T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2023/51 Esas
KARAR NO: 2023/339
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 31/01/2023
KARAR TARİHİ: 20/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı satıcı/gönderici... Ltd. Şirketinden, 140.000 Euro CIF bedel ile, "... Mikron vasıflı" 51054.00 kg ürün satın aldığını, gönderici... firması, faturaya konu 51054.00 kg 2 konteyner (... / ML-..., .../...) yükün, Jawaharlal Nehru limanından İstanbul Ambarlı limanına CIF teslim ile taşınması işini ...firmasına verdiğini, bu kapsamda taşıyan tarafından yükü temsil eden ...sayılı konişmento tanzim edildiğini, konişmentoya göre 21/04/2022 tarihinde ...gemisine yüklendiği anlaşılan yükün varış limanına ulaşmaması ve taşıyan tarafından müvekkili firmaya herhangi bir varış ihbarının yapılmaması üzerine müvekkili firma ve gönderici firmanın Türkiye temsilcisince gecikme ve ürünlerin akıbeti araştırıldığını, ancak davalılara ulaşılamadığı gibi uzun süre maillere de geri dönüş alınamadığını, davalı taşıyanların, aynı göndericiden Ambarlı Varış Limanına getirilmek üzere, toplam 3 konteyner yük teslim aldığı, bunlardan ... sayılı konişmentoya bağlandığını 2 konteyner yükün davacı müvekkiline, 1 konteyner yükün ise dava dışı ...A.Ş.'ye ait olduğu, taşıyanların her iki firmaya ayrı ayrı hatasız tanzim ettiği konişmentoların varlığına rağmen, ... Gümrüğüne indirdiği her üç konteyner yükün varış ihbarını da ...A.Ş firmasına yaptığını, yine müvekkiline ait olan ... sayılı konişmentoya bağladığı 2 konteyner yükü de gümrüğe verdiği "özet beyanla" ...firmasına ait yük olarak beyan ettiği öğrenildiğini, ısrarlı taleplerimize rağmen, varış ihbarının ve gümrüğe sunulan özet beyanın bir suretini vermekten imtina ederek, zaman kaybedildiği için malın tasfiyeye kaldığını, dava konusu taşıma işlemi CIF teslimat şekli ile yapıldığını, davacı müvekkilinin firmanın taşımadan kaynaklı olarak davalı firmaya herhangi bir borcunun olmadığını, somut olayda müvekkilinin mağduriyeti alıcının sonradan değişmesinden değil, davalı tarafın konişmentoda yazılı adreslere bir varış ihbarı yapmamasından ve gümrüğe verdiği özet beyanı hatalı bildirmesinden kaynaklandığını, varış ihbarının müvekkili şirkete 04/05/2022 tarihinde gönderilmiş olduğu iddiası ise tamamen gerçek dışı olduğunu, ... numaralı konişmentodan görüleceği üzere, davalı taraf daha önce de gönderici...Ltd. Şirketinden müvekkili şirkete gönderilen malların taşıma işini yaptığını, işbu konişmento konusu mallar hatasız ve sorunsuz olarak teslim alındığını, davalıların taşıma işinin ifasında göstermesi gereken özen yükümlülüğünü düşüncesizce ve sonuca aldırmaksızın yoğun ve ağır şekilde ihlal ettiği ve bu suretle pervasızca davrandığını beyanla fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkili tarafından bedeli ödenmiş ve teslim alınamamış olan malın tutarı olan 140.000,00 Euro zararın, fiili ödeme tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince değişen oranlarda yıllık Euro faizi yürütülmek suretiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilafa ilişkin yüklerin, merkezi Kopenhag /Danimarka'da bulunan ve işbu davada izafeten dava edilen yabancı taşıyan ...'in ...numaralı konişmentosu tahtında Hindistan'ın ... Nehru Limanından İstanbul Ambarlı limanına taşındığını, konişmento tahtında yapılan taşımalarda, yükleme, taşıma, boşaltma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşımaya ilişkin olan ... numaralı konişmentonun ön yüzünde yer alan milletlerarası yetki anlaşması bildirimine göre aynı konişmentonun bu sefer arka yüzünde yer alan ve hukuken navlun sözleşmesi hükmünde olan taşıma şartları arasında yer alan madde 26 da yetki anlaşması bulunmakta olup buna göre konişmento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisi ortadan kaldırıldığını, dava konusu taşımayı üstlenen yabancı taşıyan ...A/S 'in Türkiye acentesi olan ...A.Ş firması TTIK m.105 kapsamında navlun sözleşmesinin kurulmasına aracılık etmediğini, navlun faturası düzenlemediğini, konişmento imzalamadığını ve konişmentonun düzenlenmesine de aracılık etmediğini, dava konusu yükler Hindistan'dan Türkiye 'ye taşındığını, taşımalara ilişkin navlun sözleşmeleri Hindistan'ın ... kentinde kurulduğunu, konişmentolar Hindistan'ın ...kentinde düzenlendiği ve bu konişmentoları da yabancı taşıyan...in Hindistan'daki temsilcisi “...Ltd” firması acente sıfatı ile imza ettiğini, bu durumda navlun sözleşmesinin ve konişmentoların düzenlenmesine yabancı taşıyan ...'in Türkiye acentesinin herhangi bir dahiliyeti bulunmadığından, Türk Mahkemelerine TTK m.105 kapsamında mürnhasır yargı yetkisi vermediğini, davacı yan işbu davasında husumeti davalı olarak “...A.Ş.” yönünden asaleten ve doğrudan doğruya kurduğunu, oysa doğrudan doğruya, asaleten dava edilen davalı müvekkili ...A.Ş dava konusu taşımaları üstlenmediği gibi bu taşımada davacıya karşı “Taşıyan” ve/veya “Filli Taşıyan” sıfatlarına da sahip olmadığını, ayrıca asaleten dava edilen müvekkili ...A.Ş.'nin taşımanın gerçekleştirildiği geminin sahibi, donatanı, işleteni, kiracısı da olmadığı gibi dava konusu taşımalar bakımından yükün taşınması işini hiçbir şekilde üstlenmediğini, bu hususta davacıya veya başkaca birine herhangi bir fatura kesmediğini, hangi biriyle de herhangi bir navlun/taşıma sözleşmesi akdetmediğini, 6102 s. TTK m.105/2 uyarınca acenteler sadece ve sadece aracılıkta bulundukları sözleşmeler bakımından müvekkilleri olan taşıyanlar adına “izafeten” dava edilebileceğini, bu vesile ile işbu davada ...A.Ş'nin doğrudan doğruya (“asaleten”) dava edilmesi mümkün olmadığını, konteyner taşımalarında taşıyanların varış ihbarnamesi düzenlemesi veya varış ihbarnamelerini ya da gemilerin varış tarihlerini yük alıcılarına göndermeleri zorunlu olmadığını, dava konusu yükleri tahliye limanına getiren ...Bayraklı “...” gemisi için ... Gümrük Müdürlüğü 'ne özet beyan verilirken yük alıcısı olarak “...A.Ş - Çorum Şubesi” şu şekilde beyan edildiğini, özet beyandaki yazı (text) ile girilen “Yük Alıcısı” adı olan “...A.Ş - Çorum Şubesi” ile, aynı özet beyan ekranında “Yük Alıcısı Vergi Numarası” olarak girilen “...” vergi kimlik numarası uyuşmadığını, hal böyle olunca, gümrük memurlarının ekranlarında yazı ile “Yük Alıcısı” olarak “...A.Ş - Çorum Şubesi” yer almakta iken, aynı ekranda gümrük memurları vergi kimlik numarasına göre yük alıcısının aynı zamanda “... A.Ş” olarak görüldüğünü, özet beyanı veren taraf gümrük idaresine yük alıcısının kim olduğunu söylemesi gerektiği, davacı yanın ise 06.05.2022 tarihinde tahliye limanına gelen ve gemiden indirilen yükleri için aradan 7 ay 14 gün geçtikten sonra ancak 20.12.2022 'de taşıyana başvurarak yükleri teslim almak istediğini belirttiğini, yani aslında davacının ortaya çıkıp yükleri teslim almak için müvekkiline başvurduğu tarihte yükleri 20.06.2022 tarihi itibariyle çoktan millileştiğini, 14.10.2022 tarihinde yükler ihaleyle satılarak tasfiye edilmek üzere gümrük idaresi tarafından ... 'e devredildiğini, 04.11.2022 tarihinde yüklerle ilgili gümrük idaresi tarafından “Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi” düzenlendiğini, davacı yanın 06.05.2022 tarihinde tahliye limanına gelen ve gemiden indirilen yükleri için aradan 7 ay 14 gün geçtikten sonra 20.12.2022'de taşıyana başvurarak yükleri teslim almak istediğini belirttiğini, işte bu müterafik kusur olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Teslim alınamayan mal için önceden alıcıya ödenen bedelin taşıyan ve gemi acentesi olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, konişmentodaki taşıma şartları arasında yer alan yetki anlaşması ile konişmento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini, iş bu yetki şartı nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş olduğundan öncelikle yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Dava konusu taşımanın merkezi Kopenhag'da bulunan ...adına düzenlenen ... nolu konşimentosu tahtında Hindistan'ın Jawaharlal Nehru limanından İstanbul Ambarlı limanına, ... gemisiyle yapıldığı dosyaya sunulan konişmento örneğinden anlaşılmaktadır. Taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımanın Hindistan'dan Türkiye 'ye yapılması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşımaktadır. Konişmentonun arka sayfasında yer alan taşıma şartlarının 26. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra mahkemeleri olduğu kararlaştırılmıştır.
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukukun tayininden önce çözümü gereken sorun, açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı meselesidir. (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) Öyleyse uygulanacak hukuktan önce yetki konusu karara bağlanmalıdır. MÖHUK 47.maddesi hükmüne göre yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda yetki anlaşması yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekli ve yeterlidir.
Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davacının talebi navlun sözleşmesinden kaynaklandığından Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentonun yükleme limanı olan Hindistan'ın Jawaharlal Nehru Limanında düzenlendiği, dosyada taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamı), davalı ...' ye ait konişmentonun ön yüzünde arka sayfadaki taşıma şartlarına "yetki, uygulanacak hukuk ve sorumluluğun sınırlandırılması" bakımından açıkça atıfta bulunulduğu, arka sayfada taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddede; "işbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır " şeklinde yetki şartının bulunduğu, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde konişmentonun ön yüzü dışındaki diğer sayfalarının müvekkilinde bulunmadığını ileri sürmüş ise de, konişmentonun ön yüzünde arka sayfadaki yetki düzenlemesi dahil taşıma koşullarına açık bir şekilde atıfta bulunulduğundan davacının elinde bulunan konişmentonun ekindeki taşıma koşullarından bağımsız olarak düşünülemeyeceği, ön yüzde yer alan, "arka sayfadaki taşıma koşullarının geçerli olduğu" düzenlemesi karşısında yetki dahil tüm taşıma şartlarının konişmento hamili olan davacıyı bağlayacağı kanaatine varıldığından, konişmentonun 26.maddesindeki yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu değerlendirilerek, bu doğrultuda davalı ...vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalı hakkındaki davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar, diğer davalı ...A.Ş ile ilgili davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı... ile ilgili davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile bu davalı hakkında ki davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davalı ...A.Ş ile ilgili davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına,
3-Peşin alınan 48.804,43 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 48.624,53 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır