T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/435 Esas
KARAR NO :2025/369
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/09/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait malların deniz yoluyla Gebze'den New York'a taşınması işini tamamladığını, varış ihbarlarının yapıldığını, taşımanın gerçekleşmesine karşın yükün Amerika'daki alıcısı tarafından teslim alınmayarak gümrük işlemlerinin tamamlanmadığını, bu nedenle demuraj oluşmaya başladığını, oluşan zarara ilişkin olarak davalı tarafın sözlü ve yazılı olarak uyarıldığını, uzunca bir süre gümrükten çekilmeyen malların sonunda millileştirildiğini, davalı şirket tarafından tüm yazılı e posta mesajlarına rağmen taşıma kaynaklı oluşan navlun, demuraj ve diğer masrafların ödenmediğini, taşımaya ilişkin olarak yurt dışındaki acente tarafından müvekkiline faturalar kesildiğini ve müvekkilinin bu faturaları ödemek zorunda kaldığını, kesilen faturaların davalı tarafa kesilmesine rağmen davalı tarafça bu faturalara ödeme yapılmadığını, cari hesap ekstresine göre müvekkili şirket davalıdan 42.133,44USD kadar alacaklı olmakla, alacağını tahsil edemediğini, tahsil edilemeyen alacaklar için icra takibine başlandığını ancak borçlunun borca itirazı sonrası icra takibinin durduğunu, arabuluculuk aşamasından netice alınamadığının, iddialarında bulunarak icra takibinin devamına karar verilmesini yüce mahkemeden talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz iddiaların kabul etmediklerini, dava dışı ... firmasında ürünlerin satıldığını, ürünlerin alıcısı firma tarafından belirlenen taşıma firması olan davacı tarafla irtibata geçilerek gümrükleme işlemleri için gerekli olan belgeleri ve satışa konu ürünlerin alınacağı adres bilgilerini alıcıya ait taşıma firması olan davacı tarafa iletildiğini, davacı tarafın müvekkiline ait işyerine gelerek ihracat beyannamesinde belirtilen ürünleri dava dışı alıcısı adına teslim aldığını, davacı tarafın ihracat beyannamesine konu ürünlerin taşınma masraflarını alıcıdan alacağını bilerek taşımayı yaptığını, yüklerin ihracat beyannamesine açıkça FOB kaydına yer verildiğini, davacı taraf alıcı taraftan navlun bedelini almadan yükleri taşıyıp dava dışı firmaya teslim etmeye çalıştığını, davacının bu bedelleri tahsil edemeyince bu bedelleri müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davaya konu faturalara süresine itiraz edildiğini, FOB kaydı gereğince müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunu malların taşıyıcıya teslim ile bittiğini, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yüklerin alıcısıyla irtibat kurup kurmadığının tespiti gerektiğini, konteynerlerin limana varışında alıcısına ihtar çekildiğinin ispatlanamadığını, savunmalarında belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi heyetinin düzenlediği 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu taşımaya konu edilen eşyanın satış esası FOB olmasına rağmen davalının taşıtan sıfatına sahip olduğunu, dava dışı gönderilen alıcının eşyanın teslimini talep ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, TTK'nun 1207. maddesi gereğince taşıtanın navlun sözleşmesinden doğan alacaklardan sorumlu olduğunu, dava konusu konteynerin varma limanında teslim alınmadığı ve gecikme ile iade edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, ancak davacının talep ettiği alacakları fiili taşıyana ödeyip ödemediğinin dosya kapsamında belirlenemediği ve ispata muhtaç olduğunu, dosyaya sunulan demuraj tarifesine göre hesaplanması gereken demuraj ücretinin 54.600 USD olduğuna dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Muhasip bilirkişinin düzenlediği 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre, dava ve icra takibine konu ettiği 28.12.2022 tarihli 8.390,00 USD bedelli, 28.12.2022 tarihli 7.600,00 USD bedelli, 31.12.2022 tarihli 1.925,00 USD bedelli, 31.12.2022 tarihli 19.103,44 USD bedelli, 07.02.2023 tarihli 5.115,00 USD bedelli olmak üzere toplam 42.133,44 USD tutarındaki faturalardan kaynaklı olarak tarihi olan 04.05.2023 tarihi itibariyle davalı yandan 42.133,44 USD fatura alacağının bulunduğunu, davalı ... Tas. Stan. ve İç Mim. Hiz ...'ın dava ve icra takibine konu olan faturaları ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 04.05.2023 tarihi itibariyle davacı ...Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yanın 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde dava dışı ... Inc tarafından dava konusu taşıma işi ile ilgili olarak 02.08.2023 tarihli ... numaralı 20.400,00 USD tutarlı demuraj faturasının davacı şirkete düzenlendiğini, davacı şirketin tarafına düzenlenen 20.400,00 USD tutarlındaki fatura bedelini 11.08.2023 tarihinde dava dışı şirkete havale göndererek ödediğini ve davacı yanın tarafına düzenlenen demuraj faturası ile yapmış olduğu ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığını, dava dışı ...Logistics Inc tarafından dava konusu taşıma işi ile ilgili olarak 15.09.2023 tarihli ... numaralı 5.115,00 USD tutarlı imha faturasının davacı şirkete düzenlendiğini, davacı şirketin tarafına düzenlenen 5.115,00 USD tutarındaki fatura bedelini 11.08.2023 tarihinde dava dışı şirkete havale göndererek ödediğini ve davacı yanın tarafına düzenlenen demuraj faturası ile yapmış olduğu ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığını, dava dışı ... tarafından dava konusu taşıma işi ile ilgili olarak 02.11.2022 tarihli ... numaralı 9.215,00 USD tutarlı navlun ve diğer hizmetler faturasını ve 14.01.2023 tarihli ... numaralı 9.600,00 USD tutarlı demuraj faturasını davacı şirket ünvanına düzenlediğini, davacı şirketin tarafına düzenlenen deniz navlunu ve demuraj bedeli bedeli açıklamalı faturaları 03.02.2023 tarihinde dava dışı şirkete 29.644,94 USD tutarında havale göndererek cari hesap kapsamında ödediğini ve ticari defterlerinde kayıt altına alındığını dava dışı ... A.ş. tarafından dava konusu taşıma işi ile ilgili olarak 02.11.2022 tarihli ... numaralı 6.449,16 USD tutarlı, 02.11.2022 tarihli ... numaralı 103,84 USD tutarlı ve 02.11.2022 tarihli ... numaralı 172,00 USD tutarlı olmak üzere davacı şirkete toplam 6.725,00 USD tutarında üç adet e-fatura düzenlendiğini, davacı şirketin tarafına düzenelenen deniz navlunu, yükleme ücreti, ihracat dış dolum bedeli açıklamalı faturaları 02.12.2022 tarihinde dava dışı şirkete 344.997,14 USD tutarında havale göndererek cari hesap kapsamında ödediğini ve ticari defterlerinde kayıt altına aldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Dava, navlun alacağı ile boşaltma limanına ait ardiye masrafı ile demuraj ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dava konusu olan ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası örneğinin incelenmesinden, davacının 42.133,44 USD alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili için 04.05.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı davalının süresinde borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu takibe itiraz ile davanın İİK'nın 67.madddesine göre süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde dava konusu taşımanın yapıldığını kabul etmekle birlikte FOB teslim kaydı ile yapılan ihracatta müvekkilinin sorumluluğunun yükü limandan gemiye teslim etmekle sona erdiğini, bu nedenle taşıma giderleri ile yurt dışı ardiye ve gümrükleme ücreti ile boşaltma limanına ait demuraj ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş olduğundan, davalının icra takibine konu borçtan sorumlu olup olmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle tarafların somut taşımadaki sıfatlarının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan belgelerden, yükün fiilen taşımasının dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. O halde ... fiili taşıyan sıfatına sahiptir. Yine dosyaya sunulan 03.02.2023 tarihli e- posta yazışmalarının içeriklerinden, eşyanın varma limanında gönderilen / alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle millileştirilme sürecine gidildiği, bu süreçte eşyanın çekilmediği konusunda davalıya bilgi verilerek, eşyanın teslim alınmaması sebebiyle ortaya çıkan masraf ve alacaklardan davalının sorumlu olacağının bildirildiği görülmektedir. 09.09.2022 tarihli e-posta yazışması navlun sözleşmesinin taraflarının belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bahsedilen elektronik posta iletisinde davalı yetkilisi tarafından " ABD'ye bir ihracatın olacağı, eşyanın Şikago civarına taşınacağı, bu bölgeye yakın bir bölgede sevkiyat yapmak istedikleri, nakliye ve diğer masrafların müşteri tarafından karşılanacağı" bilgisinin verildiği ve taşıma için fiyat talep edildiği görülmektedir. Buna cevap olarak, davacı tarafça iç taşıma dahil fiyat bilgisi karşı tarafa bildirilmiştir. 18.10.2022 tarihli elektronik postada davalı tarafça, dava dışı alıcı tarafından henüz teslim adresi verildiğinden bahisle taşımanın gerçekleştirileceği en yakın liman için yeniden fiyat teklifi istenmiş olup 19.10.2022 tarihinde davacı davalıya yeni bir navlun teklifi göndermiştir.
Dosyaya sunulan taşıma senetlerinden konşimentoda boşaltma limanı olarak ..., deniz yük senedinde ise New York'un ( Teslim yeri ... ) gösterilmiştir. Taşınan eşyaya ait satım faturasında ve gümrük beyannamesinde satım şekli konusunda FOB kaydının yer aldığı görülmektedir. Bu durumda taraflar arasında yapılan elektronik posta yazışmalarındaki beyanlar ile fatura ve gümrük kayıtlarında yer alan FOB teslim şekli birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava dışı alıcı ... BUSINESS'i temsilen davacı ile navlun sözleşmesi kurmuş olduğu sonucuna varılamamaktadır.
Bununla birlikte navlun sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan dava dışı alıcının sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. 1.bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere navlun sözleşmesinin 3.kişi yararına sözleşme niteliği taşıdığı, her ne kadar satış sözleşmesinde FOB esası benimsenmiş ise de satış ve navlun sözleşmeleri birbirinden bağımsız olduğundan davalının navlun sözleşmesinin tarafı sayılacağı, dava dışı alıcının ise sözleşmeden yararlanan 3.kişi konumunda olduğu değerlendirilmiştir. Zira, konşimentoda yurt dışındaki alıcının gönderilen olarak belirtilmeside bu hususa işaret etmektedir. Açıklanan nedenlerle dava konusu taşımada davalının taşıtan sıfatına haiz olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında dava dışı alıcının eşyanın teslimini talep ettiğine dair herhangi bir delil yer almamaktadır. Bu durumda TTK m.1203'e göre alıcının navlun sözleşmesinden kaynaklanan alacakların borçlusu haline geldiğini söylemek mümkün değildir. TTK'nın 1200.maddesi uyarınca navlunun borçlusu taşıtandır. TTK m.1207 'de ise gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda dava konusu uyuşmazlık bakımından navlunu ve boşaltma limanında yükün teslim alınmamasından kaynaklanan ardiye, demuraj imha masrafları ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan alacakların borçlusu, taşıtan sıfatına haiz olan davalı şirket olacaktır.
Davacı vekilinin 17.04.2024 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalar ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden, geminin 22.11.2022 tarihinde New York Limanın vardığı, 30.11.2022 tarihinde de ...'e ulaştığı burada malın gönderilen tarafından çekilmemesi üzerine millileştirilme yoluna gidilerek sonuçta ürünlerin imha edildiği, imha neticesinde taşıyanın konteynerleri 16.08.2023 tarihinde teslim alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 18.12.2024 tarihli dilekçesindeki beyanlarında; fiili taşıyan tarafından davacıya 04.02.2023 tarihli 2.475,00 USD bedelli ardiye fatura ile 2.640,00 USD demuraj olmak üzere 5.115,00 USD lik fatura kesildiği, müvekkilinin söz konusu fatura bedellerini ödedikten sonra aynı tutar üzerinden davalıya 07.02.2023 tarihli fatura düzenlediği, yine müvekkili adına düzenlenen 25.01.2023 tarihli 2.640,00 USD bedelli demuraj faturası, aynı tarihli 15.575,00 USD ardiye faturası ve 13.12.2022 tarihli, 813,44 Usd bedelli gümrük masrafları faturasına ilişkin olarak da davacının davalıya 30.01.2023 tarihli 19.103,44 USD bedelli fatura kestiği, müvekkilinin de kendi adına düzenlenen 14.01.2023 tarihli 9.600,00 USD bedelli demuraj faturası karşılığında davalıya 31.12.2022 tarihli 1.925,00 USD bedelli ve 28.12.2022 tarihli 7.600,00 USD bedelli toplam 9.525,00 USD'lik 2 adet faturası ile 02.11.2022 tarihli 8.390,00 USD bedelli navlun faturası karşılığında davalıya 28.12.2022 tarihli navlun faturası kestiği beyan edilerek, dilekçe ekinde fatura örnekleri dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı vekilinin dilekçesinde bahsettiği, fiili taşımayı yapan şirketler tarafından davacı adına kesilen faturalara karşılık ödenen tutarlarla ilgili ödeme belgeleri de dosyada mübrezdir.
Söz konusu faturalar ile ödemeler bakımından davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 18.03.2025 tarihli muhasip bilirkişi raporunda, dava dışı ..., ... ve ... tarafından davacı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin banka havalesi yoluyla cari hesap kapsamında ödendiği, ayrıca ödemelerin ticari defterlerde kayıt altına alındığının tespit edildiği, bu ödemelere karşılık davacı tarafından davalı adına kesilen (icra takibine konu) faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı defterlerinde yer almadığı, davacı defterlerinde işbu faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan 42.133,44 USD alacaklı bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan deliller ve muhasip bilirkişi raporuna göre; somut taşıma ilişkisinde davalının taşıtan konumunda olduğu, eşyanın gemi ile taşındıktan sonra gönderilenin yükün teslimini talep etmemesi nedeniyle TTK'nın 1207.maddesine göre davalı taşıtanın navlun ve diğer taşıma giderlerinin borçlusu haline geldiği, davacının dava dışı fiili taşıyanlara ödediği navlun, ardiye ve demuraj ücreti ile gümrük masraflarından dolayı davalı adına faturalar düzenlediği, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine konu ettiği, yukarıda açıklanan nedenlerle davalının takibe itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptali yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile davalının ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının İPTALİNE, 42.133,44 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı olan 78.575,10 TL'den peşin alınan 15.532,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 63.042,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (15.840,74 TL ilk harç 313,50 TL posta ücreti ve 23.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 39.154,24 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 173.038,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025
Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.