T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/352 Esas
KARAR NO :2025/377
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/08/2023
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki çok uzun yıllara dayandığını, davalı şirketin 2020 yılında verilen aşağıda bilgileri ve ekte örnekleri sunulu faturaya konu edilen hizmetler nedeniyle yapması gereken ödemeleri yerine getirmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine duran takipten sonra davalının konkordato sürecine girdiğini, süreç sonuçlandıktan sonra arabuluculuk aşamasının da tamamlandığını, faturalarda navlun alacakları, diğer liman hizmetleri alacaklarının davalı şirket tarafından ödenmediğini, faturalara itiraz etmeyen davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının, itiraz tarihi itibariyle iptaline ve takibe devam edilmesine, davalının icra takibinde belirtilen asıl tutar üzerinden %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak T.K. madde 35'e göre tebligat yapıldığı ancak cevap sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava itirazın iptali olup uyuşmazlığın; davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu navlun, yükleme ücreti, geçici kabul ücreti, konşimento ücreti, liman gemi güvenlik ücreti, konteyner yükleme ücreti, Wgm Administration Fee ücreti gibi ücretleri konu alan faturalardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalının sorumluluğuna kanaat getirildiği takdirde sorumluluk miktarının tespiti, faturalara konu bu ücretlerin davacı tarafından 3. kişi ilgilisine ödenip ödenmediği noktasında toplanıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Mali Müşavir ..., Gümrük Müşaviri ... ve taşıma alanında uzman Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 22/05/2024 havale tarihli raporda özetle; Davacı ... Konteyner Taş. ve Deniz A.Ş.’nin yapılan incelemede Ticari Defterlerinden 2022 yılına ait Açılış-Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterlerinin Açılış Noter Tasdiklerini zamanında yapıldığı ve eksiksiz olduğu, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK. 222. maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, defterlerin davacı şirketin defterlerin, davacı lehine delil teşkil etmesi kararının Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili olarak ... Müşteri Kodu ile ve ... Gıda Ith. Ihr. San. Tıc. A. Ş. Olarak Cari Hesap Kayıtlarını tuttuğu, Cari Hesap Muavin Defter dökümü davacı şirketin davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.’den 17.683,95 USD alacaklı olduğu, mahkemenin 27/02/2024 tarihli 3. celse kararında “Davalının BA BS formlarının celbine” karar verildiği, bunun üzerine ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılan müzekkerede “Mahkememizce verilen ara karar gereğince; ...'nin 2019 yılı sonrası BA/BS formlarının celbine karar verilmiştir.” denildiği, ancak Mahkemece “2019 yılı sonrası BA/BS formlarının celbine” olarak müzekkere yazılmasına rağmen müzekkere cevabında sadece 2019 yılına ait Ba/Bs Formları olduğundan ve dava konusu faturaların 2020 yılına ait olduğundan herhangi bir inceleme yapılamamış olduğu, davacı ile davalı şirket arasında navlun sözleşmelerin kurulduğu, 8 farklı taşıma yapıldığı bir kısım emtianın deniz yolu ile taşımasının davacı tarafından üstlenildiği, davacının taşıyan davalının taşıtan sıfatı ile davada aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusunun davalı taşıtan olduğu, bilirkişi heyetince yapılan mali incelemede konşimentodaki “peşin ödenmiştir” kaydına rağmen navlunun ödenmemiş olduğu tespit edilmiş olduğundan ödemeye ilişkin konşimento kaydının aksinin davacı tarafından ispatlanmış olduğu, bu kez ispat külfetinin davalıya ait olduğu, yükleme ücretinin Free in Liner out kaydına göre davalı taşıtana ait olduğu, geçici kabul hizmeti ücretinin davacı taşıyan tarafından taşıtan adına yapıldığının ispat edilmesi halinde davalıdan talep edilebileceği, terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretin ispat edilmesi halinde talep edilebileceği, konteyner gemiye mühürlü bir şekilde teslim edildiğine ilişkin konşimento kaydı uyarınca ayrıca bir mühür ücreti ödenmiş ise ispatlanması halinde talep edilebileceği, administrationfee–yönetim/idare ücretinin talep edilebileceği, konşimento düzenlenme ücretinin ise talep edilemeyeceği, talep edilen ücretlerin yükleme limanı uygulamalarına göre nakul olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Mali Müşavir ..., Gümrük Müşaviri ... ve taşıma alanında uzman Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 28/01/2025 havale tarihli raporda özetle; Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasında “1-Davalı şirketin 2020 yılı BA/BS formalarının gönderilmesi için ... Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına,” karar verildiği, davalı ... Gida İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.’nin 2020 BA/BS Formları ile ilgili cevabi yazı T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı 23 Temmuz Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden geldiği görüldüğü, yazı ekinde verilen BA Formu incelendiğinde ve davacı ... ... Taş. ve Deniz. A.Ş. ile ilgili olarak 2020 takvim yılında 14 belgeden oluşan toplamı KDV hariç 104.307,00 TL olan işlem hacmi olduğunun görüldüğü, yazı ekinde verilen BS formu incelendiğinde ve davacı ... .... A.Ş. ile ilgili olarak herhangi bir kayıt olmadığının görüldüğü, Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasında “Davacı vekiline terminal güvenlik hizmeti ve mühür ücreti talepleri bakımından bilirkişi raporunda belirtildiği haliyle dava dışı firma yahut kurumlara ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda beyanları ile ilgili delillerini ibraz etmesi hususunda 1 ay kesin süre verilmesine,” kararı verildiği, davacı vekilinin 13/11/12024 tarihinde verdiği beyan dilekçesi ile “Müvekkil şirketçe limana yapılan ödemeler dönemsel olarak toplu yapılmaktadır. İşbu ara karar gereği aşağıda bilgileri yer alan konişmentolara ait faturalar ve ödeme dekontlarını ekte Mahkemenize sunmaktayız.” belirtildiğini, yapılan incelemede Mahkememizin kararında belirttiği gibi ... : 13791 belge 22.01.2020, ... : ... belge 29.01.2020, ... - ... : ... belge 25.02.2020, ... - ... - ...- ... : ... belge 03.03.2020 konşimentolara ait faturalar ve ödeme dekontlarının olduğu görüldüğünü, Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasında “Davacı vekiline HMK 119 maddesine uygun haliyle tüm faturaların taşıma belgeleriyle ilişkilendirilerek dosyaya yeniden ibraz edilmesi için 2 hafta süre verilmesine,” kararı verildiği, davacı vekilinin 04/11/12024 tarihinde verdiği beyan dilekçesi ile “…tüm faturalar taşıma belgeleri ile ilişkilendirilerek sunulduğu” belirtildiği ve yapılan incelemede Mahkememizin kararında belirttiği gibi faturaların taşıma belgeleri ile ilişkili olduğunun görüldüğünü, takdirin Mahkememize ait olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın konusunun davacının davalıdan navlun alacaklısı olup olmadığı, davalının navlun borcundan sorumlu olup olmadığı, sorumlu bulunduğu takdirde miktarı hususunda toplanıldığı anlaşılmıştır.
Konkordatoya ilişkin hükümler İİK'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun "Geçici mühletin sonuçları, ilanı ve bildirimi" başlıklı 288. Maddesinde; "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."
"Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı İİK'nun 294. Maddesinde; "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki davada; davacının borçlu şirket aleyhine başlattığı takip tarihi 16.07.2020 olup, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında 19.06.2020 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlet kararının 2 ay daha uzatıldığı, 13.11.2020 tarihli celsede 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, buna göre takip tarihinin mahkemece verilen mühlet kararından daha sonra olduğu, takibin konkordato geçici mühlet süresi içinde başlatıldığı, takip alacağının İİK 206. maddesinde düzenlenen alacak türlerinden olmadığı gözetildiğinde takibin İİK 294 md hükmüne aykırı ve hukuken geçersiz bir takip olduğu anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açıla- maz. Bu husus dava ön şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir. (Yargıtay kapanan 19. HD'nin 2016/ 19481 E. 2018/700 K. Nolu 15/02/2018 tari. ve 2015/12669 E- 2016/2334 K. Nolu 15.02.2016 tarihli ilamları)Bu tespitlere göre, geçici mühlet süresi içinde başlatılan takip geçersiz olup itirazın iptali davası dava ön şartından yoksundur. Bu kapsamda HMK 114/2, 115/2 maddeleri gereğince gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-İcra iflas kanunu 294. Maddesine göre mühlet içerisinde hiçbir takip işlemi yapılamayacağından HMK 114/2, 115/2 maddeleri gereğince davanın özel dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 7.661,75 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 7.046,35 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır