T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2023/482 Esas
KARAR NO: 2023/523
DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile dava dışı ... firması arasında 4 konteyner plastik hurdasının satın alınması konusunda anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre ... firması 4 konteyner plastik hurdasını ... Limanından müvekkilinin teslim alacak şekilde 20.513,265 USD'ye müvekkile satacağını işbu husus davalı yan tarafından kesilmiş olan faturada açıkça bir şekilde gözetildiğini, tarafların anlaşması uyarınca ... davalıya ait kullanımında olan ... gemisine dava konusu konteynerları yüklediğini, davalı yan dava konusu konteynerler teslim alındıktan sonra 08.03.2023 tarihinde müvekkilin lehtarı olduğu taşıma senedi düzenlendiğini, dava konusu yük ve geminin 06.03.2023 tarihinde varış yapacağına dair mail ve varış bildirimini müvekkile gönderdiğini, geminin 3 gün gecikmesi üzerine de 29.03.2023 tarihinde tekrardan bir mail ve varış bildiriminin müvekkillerine gönderildiğini, müvekkil kendisine yapılmış olan bildirimlere ve kendisi ile paylaşılan konşimentoya binaen gümrük müşaviri ile iletişime geçtiğini herhangi bir gecikmeye sebebiyet verilmemesi adına gümrük işlemlerini başlattığını, müvekkili davalı yanın kendisine vermiş olduğu bilgileri dikkate alarak gönderilen sıfatının kendisine yüklemiş olduğu sorumlulukları eksiksiz, gecikmesiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, davalı yan basiretli bir taşıyan olarak hareket etmediğini, huzurdaki davaya konu masrafların oluşmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili 13.04.2023 tarihinde malı teslim almak için tüm işlemleri tamamladığını, malı alacağı sırada gümrük idaresi tarafından davalının vermiş olduğu özet beyan ile konşimentoda yer alan alıcıların birbirini tutmaması sebebiyle müvekkile malın teslim edilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili özet beyanı gümrük idaresine veren davalının işbu tarihe kadar özet beyanda başka bir firmanın alıcı olarak gümrük idaresine bildirildiğine dair bilgisi bulunmadığını, davalı firmanın özet beyanının verilmiş olduğu tarihi itibariyle dava konusu yükün alıcısının müvekkili olduğunun bildiğini bu bilgiye sahip olmasına rağmen ... adına 3.bir firma lehine gümrük idaresine özet beyan verdiğinin açıkça anlaşıldığını, davalının varış bildirimini müvekkile yapmasının alıcının müvekkili olduğunu bildiğinin gösterdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu konteynerların müvekkile teslim edilmesinde ortaya çıkan gecikme davalı taşıyanın özet beyanı yanlış olarak vermesinden kaynaklandığını, müvekkili ortaya çıkan gecikme herhangi bir kusur bulunmadığını, davalı dava konusu konteynerları müvekkile teslim edememesi üzerine özet beyanın düzeltilmesi için gerekli işlemleri başlattığını, 02.06.2023 tarihinde de özet beyanın düzeltilmiş olduğu malın teslim alınabileceği müvekkile bildirildiği, fakat yine özet beyanın değiştirilmediğini, müvekkile malın tesliminin imkansız olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin konişimento da yükleten değil yalnızca gönderilen konumunda olduğunu, yükün davalıdan kaynaklı bir sebepten teslim edilemez olduğunu, ortada teslime engel bir durum ve durum giderilince kadar doğan bir takım masrafların sözkonusu olduğunu, bunların davalı yanın özet beyanı hatalı olarak vermesinden kaynaklandığını, davalının kendi kusurundan kaynaklanan masraf ve külfetleri karşılaması malın teslim edilmeye hazır hale gelmesi ile birlikte teslime ilişkin müvekkile ihtarname gönderilmesi, bildirimde bulunulması ve masrafsız olarak yükün tesliminin teklif edilmesi gerektiğini, müvekkili kendisinden ödemekle yükümlü olmadığı bedellerin talep edilmesi haklı sebebine dayalı olarak yükü teslim almaktan kaçındığını, müvekkilinin 14.09.2023 tarihinde gelindiğinde dava konusu yüklerin 3.kişilere satışının gerçekleşmiş olması, eşyanın teslimine ilişkin sözler verilmiş olması sebebiyle ödemekle yükümlü olmadığı bu tutarları ödeyerek yükü teslim almak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin ödemekle yükümlü olmadığı tutarları ödemek zorunda bırakıldığını, müvekkili şirketten hukuka aykırı bir surette tahsil edilen bedelin iadesi ve 3.kişilere ödenmek zorunda kalınan bedelin davalıdan tanzimi gerektiğini, davalı taşıyan müvekkili şirkete bilgi verme yükümlülüğünü karşı hiçbir zaman gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkile hatalı bilgiler vererek teslimi sorumlu yükü teslim alma iradesini müvekkili şirkete gösterttiğini, dava konusu yük değeri 20.000 USD olan ödenmek zorunda kalınan masrafların 3'te birine tekabül eden değere sahip bir yük olduğunu,yükü gönderilen tarafından teslim alınabilecek şekilde hazır bulundurma yükümlülüğüne aykırı davranmasına rağmen bu aykırılığın sonuç ve maliyetlerini müvekkili şirkete yüklendiğini, yükün geç teslim edilmesinin davalının tam kusurundan kaynaklanması sebebiyle davalıya 14.09.2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenmiş olan 32.974,00-USD demuraj bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek temerrüt faiziyle müvekkiline aynen iadesini, dava konusu yükün teslim alınabilmesi için ... Liman Hizmetleri firmasına ödenmek zorunda kalınan 1.021.354,41-TL ardiye bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak ticari faiziyle birlikte müvekkile tazminini/ödenmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın armatör ... ... 'e ait 08.03.2023 tarih ve ... nolu konişimento kapsamında yapıldığını, ... ... ... ...'ye ait 08.03.2023 tarih ... nolu konişimentodan kaynaklanan huzurdaki dava doğudan ... ... A.Ş. aleyhine açıldığını, ancak müvekkili şirket ... ... ...'ın Türkiye acentesi olduğunu, sözkonusu taşımada ... ... ...'ye adına acente sıfatıyla hareket ettiğini, işbu husus davacı tarafından dosyaya sunulan mübrez konişimento ve gümrük beyannameleri kapsamında sabit olmasına rağmen davacı tarafından TTK madde 119'a aykırı olarak doğrudan acente olan müvekkil şirket ... ... A.Ş. adına dava açıldığını, acente aleyhine ancak izafeten dava açıldığını, doğrudan müvekkil şirket ... ... A.Ş. ye karşı açılan işbu davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, dava dışı yükleyici firma tarafından bildirilen alıcı bilgisine istinaden özet beyan düzenlendiğini, özet beyandan sonra dava dışı yükleyici firma tarafından alıcı değişikliği yapıldığını, davacının gümrük firması 19.04.2023 tarihinde beyanname açmadan önce özet beyanı kontrol etmediğini, davacıya ve davacının gümrük firmasına beyanname kapatılmadan düzeltme beyanı verilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacının gümrükçüsü 07.06.2023 tarihinde beyannamesini kapattığını, davacı 13.03.2023 tarihinde yükü teslim almak için başvuruda bulunduğunu, ödemeleri yaptığını ancak yükü çekemediğini iddia etmekte ise de, dava konusu yüklerin, 29.03.2023 tarihinde varış yapmış olduğunu, davacının bu tarihte başvuru yapmış olmasının mümkün olmadığını, davacının gümrük firması tarafından beyanname 07.06.2023 tarihinde kapatıldıktan sonra, nihai düzeltme 08.06.2023 tarihinde tamamlanmış olduğunu, yükler teslime hazır hale geldiğini, bu kapsamda, davacıya bildirim de yapıldığını, davacı, yüklerin teslime hazır olduğu 08.06.2023 tarihinden 14.09.2023 tarihine kadar yükleri teslim almamış olduğunu, konşimento hükümleri ve TTK m. 1203 kapsamında, oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, davacı, süresi içerisinde yükü çekmediğinden, oluşan ardiye ücretinden sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin ardiye ücretinden sorumluluğu bulunmadığından işbu alacak kalemi yönünden de davanın reddini talep ettiklerini beyan etmekle, yetki ve husumet itirazlarımız kapsamında, usul yönünden reddini, esas yönünden incelemeye karar verilmesi halinde müvekkil şirketin söz konusu zarardan sorumlu olmaması nedeniyle esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; itirazi kayıtla ödenmiş olan 32.974,00-USD demuraj bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davada husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'î değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşımanın armatör ... ... 'e ait 08.03.2023 tarih ve ... nolu konişimento kapsamında yapıldığını, müvekkili şirketin ... ... ...'ın Türkiye acentesi olduğunu, sözkonusu taşımada ... ... ...'ye adına acente sıfatıyla hareket ettiğinden bahisle davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir.
TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları ... adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK 105 vd. maddeleri uyarınca acentenin acente sıfatıyla yaptığı işlemler, adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracaktır.
Somut olayda davalının donatanın acentesi sıfatıyla hareket ettiği sabittir. TTK'nın yukarıda anılan hükümleri gereğince, taşıyanın acentesi olan davalı karşı doğrudan dava yöneltilmesi mümkün olmadığından, davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2- Peşin alınan 33.245,35 TL harçtan, karar harcı olan 269,85 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 32.975,50 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2023
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.