T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/346 Esas
KARAR NO:2025/453
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/11/2017
KARAR TARİHİ:11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... nolu karayolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Tic AŞ'ye ait tünel açma makinasının ...'nden ...'a nakliyesinin davalı ... sorumluluğunda gerçekleştiğini, davalılardan ... 'ye forwarding sıfatıyla, iki ve üç nolu davalılara da konişmentoyu düzenleyen taşıyıcı sıfatıyla dava yöneltildiğini, müvekkilinin sigortalısına ait olan emtianın taşınmasından sonra yükün class 9 olarak işlem gördüğü tespit edilerek tahliyesinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle ... ... Limanına gönderilip, daha sonra da ... Limanına geri getirildiğini, ... Limanında tahliye işlemini yapan tehlikeli madde gümrüklü antrepo sahibi ... ... ... tarafından emtianın karayolu ile taşımasının gerçekleştirildiğini, bu işlemler sırasında alıcının emtialar üzerindeki denetiminin mümkün olmadığını, davalıların basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri neticesinde söz konusu aksaklıkların meydana geldiğini, forwarder olarak bir nolu davalının, bununla birlikte taşıma öncesi gerekli kontrolleri yapmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunduğunu, emtiaların gecikmesi ve nakliyeden kaynaklanan her türlü hasardan davalıların sorumlu bulunduğunu, zira alıcı tarafından malı kontrol etme ve güvenlik altında teslim alma imkanının ortadan kaldırıldığını, ... ... tipi jumbo iş makinasının ... Limanından ... Gümrük sahasına nakliyesi sırasında ... firmasına ait ... plakalı ... çekici ile ... plakalı römork üzerinde ... -9 sarılı ... üstüne bağlanmış olan emtianın üst geçide çarparak devrilmesi sonucu hasarlandığının ekspertiz raporunda hasarın oluş şekli ve miktarının ayrıntılı şekilde anlatıldığını, fatura ve yapılan tespitlere göre emtiada meydana gelen 308.159,42 Euro zararın müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, bu şekilde davacının sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin rücu edilmesi için davalılara yapılan müracaattan sonuç alınamadığını, bu nedenle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın ... Limanından ... Limanına gerçekleştirilen deniz taşıması olduğunu, müvekkili ... 'nin taşıma işleri komisyoncusu olup, diğer davalı ...'ı taşıyıcı olarak tayin ettiğini, fiili taşımanın ise davalı ... tarafından yerine getirildiğini, davacı tarafından ileri sürülen hasarın ise deniz taşıması bittikten sonra ve davacının beyanına göre emtia limandan gümrüklü depoya karayolu ile taşınırken meydana geldiğini, bu nedenle müvekkillerinin yük hasarından sorumlu tutulamayacaklarını, davanın İİK 'nun 67.maddesi ile TTK 'nun 1188.maddesinde öngörülen hükdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili ... tarafından düzenlenen konişmentoda uyuşmazlıklar yönünden İsviçre Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, diğer yandan haksız fiil hükümlerine göre de haksız fiilin ve zararın meydana geldiği yerin ... olması, satıcının ise ...'da bulunması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü zararın deniz taşıma sırasında meydana gelmemesi sebebiyle davanın Deniz Ticaret Mahkemesinde görülemeyeceğini, davacının ... 'a ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, oysa ki konişmentolardan anlaşıldığı üzere dava konusu emtianın alıcısının ... TR değil, ...'de bulunan ... ... olduğunu, bu nedenle davacının hak sahibi olmayan şirkete ödeme yapmış olmasından dolayı halefiyet hükümlerine göre husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkillerinin sorumluluğundaki taşımanın ... Limanından ... Limanına port to port olarak yapıldığını, yani sorumluluğun yükleme limanından başlayıp, boşaltma limanında sona erdiğini, fiili taşıyan ... ... tarafından yapılan taşıma sonunda emtia ...'da liman sahasına indirildikten sonra müvekkillerinin ve ... ...'nın emtia üzerinde tasarruflarının bulunmadığını, iddia edilen zararın ise ... Limanından sonra yapılan karayolu taşıması sırasında gerçekleştiğini, müvekkili ...'nin taşıma işleri komisyoncusu olması nedeniyle hasardan sorumlu tutulamayacağını, konişmento hükümleri uyarınca emtianın özelliği ...'a bildirilmemiş olduğundan söz konusu hasardan dolayı ...'ın da sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın yetkisizlik, husumet ve esastan reddi ile davacının % 20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı ... ... A/S vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sadece limandan limana denizyolu taşımasını üstlenmiş olması nedeniyle karayolu nakliyesi sırasında meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını, konişmentonun ön yüzünde CY/CY kaydının yer aldığını, bu kaydın "limandan limana" taşıma anlamına geldiğini, yükün ...'nın ... Limanında gemiye yüklendikten sonra tam ve sağlam olarak ...'in ... Limanında gemiden tahliye edildiğini, akabinde yükün alıcı ...'a teslim edildiğini, bu şekilde ... ...'nın taşımanın deniz kesitine ilişkin tüm sorumluluğunun sona erdiğini, oysa ki iddia edilen hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelmediğini, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ... içerisinde iç kara nakliyesi esnasında meydana gelen trafik kazası sırasında yükün hasarlandığının anlaşıldığını savunarak müvekkili hakkında açılan davanın reddini istemiştir.
Dava; ... Limanından ... Limanına taşınırken hasarlanan yük için davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta tazminatının davalılara rücuuna ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde davacı/ alacaklı ... A.Ş tarafından 291.500,00 Euro asıl alacak ile 16.659,42 Euro işlemiş faizden oluşan toplam 308.159,42 Euro alacağın, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle tahsili için 20/05/2016 tarihinde davalılardan tahsili talep edilmiş olup davalıların süresinde icra takibinin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz etmeleri nedeniyle takibi durdurulmuştur.
Mahkememizin 31.12.2018 tarihli, ... sayılı kararı ile; taşımanın yabancı menşeli şirketlerce ...'nın ... Limanından ...'in ... Limanına yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, özel borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetki alanına girmediği, taşımayı üstlenen ...'nin taşımayı yaptırmak üzere ... ... ile anlaştığı, fiili taşımanın ise ... ... tarafından yerine getirildiği, ...’in ... ... adına imzaladığı konişmentonun ... emrine düzenlendiği, ihbar olunan olarak ...'un yer aldığı, malın alıcısına teslim edildiğinin ihtilaf konusu edilmediği, ...'un akreditif satış usulüne göre söz konusu konişmentoyu ibraz etmek suretiyle malı teslim aldığı, bu durumda konişmentoda yer alan yetki klozunun davacının sigortalısı ... ile ... ... ve ... şirketlerini bağlayacağı, konişmentoda taşımadan kaynaklanan ihtilafların çözüm yeri olarak İsviçre'nin Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözkonusu yetki klozuna göre davalı ... ile ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olduğu, ... ...’nin düzenlediği konişmentonun beşinci sayfasında yer alan CY/CY kaydına göre ... ...'ın limandan limana taşımayı üstlendiği, limanda yükün alıcısına tesliminden sonra taşıyıcının sorumluluğunun sona erdiği, dava dilekçesinde de iş makinasının ... Limanından gümrüklü sahaya ... firmasına ait çekici ile ömork üzerinde taşındığı sırada hasara uğradığının ileri sürüldüğü ekspertiz raporunda makinanın limandan gümrüklü sahaya tır ile taşınması esnasında yol üzerindeki üst geçide çarpma sonucu hasarlandığının belirtildiği, emtianın limanda alıcısına teslim edildikten sonra karayoluyla taşındığı esnada hasara uğradığı, alıcının tedarik ettiği tır ile taşınması sırasında oluştuğu anlaşılan yük hasarından dolayı ... ...'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... ve ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalılar hakkında açılan dava yönünden İsviçre Basel Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ... ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Tarafların istinaf taleplerinin incelendiği İstanbul BAM 14.HD'nin 2019/832 Esas ve 2021/564 Karar sayılı kararında;"taşımanın karayolu ayağında sözkonusu hasarın oluştuğu, sadece deniz taşıma aşamasında sorumluluğu bulunan ... ... açısından İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiş olmasının hukuka uygun bulunduğu, davacı vekilinin bu davalıya yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, konşimento ekinin “taşıma şartları” başlıklı maddesinde “iş bu konşimentonun belirttiği ve içerdiği sözleşme, içerdiği Kanunlar ihtilafı kurallarına bakılmaksızın İsviçre Hukuku'na tabidir. İş bu konşimentodan veya buna ilişkin olarak doğan tüm talep ve uyuşmazlıklar her şekilde münhasıran yetkili ..., İsviçre Mahkemelerinde görülecektir. Başka Mahkeme tarafından görülemez” şeklinde ibarenin bulunduğu, davacının halefiyet gereği sigortalısının hukukuna tabi olduğu, sigortalının bağlı olduğu yetki şartının davacı sigortacıyı da bağlayacağı, yetkisizlik kararı isabetli görüldüğünden bir kısım davalıların esasa ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği" gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz talebi üzerine Yargıtay 11. HD 'nin 2021/5557Esas ve 2923/1064 Karar sayılı, 22.02.2023 tarihli ilamında;"... .... Yönünden verilen kararın onanmasına, davacı vekili ile davalı ... ... vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile, davalı ...’nin cevap dilekçesinde ... tahkiminin yetkili olduğunu ileri sürmesi, Basel Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair mahkeme kararına karşı bu yönden istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle tercih hakkı bulunan davacının bu tercih hakkını Türk Mahkemeleri olarak kullanmakla İlk Derece Mahkemesi artık davacı ile davalı ... ... arasındaki uyuşmazlığın çözümünde yetkili hale geldiğinden işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle ... ... hakkında verilen kararın bozulmasına" karar verilmiştir. Böylelikle açıklanan Yargıtay ilamı ile, davalılardan ... .... yönünden verilen karar kesinleşmiş olup diğer davalı ... ... ile ilgili Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek bunun yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Dava ve takip TTK'nun 1472/f.1'de düzenlenen kanuni halefiyet hükümlerine dayanmaktadır. Anılan hüküm gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının gerçekleşen zararından dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal etmektedir.
Bu noktada davalı taraf, davacı açısından TTK m.1472'de düzenlenen kanuni halefiyetin koşullarının karşılanmadığını, davacı sigortacı tarafından yapılan ödemenin ex-gratia ödeme niteliğinde olduğunu, dolayısıyla husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Dosyada mübrez Ekspertiz Raporu incelendiğinde, satıcının ...'da yerleşik dava-dışı ... ..., alıcının ise ... olarak belirtildiği görülmektedir. Dosyaya ibraz edilen faturaya göre satıcı sıfatının ...'da yerleşik dava-dışı ... ... olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, satış sözleşmesinde FOB teslim şeklinin kararlaştırıldığını ve eşyanın FOB değerinin 341.500 EURO olduğunu beyan etmektedir. Ancak fatura incelendiğinde satış bedelinin 1.450.000 EURO olarak karalştırıldığı, bunun içinde üç parça eşyanın FOB değeri olan 1.413.155 EURO, navlun bedeli 33.655 ve sigorta bedeli olan 3.190 EURO olduğu ve toplam CIF değerinin 1.450.000 EURO olduğu görülmektedir. Açıklanan bu bilgiler, uyuşmazlığa konu satış ilişkisinin davacının iddiasının aksine FOB teslim şekli değil CIF teslim şeklinde kararlaştırılmış olduğunu ortaya koymaktadır.
CİF teslim şeklinde navlun sözleşmesi kurma ve deniz taşıması sürecinde alıcının lehine sigorta sözleşmesi kurma ve primini ödeme yükümlü satıcının üzerindedir. Eşya gemiye yüklendikten sonra doğan hasar ve yarar alıcı üzerindedir. Bu doğrultuda somut olaydaki yük hasarı alıcı ... üzerinde doğmuş olacaktır. Davacının TTK m.1472 maddesine göre halefiyet hakkını kazanabilmesi ise ödemeyi bu şirkete yapmış olmasına bağlıdır. Davacının düzenlediği Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinde sigortalı olarak ...Tic. A.Ş. Kayıtlıdır. Akbank'a ait 17.12.2015 tarihli ödeme dekontundan davacı sigortacının 291.500 Euro hasar tazminatını bu şirkete ödediği anlaşılmaktadır. İbranamede ... İnşaat Sanayi ... Turizm şirketi tarafından davacı lehine düzenlenmiştir. Davacı vekili dilekçelerinde yaptığı açıklamalarda, ödemenin yapıldığı ...Tic. A.Ş.'nin, yükün alıcısı olan ... ile grup şirketler olduklarını, bu nedenle ...Tic. A.Ş. İle yapılan sigorta poliçesinin geçerli olup bu şirkete yapılan ödeme ile davacı açısından kanuni ve akdi halefiyetin kazanıldığını beyan etmiştir. Mahkemece alıcı firma ... ... ile sigortalı ...Tic. A.Ş.'nin aynı veya grup şirketler olduğunu gösteren belgelerin dosyaya sunulmasına karar verilmiştir. Bu konuda davacı vekilinin 6/2/2024 ve 3/11/2024 tarihli dilekçelerinde yaptığı açıklamalar, dilekçe ekinde dosyaya sunmuş olduğu denetim raporu ve ... Demokratik Halk Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı yazısından, alıcı şirket ...'nın, sigortalı şirket ... İnşaat Sanayi ... Turizm şirketinin ...'deki şubesi olduğu anlaşılmıştır. Şubenin şirket merkezinden ayrı bin tüzel kişiliği bulunmadığından, somut olayda davacının yaptığı hasar ödemesi ve düzenlenen ibraname ile kendisi açısından kanuni ve akdi halefiyet koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla iş bu davada aktif husumet ehliyetine haiz olduğu değerlendirilmiştir.
Dava dosyasındaki hukuki uyuşmazlık, taşımanın tamamının davalı tarafından organize edilip edilmediğidir. Taşımanın tamamının davalı tarafından organize edildiği kanaatine varıldığı takdirde davalı ...'nin davacıya karşı hukuki sorumluluğu gündeme gelecektir. Buna karşın davalının kapıdan kapıya taşımayı değil yalnızca limandan limana taşımayı yani deniz taşımasını organize etmesi hâlinde taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıyıcının sorumluluğuna tâbi tutulsa da hasar üstlendiği sorumluluk süresi içinde meydana gelmediği yani deniz taşıması sırasında meydana gelmediği için dava-dışı ... kazadan sorumlu olsa bile davalı davacıya karşı sorumlu tutulamayacaktır.
Davacı taraf, davalı ... ...'in taşımanın tamamını üstlendiğini bu nedenle deniz taşımasından sonra yapılan kara taşıması sırasında meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürereken, Davalı vekili ise, 10/2/2015 tarihli deniz navlun faturası tahtında ...'nin yalnızca ... Limanı ve ... Limanı arasındaki deniz taşımasını üstlendiğini hiçbir suretle ... Limanından sonraki kara taşımasını üstlenmediğini, faturanın “Seafreight” yani “Deniz Navlunu” şeklinde düzenlendiğini, taşıma bilgileri kısmında yükleme limanının ..., ... boşaltma limanının ... Limanı, ... şeklinde belirlendiğini, kendilerinin taşıma işini tevdi ettikleri ... ve fiili taşımayı yapan ... şirketleri gibi sorumluluklarının ... Limanında eşyanın boşaltılmasıyla sona erdiğini, dava konusu taşımanın ... taşıma olmadığı, MI Karayolu taşımasının dava-dışı ... ... ... “Transit Maritime (...”) tarafından yapıldığı, kendilerinin bu şirketle bir bağlantısı bulunmadığı, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı savunmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/5557 E. 2023/1064 K. sayılı ilamı ile uyuşmazlık konusu hasarın kara taşıması sırasında meydana geldiği kesinleşmiştir. Gerek dosyadaki fotoğraflar gerekse ekspertiz raporundan sabit olduğu üzere 00179-804- 31 plakalı dorse dava-dışı ... şirketine ait olup bu şirket aynı zamanda boşaltma limanı olan ... 'da yerleşiktir. Dolayısıyla Oman limanında flat-rack konteynerler gemiden boşaltıldıktan sonra ... şirketinin ... dorse plakalı aracına yüklenmiş, bu karayolu taşıması sırasında üst geçide çarpması sonrasında üzerinde yük hasarlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşıma ilişkisinde düzenlenen iki konişmento bulunmaktadır. ... nolu konişmentonun imza hanesinde ... ... ... ticaret unvanı yer almakta ve konişmentonun ... tarafından taşıyan hesabına (on behalf of) düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu konişmento uyarınca taşıma işini üstlenen yani taşıtyan sıfatını haiz olan şirket ise ... ... şirketidir. Koünişmentonun shipper yani yükleten hanesinde ...'da yerleşik satıcı ... ... şirketi yer almaktadır. ... ... şirketi ise konişmentonun sağ üst köşesinde ... olarak bulunmaktadır. Konişmentonun sağ üstünde “for combined transport or port to port shipment” ibaresine yer verilmiştir. Bu ibarenin tercümesinin “karma taşıma için veya limandan limana taşıma için” şeklinde olduğundan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu taşıma senedi karma taşıma için düzenlenebileceği gibi yalnızca deniz taşıması için de düzenlenebilir. Bunun için taşıma senedinin diğer hanelerinin incelenmesi gerekmektedir. Önem taşıyan dört kutucuk “Port of Loading” yükleme limanı, “ Port of discharge” boşaltma limanı ve “Place of delivery by on-carrier” müteakip taşıyıcı tarafından teslim yeri şeklindedir. Bu hanelerden yalnızca yükleme limanı ve boşaltma limanının doldurulduğu deniz taşımasını takiben karada teslim yerinin boş bırakıldığı görülmektedir. Bu bilgiden açıkça taşıma senedinin limandan limana yani yalnızca deniz taşımasının taahhüt edildiği taşıma senedi olduğu değerlendirilmiştir. ... nolu taşıma senedi uyarınca ise eşyanın deniz yoluyla taşınmasını üstlenen şirket ... ... şirketidir. Bu taşıma senedinin shipper yani yükleten hanesinde ... ... şirketi gönderilen yani consignee hanesinde ise ... şirketi yer almaktadır. Bu taşıma senedinin sağ üst kısmında “Bill of Lading For Ocean Transport Or Mutimodal Transport” yani “Deniz Taşıması veya Karma Taşıma için Konişmento” ibaresi yer almaktadır. Kullanılan “veya” bağlacından bu taşıma senedinin karma taşıma için düzenlenebileceği gibi yalnızca deniz taşıması için de düzenlenebileceği anlaşılmaktadır. Bu konişmentoda da yalnızca “port of loading” ve “port of discharge” haneleri doldurulmuş ve “place of delivery” hanesi boş bırakılmıştır. Teslim yeri “place of delivery” hanesinin hemen yanında “applicable only when document used as ... Transport B/L” yani “yalnızca belge Karma Taşıma Senedi olarak düzenlendiği takdirde uygulama alanı bulacaktır” ibaresine yer verilmiştir. Bu hanenin boş bırakılmasından da açıkça görüleceği üzere bu konişmento da limandan limana taşımanın taahhüt edildiği bir deniz konişmentosu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya Yargıtaydan döndükten sonra mahkememizce resen seçilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... limanında flat -rack konteynerler gemiden boşaltıldıktan sonra ... şirketinin ... dorse plakalı aracına yüklendiği, bu karayolu taşıması sırasında üst geçide çarpması sonrasında üzerinde yükü ile devrildiğini, taşımanın tamamının davalı tarafından organize edildiği kanaatine varıldığı takdirde ... şirketi tarafından yapılan kara taşıması sırasında meydana gelen hasardan ... şirketinin hukuki sorumluluğu doğarsa davalının da davacıya karşı hukuki sorumluluğunun gündeme geleceğini, davalının kapıdan kapıya taşımayı değil yalnızca limandan limana taşımayı yani deniz taşımasını organize etmesi hâlinde davalı taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıyıcının sorumluluğuna tâbi tutulsa da hasar üstlendiği sorumluluk süresi içinde meydana gelmediği yani deniz taşıması sırasında meydana gelmediği için dava-dışı ... kazadan sorumlu olsa bile davalı davacı'ya karşı sorumlu olmayacağını, uyuşmazlığa konu satış ilişkisinin davacının iddiasının aksine FOB teslim şekli değil CIF teslim şekli üzerinden kararlaştırıldığını, dosyadaki belgeler incelendiğinde ... Limanından yapılacak kara taşımasına ilişkin davacının sigortalısı ... ile Davalı arasında herhangi bir yazışma/fatura/taşıma senedine dosya içeriğindeki bilgi ve belgeye rastlanmadığını, teslim şekli, dosya içeriği çerçevesinde boşaltma limanı sonrasında kara taşıması aşamasında meydana geldiği sabit olan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını yapılan teknik incelemede üst geçit üzerindeki tabelada yazan yükseklik 5,55 m veya daha düşükse sürücü yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı için asli ve %100 kusurlu olduğunu, işlemiş faiz ile birlikte zararın 300.109,23 EURO olduğunun sonuç kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan ek raporda da, yukarıda açıklanan taşıma senedindeki bilgiler ışığında kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği, taşıma senetlerinin deniz taşıma senedi olduğu ve kara taşımasının bu senetlerle taahhüt edilmediği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacının sunduğu satış faturasında taşıma ücreti 33.655 EUR olarak belirlenmiştir. Davalının sunmuş olduğu "deniz navlun faturası" açıklamalı faturanın bedeli ise 12.995 EUR'dur. Bu durumda taşıma ücreti için kalan bakiye 20.660 EUR'dur. Bu durum, taşımanın tamamı için belirlenen navlun ücretinin davalıya ödenmemiş olduğunu ortaya koymaktadır. Somut olayda davalı 10/2/2015 tarihli navlun faturasını dava dışı satıcı ... ... adına düzenlenmiştir. Deniz taşımasının ... şirketi tarafından gerçekleştirileceği aynı belgede belirtilmiş ve yükleme limanı olarak ... boşaltma limanı olarak ... gösterilmiştir. Faturanın sol alt hanesindeki kalemler incelendiğinde boşaltma limanını takip eden kara taşımasına ilişkin herhangi bir masrafın davalı tarafından yansıtılmadığı tespit edilmektedir. Navlun faturasında yer alan kayıtlardan davalı ile dava-dışı satıcı ... arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu ve bu ilişkinin deniz taşıması ile sınırlı olduğu kanaatine varılmaktadır. Aksi yönde yani ... Limanından yapılan kara taşımasının davalı ... tarafından üstlenildiğini gösteren herhangi bir yazışma/fatura/taşıma senedi dosyaya sunulmamış olduğundan dosya kapsamındaki mevcut delillere göre davalının taşıma taahüdünün kapıdan kapıya taşımayı değil, sadece gemiyle yapılan deniz taşımasından ibaret olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, eşyanın gemiden boşaltılmasından sonra kara yoluyla yapılan nakliyesi sırasında hasarlanmasından dolayı ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış olduğundan bu kanaat ışığında davalı ... hakkında açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar .... ve ... hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-Davalı ... hakkında açılan davanın REDDİNE,
-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 12.531,67 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 11.916,27 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025
Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.