention/mahrumiyet tazminatı olmak üzere toplamda 1.589.115,75 USD alacağın muacceliyet tarihinden bugüne kadar işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Lojistik İç Dış ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket Singapur ülkesi vatandaşı olduğunu, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan davacı şirket Singapur ülkesi menşeli olması nedeniyle Türkiye’de dava açabilmesi için HMK 84. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca, açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsili bakımından teminat göstermesi zorunlu olduğunu, bu yükümlülük yerine getirilmeden davanın açıldığını, 4 Mart 2022 tarihli sözleşmenin sonunda "any dıspute btw chrtrs/owners england courts” biçimde ifade ile taraflar arasında herhangi bir ihtilaf çıkması halinde İngiliz mahkemelerinin yetkili olduğu belirlendiğini, dava dosyasının görevli ve yetkili İngiltere mahkemelerinin yetkili olduğundan dolayı mahkemenin yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında sözleşmenin ve taşıma ilişkisinin varlığı hususunda bir itirazlarının bulunmadığını, ancak davacı tarafın ileri sürdüğü alacağın doğması ve şirketin bir borcu bulunduğu iddiası yerinde olmadığını, müvekkili şirketin zarara uğratan ve malın teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı şirket, mallarını teslim etmemesi ve kaçırması nedeniyle Nijerya makamlarına yaptıkları şikayet üzerine gemi limana getirtildiğini ve mallarının teslim edildiğini, müvekkili şirket bütün borçlarını eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirket uğradığı zararlar nedeniyle Nijerya makamları nezdinde dava açtığını ve dava görüldüğünü, bu yönüyle de taraflar arasında görülen ve kesinleşen bir mahkeme kararı bulunması nedeniyle de eldeki bu davanın kesin hüküm nedeniyle görülmesine olanak bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket Singapur ülkesi vatandaşı olduğunu, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan davacı şirket Singapur ülkesi menşeli olması nedeniyle Türkiye’de dava açabilmesi için HMK 84. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca, açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsili bakımından teminat göstermesi zorunlu olduğunu, bu yükümlülük yerine getirilmeden davanın açıldığını, 4 Mart 2022 tarihli sözleşmenin sonunda "any dıspute btw chrtrs/owners england courts” biçimde ifade ile taraflar arasında herhangi bir ihtilaf çıkması halinde İngiliz mahkemelerinin yetkili olduğu belirlendiğini, dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli ve yetkili mahkeme İngiltere mahkemeleri olduğundan mahkemece yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı yan, her ne kadar davalı olarak müvekkili şirketi göstermişse de, müvekkili ... Denizcilik şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığı gibi müvekkilinin sözleşmede taraf olan ... ... Dış Ticaret Denizcilik şirketi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, beyanla davanın reddi ile yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; uyuşmazlığa konu olan sözleşmenin yolculuk çarteri sözleşmesi olduğu, 4/3/2022 tarihli bağlantı kaydı hükümlerine göre davacının taşıyan, 1 ve 2 nolu davalıların taşıtan sıfatına sahip olduğu, ancak davacı tarafından düzenlenen navlun faturasında borçlu olarak 1 nolu davalının gösterildiği, faturada yer verilen c/o kısaltması göz önünde tutulduğunda 2 nolu davalı ... Lojistik İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin 1 nolu Davalının temsilcisi olarak gösterildiği, 2 nolu davalı ... Lojistik İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin taşıtan sıfatına sahip bulunup bulunmadığının Mahkemenin değerlendirmesine sunulduğu, Türk hukukuna göre yapılan değerlendirmede TTK m. 1200, 1201, 1203, 1204 ve TMK m. 950 hükümlerine hapis hakkının koşullarının karşılanmadığı ve geminin demirde bekletilmiş olmasından doğan zararlara davacı taşıyanın katlanması gerektiği, 4/3/2022 tarihli fixture recap (bağlantı kaydı) hükümleri doğrultusunda yükleme ve tahliye limanı olaylar çizelgeleri (statement of facts) incelendiğinde boşaltma limanında oluşan sürastarya parasının USD 63.773,55 olduğu kanaatine varılmıştır.
07/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; 04.03.2022 tarihli fixture recap (bağlantı kaydı) hükümleri doğrultusunda yükleme ve tahliye limanı olaylar çizelgeleri (statement of facts) incelendiğinde boşaltma limanında oluşan sürastarya ücretinin, “sürastarya süresi başladıktan sonra kesintisiz devam eder” ilkesi de dikkate alınarak yeniden hesaplandığında USD 86,265.63 olduğuna, davalıların husumete ilişkin itirazı bakımından dosyada yer alan Ticaret Sicili Gazetesinden “... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti” unvanı olan ve daha sonra 14/3/2022 tarihinde şirketin unvanını, amaç ve konusunu değiştirdiği, yeni ticaret unvanının “... ... Limited Şirketi” olduğu anlaşıldığı, ödenen navlunların dosyada yer alan belgeye göre farklı tarihlerde farklı hesap sahibi olan ...Enerji, ... ... İnşaat İmalat, ... ... Trade ve (…) şirketlerine ödendiğinin tespit edildiği, bu bilgilerden ... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ve yeni ticaret unvanı “... ... Limited Şirketi” olan davalının pasif husumeti bulunduğu izlenimi doğduğu, sürastraya isteminin hukuken tazminat niteliğinde olmadığı, taşıtanın yahut gönderilenin kusurunun aranmadığı, Kök Raporun V/B başlıklı kısmında da belirtildiği üzere Mahkeme başka bir hukukun uygulanması gerektiği kanaatine varsa bile Heyetimiz Türk hukuku dışında başka bir hukukun uygulanması bakımından uzman olmadığından açıklamaların Türk hukukuna göre yapıldığı, hapis hakkının taşınır rehni olduğu, TMK anlamında sınırlı bir ayni hak olduğu, yabancılık unsuru bulunan uyuşmazlıkta MÖHUK m. 21 uyarınca hapis hakkına varma yeri hukuku olan Nijerya Hukukunun uygulanmasının söz konusu olabileceği, Nijerya Hukuku uyarınca taşınır eşya üzerinde hapis hakkı tesisine yönelik koşullar bakımından yorum yapmamızın mümkün olmadığı, davacı tarafından dosyaya hapis hakkı tesisine ilişkin sunulan kararda Nijerya mevzuatına atıf yapıldığının tespit edilemediği ve kararın hangi hukuki gerekçeyle ve hangi mevzuata ve koşullara dayanarak verildiğinin anlaşılamadığı kanaatine varılmıştır.
Dava; sürastarya ücreti ile detention zararının davalılardan tahsili istemine ilişkin olup davacı taraf iddialarında, davacının donatanı olduğu ... IMO nolu, Singapur bayraklı “...” isimli kuru yük gemisiyle 31.000,00 metrik ton ... yükünün İskenderun limanından Nijerya'nın ...limanına taşınması için 4.03.2022 tarihinde davalılar ile navlun sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin üstlendiği taşımayı sorunsuz bir şekilde yerine getirdiğini, yüke ilişkin konişmentoların 26 Mart 2022 tarihinde düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin çarterparti kapsamında doğan 2.412.880,12 USD tutarındaki navlun alacağının muaccel hale gelmiş olmasına karşın, bu tarihe kadar müvekkiline yapılan ödeme miktarının 449.944,00 USD tutarında olduğunu, geminin boşaltma limanına yanaştırılmasının 05/05/2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, 07/04/2022 tarihinde tahliye işlemleri başladığını, bu tarihe ödenmeyen bakiye navlun bedelinin 1.363.158 USD olduğunu, söz konusu alacak nedeniyle yükün tahliyesi durdurulduğundan Çarterparti hükümleri uyarınca 24.05.2022 günü saat 14.45'te boşaltma süresinin aşıldığını, yaklaşık 5 aylık sürenin sonunda navlun bedelinin tamamının ödendiğini, bu süre zarfında işleyen sürastarya ücretinin 168.975 USD olduğunu, geminin 57,5083 günlük bir süre boyunca çalıştırılamamış olması nedeniyle müvekkilinin1.420.140,75USD detention/mahrumiyet zararının doğduğunu ileri sürmektedir.
Davalı taraf ise savunmalarında, navlun sözleşmesindeki yetki şartı uyarınca İngiltere Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı donatanın teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek boşaltma limanında yükü alıcısına teslimden kaçındığını, bu nedenle Nijerya makamlarına yaptıkları başvuru üzerine mahkeme kararı ile malların teslim alınabildiğini, navlun borcunun davacıya eksiksiz şekilde ödendiğini beyanla davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle, aksi halde esastan reddini istemişlerdir.
Dosya kapsamında yer alan belge ve bilgilerden, davacının donatanı olduğu ... IMO nolu, “...” isimli kuru yük gemisiyle 31.000,00 metrik ton ... yükünün İskenderun limanından Nijerya'nın ...limanına taşınması konusunda 4.03.2022 tarihinde navlun sözleşmesi akdedildiği, bağlantı kaydında davacı ... Shipping PTE Ltd'nin taşıyan (Owners) sıfatıyla, ... Co. / ... Lojistik İç ve Dış Tic. A.Ş.'ninde taşıtan (charterer) sıfatıyla yer aldığı görülmektedir. ... Co. Şirketinin sonradan (14/3/2022 tarihinde) ticaret unvanının “... ...” olarak değiştirildiği ticaret sicil kaydından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturada navlun borçlusu olarak ...Enerji İnşaat Denizcilik İç ve Dış Tic. San Ltd. Şti C/O ... Lojistik İç ve Dış Tic. A.Ş. olarak gösterilmiş olsa da, gerek fixture recap (bağlantı kaydı) da ... şirketinin taşıyan olarak gösterilmiş olması gerekse cevap dilekçesindeki beyanlarından Trio Tersaneciliğin diğer davalıyı temsilen değil diğer davalı ile birlikte taşıtan rolünü üstlendiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla somut taşımada her iki davalınında taşıtan sıfatına haizdir.
Davalılar vekilleri tarafından, fixture recap (bağlantı kaydı) daki yetki kaydına dayanarak İngiltere Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de, davalıların her ikisinin de Türkiye'de faaliyet gösteren Türk şirketi olması nedeniyle M.K'nın 2. Maddesine göre yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davacı Singapur Merkezli bir şirket olup taşıma Singapur bayraklı gemi ile Nijeryaya yapılmıştır. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından öncelikle uyuşmazlığa hangi ülke hukukunun uygulanacağı tespit edilmelidir. Gemi bağlama kaydında yargı yolu olarak İngiliz mahkemelerinin yetkisi kabul edildiği ancak herhangi bir hukuk seçimi yapılmadığı görülmektedir. MÖHUK 29/3.maddeye göre somut taşımayla en sıkı ilişkili yerin Nijerya olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan dava konusu talep süresterya ve detention ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup; davacının alacak talebi, bakiye navlun alacağının teminat altına alınması amacıyla hapis hakkı uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık eşya üzerine tesis edilen hapis hakkının hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır. MÖHUK 21.maddesinde, taşınmakta olan mallar üzerindeki ayni haklara varma yeri hukukunun uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca sınırlı ayni hak niteliğindeki hapis hakkı bakımından varma yeri hukuku olan Nijerya hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı taşıyanın bakiye navlun alacağından dolayı Nijerya Mahkemesine müracat ederek gemide bulunan yük üzerinde hapis hakkı uygulanmasını talep ettiği, Nijerya Mahkemesinin aldığı karar ile hapis hakkının uyguladığı anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında Türk hukukuna göre yapılan değerlendirmelerde, konşimentoda "freight preapaid" kaydının yer aldığı, bunun navlunun peşin ödendiği anlamına geldiği, konşimentoda navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin bir kayıt yer almadığı, konşimentoda atıf yapılan 04.03.2022 tarihli navlun sözleşmesinde "navlun çarter parti uyarınca denecektir ancak çartererler tarafından eğer "fregiht prepaid" kayıtlı konşimento tanzimi talep edilirse konşimentoların tesliminden önce navlunun tamamı Amerikan doları cinsinden donatanın bankasına ödenmiş olmalıdır" şeklinde hükmün yer aldığı, bu durumda gönderilenin navlunun borçlusu olduğunun ileri sürülemeyeceği, 3.kişi gönderilenin konşimentonun meşru hamili olduğu konşimentonun emtia senedi niteliği göz önüne alındığında eşyanın maliki sayıldığı, dolayısıyla yük navlun borçlusu taşıtana ait olmadığından TMK m.950 ve TTK m.1201 hükümlerine göre yük üzerinde hapis hakkı uygulanması koşullarının oluşmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bu değerlendirmelere göre, donatanın Nijerya, ...limanı'nda yük üzerinde tesis ettiği hapis hakkı Türk hukuk mevzuatına uygun değildir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığa Nijerya hukuku uygulanacağından konu söz konusu yabancı hukuk kapsamında incelenmelidir. Davacı vekilinin 10.06.2025 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalar ve dilekçe ekinde sunduğu Nijerya hukuk kurallarına göre donatanının ödenmeyen navlun ve demuraj alacağından dolayı gemide bulunan eşya üzerinde hapis hakkının bulunduğu ortaya konulmuş olup Nijerya mahkemesi tarafından da bu kapsamda hapis hakkı kararı verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları içeriklerinden, yük üzerinde hapis hakkının uygulandığı tarihte davacı donatanın 460.000 ABD Doları navlun alacağının bulunduğu sabittir. Davalı ... ...'in 18.07.2022 tarihli e-posta yazısı ile sözkonusu navlun borcunu ödemeye hazır olduklarını, demuraj ile alı koymaya ilişkin olarakta malların alıcıya teslim edilmesinin ardından konunu ele alınıp çözüm bulunacağının donatana bildirildiği görülmektedir.
Bu tespitler çerçevesinde, Nijerya hukukuna göre davacı donatanın navlun alacağından dolayı yük üzerinde hapis hakkının hakkının bulunduğu, davalı ... ... (eski unvanı ... Co) tarafında bakiye navlun borcunun ödenmesinin ardından hapis hakkı kararının kaldırıldığı, nitekim dosyaya sunulan 15.07.2022 tarihli Nijerya mahkemesi kararında da ... Co'nun ibra edilmesi ve yükün alıcılara bırakılması yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. ... ... 18.07.2022 tarihli e-posta yazısı ile geminin Nijerya'daki bekleme süresiyle ilgili süresterya ücreti ödemeyi kabul etmiş olduğundan tüm bu hususlara göre, hapis hakkının uygulandığı dönem içerisinde serbest süre / starya süresinden sonra işleyen süre bakımından davacı donatanın, davalı taşıtanlardan süresterya ücreti talep etme hakkının doğduğu kabul edilmiştir.
10.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı taşıyanın tahliye limanında oluşan süresterya ücreti alacağı 63.773,65 USD olarak saptanmıştır. Tarafların itirazlarının karşılandığı 07.03.2025 tarihli ek raporda da, 3,8 gün süresterya süresi ve 22.500 USD günlük süresterya ücreti üzerinden istenebilecek tutar 86.265,60 USD olarak hesaplanmıştır. Bilirkişilerce, fixture recap(bağlama kaydı) hükümleri, yükleme ve tahliye limandaki olaylar çizelgesine uygun şekilde hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, davacının süresterya alacağı ile ilgili talebinin 86.265,60 USD üzerinden kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı, bekleme süresi yönünden ayrıca detantion ücreti talep etmiş ise de süresterya ücretini aşan bir zararınının doğduğunu ispatlayamadığından bu talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış olduğundan, tüm bu değerlendirmelerin sonucunda 86.265,63 USD üzerinden davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 86.265,63 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Peşin alınan 567.555,88 TL harçtan, karar harcı olan 123.239,76 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 444.316,12 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
123.239,76. -TL karar harcının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 258.453,73 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 922.300,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 179,90 TL başvurma harcı, 1.592,75 TL posta gideri, 60.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 61.772,65 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.353,34 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
6- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 17,37.-TL sinin davalıdan, 3.182,63.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır