T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/274 Esas
KARAR NO :2025/694
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/06/2023
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalının, davacıya ... numaralı konşimento tahtında 10 adet 20” ... konteyner ve ... numaralı konşimento tahtında 10 adet 20” ... konteyner taşıttığını, konteynerlerin İzmir Aliağa'dan yüklenerek ... Limanına deniz yoluyla taşındığını, davacının yabancı taşıyan ile dava konusu taşımaların yapılması için anlaşma yaptığını, davalının rezervasyon yaparak yükleme notası gönderdiğini, davacının davalı ile navlun sözleşmesi kurarak taşıyan sıfatına haiz olduğunu, konşimentolar tahtında taşınan konteynerlerin yurtdışı limanına varmadan önce varış ihbarnamesinin davalıya gönderildiğini, yükün internetten online olarak takip edilebileceğini, tahliye limanında dava konusu konteynerler için uyguladığı tarifeyi internetten ilan ettiğini, davaya konu taşımalarda konteynerlerin tahliye limanında alıcısı tarafından kabul edilmemesi ve teslim alınmaması sebebiyle, konteyner muhteviyatı emtianın konteynerler içinde kalmaya devam ederek davalının konteynerlerinin fuzuli olarak işgal edilmeye devam edildiğini, dava konusu konteynerlerin ancak 2021 yılı Eylül ayının sonu ile Ekim ayının başında muhtelif tarihlerde tahliye edildiğini, demuraj tarifesinin;0-7 gün Serbest ve ücretsiz süre 8-14 gün , 30 GBP (İngiliz sterlini)/Beher gün 15-21 gün 45 GBP (İngiliz sterlini)/Beher gün 22 ve devamı günler 80 GBP (İngiliz sterlini)/Beher gün şeklinde uygulandığını, konteynerlerin taşıyana geç iadesinden dolayı davalıya 2 adet demuraj faturası düzenlenerek gönderildiği, davalının düzenlenen demuraj faturalarını ödemediğini, davalının konteynerleri zamanında boşaltması dolayısıyla tahliye limanında ardiye masrafı oluştuğunu, oluşan ardiye masraflarına ilişkin ardiye faturaları düzenlendiğini, davalının bu faturalara ilişkin ödeme yapmadığını, yük alıcısının yüklerin gümrük işlemlerini varma limanında yapmadığından dolayı kara taşımasının gerçekleşmediğini, faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalının itiraz etmesi ve arabuluculuk faaliyetlerinden sonuç alınamaması dolayısıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın TTK md. 1246 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde ikame edilmediğini, davacı tarafından taşıma senetlerinin taşıma bittikten sonra düzenlendiğini yani taşıma öncesinde davalının kabulünde olan bir taşıma senedi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde konşimento olarak nitelendirdiği taşıma senetleri TTK m. 1228 kapsamındaki konşimento değil aksine TTK Md. 1242 kapsamındaki taşıma senetleri (Sea Waybill) olduğunu, davacı, taşıma senetlerinin arka yüzlerini zaten göndermemekle birlikte, arka yüzde yazılı hükümlerin Türkçe tercümelerini de 805 Sayılı Kanun uyarınca davalıya göndermediğini, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulması aşamasında demuraj tarifesinin davalıya bildirilmediğini,davacının dilekçesinde yer verdiği tercüme alıntısının hatalı olduğunu, davacının taşımayı üstlendiği varış noktasına ilişkin beyanının gerçek dışı olduğunu, davacının taşımayı varış ülkesinde karayolu ile iç nakliyesi dahil teslimi üstlendiğini, davaya konu ... ve ... numaralı taşıma senetlerinin, rezervasyon onaylarının, varış ihbarnamelerinin ve taraflar arasındaki yazışmalara göre davacı ...'in davalı ile yaptığı anlaşma gereği, konteynerleri İngiltere'de bulunan ... tahliye limanından taşıma senedindeki yüklerin nihai alıcısı olan dava dışı ... UK LTD şirketinin Northampton'daki teslim yerine taşımayı taahhüt ettiğini, davacı en başından beri üstlenmiş olduğu varış limanından sonra yapılacak karayolu ile iç nakliyesi dahil teslim işini süresinde yerine getirmediğini ve bu husus çok sayıda delil ile sabit olduğunu, davacının dilekçede ... ve ... nolu taşıma senetleri uyarınca yapılan taşımalardan bahsetse de olayda ... taşıma senedi ile başka bir grup taşıma daha gerçekleştirdiğini. Davacının dava dışı bu taşıma işini yerine getirmesine rağmen, dava konusu taşıma hizmetlerini taahhüt ettiği gibi yerine getirmediğini, TTK m. 1203 ilâ 1207 uyarınca davaya konu demuraj ve ardiye ücretinden gönderilen taraf olarak dava-dışı alıcı şirketin sorumlu olduğunu, davacının demuraj ve ardiye ücreti alacağının haklı bulunması hâlinde dahi, bu ücretlerin malların nihai alıcısı olan ithalatçı şirketten talep edilmesi gerektiğini, talep miktarının fahiş ve haksız olduğunu, davacının düzenlediği ve gönderdiği varış ihbarnamelerine ilişkin yorumunun hatalı olduğunu, davacı tarafından gönderilene ve alıcıya eşyanın varış tarihinin varış ihbarnamesi ile bildirilmesi gerektiğini, savunmalarında bulunarak, davacının iddiasının aksine, taşımasını yaptığı konteynerleri anlaşmaya göre boşaltma limanından nihai teslim yerine kapı teslim olarak üstlenmiş olduğundan ve bu yükümlülüğünü kendi kusuru ile geciktirmek sureti ile dava konusu ardiye ve demuraj ücretine davacının kendisi sebebiyet verdiğinden, her halükârda teslim edilmiş mallara ilişkin TTK m. 1203 ilâ m. 1207 hükümleri uyarınca davaya konu taleplerden gönderilen taraf olarak dava-dışı yüklerin ithalatçısı/ alıcı şirket sorumlu olduğunu, beyan etmiştir.
Dava;konteyner bekleme ücreti (demuraj) ve liman sahası içindeki depolama nedeniyle ödenen bedel için düzenlenen fatura alacağının tahsiline ilişkin takibe itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava ve takibin süresinde açılıp açılmadığı, yükün gemiden tahliyesinden sonra ki kara taşımasından davacının sorumlu olup olmadığı, alıcının yükü teslim almamasının taşıyanın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, takibe konu fatura borcundan taşıtanınmı yoksa gönderilenin mi sorumlu olduğu, buna göre davacının konteynerlerin tahliye limanında zamanında çekilmemesinden doğan konteyner bekleme ücreti ile depo ücretinin davalıdan talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, konşimento hükümleri bakımından 805 sayılı kanunun uygulanıp uygulanamayacağı ile istenebilecek alacağın miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 01/08/2024 tarihli raporda; uyuşmazlıkta davacının taşıyan davalının (taşıtan/gönderen) sıfatına sahip olduğunu, davacının yalnızca İzmir-... deniz taşımasını değil takip eden İngiltere'deki kara taşımasını da üstlendiğini, uyuşmazlık konusu istemin konteynerlerin boşaltma limanı ...'da beklemesi sebebiyle oluşan konteyner işgaliye ve depo ücreti olduğun kural itibarıyla davacı eşyayı ... sonrasında kara yoluyla taşımayı da taahhüt ettiğinden eşyayı dava-dışı alıcıya limanda teslim etmeyeceğini ve limanda konteyner işgaliye ücreti doğmayacağı söylenebilecekse de davacının deniz taşımasını takip eden kara taşımasını gerçekleştirmesinin satış ilişkisi çerçevesinde yerine getirilmesi gereken bazı yan edimlerin yerine getirilmesine bağlı olduğunu, bunlardan en önemlisi Gümrük İşlemleri ve Diğer Formaliteler olduğunu, uyuşmazlıkta, eşya ithalat ülkesine ... Limanı'nda giriş yapmıştır ve ithalat ülkesi İngiltere'deki tüm gümrük işlemleri ve ithalat masraflarının alıcı tarafından yerine getirilip karşılaması gerektiğini, bu işlemlerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle konteynerlerin boşaltma limanında beklemesi sebebiyle oluşacak konteyner işgaliye ve depo ücretinden davalının taşıtan sıfatıyla sorumlu olacağını, ancak bu beklemeye İngiltere'deki iç nakliyesinin organize edilmesindeki gecikme sebebiyet verdiği takdirde davacı iç nakliyeyi de üstlendiğinden davalının bir sorumluluğunun gündeme gelmeyeceğini, dosyadaki bilgi ve belgelerin bu hususu tespit etmek bakımından sınırlı olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 06/06/2025 tarihli ek raporda da; faturalarda davacı tarafından davalıya “kara nakliyesi, ithalat” kaleminin yansıtıldığını, bu kaydın davacının taşıma taahhüdünün limandan sonraki iç taşımayı içerdi anlamına geldiğini, dosyadaki belgeler incelendiğinde eşyanın dava-dışı alıcı tarafından limanda değil DAP teslim şekli çerçevesinde ithalat ülkesinde belirlenen yerde eşyayı teslim almış olduğunu,, davacı kök rapor sonrasında her ne kadar gümrük işlemlerinin yerine getirilmediğini iddia etse de bu beyanı destekleyen bir belgeye rastlanmadığını, iç nakliyenin iletideki gibi alıcıya yüklenemeyen bir sebepten gecikmesi ve konteynerlerin bu sebeple boşaltma limanında beklemiş olması durumunda davacının konteyner işgaliye ücreti ve depo ücreti talep etmesi mümkün olmayacağını, sonradan sunulan belgelerin belirttikleri belge niteliğinde olmadığını, kök rapordaki konteyner işgaliye hesabından başka bir hesaplama yapmalarının mevcut belgeler çerçevesinde mümkün olmadığını, ardiye hizmetine ilişkin somut verilerin kök rapor sonrasında da dava dosyasına sunulmadığını, kök rapordaki kanaatlerini muhafaza ettikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava, boşaltma limanında oluşan konteyner demuraj ücreti ile ardiye bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dava konusu olan ....İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. hakkında 39.687,24 USD demuraj alacağı ile 20.035,11 USD ardiye ücretinden oluşan toplam 59.722,35 USD alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için 07.03.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı nedeni ile takibin durdurulduğu, anlaşılmıştır.
Davacı vekili iddialarında; konteynerlerin müvekkili taşıyana geç teslim edilmesinden dolayı davalıya iki adet demuraj faturası düzenlenerek gönderildiğini, davalının demuraj faturalarını ödemediğini, ayrıca tahliye limanında oluşan ardiye masrafına ilişkin ardiye faturalarının da ödenmediğini, yük alıcısının gümrük işlemlerini yapmamasından dolayı varma limanında yükün tahliyesinden sonra kara taşımasının gerçekleşmediğini, bu nedenle davalının demuraj ve ardiye faturalarınından sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı vekil ise savunmalarında; davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, demuraj ve ardiye ücretinden gönderilen taraf olarak dava dışı alıcı şirketin sorumlu olduğunu, davacının sorumluluğunun yükü varma yerinde nihai teslim noktasında kapıda teslim etmeyi içerdiğini, ancak bu yükümlülüğünü kendi kusuruyla geciktirdiğini, dolayısıyla ardiye ve demuraj ücretine davacının kendisinin sebebiyet verdiğini iddia ederek, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, icra takibinin TTK'nın 1246. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından, zamanaşımı itirazının reddi ile davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dosyaya sunulan satış faturaları incelendiğinde, satıcının ... A.A, alıcının ... LTD. olduğu, faturaların alt kısmında teslim şekli olarak DAP kaydının yer aldığı belirli olup Aliağa Gümrük Müdürlüğünden celp edilen gümrük beyannamesinde de teslim şeklinin DAP olarak gösterildiği görülmektedir.
DAP teslim şekli ( Delivered At Place) belirlenen yerde teslim olarak tanımlanmaktadır. Sözkonusu teslim şekline göre, eşyanın satım sözleşmesinde belirtilen teslim noktasında alıcıya teslim yükümlülüğü satıcıya aittir. Somut olayda satış faturasında teslim yeri olarak ... İngiltere adresi gösterilmiştir. Bu adresin ise adına fatura kesilen alıcı adresi ile aynı olduğu tespit edilmiştir. Kabul edilen bu satım şekli gereğince eşyanın alıcının iş yerinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmesi gerekmektedir. Bu durumda taşıma sözleşmesi kurma yükümlülüğü de satıcının üzerinde olacaktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, deniz taşımasını ve alıcının ülkesindeki kara taşımasını üstlenen dava dışı satıcı ... ... A.Ş.''nin eşyanın taşınması konusunda davalı ... ile anlaşma yaptığı, bu şekilde davalının tüm taşıma sürecini gerçekleştirmeyi satıcıya karşı taahhüt ettiği, ancak davalının üstlendiği taşımayı kendisi yerine getirmeyerek davacıya tevdi ettiği, dolayısıyla taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde davacının taşıyan, davalının ise taşıtan/gönderen sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen Denizde Taşıma Senedin'de boşaltma limanı olarak ... Limanı, teslim yeri olarakta Northampton UK gösterilmiş olduğundan buna göre taşıma senedi karma taşıma senedi niteliğindedir.Zira davacı deniz taşımasını takiben boşaltma limanından alıcının adresine yapılacak kara taşımasını da üstlenmiştir. Bu bilgiler kök rapor tarihinden sonra dosyaya sunulan navlun faturası kayıtları ile de teyit edilmiştir. Her iki faturada da davacı tarafından davalıya " Kara nakliyesi - ithalat " kaleminin yansıtıldığı görülmektedir.
Bu bilgiler çerçevesinde davacının dava dışı satıcıya karşı deniz taşıması bakımından fiili taşıyan, takip eden kara taşıması bakımından fiili taşıyıcı sıfatını aldığı, taşımayı ise davalıya karşı üstlenmiş olduğu dosya kapsamına göre sabittir.
DAP satış şekline göre, eşyanın ithalatı için yapılacak tüm gümrük işlemlerini yerine getirme ve buna ilişkin masraflara katlanma borcu satış sözleşmesinin alıcı olan tarafa aittir. Buna göre somut olay bakımından ithalat ülkesi olan İngiltere de gümrük işlemlerini yerine getirme borcu alıcıya aittir.
Dava konusu taşımada oluşan konteyner demuraj ücreti, taşımada kullanılan konteynerlerin dolu olarak teslim edilip geç iade edilmesinden değil varma limanı olan ... limanında konteynerlerin beklemesi, buna bağlı olarak da konteyner demurajı ve depo ücreti taleplerin doğmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamına göre ithalat ülkesinde limandan sonraki kara taşımasının gecikmiş olduğu sabittir. Bu noktada uyuşmazlığın çözümü açısından kara taşımasının hangi sebeple geciktiğinin açıklığa kavuşturulması önemli olacaktır.
Davacı taraf gümrük işlemlerinin alıcı tarafından zamanında yerine getirtilmemiş olmasından dolayı limanda beklenme yaşandığı bu bekleme sırasında demuraj ücreti ve ardiye ücretinin doğduğunu ileri sürmektedir. Ancak, bu iddiayı destekleyen herhangi net bir belge dosyaya sunulmamıştır. Bu konudaki en önemli delil 18.08.2021 tarihli elektronik posta yazışması olduğu görülmektedir. Sözkonusu e-posta yazısında "... ... bulunamadığı için daha erken bir tarihte teslimat yapılamayacağını bildirmiş" ibaresi yer almaktadır. Bu iletiye cevaben gönderilen 19.08.2021 tarihli e-postada da " İngiltere'de ne yazik ki çeşitli farklı sebeplerden dolayı nakliyeci firmalar şoför bulmakta sıkıntı yaşadığından tüm ülkede geçerli bir araç kıtlığı bulunmaktadır bu konu ... ... kaynaklı olmayıp, tüm ülkenin yaşadığı genel bir problemdir" ifadesinin yer aldığı görülmektedir. Sözkonusu yazışmalara göre iç nakliyedeki gecikmenin İngiltere'de kara nakliyesi için şöför bulunmakta zorluk çekilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında kara taşımasının ifasında alıcıya yüklenemeyen bir sebepten dolayı gecikme yaşandığı ve konteynerlerin bu sebeple boşaltma limanında beklemiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan, eşyanın sonuçta gecikmeli olarak alıcıya teslim edildiği ihtilafsız olmakla birlikte uyuşmazlık konusu taşıma limandan limana bir taşıma olmadığından TTK'nın 1203.maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Tüm bu değerlendirmelerin neticesinde; boşaltma limanında konteynerlerin beklemesinin alıcıya yüklenemeyecek bir sebepten kaynaklandığı, bu nedenle davacının konteyner demuraj ücreti ve depo ücreti talep etmesinin mümkün olamayacağı sonucuna varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 26.530,61 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 25.915,21 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı vekili için takdir edilen 267.452,08 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2025
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.
-