T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2025/81 Esas
KARAR NO :2025/435
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2016
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... isimli geminin kira sözleşmesi ile davalı ... Ltd. Şti'ne kiralandığını, kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde ... Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi geminin akıbetinin ne olduğunu da bilemediklerinden ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları şikayet sonucu başlatılan soruşturma kapsamında davalı şirket tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan ... Tersanesi yakınlarında demirli (bağlı) bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, geminin kiraya verileceğinden sigorta şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, ... Liman Başkanlığının, Liman Yönetmeliği hükümlerini uygulamasının yanı sıra, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyeti açısından gerekli olan her türlü tedbiri almayarak geminin kaçırılmasına/çalınmasına sebebiyet vermesi bakımından sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin kira sözleşmesi ile zilyetliği altına aldığı geminin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almayarak çalınmasına sebebiyet verdiği için kira sözleşmesinin 3 md. kapsamında gemi bedelinin tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle şimdilik 1.000-TL'lik kısmının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ve sorumluluk sınırları kapsamında kalmak kaydı ile olay tarihinden itibarin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul mallar, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili sigorta şirketi arasında 12.10.2015 başlangıç tarihli ... poliçe nolu yatım Paket poliçesi ile sigortalandığını, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı taraf, sigortalı tekneyi kiraya verdiğine ilişkin olarak müvekkiline onayı olduğuna dair yazılı bir belge sunamadığını, bu durumda davacı şirket sahibinin ... Liman Başkanlığınca verilen idari para cezası ile teknenin liman başkanlığını izinsiz terkettiğini öğrendiğini ... Cumhuriyet Başsavcılığına 30.06.2016 tarihinde ifade verdiğini ve ifadesinde teknenin 26.04.2016 tarihinde teslim edildiğini, ilk kirasından sonra kira almadığını ve teknenin nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiğini, hasar sebebinin davacı sigortalının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını ve poliçenin tehlikeler başlıklı 9.2 m. deki hükmüne göre davanın ağır ihmalinin bulunduğu ve netice itibariyle hadisenin emniyeti suistimal olarak kabul edilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Liman Başkanlığı (... Bakanlığı) cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Liman Başkanlığının müstakil bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, ... Bakanlığı tüzel kişiliği içinde yer alan taşra teşkilatı olduğunu belirtilerek davanın husumet nedeniyle reddini, esas yönünden ise sistemlerindeki kayıtlara göre dava konusu gemi donatanının ... Petrol işleteninin ... olduğunu, yenilendiği iddia olunan kira sözleşmesi ile ilgili olarak ... Liman Başkanlığına gerekse geminin sicilinin bulunduğu İstanbul Liman Başkanlığı'na herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ... tarafından sözleşmeye yönelik fesihnamenin ... Liman Başkanlığına ibraz edildiğini, ancak durumun sicil kayıtlarında düzeltilmediğinin anlaşıldığını, ... isimli geminin 28/04/2016 tarihinde Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı takmadan idari sahayı terketmesi nedeniyle idari para cezası kesilmiş olup, diğer limanlardan çıkış izni almamasına yönelik sabıka bilgisi girilmiş olduğunu, durumun gemi ilgilisine ve diğer Liman Başkanlıklarına bildirildiğinin anlaşıldığını, davacı şirkete 29/04/2016 tarihinde donatanı olduğu ... isimli gemi ile ilgili yapılan tespite yönelik gereğinin yapılması istendiği halde , müvekkiline bu konuda herhangi bir bilginin verilmediğini, geminin kaçırıldığı iddia edilmesine karşın bu hususta Liman Başkanlığı'na yapılan bir bildirim bulunmadığı gibi geminin Samanlıdere de bulunan balıkçı barınağında bulunduğu esnada izinsiz bulunduğunun tespit edildiğini, balıkçı barınağının Su Ürünleri Kooperatifince işletildiğini, davacının bu kooperatifle anlaşarak teknesini buraya bağlamış olduğunun tespit edildiğini beyanla ; davanın husumetten reddine, esasa yönelik beyanları çerçevesinde müvekkili idareye kusur ve sorumluluk isnadında bulunulamayacağından haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Akaryakt Ürünleri Petrol İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı gibi bu davalı tarafından duruşmalara katılan da olmamıştır.
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı dosyası mahkememize görevsizlikle gelmiş, mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydedilerek yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
08/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının acenta botunun çalınması nedeniyle uğradığı 290.000 TL zararın tazminini, 1. nolu davalı Sigorta Şirketi'nden mezkur sigorta poliçesi tahtında, 2 nolu davalı kiracı ... Akaryakıt'tan kira sözleşmesinin 3. Maddesi ve TBK'nın 112. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen talep etme hakkına haiz olduğu beyan edilmiştir.
17/02/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; 1985 inşa yılı teknenin, 09/2015 yılında Liman otoriteleri tarafından ticari faaliyetinin yenilenmesi için yapılan yenileme çalışmalarının sonucu daha önce kök raporlarında belirtilen 290.000,00 TL ye ilave edilirse (290.000 TL +152.385,74 TL) = 442.385,74 TL olduğu , sigorta şirketinin yeni bir belge ve bilgi sunmamış olduğundan, soyut iddialar karşısında ispat yükümlülüğünün yer değiştirdiği ve hasarın teminat dışında kaldığı sonucuna varmanın mümkün olmadığı beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin 01/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava konusu müvekkili şirkete ait geminin çalınmasından kaynaklı tazminat alacak taleplerini 441.385,74 TL artırımla 442.385,74-TL'ye çıkartıldığını belirtmiş olmakla, ıslah harcının da tamamlandığı görülmüştür.
Mahkememizin 22/03/2021 tarih ... Karar sayılı kararında; Davanın Davalı ... Sigorta A.Ş ve davalı ... ... ... Petrol İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden KABULÜ ile, 442.385,74 TL nin davalı ... ... Ürünleri Petrol İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden 28/04/2016 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş(Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Liman Başkanlığı yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin28/12/2023 tarih, 2021/1520 Esas, 2023/2079 Karar sayılı ilamı ile Davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2024 tarih, 2024/1404 Esas, 2024/9089 karar sayılı ilamı ile; " 3.Poliçe özel şartlarının "Kullanım Amacı" başlığını taşıyan kısmı, "... Yatın kaptanın ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durum en seri vasıta ile Sigortacıya bildirilecektir. Aksi takdirde, iş bu poliçe ile verilen teminat geçersizdir" hükmünü içermekte olup davalı Sigorta Şirketi vekili, davacının geminin kiraya verileceğini müvekkiline bildirmediğini bu nedenle zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. Davacı vekili ise müvekkilinin gemiyi kiraya vereceğini davalı Şirket çalışanlardan ... Hanım'a telefonla bildirdiğini, adı geçenin, yeni kiracının denize elverişlilik belgesi tescilinden sonra zeyilname düzenleneceğini, şimdilik yapacak başka bir işlem bulunmadığını belirtiğini ileri sürmüş, davalı vekili, ... isimli kişinin müvekkilinin acentesi olduğunu, davacının gemiyi kiraya vereceğini kendisine telefonla bildirmesi üzerine denize elverişlilik ve kira sözleşmenin sunulması halinde ek belge düzenleneceğini belirttiğini ancak davacı tarafından herhangi bir belge ulaştırılmadığından belge düzenlemediğini savunmuştur. 4.Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında, davacının gemiyi kiraya vereceğini telefonla davalının acentesine bildirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, davalının ifa yardımcısı olan acenteye yaptığı bildirim geçerli olduğu gibi bildirimin telefonla yapılması da poliçe metninde ifade edilen en seri vasıta ile bildirim niteliğindedir. Ancak ilgili hükümde, geminin kiraya verilmesi halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceğinden bahsedilmiş olup davacı her ne kadar gemiyi kiraya vereceğini davalıya bildirmiş ise de kira sözleşmesi imzalandıktan ve gemi kiralayana teslim edildikten sonra kira sözleşmesini de sunarak gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirmemiştir. Davalı Sigorta Şirketi, davacının gemiyi kiraya vermeyi planladığından haberdar olsa da bu planın hayata geçirildiğinden ve geminin kiraya verildiğinden haberdar olamamıştır. Bu hale göre davacının gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirdiğinin kabulü mümkün olmayıp yukarıda zikredilen poliçe hükmüne göre tazminat istemine konu hadise poliçe teminatı dışında kalmaktadır. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davaya konu rizikonun, belirtilen gerekçelerle poliçe teminatı dışında kaldığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan, davacı vekili 17.10.2016 tarihinde açtığı iş bu dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, akabinde, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiş, davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresi içerisinde ıslahla artırılan miktara karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle tüm alacak bakımından zamanaşımının kesildiği gerekçesiyle zamanaşımı define itibar edilmemiş ise de davacı yan, dava ve replik dilekçelerinde hatta ıslah dilekçesinde dahi davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmemiştir. Esasen davacının, sahibi olduğu geminin değerini ve tarafı olduğu poliçedeki teminat tutarlarını bilmediği ve bilmesi de gerekmediği söylenemeyeceğinden iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına da imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekmekte olup zamanaşımı sadece dava dilekçeyle talep edilen tutar için kesilmiştir.2. 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü haiz olup aynı Kanun'un 1427 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise sigorta tazminatı ve bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel hale gelecektir. Somut olayda, riziko, 18.09.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup, sigortalı rizikonun gerçekleştğini 23.09.2016 tarihinde sigortacıya ihtar etmiş, sigortacı, 29.09.2016 tarihinde sigortalıya gönderdiği e maille, talep hususundaki araştırmalarını tamamlandığını, zarar teminat kapsamı dışında kaldığından ödeme yapmayacağını bildirmiştir. Bu hale göre sigorta tazminatı 29.09.2016 tarihinde muaccel hale gelmiş olup ıslahın 01.03.2021 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde ıslahla artırılan tutar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesine göre zamanaşımına uğramıştır.Bu itibarla İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince ıslahla artırılan tutarın zamanaşımına uğradığı gözden kaçılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde; " 3.Poliçe özel şartlarının "Kullanım Amacı" başlığını taşıyan kısmı, "... Yatın kaptanın ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durum en seri vasıta ile Sigortacıya bildirilecektir. Aksi takdirde, iş bu poliçe ile verilen teminat geçersizdir" hükmünü içerdiği, taraflar arasında, davacının gemiyi kiraya vereceğini telefonla davalının acentesine bildirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak ilgili hükümde, geminin kiraya verilmesi halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceğinden bahsedilmiş olup davacı her ne kadar gemiyi kiraya vereceğini davalıya bildirmiş ise de kira sözleşmesi imzalandıktan ve gemi kiralayana teslim edildikten sonra kira sözleşmesini de sunarak gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirmediği, sigorta şirketinin geminin kiraya verildiğinden haberdar olamadığı, buna göre poliçe hükmüne göre tazminat istemine konu hadisenin poliçe teminatı dışında kaldığı kabul edilerek esastan incelenen kısım yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Davacı vekili 17.10.2016 tarihinde açtığı iş bu dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, akabinde, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiş, davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresi içerisinde ıslahla artırılan miktara karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmediği, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılması koşullarının oluşmadığı görülmektedir. Bu nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekmekte olup zamanaşımının sadece dava dilekçeyle talep edilen tutar için kesildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü haiz olduğu ve ıslahla artırılan tutarın 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesine göre zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından dava dilekçesinde davaya konu edilen kısım bakımından davanın reddine, ıslah ile arttırılan kısım yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı ... Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın 1.000,00 TL yönünden esastan REDDİNE, ıslah ile arttırılan 441.385,74 TL yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Davalılar ... Liman Başkanlığı ve ... Akaryakıt hakkında verilen hükümlerinin kesinleştiğinden bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar harcı olan 615,40 TL'den peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı ... Sigorta A.Ş'nin yargı gider toplamı olan 480,00 TL'nin posta giderinin davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin işbu davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili zamanaşımı bakımından için takdir edilen 70.207,86 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine,
6-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili esas dava bakımından için takdir edilen 1.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır