T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/367 Esas
KARAR NO:2023/469
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/08/2023
KARAR TARİHİ:21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı ... Teks. San. ve Tic. A.Ş'ye ait ... adlı kimyasal madde emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısının .... Limited isimli firmadan ... isimli kimyasal madde emtiası satın aldığını, SIDRA gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek 25.08.2021 tarihli ve ... numaralı konşimento tahtında Çin'den Türkiye'ye taşındığını, taşınan emtialar Dilovası/Kocaeli'nde bulunan Beldeport Limanı'nda tahliye edildiğini, söz konusu emtiaların bir kısmının taşıma esnasında patlamak/yırtılmak suretiyle hasarlandığını ve yırtılan çuvallar içerisindeki ürünün gemi içerisine tahliye alanına ve nakliye araçlarına döküldüğünü, hasarın gerçekleşmesi akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, 1 nolu davalının konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada TTK madde 1191 gereğince fiili taşıyan sıfatına haiz olduğunu, 2 nolu davalının navlun faturasını düzenlediğini, emtiaya gelen hasardan akdi taşıyan olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 sayılı TTK 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, taşıyan sıfatına haiz davalıların hem kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediklerini hem de hasarın eşyanın kendi hakimiyetlerinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, TTK madde 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe borçlu/davalı tarafından yapılmış olan itirazın haksız olduğunu, kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamı ile haksız itirazla takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davanın usulüne uygun ikame edilmediğini, yetki itirazı değerlendirilmeden dava ikame edilmiş olması nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davanın taraflar arasında alacak ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için açılan icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davaya dayanak icra dosyası olan .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra dosyası incelenmesinde davalı müvekkili şirket hakkında icra takibinin .... İcra Dairesi'nde yapıldığını, taraflarınca süresinde borca, takibe, yetkiye ve faize itiraz edildiğini, yetkili icra dairesinin Kocaeli İcra Dairesi olduğunun itiraz dilekçesinde belirtildiğini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, işbu sebeple dosya kapsamında yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiği üzere davaya konu icra takibi İstanbul Anadolu İcra Dairesi'nde ikame edilmiş ise de huzurdaki davanın İstanbul Adliyesi'nde ikame edildiğini, itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin icra takibinin başlatıldığı yer mahkemesi olduğu göz önünde bulundurularak huzurdaki davanın yetkisiz ilçe/yer mahkemesinde ikame edildiğini, dosya kapsamında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin somut ve belirli olmadığını, davacı tarafça meydana geldiğini iddia ettiği ve sigortalısına ödemekle mükellef olduğu bir sigorta bedeline dair müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatmış ise de davacı tarafça hiçbir şekilde herhangi bir aşamada, ne icra dosyasına ne de huzurdaki dava dosyasına ödeme belgelerine ilişkin somut deliller ibraz edilmediğini, davacı tarafça talep edilen rücuen tazminat bedelinin ne kadar olduğu hiçbir şekilde somut belgelerle ileri sürülemediğini, davacı tarafça herhangi bir aşamada rücu edilen tazminat bedelinin somut ve kesin bir şekilde ortaya konulamamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, donatan/taşıyan firma ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ... şirketini temsil yetkisi bulunmadığını, davanın ... şirketi yönünden de husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı sigortalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde inceleme ve bildirim külfetinin yerine getirilmediğini, taşıyanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın dava dosyasına dayanak yapmış olduğu 04.12.2021 tarihli raporda hasar tespit tarihinin 06.11.2021 olarak belirtildiğini, dava dilekçesinde ek-8 olarak yer alan letter of protest başlıklı bildirim yazısının ise 11.11.2021 tarihinde tanzim edildiğini, işbu sebeple yasal süresi içerisinde bir hasar bildiriminde bulunulmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, taşıyanın somut olayda esasa ilişkin olarak da herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davacı tarafın haksız, hukuksuz ve usulsüz davasının usulden ve esastan reddine, .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız icra dosyası kapsamında takibin iptaline, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkile şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin de davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 25/08/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 18/10/2022 tarihinde tebliği üzerine davalı borçluların 21/10/2022 ve 24/10/2022 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve eldeki davanın da 15/08/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlular vekili tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesi ile icra dairesi yetkisine, izafeten husumet yöneltilen .... TİC LTD ŞTİ nin adresinin Kocaeli olduğundan bahisle itiraz edilmiş olmakla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ve ... Karar numaralı 27.11.2013 tarihli kararı gereği, öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir.
Davaya konu taşımaya ait konişmento incelendiğinde; ... numaralı konişmentoda yükleyicinin dava dışı sigortalı ... Sanayii ve Tic. Ltd. Şti, alıcının dava dışı Northridge International Sdn, taşıyanın ... olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ise ...Acentesi olarak konşimentoda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Yükün davacı sigortalısı tarafından taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından icra dairesinin yetkisi sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenmelidir. HMK'nun 10.maddesinde "sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği hükmü düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, taşıma ... Türkiye’den ...Malezya'ya taşındığından sözleşmenin ifa yerinin yurtdışında bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre HMK'nun 10.maddesi gereğince yetkili icra dairesi ... İcra Daireleridir. Öte yandan, HMK'nun 6.maddesindeki genel yetki kuralına göre de davalının adresi ... olduğundan ... İcra Daireleri yetkilidir. Davacı vekili her ne kadar diğer davalı ... LTd ye izafeten ... ... AŞ nin yerleşim yerinin Şişli-İstanbul olduğundan bahisle HMK 6 maddesi uyarınca İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğunu savunmuşsa da, davalı esasen ... LTd olmakla, bu davalının Türkiye'de mukim olmadığı dosya kapsamında sabittir. Bu davalıya izafeten husumet yöneltilen ... ... A.Ş. HMK. 6 maddesi kapsamında davalı olarak değerlendirilemeyeceğinden davacı vekilinin bu beyanı yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı vekilince davalının icra dairesine sunduğu borca itiraz dilekçesinde, milletlerarası yetki itirazında bulunduğu bu nedenle de yetki itirazının usule uygun olmadığı beyanı da mahkemece kabul görmemiştir. Zira davalı vekilinin borca itiraz dilekçesi incelendiğinde milletlerarası yetki itirazını ileri sürmediği, uygulanack hukuka ilişkin itirazının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf icra takibini İstanbul İcra Dairelerinde başlatmış olup, takibin yapıldığı icra dairesi yukarıda açıklandığı üzere HMK'nun 10 ve 6.maddelerine göre yetkili olmadığından bu kanaat ışığında icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, halefiyete istinaden açılmış olan; davacı sigortalısına ait emtiaların hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili istemine ilişkin olup alacak esasen, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı dava ehliyetini halefiyet yolu ile elde etmiş olduğundan, sigortalı bakımından bağlayıcı olan tüm hususlar davacı bakımından da sonuç doğuracaktır. Bu kapsamda dava konusu alacak faturaya dayalı bir para alacağı olmadığından BK 89 düzenlemesi gereği davacı alacaklının yerleşim yeri icra daireleri ile mahkemelerinin yetkili olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır. İİK 50 maddesi delaleti ile yetkili icra dairelerinin belirlenmesi HMK nın yetkiye ilişkin düzenlemelerine göre belirlenecektir. Bu kapsamda, HMK 15 maddesi de dikkate alınarak; HMK 10 maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer yetkili kılındığından, davaya konu taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda dava konusu emtiaların Çin'den Kocaeli Dilovasına taşındığı ve Dilovasında dava dışı sigortalıya teslimi gerektiği görülmekle, sözleşmenin ifa yeri olan, ve aynı zamanda davalıların da adresi olan, Kocaeli icra dairelerinin yetkili bulunduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bununla birlikte HMK 6 ve HMK 7 maddeleri gereğince bir an için, hakkında dava açılmayan ancak dava konusu icra taikibinde borçlu olarak kayıtlı bulunan ... Lojistik AŞ nin takip talebinde belirtilen adresi itibarı ile Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olacağı düşünülse de, bu borçlu vekilince de süresi içerisinde İcra Müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesi ile borçlunun yerleşim yerinin ... İstanbul olduğundan bahisle icra dairesi yetkisine itiraz edildiği görülmüş ve bu borçlu şirketin ticaret sicil kaydı dosya arasına alınmakla, şirket adresinin ...-İstanbul olduğu hususu anlaşılmıştır. Bu kapsamda HMK 6 ve 7 maddeleri gereğince Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahsetmek de mümkün değildir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli 2021/1143 Esas ve 2021/1679 Karar numaralı kararında ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesi yerleşik kararlarında belirtildiği hali ile; yabancı tacirin acentesinin bulunduğu yerde dava açılabileceği, aksine yapılan yetki sözleşmelerinin geçersiz olduğu, acentenin bulunduğu yer mahkeme ve icra dairesinin yetkisinin yabancı tacir bakımından münhasır yetkili sayıldığı da dikkate alındığında; İİK'nın 50.maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HMK'nın yetki kuralları karşısında icra takibi, sözleşmenin ifa yeri olan Dilovası Limanının bulunduğu Kocaeli icra dairesinde yapılmadığından ve davalı borçluların adresi de Kocaeli olduğundan; neticede takibin başlatıldığı İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunun kabulü ile davanın bu nedenle reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-İcra dairesi yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 673,59 TL den karar harcı olan 269,85 TL nin mahsubu ile fazla alınan 403,74 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır