T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/310 Esas
KARAR NO :2025/814
DAVA:Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/07/2023
KARAR TARİHİ:29/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin kaptanı olduğu Bahama bayraklı ... IMO numaralı ... isimli geminin 15.06.2022 tarihinde alçıtaşı yükü yüklemek üzere Tuzla’dan ... (...) Limanı yönünde yoluna devam ederken ... ... Limanı’na davalı ... ... Müdürlüğü çalışanı kılavuz kaptan ... Pilot İstasyonu’nda gemiye katıldığını, geminin limana yanaştırılması esnasında ...’ne ait römorkörlerin görevlerinin gerekliliklerine aykırı olarak hava, liman ve gemi şartlarını dikkate almadan yaptığı manevralar ve gerekli müdahalelerde bulunmamalarından kaynaklı olarak gemi, ... Liman İşletmesi San. ve Tic. A.Ş.’ye ait limana hasar verdiğini ve aynı zamanda geminin hasar gördüğünü, bu kapsamda dilekçeleri devamında ayrıntılarıyla izah edileceği üzere anılı zararlar tamamen ...’nin sorumluluğunda meydana geldiğini fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla anılı zararların müvekkili tarafa ödenmesi amacıyla ticari uyuşmazlıklarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında herhangi bir anlaşma sağlanamaması sebebiyle işbu davanın, uyuşmazlığı görmekle görevli ve yetkili olan sayın mahkeme huzurunda ikame edilmesi zarureti hâsıl olduğunu.Açıklandığı üzere gemi’nin limana yanaştırılması kapsamında ... çalışanı kılavuz kaptan gemiye bindiğini ve geminin limana yanaştırılması manevrasında iki römorkörün destekte bulunması hususunda anlaşıldığını, bu kapsamda yine ...’nin sahibi ve işletmecisi olduğu ... ve ... isimli römorkörler yanaşma manevrasına destekte bulunmak üzere hazır bulunduklarını, ancak yanaşma manevrasında römorkörler, kılavuz kaptan talimatlarına dahi uymayarak, yapılması gereken manevraları yapmamış ve anılı kaza meydana geldiğini. Gemi saat 14:02 sularında limana apazlama yaklaşmış ve ... Boğazı'nın kuzeye doğru trafik ayırım hattını geçerek limana doğru rotasını değiştirdiğini, bu esnada rüzgar durumu 020-030 derece yönünden 20 knot kuvvetinde olduğunu, Saat 14:17’de ... römorkörü kıç güvertesi sancak tarafından gemiye yaklaştığını ve yardım ettiğini ve gemi iskeleye yaklaştığında sancak kıç güverteden gemi ile halatı sabitlediğini, ... de orada hazır durumda bulunmasına rağmen gemiye yardım etmeden ve halat vermeden geminin önünde beklediğini akabinde rüzgar hızı 30 knota yükseldiğini, aynı zamanda kılavuz kaptan ...’e derhal gemiye yaklaşarak halat vermesini ve sancak tarafından ileri pozisyonda sabitlenmesi yönünde talimat vermesine rağmen ... dakikalarca harekete geçmediğini, kılavuz kaptanın ...’e tekrar talimat vermesi üzerine ... ancak 14:32’de baş taraftan halat verdiğini bu esnada, geç müdahale sebebiyle geminin pruvası iskele tarafına ve rıhtıma doğru hareket etmeye başladığını, bu nedenle ...’den Geminin pruvasını çekmesi istenmişse de ...’ün halatı laçka tutması nedeniyle gemiye herhangi bir destek verilemediğini, yaşanan olaylar ve taraflar arasında geçen konuşmalar VDR kayıtları ve gemi ile olan telsiz konuşmalarına şu şekilde yansıdığını, kayıtlardan açıkça anlaşılacağı üzere kılavuz kaptanın ...’e sancak baş tarafta pozisyon alması talimatı verdiğini ve ... de bu talimatı teyit ettiğinin görüldüğünü, ancak, 14:26:56’da emirleri almasına ve geminin 14:27:10’da demir atmış olmasına rağmen, ..., 14:29:30'da hala istenen pozisyonu almadığını kılavuz kaptan, talimatını 14:28:48'de bir kez daha tekrarladığı halde bu sırada ...’ün geminin iskele tarafında ve uzak bir konumda olduğu ECDIS ve VDR kayıtlarından görüldüğünü kılavuz kaptan ... römorkörüne pruvayı tam hızla ve acilen çekmesi için birkaç kez talimat vermesine rağmen, davalıya ait römorkörlerin özensiz davranışları ve ihmalkarlığından kaynaklanan nedenlerle verilen talimatlar derhal ve gerektiği şekilde yerine getirilmediğini bu nedenle gemi iskeleye çattığını, iskelede ve gemide hasar meydana geldiğini.... yüzde yüz kusur ve sorumluluğu neticesinde gemi, dava dışı ... Liman İşletmesi San. ve Tic. A.Ş.’ye işletmesinde bulunan liman tesisine çattığını ve bu nedenle limanda hasar oluştuğunu.Oluşan hasarlar kapsamında ... Liman İşletmesi limanda meydana gelen zarar nedeniyle 105.000 ABD Doları tutarında zarara uğramış ve anılı bedel kendilerine ödenmek zorunda kaldıklarını bu kapsamda söz konusu zararın olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunan ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini yine yaşanan hadise nedeniyle gemide hasar meydana geldiğini bu kapsamda müvekkili şirket’in ayrıca 130.661,87 ABD Doları tutarında zararı oluştuğunu, yaşanan kaza kapsamında müvekkili hasar durumunun incelenmesi ve haklarının korunması için surveyör atamak zorunda kaldığını ve yine bu kapsamda klas survey masrafları da oluştuğunu, bu kalemlere yönelik müvekkilinin zararları 20.000 ABD Doları’na baliğ olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki dava konusu alacakları TTK uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini ve düzenleme gereği müvekkili şirketin karşı gemi üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğunu, müvekkilin alacak talepleri doğrudan gemiyi güvenli bir şekilde iskeleye yanaştırması gereken ... ve ... isimli römorkörlerin haksız ve kusurlu bir şekilde gemiyi iskeleye vurmaları sonucu doğduğunu, bu nedenle söz konusu alacaklar gemi alacağı teşkil etmekte olduğunu TTK’nın 1321/1. maddesi uyarınca müvekkili lehine römorkör gemiler ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verdiğini, b kapsamda ... ve ... gemileri ve eklentisi üzerinden kanuni rehin hakkı tesis edilmesini talep ettiklerini beyanla, arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı kurum’un hukuka aykırı hareketleri nedeniyle müvekkili şirket’in uğradığı 255.661,87 ABD Doları zararın Merkez Bankası tarafından belirlenen ABD Doları için kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranları uyarınca 15.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini, ... ve ... isimli gemiler üzerinde müvekkil lehine kanuni rehin hakkı tesis edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gemi kaptanının donatan adına huzurdaki davayı açma ehliyeti bulunmadığını, derdest dava, kaptanın donatanı temsil yetkisine dayanılarak kaptan tarafından donatan adına açıldığını, dava açıldığı sırada geminin Türkiye'de bulunmaması nedeniyle ile davayı açan kaptanın gemi de hala çalışıp- çalışmadığı ispat edilmediğinden, gemi kaptanı tarafından donatan adına bu davanın açılması hukuken mümkün olmadığını, kaptanın bu dava konusu ile ilgili olarak donatanı temsil yetkisi bulunmadığını, davanın bu nedenle de usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde iddia edilen çatmadan gemi kaptanı sorumlu olduğunu, davaya konu ... adlı geminin rıhtıma çarpması ve bunun sonucu zararın meydana gelmesi kaptanın TTK.m.1088 uyarınca sorumluluğunu doğuracağını, gemide kılavuz kaptan bulunmasının, donatanın sorumluluğu üzerine etkili olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, Kılavuz kaptanın faaliyetleri danışmanlık mahiyetinde olduğunu, gemide kılavuz kaptan bulunması gemi kaptanın sorumluluğunu kaldırmayacağını, gemide kılavuz kaptanın bulunması durumunda dahi, geminin sevk ve idaresinin gemi kaptanında kalması sebebiyle, donatanın 947. madde uyarınca sorumluluğu devam ettiğini. ... gemisinin limana hasar vermesi ve kendisinde hasar oluşması sonucu ortaya çıkan zarardan yukarıda belirtildiği üzere gemi donatanı ve kaptanı sorumlu olduğunu.Emir ve talimatları ... gemisi kaptanı verdiğini ve sorumluluk donatana ait olduğunu, dava dilekçesinde özetle gemilerinin limana yanaştırılması manevrasında iki römorkörün destekte bulunması hususunda anlaşıldığını, ancak römorkörlerin kılavuz kaptan talimatlarına dahi uymayarak yapılması gereken manevraları yapmadıklarını ve bu nedenle anılı kazanın meydana geldiği, dilekçede yer alan ancak müvekkil kuruluşa ulaşmayan VHF, ECDIİS ve VDR kayıtları ile iddia edildiğini; dilekçede yer alan VHF konuşma kayıtları ileri sürülerek ... gemisinin demir atıldıktan sonra istenilen pozisyona geç geldiği ifade edildiğini. Arz ve izah edildiği üzere dava konusu iddia edilen olayda gerek TTK gerekse de Yargıtay içtihatları ile davacı donatanın ve kaptanın sorumluluğu ortaya konduğunu, kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla ; müvekkili kuruluşa ait römorkörler anılan geminin limana yanaşması için destekte bulunduklarını, anılan geminin ana makineleri ile sevk sistemleri vs. aktif durumda olduğunu, yanaşma manevrasının ana unsuru ve yönlendiricisi ... gemisi kaptanı olduğunu. ... gemisi limana yanaşırken yapmış olduğu manevra ile demir attıktan sonra ... gemisinin hareket kabiliyetini sınırladığını, ayrıca değinildiği üzere ... gemisi römorkörler hizmetinin acentesinin imzalamış olduğu “Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Talep Formu” ile form da yer alan İngiltere Birleşik Krallığı Standart Çekme Şartları (Under U.K. Towage Contract Conditions)'na göre verilmesini kabul ettiğini, davacının müvekkil kuruluşun ... ve ... adlı gemilerine kanuni rehin hakkı tesis edilmesi talebi haksız ve hukuksuz olduğunu, kabul anlamına gelmemesi kayıt ve şartıyla; arz ve izah edildiği üzere, davacı kaptan kendi talimatları doğrultusunda dava dilekçesinde iddia edilen ... adlı geminin yanaştırılması yapıldığını, sorumluluğun belirtildiği üzere donatana ait olduğunu. Bu nedenle kendi sorumluluğu içinde doğan haksız fiilden dolayı müvekkili kuruluşa ait iki römorkör üzerine kanunu rehin hakkı talebinde bulunulması hukuksuz ve yersiz olduğunu beyanla, müvekkili kuruluşa bugüne kadar dava konusu olay ve dava konusu meblağ ve meblağın dayanağı olan belgeler ile ilgili herhangi bir başvuru yapılmadığını, anılan belgeleri kabul etmemekle birlikte müvekkili kuruluşa tebliğ edildiğinde gerek görülürse beyanda bulunma. delil sunma ve davaya cevap verme hakkımızı saklı tutarak, kabul anlamına gelmemesi kayıt ve şartıyla davacının 15.06.2022 tarihli faiz başlangıç tarihinin hukuki bir dayanağının da olmadığını, faizin başlangıcı ancak dava tarihi itibarıyla olabileceğini beyanla, arz edilen ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenler kapsamında öncelikle dava dilekçesinde belirtilen ama müvekkili kuruluşa tebliği edilmeyen yazılı belgeler, CD VDR VHF ve ECDİS kayıtlarına karşı beyan bulunma karşı delil sunma ve davaya cevap verme hakları saklı tutarak, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 12.03./2025 tarihli 1. Bilirkişi raporunda özetle; davacının iddiasının römorkörün halatı vermekte geç kalması sonucu bu kazanın ortaya çıktığına ilişkin olduğu, ancak römorkörün gemiye halat verebilmesi için öncelikle Geminin el incesi ve kılavuz halatını römorköre göndermesi gerektiği, bu gerçekleşmeden römorkörün gemiye halat vermesinin mümkün olmadığı, 13 nolu römorkörün bulunması gereken mevkinin Gemi Kaptanı tarafından belirlenmiş olduğu, Römorkörün geminin demirlemesi için yeterli manevra sahası bırakılması gerektiği, kaptanın bu durumu göz önüne alarak rüzgâr şiddeti arttığında römorkörü gemiye yakın mesafeye çekmesi gerektiği, Kaptan Raporunda “Yerel saatle 14:27 de gemi sancak demirin atıldığı pozisyona yaklaştı: Bir zinciri (Kilit dediği değerlendirilmektedir) suya attıktan sonra demir freni kapatıldı ve baş taraftaki römorkör ... mümkün olan en kısa sürede sancak ana güvertenin ön tarafına yanaştırılması için talimat verildi. ... römorkörü yanaşmadı ve geminin sancak tarafından birkaç metre uzakta bekledi. Bu mesafeden yanaştırması mümkün değildi. Ben Kılavuz kaptandan römorkörü yanaştırmasını talep ettim ve sonunda 14:32 de römorkör baş omuzluktan yanaştı.” ifadelerinin yer aldığı, olay günü14:27 de ... gemisinin “sert rüzgar" nedeniyle iskeleye aşırı yaklaşmış olduğu, bu arada sancak demir 1 kilitdin suda olduğu, bu durumda zaten ıskarça bir sahada 5,5 metre su çekimi olan ve geminin sancak baş omuzluğunda bulunan bir römorkörün gemiye yanaşmasının tehlike arz ettiği, buna rağmen ...'ün gemiye yanaşmaya başlamış olduğu ve 14:32 de 5 dakika içerisinde halatını volta ettiği, bu nedenle davacının “Kurtarma13 dakikalarca harekete geçmediği” iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ... kaptanının 14:27 de demir funda komutu ile sancak demir ile demirleme işlemini başlatmış olduğu, ... gemisinin baş omuzluğunda bulunan bir römorkörün demirleme işlemi devam ederken anılan geminin sancak baş omuzluğuna yanaşmasının mümkün gözükmediği, bu nedenle ...'ün ancak demir neta olduktan sonra manevraya başlamış olduğu, Jurnale göre Kaptan 14:27 de Römorkörün kendisine yanaşması talimatını vermiş, VDR kayıtlarında bu yana talimatını 12:29 da tekrarlamış olduğu, ... ancak demir neta olduktan sonra manevraya başlamış ve gemiden verilecek el incesini alıp, halatını vermek üzere ...’in sancak baş tarafındaki loçanın altına gelmiş olduğu, ancak ... personelinin ucunda demir bir ağırlık olmayan bir el incesi ile römorköre zamanında ulaşamaması nedeniyle; el incesi birkaç denemeden sonra römorköre verilebilmiş ve römorkör zaman kaybetmeksizin el incesine halatını bağlayarak gemiye gönderdiği, El incesini römorköre ulaştırma sorumluluğunun DELT PEARL gemisinde olduğu, Jurnal kayıtlarına göre 14:27 de demir funda edilmiştir ve demir zincirini döşemek üzere gemi üzerinde kıç istikametinde yol verdiği, bu durumda mezkûr geminin hemen sancak tarafında bulunan bir römorkörün yaklaşma manevra yapmaya başlamasının da sakıncalı olduğu, uygun evsafta bir el incesi kullanılmaması nedeniyle römorkör halatını gemiye süratle veremediği bunuda ...’ün görev yapmasını geciktirmiş olduğu, İskelelerde uç köşelere usturmaça atılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle iskelelere yanaşıp kalkmada mutlaka geminin özel usturmaçalar kullanması gerektiği, görüntü ve kayıtlardan geminin çarpma ihtimali olan iskele baş tarafına böyle bir usturmaça atılmadığının anlaşıldığı, bu durumun tedbirsizlik olarak değerlendirildiği, olay süresince Kılavuz Kaptan ile Gemi Kaptanı daima iletişim içinde olduğu ve Kılavuz Kaptanın her türlü desteği sağlamış olsa da kazanın engellenemediği, bu nedenle TTK Madde 1062 ve 1092 esasları dahilinde Kılavuz Kaptanın bir sorumluluğunun tespit edilemediği, sorumluluğun gemi kaptanında olduğu, ... Liman İşletmesine ait limana çarpması olayının geminin kusuru ile meydana geldiği, ... gemi kaptanı ve diğer gemi adamlarının 15.06.2022 tarihli kazada kusurlu oldukları tespit edildiğinden ... gemisi donatanı limanda meydana gelen hasar ve liman işletmesinin bu hasar dolayısıyla uğradığı zararlardan TTK m. 1062 hükmü uyarınca sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. limanda ve gemide meydana gelen hasar miktarının 235.004,06 Usd olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2. Bilirkişi Heyetinden alınan 05.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının savunmasını ... ve ... römorkörleri kaptan raporlarında;“kullanılan el incesinde ağırlık olmadığının” beyan edilmiş olduğu ve dosyaya taraflarınca sunulmuş olan ... kamera görüntülerine dayandırmış, 30 knot hızındaki rüzgarda yapılan manevrada ucunda ağırlık bulunmayan bir el incesinin römorköre atılarak ulaştırılmaya çalışılmasının manevrayı çok büyük tehlikeye attığını, ucunda ağırlık bulunmayan bir el incesiyle manevraya kalkışılmasının tamamen ... gemisinin kusuru olduğu, bu durumun Kurtarma13 halatının gemide geç volta edilmesine neden olduğu beyan ve itirazlarının mevcut olduğu, davacı ise önceki bilirkişi raporuna beyanlarında, bu beyanların sadece ... veKurtarma 14 römorkör kaptanlarının beyanlarına dayandığı, el incesi ucunda ağırlık olmadığı yönünde dosyada başkaca bir delil bulunmadığı yönünde beyan ve itirazlarda bulunduğu, şu halde, dosyaya davalı tarafından sunulan ... kamera kayıtlarının incelenmesive el incesinin ucunda ağırlık olup olmadığı ve bu durumun halatın gemi tarafından geç alınmasına sebep olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, 1. ... Kamera Kayıtlarının İncelenmesi 15.06.2022 (saatler LT; Yerel saat olup UTC/GMT saat için 3 saat çıkarılmalıdır); Saat 14:22:00; ..., kıç tarafında ... ile birlikte görüntüye girer saat 14:25:00; ..., ... kıç tarafında bağlı şekilde birlikte ilerlemekte oldukları, saat 14:27:36; ..., Sancak demiri funda edilir, ... geminin iskele baş tarafında 50-60 metre mesafede bulunduğu, geminin ve römorkörün sığlık şamandırasına mesafesi de aşağı yukarı aynı olduğu, geminin kıç tarafında bağlı bulunan ... geminin kıç tarafını sancağa doğru döndürdüğü, saat 14:28:20; ... personeli manevra için kıç tarafa çıkar saat 14:30:00; ... sığlık şamandırası önünden geminin iskele baş tarafına doğru el incesi atılabilecek mesafeye gelir Saat 14:32:00; halen gemiden ...'e el incesi atılmadığı, ... ve Liman Kamera Kayıtlarına göre yanaşılacak olan iskelenin, gemi, römorkör ve şamandıra ile birlikte görüldüğü, bu esnada saat 14:27:36 itibariyle gemi sancak demirini henüz funda etmiş olduğu, manevra alanının, önceki bilirkişi raporunda da değerlendirilmiş olduğu üzere, güneyde bulunan sığlık şamandırası nedeniyle oldukça kısıtlı ve dar olduğu, ..., geminin sancak demirini atıp belli bir yol ile ilerlerken ve kıç tarafında konuşlanmış ... römorkörünün geminin kıçını sancak tarafa çekmesiyle geminin baş tarafını iskele (sol) taraf çevirme manevrası yaparken, hem gemiyi ve hem de sığlık şamandırasını kollamak durumunda olduğu, Kurtaran 13 şamandıra ve geminin demirini kollayarak geminin sancak baş tarafına doğru halat vermek üzere hareket eder ve saat 14:30:00 itibariyle Kurtaran 13 el incesini alabileceği mesafeye ulaştığı, bu saat itibariyle halen el incesi gemiden römorköre ulaştırılamadığı, ..., ... ve ... raporlarında yer verilmiş olduğu üzere, manevra esnasında rüzgar kuvvetinin 5/6 bofor kuvvetinde estiği zaman zaman gust yapmak suretiyle gücünü daha da arttırdığı anlaşılmaktadır. Saat 14:30:30 Kurtaran 13 el incesi mesafesinde el incesini beklemektedir; önceki paragraflarda el incesinin hangi saatte verildiğine dair görsellere de yer verildiği üzere Saat 14:33:24; halatın gemide volta edildiğinin gemiden bildirildiği, halatın saat 14:33:24'de gemi üzerinde volta edilebildiği ve saat 14:34:30'da da römorkör tarafından deste duruma getirilebildiği, ...'ün el incesi alabilme durumuma geldiği saat 14:30:00 ile el incesinin ...'e ulaştırıldığı saat 14:32:30 arasında 2,5 dakikalık kayıp bir zaman söz konusu olduğu, bu gecikmenin el incesinin gemi personeli tarafından Kurtaran 13'e, ucunda ceviz bulunmayan, ama lastik ağırlık bulunan standart olmayan el incesi ile gönderilmek istenmesi nedeniyle ve kuvvetli rüzgarın etkisiyle ulaştıramaması olduğu kanaatine ulaşıldığı, saat 14:33:24'de volta edilen ve ... tarafından bindirilmeye başlanan halatın,14:34:30'da deste duruma geldiği ancak halatın deste olması durumunun iskeleye çarpma anından sonraya denk geldiği, artık çarpmanın engellenemeyeceğinin görüldüğü, ... gemisinin kullanmış olduğu el incesinin ucunda ağırlık olarak lastik bir ağırlığın kullanıldığı, manevranın yapılmış olduğu rüzgar koşullarında el incesi ucundaki ağırlığın el incesini römorköre ulaştırmak üzere yetersiz kaldığı, standart, ucunda ceviz şeklinde ağırlık olan el incesinin kullanılması durumunda el incesinin römorköre ulaştırılmasında gecikme yaşanmayacağının değerlendirildiği, olayda ... römorkörünün kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.
Dava; "..." isimli geminin 15.06.2022 tarihinde ... Liman İşletmesi’ne ait limana yanaşması sırasında limana çarpması sonucu gemi ve limanda meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık olayın hangi tarafın kusuruyla meydana geldiği, kazada kılavuz kaptan ile römorkaj hizmeti veren ... ve ... isimli gemilerin kusur ve sorumluluklarının olmadığı, buna göre çarpma neticesinde gemide ve limanda meydana gelen hasar ve zararlardan dolayı davalı ... ... ... zararı tazmin etme yükümlülüğünün doğup doğmadığı hususlarında toplanmaktadır.
TTK m. 1286/f.1'de, “Bu Bölüm hükümleri, iki veya daha çok geminin çarpışması “çatma” sonucu gemilere ve gemilerde bulunan insanlara veya eşyaya verilen zararın tazmini hakkında uygulanır.” hükmü düzenlenmiş olduğundan ... isimli geminin limana çarpması olayı bakımından TTK m. 1286 ve devamında yer alan çatma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Dava konusu gemi ve liman hasarından dolayı sorumluluğun TTK m. 1062 hükmü kapsamında donatanın sorumluluğu kapsamında değerlendirilmelidir.
TTK m. 1062/1 hükmünde, “Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur. Ancak, donatan, yolculara ve yükle ilgili kişilere karşı, taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, donatan, kaptan dahil gemi adamlarının görevlerini yerine getirirlerken kusurlu davranışları nedeniyle üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludur.
Bu durumda somut olayda uyuşmazlığın TTK m. 1062 ile düzenleme altına alınan gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluk hükümleri uyarınca incelenmesi gerekmektedir. Buna göre davalı ... ... Müdürlüğü kendi gemi adamlarının varsa kusurlu fiilleri, bundan dolayı davacıya ait gemide ve iskelede oluşan zarar sebebiyle sorumlu olacaktır.
Davacı taraf her ne kadar huzurdaki davada iskelede oluşan hasardaki zararın kendilerince ödendiği ve huzurdaki davanın da bu zararın sorumlusuna karşı açılan rücu davası olduğu, dolayısıyla 1062. maddenin bir uygulanabilirliği ve ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş olsa da talebe konu zarar iskelede meydana gelmiş olup; kaynağı itibariyle üçüncü kişinin uğradığı bir zarardır. Bu sebeple talebe konu zarar TTK m. 1062 hükmü kapsamında kaldığından söz konusu hüküm uyarınca sorumluluğun şartlarının oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Şu halde davalının sorumluluğunun doğabilmesi için gemi adamı veya klavuzun zarara sebep olan fiillerinde kusurlu olması şartı aranmalıdır. Kusur kavramı ... hukuk alanındaki kusur kavramı ile aynı olmakla birlikte deniz işletmesinin yüksek olan tehlike ihtimalleri karşısında daha fazla bir dikkat ve özenin gösterilmesi beklenmektedir.
Dosyada alınan 1. Bilirkişi raporunda uzakyol kaptanı ve gemi inşa mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan teknik inceleme ve değerlendirmelerde; olayda ... ... Müdürlüğüne ait romörkörlerle yapılan işlemin “gemiyi tutma, itme, yol verme” şeklinde olduğu, gemi manevrasının tamamen ... gemisinin sorumluğunda icra edilmiş olduğu, gemide bulunan Kılavuzun (istişari kılavuz) herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Kuzey Doğu veya Kuzey- Kuzey Doğu istikametinde ve 7 Bofor Skalası şiddetinde bir rüzgârın gemiyi sahile sürüklemesinin normal bir durum olduğu, bu sert hava şartlarında hem demirlemeyi hem de römorkörlerin koordineli olarak kullanımını gerektiren bu manevranın yapılmasının pek de uygun olmadığı, Römorkörün halatının alınabilmesi için kullanılan el incesinin uygun evsafta olmadığı, bu hususun "..." Romörkörünün halatını vermesini geciktirmiş olduğu, geminin 14:31 den sonra iskele rıhtımına doğru düşmeye başladığı ve 14:34 de iskeleye dokunduğunun kayıtlarda görüldüğü, kaptanın bu durum karşısında römorkörden istifadesinin gecikeceğini düşünerek düşmenin başlamasından önce ileri yol vermek gibi başka bir tedbir de alabilecekken böyle bir yola başvurmadığı, İskelelerin uç köşelere usturmaça atılmasının mümkün olmadığı, çatmaların da bu kesimlerde olması nedeniyle iskelelere yanaşıp kalkmada mutlaka geminin özel usturmaçalar kullanması gerektiği, görüntü ve kayıtlardan geminin çarpma ihtimali olan iskele baş tarafına böyle bir usturmaça atılmadığının anlaşıldığı belirtilerek, bu durum bir tedbirsizlik olarak değerlendirilmiştir. benzer
2. Bilirkişi raporunda yer alan teknik bilirkişiler tarafından da değerlendirmelerde bulunularak, "..." romörkörünün el incesi alabilecek durumuma geldiği saat 14:30:00 ile el incesinin ...'e ulaştırıldığı saat 14:32:30 arasında 2,5 dakikalık kayıp bir zaman söz konusu olduğu, bu gecikmenin el incesinin gemi personeli tarafından Kurtaran 13'e, ucunda ceviz bulunmayan, ama lastik ağırlık bulunan standart olmayan el incesi ile gönderilmek istenmesi nedeniyle ve kuvvetli rüzgarın etkisiyle ulaştıramaması sonucu olayın meydana geldiği, "..." gemisinin ... Liman İşletmesine ait limana çarpması olayının geminin kendi kusurundan kaynaklandığına dair kanaat bilidirilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporlarındaki teknik değerlendirmeler ve dosya kapsamına göre, ... gemisinin ... Liman İşletmesine ait limana çarpması olayının geminin kusuru ile meydana geldiği, davalı ... ... ... gemi adamlarının söz konusu olayda kusurlarının bulunmadığı sonucuna varılmış olduğundan, neticede dava konusu zarardan dolayı davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılmakla, bu doğrultuda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 114.090,54 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 113.475,14 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı yargılama gideri toplamı olan 244,00 TL posta giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025
Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.