T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/86 Esas
KARAR NO:2025/581
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/07/2022
KARAR TARİHİ:17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı firma arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda davacıya ait deniz araçları ile davalı adına ... ..'ndan ... Adası ile ...'ya personel taşınması hususunda mutabakata varıldığını, davacı tarafından bu hizmetin aksatılmaksızın ifa edildiğini, bu hizmet karşılığı davalı şirketin davacı Kooperatife bulunan borcu sebebiyle davalı firmaya ... ... Noterliği'nce tasdikli ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, borcun işlemiş ticari faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından 10/03/2021 tarihinde 15.000,00 TL tutarında bir ödeme gerçekleştiğini ancak alacağın bakiyesi için ödeme yapılmadığını, borcun üzerine davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Genel Haciz Yolu ile İlamsız Takip başlatıldığını, ödeme emrinin 02/08/2021 tarihinde davalı firmaya tebliğ edildiğini, davalı firmanın 06/08/2021 tarihinde asıl alacak ve tüm ferilerine ilişkin olmak üzere itirazda bulunduğunu ve bu itirazın tebliğ edilmediğini, itirazın öğrenilmesi üzerine zorunlu arabuluculuk başvurusu gerçekleştiğini, davalı firmadan olan alacağın her yönüyle ispatlanabilir olduğunu, davanın görev yönünden reddine ile zaman aşımı nedeniyle reddini, takibe konu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsil edilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının söz konusu davayı açtığı ifade edildiğini, ancak açılan işbu davayı görmeye deniz ticaretine bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, takibe konu alacağın yıllık zamanaşımına tabi olup takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket ile arasındaki anlaşmadan söz etmiş ise de dosyaya herhangi bir sözleşme ibraz olunmadığını belirterek davanın öncelikle görev yönünden reddine, dava ve takibe konu alacak zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esas yönünden de haksız olması nedeniyle reddine, takibe konu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih, 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Davanın itirazın iptali davası olduğu uyuşmazlığın, davalının davadışı ... Mesken ile ... adasına personel taşınması için anlaştığı, davalının bu edimi yerine getirmek için davacı ile anlaştığı iddiası üzerine davacı ile davalı arasında ... Mesken şirketinin personellerinin, işçilerinin ... adasına taşınması için taraflar arasında taşıma sözleşmesinin/ilişkisinin kurulup kurulmadığı, davacının bu ticari ilişki sebebiyle davalıdan cari hesap alacaklısı olup olmadığı, alacaklı olduğu takdirde bunun miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Taşıma Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 03/03/2024 havale tarihli raporda özetle; davacının davalı şirkete deniz ulaşım hizmeti verdiği, bu hizmet karşılığında davacının davalı adına personel taşıdığı, davacının taşıyan davalının taşıtan sıfatına haiz olduğu, davada taraf husumetinin gerçekleştiği, davacı ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisi olduğu ve bu ilişki tahtında davacının davalıdan 146.390 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Taşıma Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 11/04/2024 havale tarihli ek raporda özetle; kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda kök rapordaki değerlendirmelerini muhafaza etmekle birlikte Davalı tarafından, kök raporda yer alan hususlara ilişkin olarak yapılan itirazlar kapsamında dosya içeriğine herhangi bir yeni belge ve bilgi sunulmamış olduğu, Davalı Şirket’in kendi iç ilişkisinde (... ile) akdi taşıyan, Davacı’ya karşı taşıtan sıfatına haiz olduğu, Davacı’nın fiilen ulaşım hizmeti vermiş ve taşıma ücretine kendi akdi ilişkisi içinde Davalı ...’dan talep edebileceği, kök raporda yapmış oldukları 146.390 TL alacak tespitinde bir değişme olmadığı, dava tarihine kadar işlemiş faiz + ana para toplamının 178.024,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutar için dava tarihinden fiili tahsil tarihine kadar yıllık %15,75 ve değişen oranlarda faiz hesaplanabileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi Taşıma Uzmanı Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilen 16/01/2025 havale tarihli raporda özetle; dava dışı ...'nın 14.07.2023 tarihli yazısında, 2015-2020 yılları arasında ... ile dava dışı ... Denizcilik firmalarından alınan hizmetler başta olmak üzere müteahhit firmanın ihtiyaç duyduğu hizmetlere ... Denizcilik'in aracılık yaptığının beyan edilmesi karşısında davacının dava dışı ...'ya taşıma hizmeti verdiğinin sabit olduğu, ancak buna ilişkin sözleşmenin tarafının davalı olduğunu ispat edecek bir belge sunulmadığı, bununla birlikte davanın tarafları arasında bir cari hesap ilişkisi olduğunun, önceki bilirkişi kurulunda bulunan mali müşavir tarafından belirlendiği, davacının gerçekleştirdiği taşımalara ilişkin ödemelerin bu cari hesap ilişkisi çerçevesinde davalı şirket tarafından yapılagelmiş olması karşısında dava dışı ... Denizcilik'in de alt taşeron olarak davalı ... Lojistiğin aracılığına başvurmuş olduğu, bu çerçevede davacının davalıya husumet yöneltebileceği sonucuna ulaşıldığı, ancak söz konusu cari hesap ilişkisi ile davacı ve davalı arasında dava konusu taşıma işine ilişkin olarak akdi bir ilişki kurulduğunun ispatlanmış sayılıp sayılamayacağı hususunda takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, davalı ... ile dava dışı ... Denizcilik'in ticaret unvanlarının asıl unsuru olarak "..." ibaresini kullanmalarının ...'in kurucu ve kuruluşundan itibaren ilk 20 yıl için şirket müdürü olarak seçilen ...'in ... Denizcilik'in de kurucuları arasında yer alması ve 13.4.2022 tarih ve 10558 sayılı TTSG'de ilan edildiği üzere ... Denizcilik'in 31.03.2025 tarihine kadar münferinden temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olması, her iki şirketi adreslerinini (...) aynı olması ile her iki şirketin faaliyet konularının aynı olması karşısında takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, bahsedilen YHGK kararında "tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda büyük ve derin bir kesişme olduğundan bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşturulması" şeklinde ifade edilen olgunun her iki şirket bakımından gerçekleştiği, dava konusu taşımalar bakımından fiili taşıyan sıfatını haiz olduğu anlaşılan davacının proje kapsamında yaptığı personel taşımasından kaynaklanan ve ödenmeyen alacaklarının tahsilini talep ettiği, bu çerçevede zaman aşımı TTK madde 1270/2 hükmü çerçevesinde değerlendirilirse her bir taşıma bakımından taşıma ücretinin muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılıp geçip geçmediğinin incelenmesi gerekeceği, bir mali müşavir bilirkişiden davacının talep ettiği ve defter incelemesi ile ödenmemiş olduğu tespit edilen her bir alacağın ilişkin olduğu fatura bakımından tarihin belirlenmesi hususunda takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde "faturaların hizmet verilen her ayın sonunda kesildiğini" beyan ettiği, esasen taraflar arasında münferit bir veya birkaç taşıma ilişkisi değil uzun süre bir iş görme ilişkisinin söz konusu olduğu ve davacıdan belirli bir sürece yayılan bir hizmetin temin edildiği, ayrıca taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğunun önceki bilirkişi heyetinde bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edildiği belirtilerek dava konusu edilen alacakların tâbi olacağı zaman aşımı hususunda takdirin Mahkeme'ye ait olduğu sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ...tarafından tanzim edilen 17/06/2025 havale tarihli raporda özetle; incelenen davacı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 25/03/2025 günü saat 14:15’da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, Davacı şirketin, düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 06.06.2021 tarihi itibariyle davalı ... Ltd. Şti.’den 146.390,00 TL cari hesap alacağının bulunduğu, dava dosyasına sunulan 01.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda Davalı ... Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinin incelendiğinin görüldüğü, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; davalının yasal ticari defterlerinin usulüne uygun tasdiklerinin yapılmaması, kayıt altına almadığı tutarlar göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin icra takip tarihi olan 06.06.2021 tarihi itibariyle davacı yana 146.390,00 TL borcunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davacı şirketin 146.390,00 TL tutarındaki cari hesap alacağı için icra takip tarihi öncesinde talep edebileceği işlemiş faiz miktarı 5.844,57 TL olarak hesaplandığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkeme takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; deniz taşımasından doğan açık hesaba konu bakiye fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin Olup davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı olduğu takdirde bunun miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından ibaret olduğu görülmüştür.
Davacı yan, Davalı firma arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda, Müvekkil kendisine ait deniz araçları ile Davalı adına, ... ...'ya personel taşınması hususunda mutabakata varıldığını hizmetrin aksatılmadan ifa edildiğini , davalıdan hizmet karşılığında alacağının bulunduğunu, alacağının ödenmemesi üzerine ihtar çekildiğini ödeme yapılmadığı için davaya konu takibi başlattığını beyan etmiştir.
Davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.Hesabı işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet satımlarından kaynaklanan senetsiz alacakların izlendiği hesaptır. Davacı ile davalı arasında cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediği anlaşılmakla taraflar arasında ticari defterlerinin incelenmesi sonucu açık hesap ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.
Dosya da her ne kadar birden fazla ticari defterlerin incelenmesine yönelik rapor alınması yönünde bilirkişi deliline başvurulmuşsa da taraflar arasındaki açık hesap alacağı nedeniyle taraflara hangi yıllara ait ticari defterlerin ibrazı konusunda ihtarda bulunulmadığı , tarafların 2015-2021 yılları arasında ticari ilişki içinde bulunduğu mahkememizce anlaşılmış ve alınan raporlara göre hüküm kurulamayacağına karar verilerek 06.03.2025 tarihli 8. Celse de usulüne uygun ihtaratlı defter incelenmesine yönelik ara karar tesis edilmiş, davacı yan ticari defterlerini ibraz etmişse de davalı taraf defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Davacının ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi lehine delil olmaya haiz olduğu tespit edilmiştir.
Faiz hesabı yapılan 17.06.2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı taraf itiraz etmemiş olup davacı aleyhine rapor kesinleşmiş ve rapor hüküm kurmaya elverişli olarak mahkememizce kabul edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Bu itibarla, HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun tebligata rağmen inceleme günü defterlerini ibraz etmeyen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilmiş, davalı tarafa hizmeti sunduğu , sunulan hizmete karşılık ücrete hak kazandığı, rezervasyon iptalinde davacının kusuru bulunmadığı , hizmeti gereği gibi ifa ettiği , Bilirkişi aracılığıyla incelenen ( 17.06.2025 tarihli ) davacı ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle; 146.390,00 TL asıl alacak, 5.844,57 TL faiz alacağı bulunduğu bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır . (İstanbul BAM 13 HD 2022/1685 Esas- 2025/409 Karar)
Davacının taşıma faturalarına bağlı alacağı likit nitelikte olup, davalı itirazında haksız olduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf alacağın 1 yıl içerisinde talep edilmediği zamanaşımına uğradığı iddi edilmişse de taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu ve 31.12.2020 tarihinde en son hesabın bakiye verdiği taraflar arasındaki ticari ilişkinin 28.02.2017 tarihinden itibaren devam ettiği, davacı tarafça kesilen faturaların davalı defterlerine işlenerek dönem dönem ödemeler yapıldığı ve açık hesap bakiyesinden düşüldüğü, zamanaşımını kesen sebeplerden borcun ikrarı ve ödeme olguları nedeniyle davacının alacağı zamanaşımı sürelerinin yeniden işlemeye başladığı, açık hesaba davalı tarafça 10.03.2021 tarihinde ödeme yaptığı, bu ödeme ile davacının davalıdan 146.390 TL alacak bakiyesi kaldığı, davacı tarafça süresinde icra takibine girişildiği, davacının açık hesaptan kaynaklı alacağının likit olma tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış zamanaşımı defiine itibar edilmemiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 146.390,00 TL asıl alacak, 5.844,57 TL faiz üzerinden takip talebindeki hal ve şartlar ile devamına,
2-Alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 30.446,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Ret edilen kısım yönünden şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar harcı olan 10.789,73 TL'den peşin alınan 1.907,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.882,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.907,68 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı yargı gider toplamı olan 22.323,70 TL'nin (80,70 TL başvurma harcı, 243,00 TL posta gideri ve 22.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 21.515,58 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı için takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalı vekili için takdir edilen 5.717,87 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.272,21-TL sinin davalıdan, 47,79-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır