T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2023/411 Esas
KARAR NO: 2024/189
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ulusal ve uluslararası alanda meyve ve sebze konserveciliği alanında iştigal ettiğini, devamlı müşterisi olan Almanya'da mukim ... şirketine ürün göndermek üzere davalı ile anlaştığını, davalılardan ... 'nin akdi taşıyan olarak müvekkili yükünün taşınması için gemileri atadığını, ancak karşı taraflarca 25/11/2021 tarihli konişmentolar ile ... gemisinde taşınan ... ve ... konteynerleri ve 06/12/2021 tarihli konişmento ile ... Indonesia gemisinde taşınan ... konteynerlerdeki yüklerin, taşıma esnasında yüklerin içerisine naftalin kokusunun sirayet etmesi nedeniyle hasarlandığını, yük alıcısı ... ... şirketinin hasarlanan yükler üzerinde laboratuvar incelemeleri gerçekleştirdiğini, ürünlerin içerisine naftalin kokusunun sirayet ettiği Bilacon firmasından alınan raporlar ile ortaya konduğunu, ayrıca müvekkili tarafından da analiz yaptırıldığını ve ürünlerin içerisine kokunun sirayet ettiğinin anlaşıldığını, durumun ancak alıcıya gönderilen konservelerin açılmasıyla ortaya çıktığını, hasarın anlaşır anlaşılmaz davalı ... ile yapılan yazışmalar ile durumun kendilerine bildirildiğini, ancak davalı tarafından sorumluluğun kabul edilmediğinin ifade edildiğini, davaya konu yük hasarının davalının gıda taşımaya uygun konteyner temin etmemesinden kaynaklandığını, konteynerlerde müvekkiline temin edilmesinden önce naftalin ve türevi yük taşındığını, bu hususun şirket yetkilileri ile yapılan yazışmalar ile kabul edildiğini, bu hususta yük hasarının nasıl meydana geldiği yönünde bir uzman raporu alındığını, rapora göre müvekkili şirketin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, naftalin kokusunun yükleme sonrasında taşıma sırasında meydana geldiğinin ortaya konulduğunu, yük alıcısı şirket tarafından hasarlanan yükler ile incelemeler için yapılan masraflar toplamı olan 64.070,92 Euro (hasarlanan yükler bakımından 50.000,00 Euro ve masraflar için 14.070,92 Euro) 'nun müvekkilinden 23/06/2023 tarihinde tahsil edildiğini, hernekadar konişmentoların müvekkilinin kardeş şirketi ... AŞ adına düzenlenmiş ise de navlun faturalarının müvekkili adına kesildiğini ve ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, yük alacaklısının tazminat ödemesinin de müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ... AŞ şirketinin uyuşmazlıktan doğan ve doğabilecek tüm hak ve alacaklarını müvekkili şirkete temlik ettiğini, müvekkilinin 64.070,92 Euro bedelinde zarara uğradığını, TTK m.1178'de eşyanın zıya veya hasarı nedeniyle meydana gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin yük alıcısına ödemek durumunda kaldığı 64.070,92 Euro'nun ödeme tarihi olan 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek, kamu bankalarınca Euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ihtilafa ilişkin yüklerin merkezi Kopenhag-Danimarka'da bulunan ve izafeten dava edilen yabancı taşıyan ... ve ... numaralı konişmentolar tahtında İzmir ... ... Limanından Almanya'nın ... Limanına denizyoluyla taşındığını, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukukun ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkemenin (yetki anlaşması) konişmento hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında esas tutulması gereken navlun sözleşmesi hükümleri olduğunu, kırkambar taşımalarına ilişkin konişmentoların arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının navlun sözleşmesinin kendisi olduğunu, kırkambar taşımalarında navlun sözleşmesinin konişmento arkasında yer alan taşıma şartları olduğunu, konişmentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini, diğer tüm mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda konişmentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, dava konusu yüklerin Türkiye'den yurtdışına taşındığını, taşımada yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, davacı firmanın dava konusu edilen üç taşımaya ilişkin konişmentolara taraf olmadığını, konişmentolarda yükleten olarak yer alan davadışı ... Tic AŞ'nin ihracatçı konumunda bulunduğunu, davacının davadışı yük alıcısına ödeme yaptığı tarih itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia yani hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, davacının sorumlu tutulan kişi sıfatına haiz olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetini ve zararını ispat edemediğini, taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, bu nedenle yükün konişmentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edileceğini, hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespitin bulunmadığını, taşımaya ilişkin konişmentolarda bulunan "shippers load, stow, weight and count" kaydına göre konteyner iç dolumu davadışı yükleten tarafından gerçekleştirildiğini, taşıyanın konteyner içindeki yüklerin halini, vaziyetini ve durumunu bilmediğini, davacının zararını ispat edemediğini, hasar hesabının navlun ve yükleme limanı masraflarından ARİ FOB kıymeti üzerinden yapılması gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek konişmentoda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, hak düşümü ve zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacı tarafından yurt dışına satışı yapılan emtianın davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlanması nedeniyle, yükün alıcısına ödenen hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları davalının milletler arası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı, yükün hasarlanmasında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı husularında toplanmaktadır.
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukukun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı meselesidir. (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) Öyleyse uygulanacak hukuktan önce yetki konusu karara bağlanmalıdır. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.
Dava konusu taşıma ... tarafından "taşıyan" sıfatıyla düzenlenen ... , ... ve ... nolu konşimentolar tahtında ... Limanından Almanya/ Bremen Limanına gerçekleşmiştir. Davacı konşimentolarda “yükleten" olarak yer almakta olup, yükün yurt dışındaki alıcısı tarafından teslim alındığı sabittir. Taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımanın İzmir'den Almanya/ Bremen'e yapılması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşımaktadır. Konişmentoların arka sayfasında yer alan taşıma şartlarının 26. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin de Londra mahkemeleri olduğu kararlaştırılmıştır.
Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoların taşıyan sıfatıyla ... adına düzenlendiği, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamı) konişmentonun 26.maddesinde bulunan yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, bu doğrultuda davalı vekili tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç tarifesi uyarınca 427,60 TL karar harcının 31.571,65 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 31.144,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır