T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2023/578 Esas
KARAR NO : 2024/405
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/01/2018
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine müvekkilinin borcundan dolayı ... İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı dosyadan icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, asıl alacağa ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, borcun bir para borcu olması nedeniyle götürülecek borçlardan olduğunu, bu itibarla, alacaklı taraf kendi işyeri merkezinin bulunduğu icra dairesi olan ... İcra Dairelerinde takibe giriştiğini, bu bakımdan dava da ... mahkemelerinde açıldığını, müvekkilinin davalının taşıma görevini gereğince ifa ettiğini, müvekkilinin taşıyan şirket anılı navlun alacağına gönderici (davalı borçlu) tarafından ödenmek üzere hak kazandığını, davalı tarafın navlun ücretini ödemediğini ve malları da çekmediğini, malların bekletildiği alanın işleticisi ... firması tarafından demuraj faturaları müvekkili şirkete gönderildiği, müvekkili şirket tarafından da 06/11/2017 tarihli 18.263,68 USD bedelli fatura ile 09/11/2017 tarihli 2113,00 USD bedelli fatura davalı şirkete yansıtıldığını, navlun alacağına hak kazanan müvekkilinin bu alacağının kendisine ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsili için davalı-borçlu şirketin dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız olup itirazın iptali gerektiğini, şüpheden ari şekilde borçlu olduğu anlaşılan davalının kötüniyetli olarak borca itiraz ettiği açık olup bu nedenle borcun %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına davalı şirketin %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra dairesinin borçlu şirketin ikametgah adresi olmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sözde alacağın talep etme hakkının davacıya değil ... 'ye ait olmasının gerektiğini, davacının aktif dava ehliyeti yokluğu yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı şirketin bütün yazışmalarını ... ... ile yaptığını, ... ...'ın şirket yetkilisi ve çalışanı olmadığını bu nedenle davalı müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, içeriğinin inkar edilen belge ve faturalar alacağın varlığını tek başına ispata yeterli olmadığını, davalı ile davacı arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline malın gönderilen limanda teslim alınmadığı ve ürünün limanda bekletildiği hususlarında bilginin aktarılmadığını, bu hususların ispatının davacıya ait olduğunu, basiretli tacir gibi davranmayan davacının müvekkiline sorumluluk atfetmesnin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, yetkili icra daireleri ve mahkemelerinin ... İcra Müdürlükleri ve Hatay Mahkemeleri olduğundan yetki itirazının kabulüne, davacının ve davalının aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın husumet yokluğundan reddine, haksız ve yersiz davanın reddine, davacının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarih, 2023/... esas, 2023/... karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında demuraj alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, tarafların husumet ehliyetlerini haiz olup olmadıkları, demuraj oluşması bakımından davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı ile neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 22/11/2017 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30/11/2017 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 06/12/2017 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, eldeki davanın ise 09/01/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisine açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 26/08/2024 tarihli raporda; Davacının akdi taşıyan, davalının taşıtan sıfatına sahip olduğu, dava dışı ...'nin fiili taşıyan olarak taşımayı gerçekleştirdiği, davacının talep ettiği demurajı dava dışı fiili taşıyana ödemiş olduğu, dosyaya sunulan taşıma belgesi ve elektronik posta yazışmalarında her iki (alt/asıl) taşıma sözleşmelerinde konteyner demurajı kararlaştırıldığına dair bir ifadenin yer almadığı, konteynerin teslim alınamamasının/edilmemesinin sebebinin navlunun ödenmemesi nedeniyle davacının teslimden kaçınması olduğu, navlun borçlusunun dava dışı gönderilen olduğunun belirlenmediği, bu sebeple davacının dava dışı gönderilene karşı TTK m. 1204 gereğince hapis hakkını kullanamayacağı, dolayısıyla konteyner demurajının oluşmasının davacının TTK m. 1204'e aykırı fiiline dayandığı ve söz konusu bedeli davalı taşıtandan talep edemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı tarafından icra müdürlüğüne ibraz edilen borca itiraz dilekçesi ile davalını yerleşim yeri itibarı ile ... İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğundan bahisle icra dairesi yetkisine itiraz edilmişse de, alacağın faturaya dayalı bir para alacağı olduğu gözetilerek BK 89 maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri itibarı ile ... İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından ... mukim dava dışı ... Şirketi'ne CIF satım şekli ile satılan 10.850,00 USD bedelli üzüm emtiasının, İzmir-HongKong arası taşınması hususunda davalı ile davalının anlaştığı, bu kapsamda dosyaya ibraz edilen ... nolu konişmento tahtında dava konusu emtianın İzmir'den gemiye yüklendiği, söz konusu malların 08/09/2017 tarihinde Hong Kong Limanına varış yaptığı, davalı tarafça navlun ücreti ödenmediğinden davacı tarafça konişmentonun serbest bırakılmadığı ve taşınan eşya üzerinde hapis hakkının kullanıldığı, bu sebeple meydana gelen demuraj bedellerinin davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak davacı ... tarafından davalı adına düzenlenen 07/07/2017 tarihli navlun faturası ve taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları dikkate alındığında davacının taşıyan sıfatına sahip olduğu, taşımanın fiilen dava dışı ... tarafından düzenlenen konişmento kapsamında ... tarafından gerçekleştirilmiş olduğu bu hali ile dava dışı ... firmasanın fiili taşıyan, davacının ise akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu, davalı ... ... Şirketi'nin ise kendisine karşı taşıma taahhüdünde bulunulan taraf olarak taşıtan sıfatına sahip olduğu tespit olunmuştur. Bu hali ile tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerini haiz oldukları kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan e posta yazışmaları ile, davalı tarafından navlun bedelinin ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından eşyanın teslimi için gerekli işlemlerin yapılmasından kaçınıldığı, yük üzerinde hapis hakkının kullanıldığı bu nedenle oluşan demuraj bedelinin ise uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmakla, bu kapsamda TTK 1200 maddesi gereğince navlunun borçlusu davalı taşıtan olmakla birlikte, TTK 1201/3 maddesi gereğince ancak alacak miktarı kadar eşya üzerinde kullanılabilir. Dosya kapsamında ise davacı tarafından davalı adına düzenlenen navlun faturası bulunmamakla birlikte, taraflara arasındaki 17 Temmuz 2017 tarihli e posta yazışmasına göre navlun teklifinin 2.930,00 USD olarak davalıya iletildiği, davaya konu taşıma için dava dışı fiili taşıyan tarafından davacı adına düzenlenen navlun faturası bedelinin ise 1.850,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda dosyaya sunulan belgelere ve celp edilen gümrük kayıtlarına göre değeri 10.850,00 USD olan emtiaya ilişkin navlun alacağının teminatı olarak, konşimentonun teslim edilmeyerek tüm yük üzerinde hapis hakkının kullanıldığı, bu nedenle de toplamda 20.386,68 USD bedelli demuraj ve sair masrafların oluştuğu anlaşılmakla; bilirkişi raporunda da belirtildiği hali ile TTK 1204 maddesi gereğince gönderilene karşı ancak TTK 1203 maddesi nde öngörülen alacaklar için hapis hakkının kulllanılabileceği düzenlenmiş olup, bu hali ile davacının TTK 1201/3 maddesi gereğince usule uygun olarak hapis hakkını kullanmadığı, tüm yük üzerinde uygulanan hapis nedeni ile davaya konu masrafların oluştuğu mahkemece kabul edilmiş olup, bu hali ile emtia satım bedelini dahi aşan miktarda masraf oluşmasına esasen davalının değil davacının sebebiyet verdiği mahkemece kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davaya konu masraflar bakımından davalının sorumluluğu bulunmadığı kanaati ime davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.353,04.TL den karar harcı olan 427,60.TL nin mahsubu ile fazla alınan 925,44TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır