T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/514 Esas
KARAR NO:2024/8
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/03/2023
KARAR TARİHİ:11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ticari araç motor yağları, binek araç motor yağları, motosiklet yağları, deniz yağları, transmisyon ve dişli yağları, endüstriyel yağlar, antifreeze ve gresler, endüstriyel kullanıma yönelik ürünleri, sentetik ve mineral bazlı madeni yağları, yağlama ürünlerini ve soğutma sistem sıvılarını ürünlerinin üretimi başta olmak üzere dağıtım, satış ve pazarlama alanlarında uzun yıllardır Türkiye'de hizmet vermekte olduğunu ve faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile Davalı Şirket arasında Taşıma Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket'e ait olan malların teslimi amacıyla müvekkili Şirket tarafından ordino bedelleri ödendiğini, müvekkili şirket tarafından; ihtirazi kayıt şerhi ile ödediği bedellerin tahsili amacıyla davalı Şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası nezdinde ihtirazi kayıt ile ödendiği bedellerin toplam 2.852,56-USD tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı Şirket tarafından müvekkili şirketi tarafından başlattığı icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, davalı şirket, aleyhine başlatılmış olan icra takiplerine haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı şirket'in borçlu olmadığına ve sair tüm itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığını, bu itirazlar haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, itirazın iptali davasını açabilmek için 1 yıllık hak düşürücü sürenin olduğunu ve hak düşürücü sürenin, yapılan itirazın taraflarına tebliğinden itibaren başlayacağı açık bir şekilde ortada olduğunu, taraflarına hukuka uygun olarak tebliğ edilmeyen itirazın iptalini yasal süresi içerisinde talep etme hakkı hasıl olduğunu, hak düşürücü sürenin başlayabilmesi için itirazın tebliği gerçekleşmeli gerekmektedir, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası için 23.03.2022 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk toplantısı sonucunda taraflar anlaşmaya varamadıklarını, müvekkilli şirket tarafından, Davalı Şirket aleyhine başlatılan icra takibinin konusu müvekkili şirket tarafından haksız yere ödenen bedellerin tahsili olduğunu, söz konusu bedeller, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı düzenlendiğini, buna istinaden icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, para borçları ifa zamanında alacaklının ikametgahının bulunduğu yerde ifa edildiğini, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödendiğini. huzurdaki davanın konusunun para borcu olması sebebiyle, müvekkili Şirket'in yerleşim yerinde borcun ifa edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket adına çalışmakta olan ... Gümrük Müşavirliği firması 13.11.2017 tarihinden bu yana, müvekkili şirketin bu husustaki haklarını saklı tutmak ve haksız bir şekilde talep edilen bedellerin iadesini talep edebilme amacıyla, yapmış olduğu ödemelerin dekontlarına "ihtirazi kayıt" şerhi düştüğünü, Haksız ve hukuka aykırı talep edilen bedellerin ihtirazi kayıt şerhi ile ödendiğine dair dekontlar Mahkemeye sunulduğunu, İhtirazi kayıt şerhi, müvekkili şirketin haklarını saklı tutmak amacıyla dekontlara işlenmiş olduğunu, işbu ödenmiş olan bedellerin tahsili amacıyla Davalı Şirket aleyhine 14.09.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından gereği gibi ifa edilen edimine karşılık Davalı Şirket tarafından ödeme yapılmadığını, haksız ve hukuka aykırı suretle borçlarının bulunmadığı şeklindeki kötü niyetli itirazları karşısında, davalı şirketin itirazının iptalinı ile takibin devamını, davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu taşımanın deniz taşımasından kaynaklandığını, dava konusu taşımalarda tahliye limanlarının İzmir Limanı olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, doğrudan doğruya acente olan müvekkili şirket ... ... ... Nakliyat A.Ş.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın konişmento tarihinde yaklaşık 4 yıl geçtikten sonra açıldığını, dolayısıyla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının taşıma sözleşmesinin ardıl hizmetlerine ilişkin alacak kalemlerinin iadesini talep etmekte olup, konişmento hükümleri uyarınca davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/04/2023 tarih, ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava; Deniz taşıması ilişkisi nedeniyle davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen fatura bedellerinin iadesi isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafa ihtirazı kayıtla ödenen 2.852,56 USD asıl alacağın iadesi isteği ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalı tarafından İzmir icra dairelerinin yetkili olduğu ileri sürülerek icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği görülmektedir.
Eldeki uyuşmazlıkta gönderilen konumundaki davacı ihtirazi kayıtla ödemiş olduğu ordino ücreti, geçici kabul, tahliye ücreti, survey ücreti gibi açıklamaları içeren lokal masrafların iadesini talep etmektedir. Davalının, yabancı taşıyan ... ...’un acentesi olduğu, boşaltma limanında tahliyeye ilişkin hizmetleri yerine getirdiği görülmektedir. Taraflar arasında doğrudan bir taşıma ilişkisi bulunmadığından iade talebine konu edilen borç götürülecek borç değil aranacak borç niteliğindedir. Buna göre yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK'nın 6. maddesi gereği, genel yetkili davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir. Davalının yerleşim yerine göre de İzmir icra daireleri yetkili olup takip başlatılan İstanbul icra daireleri yetkili değildir. Açıklanan nedenlerle davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile usulden reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 807,06 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 379,46 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır