T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/337 Esas
KARAR NO :2025/701
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/07/2023
KARAR TARİHİ:09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... A.Ş.'nin konteyner taşımacılığı sektöründe ithalat ve ihracat yapan firmaların sevkiyat işleri ile iştigal ettiğini, davalı/borçlu taraf ile müvekkili arasında taşımadan kaynaklı faturaya dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra dosyasına alacağın tahsilinin önüne geçmek adına itiraz edildiğini, icra takibine yapılan itirazda davalının müvekkili alacaklıya karşı böyle bir borcu olmadığına yönelik olarak itiraz yapıldığını, İstanbul/... Limanından yükleme yapılıp boşaltma limanından malın cinsinin farklı çıkmasından kaynaklı gecikmelerden davalı taraf sorumlu olmadığının iddia edildiğini, davalı taraf ile antlaşmaya varılmaya çalışılsa da davalı taraf ile antlaşma sağlanamadığını ve arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, davalı tarafın da tacir olduğunu, ticaret hayatının gerektirdiği özen ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, davalı tarafın üzerine düşen objektif özen yükümlülüğü ile basiretli tacir gibi davranmadığını, davalı takibe itirazında haksız olduğunu, takibin devamı bakımından davalı itirazının iptalini sağlamak için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ve alacağı sürüncemede bırakma kastı ile yapılan itirazın iptaline ve takibin 6.080,00 USD üzerinden devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, masraflar ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine taşımadan kaynaklı olarak haksız ve mesnetsiz fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturaların hiçbir suretle taraflarınca kabul edilmediğini, faturaya konu bedellerin davacı tarafından karşılanması gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ürettiği iki konteynerlik ürün için "door to door" teslim olarak anlaşma sağlandığını, bu anlaşma gereğince davacı şirketin ürünleri müvekkili şirketin adresinden alarak alıcı şirketin adresine teslim etmesi gerektiğini, door to door teslim şeklinin Türkçe karşılığı olarak kapıdan kapıya teslim şeklinde olduğu kabul edildiğini, buna göre davacı şirketin ürünleri müvekkili şirketin adresinden aldığını ve gümrük işlemlerinin dahi taşıyıcı davacı şirket tarafından yapmak suretiyle alıcı şirketin adresine göndermek üzere anlaştıklarını, dolayısıyla tüm gümrük işlemlerinin de davacı taşıyıcı şirket tarafından yapılması halinde gümrük işlemlerinde oluşabilecek gecikmeler veya dolaylı zararlar davalı müvekkiline taraflarına yükletilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketten teslim alınan ürünlerin davacı şirket tarafından ... Limanına götürüldüğünü, burada gümrük işlemleri yapılmak suretiyle... gemisine yüklenerek ... Limanına götürülmek üzere yola çıkarıldığını, ürünlerin ... Limanına varması üzerine Avrupa Birliği kuralları gereğince ... limanında gümrükleme işlemleri başlatıldığını, davacı şirketin beyanlarına göre gönderilen iki konteyner ürün kontrol ve denetime tabi tutulduğunu, davacı şirketin iki konteyner ürünün denetime tabi tutulmasından doğan denetim bedellerini ve oluşmuş bekleme bedellerini müvekkili şirketten talep ettiğini ancak davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan kontroller gereğince konteynerlerden birinde davacı tarafça gerekçe olarak etiketlerinin yanlış yapıştırıldığı ileri sürüldüğünü, bu hususa ilişkin herhangi bir tutanak veya belge taraflarına iletilmediğini, ürünlerin etiketinin yanlış olduğuna dair tutanağın taraflarına iletilmemesinin açıkça hukuka aykırılık ihtiva ettiğini, İstanbul ... Limanından çıkış yapılırken herhangi bir etiket yanlışlığı nedeniyle kontrollere takılmayan ürünlerin ... Limanına vardığında kontrollere takılmasının abesle iştigal olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde konteynerin muayene olması gerekmesi gerekçesiyle muayene sırası alınması gerektiğini ileri sürdüğünü, muayene süresinin tam 1 ay sürdüğünü, bu işlemin ise 1 ay civarı sürdüğünü bu gecikmenin sebebi sorulduğunda buna gerekçe olarak ise "yılbaşı öncesi olduğu ve eleman sayısı azlığı" olarak gösterdiğini, davacı ve davacının gümrük acentasının işlemlerinin davacı tarafça uzamasının gümrük ve denetim işlemlerinin makul sürede bitirilmemesinin sorumluluğu davalı müvekkiline yüklenmeye çalışıldığını, taraflarınca taşımaya ilişkin tüm bedellerin eksiksiz bir biçimde davacı şirkete ödendiğini, buna karşılık davacı tarafça demuraj bedeli açıklamalı fatura keşide edildiğini, bu fiyatların nereden kaynaklandığını veya hangi fiyatların esas alındığı, neye dayanarak bu bedelin talep edildiği dahi belirtemediğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi ikame ettiğini belirterek davanın reddine, kötü niyetli takip ikame edilmiş olması sebebiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 26/08/2024 havale tarihli raporda özetle; incelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılları ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılları ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı şirketin dava ve icra takibine dayanak olarak gösterdiği 12.02.2023 tarihli ... numaralı 6.080,00 EURO bedelli “Demuraj/Yurtdışı Depolama Geliri” açıklamalı faturanın davalı şirket ünvanına düzenlediği, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı kabul etmeyerek kanuni sure içerisinde 16.02.2023 tarihli ... numaralı 6.080,00 EURO bedelli “Demuraj/Yurtdışı Depolama Geliri” açıklamalı iade faturasını davacı şirket unvanına düzenlediği, davacı şirketin de tarafına düzenlenen iade faturasını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, tarafların ihtilafa neden olan faturayı karşılıklı olarak birbirlerine düzenlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen Demuraj/Yurtdışı Depolama Geliri faturasının taraflar arasında ihtilafa neden olduğu, dava ve icra takibine konu olan Yurtdışı Masraf Ücretinden kaynaklı alacak ile ilgili olarak dava dışı ... tarafından 22.12.2022 tarihinde V01/1/... seri nolu 1.725,00 EURO bedelli, 31.01.2023 tarihinde V01/1/... numaralı 4.631,07 EURO bedelli, 31.01.2023 tarihinde V01/1/... numaralı 497,60 EURO bedelli ve 31.01.2023 tarihinde V01/1/... numaralı 461,00 EURO bedelli olmak üzere toplam 6.817,07 EURO bedelindeki üç adet faturanın davacı şirket ünvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaları cari hesaba istinaden dava dışı ...’ye ödediği, davacı şirketin dava dosyasına ibraz ettiği 31.01.2023 tarihinde V01/1/... numaralı 497,60 EURO bedelindeki faturanın tarafıma ibraz edilen 2023 yılı cari hesap ekstresi içerisinde yer almadığı, dosyada mevcut taşımaya ilişkin belgelerin incelenmesi neticesinde; navlun sözleşmesi her ne kadar limandan kapıya teslim şekli ile yapılmış olsa da dosyaya mübrez şatış faturası ve ... Gümrük Müdürlüğüne sunulan gümrük beyannamesinden görüleceği üzere emtianın satışının CIF teslim şartı ile yapıldığı bu durumda CIF teslim şartının gereklerinin dava konusu olayda kabulünün gerekeceği konteynerin geminin küpeştesini geçmesi anından itibaren navlun ve sigorta primi dışındaki masraflar ve diğer vuku bulabilecek her türlü (sigorta anlamında) risk ve masrafların alıcının sorumluluğunda olduğu bu bakımdan dava konusu demuraj ve depolama masrafı gibi taleplerin davadışı alıcının sorumluluğunda olduğu, dava konusu taşımaya ilişkin dosyaya sunulan ... numaralı konşimentonun ön yüzünde konteyner demurajına ilişkin şartların ve tarifenin yer almadığı görülmüş olup bu durumda davalı ...’nın sözleşme kurulurken, tarifeye nasıl erişebileceği hakkında bilgi sahibi olmadığı, Fiili taşıyan ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş demuraj+depolama açıklamalı bir fatura ve buna karşılık davacı tarafından fiili taşıyana bir ödeme yapıldığına dair bir belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığından davacının davalıdan demuraj bedelini talep edemeyeceği, gerek usulüne uygun varış bildirimin yapılmaması gerekse konteynerin ... limanındaki hareketlerinin ilgili belge üzerinde sağlıklı belirlenememesi sebebi ile teknik olarak demuraj hesabının yapılamadığı, davacı şirketin icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 17/09/2025 havale tarihli ek raporda özetle; tarafların kök rapor düzenlendikten sonra mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimi değiştirecek herhangi bir belgeyi dava dosyasına ibraz etmemelerinden dolayı mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, davacı şirket vekilinin dava dosyasına sunduğu 23/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi; ‘‘Tarafımızdan demuraja ilişkin olarak oluşan bedelin ... firmasına ödendiği defterlerde belli iken bilirkişi heyeti açısından bu husus değerlendirmeye alınmadığı, Mevcut taşıma ilişkisinden herkesin konumlarının iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket gibi armatör adına da işlemleri yürüten yani aracılık hizmeti veren firma ... firmasıdır. Navlun ve demuraj giderlerinin oluşu ile ilgili tüm işlemler acenta üzerinden yürütülmektedir. ‘’ şeklindeki itiraza yönelik kök raporda yer alan tespitin ‘‘konteynerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi, navlun sözleşmesi uyarınca “taşıyan” olduğu, söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getiren olduğu, uyuşmazlıkta davacı ... akdi taşıyan sıfatına sahip olmasına karşın fiili taşıyan dava dışı ... firması olduğu, o halde konteynerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedeli isteyebilecek kişinin ... firması olduğu, konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle oluşan demuraj bedelini, akdi taşıyan olan davacının fiili taşıyana ödediğini ispatlaması ve belgelemesi gerektiği, bu bağlamda mali bilirkişi incelemesi sonucu fiili taşıyan ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş demuraj+depolama açıklamalı bir fatura ve buna karşılık davacı tarafından fiili taşıyana bir ödeme yapıldığına dair bir belge tespit edilemediğinden davacının yukarıda arz ve izah olunduğu şekilde davalıdan demuraj bedelini talep edemeyeceği sonucuna varıldığı, bu durumda dava konusu demuraj isteminde ... firmasının dava dışı fiili taşıyan ... firması adına hareket edip etmediği konusunda dosya mevcudunda davacı beyanı haricinde başkaca bir belge, bilgi bulunmadığından bu hususun Mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacı şirket vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesindeki; ‘‘Yine basiretli bir tacirden beklenen davranış, ithalat ve ihracat işlemlerinde her ülkeye göre değişen miktarlarda/oranlarda ürünün süresinde limandan çıkarılmamasından kaynaklı olarak zarar/ziyan doğacağını bilebilecek durumdadır. Yine konişmento da ...'ın fiili taşıma yaptığı belli olduğundan resmi internet sitesinden kamuya açık olarak yayınlanmaktadır. Hali ile tarife konusunda bilgi sahibi olmadığı düşüncesine katılmak mümkün değildir.’’ şeklindeki itirazına yönelik kök raporda bilirkişi raporunun hazırlanışı esnasında dosyaya sunulan ve ... firması tarafından Hindistan/Bombay’da düzenlendiği anlaşılan ... no.lu konşimento üzerindeki kayıtların esas alınması sonucunda varıldığı, ancak davacı tarafından dosyaya yeni sunulan ve yine ... firması tarafından 14.11.2022 tarihinde İstanbul’da düzenlendiği görülen ... no.lu konşimento üzerinde demuraja ilişkin şartların ve tarifenin ... firmasının internet sitesi üzerinden ulaşılabileceğinin yer aldığı bir kayıt görülmüş ve buna göre davalı ...’nın sözleşme kurulurken, tarifeye nasıl erişebileceği hakkında bilgi sahibi olduğunun kabulünün gerekeceği anlaşıldığı, davacı şirket vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesindeki; ‘‘Yine geminin varış ihbarı davalı yana yapılmıştır. Tüm mail trafiği dosya ekinde sunulmaktadır.” şeklindeki itiraza dair kök raporda yer alan; ‘‘ilgili konşimentoya göre konteynerin varış bildiriminin yapılacağı tarafın açıkça dava dışı alıcı ... ... firması olduğu belirtilmesine rağmen dosyaya mübrez bilgi, belge ve yazışmalar incelendiğinde alıcıya süresinde bir varış bildiriminin yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir.’’ şeklindeki tespitten dava dışı alıcıya varış ihbarının yapılıp yapılmadığının dosya münderecatından belli olmadığı, konşimento gereği davacı tarafından dava dışı alıcı ... ... firmasına yapılması zorunlu varış ihbarının dosyaya sunulmamış olması nedeni ile kök raporumuzda yer alan bu husustaki görüş ve kanaatlerinin aynen devam ettiği, davacı şirket vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesindeki ‘‘konteynere ilişkin tüm hareket çizelgesinden davalı yan haberdardır.’’ şeklindeki itiraza yönelik kök raporda yer alan; ‘‘davacının 10.08.2023 tarihli dilekçesi ekinde yerlan ... limanına ait konteyner hareket dökümündeki tarihlerin çok silik olması nedeniyle okunamadığı, okunabildiği kadarı ile davacı tarafından düzenlenen demuraj faturasındaki konteyner numarası (...) ile hareket dökümü üzerindeki konteyner numarasının (...) ise örtüşmediği görülmüştür.” şeklindeki tespiti değiştirecek şekilde okunaklı bir hareket dökümünün dosyaya sunulmaması nedeni ile kök raporda yer alan bu husustaki görüş ve kanaatlerini korudukları, mahkemenin 10.12.2024 tarihli ara kararında; ‘‘... Liman Otoriteleri bakımından denetim yapılmasına yönelik tutanaklar, denetimin hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin belgelerin okunaklı suretlerinin dosyaya sunulması’’şeklindeki ara kararı gereğince 02.01.2025 tarihinde davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler taraflarınca incelendiği ve fakat 1 no’lu evrakın sadece Belçika'ya yapılacak olan ticari faaliyetlere ilişkin kurallar olduğu tespit edildiği, 2 No’lu evrakın ise aşağıda görüldüğü üzere gümrük beyanı ve konteynerin gümrük tarafından bloke edildiğini gösteren belgeler olduğu görüldüğü, sonuç olarak Mahkemenin ara kararını karşılar nitelikte ... limanındaki denetime yönelik düzenlenen tutanak olup olmadığı hususu ile yine davacı itirazına yönelik yukarıdaki değerlendirmelerinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı tarafın etiket yanlışlığı nedeniyle sebebiyet verdiği yurtdışı demuraj ve ardiye masraflarının tahsili talebiyle başlatılan itirazın iptali olup uyuşmazlığın tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunup bulunmadığı, emtianın gümrükten çekilip çekilmediği, çekilmiş ise ne kadar süre sonra çekildiğinin ve varsa demuraj süresi ile taşıma dolayısı ile gerçekten demuraj ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise yapılan ödemenin rayice uygun olarak yapılıp yapılmadığı, davalının 03.03.2023 tarihli ... nolu fatura kapsamında davacıya borçlu olup olmadığının tespitinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... tarafından Fransa'da mukim ... ... Şirketine satılan teslim 1ton ... emtiasının toplam 226.920,00 TL bedelle ve navlun bedeli 3600 EURO CIF teslim şartı kaydı ile satışının yapıldığı , ... tarafından Bombay'da düzenlenen ... nolu Konişmentoya göre emtianın içinde bulunduğu ... no'lu | adet 20'lık konteynerin .../TÜRKİYE limanında... isimli geminin ... no'lu seferinde yüklenerek varış yeri olan ... limanına deniz yolu ile devamında ise ... ta teslim etmek üzere karayolu ile sevk edilmiş olduğu ,konşimentodaki kayıtlara göre " emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, ve sayımı, Konteynerin liman sahasından tahliyesine müteakip alıcı tesislerinde kapıda teslim şartı"nın yer aldığı, navlun faturasına göre akti taşıyanın davacı olduğu , Dava ve icra takibine konu olan Yurtdışı Masraf Ücretinden kaynaklı alacak ile ilgili olarak dava dışı ... tarafından 22.12.2022 tarihinde VO1/1/... seri nolu 1.725,00 EURO bedelli, 31.01.2023 tarihinde VO1/1/... numaralı 4.631,07 EURO bedelli ve 31.01.2023 tarihinde VOL/1/... numaralı 461,00 EURO bedelli olmak üzere toplam üç adet faturanın davacı şirket ünvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı , davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaları cari hesaba istinaden dava dışı ...'ye ödediği tarafların iş bu davada aktif dava ehliyeti ile pasif husumet ehliyetine sahip oldukları anlaşılmıştır .
Davacı taraf, davalının konteynera yapıştırılan etiket eksikliğinden kaynaklı yurtdışı masraflarının doğduğunu, davalı ise gümrükleme işlemleri de dahil tüm taşıma işinin davacı tarafça üstlenildiği , etiket eksikliğinden doğan bir alacak iddiasının ise davacı tarafça ispat edilemediğini savunmuştur. Davacının iddia ettiği bir sebeple borcun doğduğu yönünde bir belge dosyaya sunulmamıştır.
Davalı taraf takibe konu edilen faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almamış ve davacıya iade ederek alacağı kabul etmemiştir. Böylece davacı vekili tarafından HMK 222 maddesi gereği ticari defterlerin ispat gücü iş bu davada uygulanması mümkün görülmemiştir.
Davacı tarafa yurtdışında alacağa sebebiyet veren belgeleri sunması amacıyla birden fazla kez süre verilmişse de ara karar gerekçelerini yerine getirmemiştir.
Basiretli bir tacir olarak, davacının rücuen tahsilini talep ettiği alacağa ilişkin olarak alacağa dayanak tüm belgelerin yargılama başından itibaren dosyaya ibrazı gerektiği, ancak davacı tarafından yükün boşaltılmasına, depolanmasına, depolanma tarihleri ve süresine, imhasına, demuraj ücretinin doğumuna, konteynerlerin gemiden tahliye tarihine, ürünlerin konteynerlerden boşaltılma tarihlerine, limanda grev olduğuna veya personel eksikliği nedeniyle konteynerin tesliminin yapılamadığına , ... limanında etiket eksikliği nedeniyle emtianın bekletildiğine, davalı tarafın etiket eksikliğine sebebiyet verdiğine ilişkin belgeler dosyaya sunulmamış olup, davacı tarafından ispat edilemeyen alacak talebine ilişkin olarak davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.181,92 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.566,52 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır