T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/177 Esas
KARAR NO : 2025/381
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili... Sigorta A.Ş.'nin ...ve... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçeleri uyarınca dava dışı sigortalı ... A.Ş.’nin Mısır'dan aldığı toplam 20.900 M/T (17,050 ...Ton ve 3.850 M/T) granül üre emtiasının İskenderun Limanı'na kadar olan deniz yolu sevkiyatını nakliyat muhtaralarına karşı sigorta teminatı altına aldığını, alıcısının müvekkili sigortalısı ...A.Ş. olan yüklerin 03/04/2020 tarihli ve 1 numaralı konşimento tahtında ...IMO numaralı ...isimli gemiye bordoda temiz olarak, tam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, taşıma sonucu 11/04/2020 tarihinde İskenderun Limanı'na gelen gemide yapılan ölçümlemede üre yükünde toplam 184,291 M/T eksiklik tespit edildiğini ve yük alıcısına toplam 184,291 M/T yük eksik tahliye ile teslim edildiğini, bu eksikliğin tutanak ile tespit edildiğini, eksiklik sebebi ile yük alıcısı/sigortalı ... A.Ş.'ye ekspertiz raporları ile teyit edilmekle 113.156,97 TL ve 47.650,00 TL sigorta hasar tazminatları 27/05/2020 tarihinde tediye edildiğini, mezkûr sigorta poliçesi tahtında işbu tazminat tutarlarını ödeyen müvekkili sigorta şirketinin TTK 1472. maddesi uyarınca dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğunu, ihtilafın sulhen sonuçlanması çabalarına olumlu sonuç alamaması üzerine Dava dışı gemi donatanı/taşıyan aleyhine İskenderun ... Dairesi nezdinde ...Esas sayılı dosyası ile 18.08.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu tarafın itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, işbu kesinleşmiş alacağın verilen taahhüt mektubuna rağmen davalılar tarafından ödenmediğini, icra takibi neticesinde alacağın kesinleşmiş ve talep tutarının likit hale geldiğini, arabuluculuk talebinden de sonuç alınamadığını belirterek davaya konu taleplerinin kabulü ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödeyerek haklarına halef olduğu ve kesinleşmiş 312.170,76 TL alacağın asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işletilecek ve işlemiş faizi ile birlikte alacağı temin eden koruma ve tazmin klüp sigortacıları olan davalılardan tahsiline, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap / beyan dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ...A.Ş.'nin yalnızca sigorta brokerliği ile iştigal ettiğini, davacının müvekkili şirketin yurt dışında mukim ... şirketinin Türkiye'deki acentesi ve/veya temsilcisi olduğu şeklindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin ...şirketinin ne acentesi ne de temsilcisi sıfatını taşıdığını, müvekkili şirketin bir kulüp sigortacısı olan ... şirketini temsil etme yetkisi olmadığından bu yabancı şirkete izafen müvekkili ...A.Ş.'ye dava açılmasının müvekkili şirketin ... şirketini böyle bir davada temsil etmesi hukuken mümkün olmadığını, işbu davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dosyaya bir örneği giren icra dosyasında yer alan ödeme emrinden tespit edildiği kadarıyla eksiklik iddiasına konu yükün taşımasının ... şirketi tarafından üstlenildiğini, bu şirket ile ...arasında iddia edildiği gibi bir bir kulüp sigortası akdedilmiş ise bile müvekkili şirketin böyle bir sözleşmenin akdinde ve/veya ... şirketi ile ...şirketinin bir araya getirilmesinde broker sıfatıyla ve/veya başkaca herhangi bir sıfatla hiçbir rol oynamadığını, müvekkili şirketin brokerlik hizmeti sunduğu müşterileri arasında ...şirketi yer almadığını, müvekkili şirketin eksiklik iddiasına konu taşıma açısından ne bir sigorta şirketi sıfatını taşıyan ... şirketinin acentesi/temsilcisi konumunda ne de sigorta ettiren sıfatını taşıyor olsa bile ...şirketinin temsilcisi konumunda olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu somut olayla hiçbir ilgi ve alakası bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin TTK madde 1472 hükmü uyarınca usulünce halef sıfatını kazandığını ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetini haiz olduğunu ispatlayamadığından huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin her ne kadar dava dışı sigortalısına halef olduğu iddiasıyla daha önce ... Limited şirketi tarafından dava dışı sigortalısına verilen teminat mektubunu dayanak göstererek icra takibi yoluyla kesinleştiğini ileri sürdüğü 312.170,76-TL'nin tahsilini talep ediyor olsa da işbu talebini ve davasının temelini dayandırdığı teminat mektubunun TBK madde 173 hükmü uyarınca hukuken geçersiz halde olduğunu, davacının işbu davaya açmakta herhangi bir hukuki menfaatinin bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddi gerektiğini, somut olayda esasında dava dışı taşıyanın hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde taşımaya konu 20.900 MT granül üre emtiasında toplamda 184,291 MT eksiklik tespit edildiğini iddia ettiğini, Yargıtay kararları ve ticaret odalarının verileri incelendiğinde granül üre için fire payının %2 olarak kabul edildiğini, somut olayda iddia edildiği gibi bir eksilme varsa bile bu eksilme %2 oranının (418,00 MT) altında kaldığını, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve dayanaktan yoksun davanın evleviyetle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetini haiz olmaması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacının tazminat talebine dayanak gösterdiği teminat mektubunun hukuken geçersiz olması nedeniyle davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davaya konu eksiklik miktarının granül üre için kabul edilen %2 fire payı oranının altında kalması nedeniyle gemi ilgililerinin sorumluluğu doğmayacağından davanın esastan reddine, her halükarda davacının davasının tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Ulaştırma ve Alt Bakanlığı ile dava dışı yazışma sonucu doğru tarafa husumet yöneltilmesi gerekirken önce ... şirketine dava açıldığını, akabinde ... temsilcisi oldukları yanılgısına düşürerek ... A.Ş.'nin yanına müvekkil ...A.Ş. eklenmesi suretiyle hatalı taraf teşkiline yöneltildiğini, arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın tefrikle müvekkili açısından usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ... A.Ş.'nin ...Kulüp üyesi olan dünyadaki bir çok önemli deniz ticareti kapsamında gemi sigorta işlemlerini yürüten sigorta firmalarına talep üzerine hasar tespiti yapan ekspertiz, sörveylik ve... Komiserliği hizmetlerini yürüttüğünü, müvekkili sigorta şirketi olmadığı gibi hiçbir sigorta şirketinin acentesi, temsilcisi, mümessili olmadığını, Türkiye'de mali anlamda sigorta rücu'en tazmini için taraf gösterilecek olan sadece brokerlık ilişkisi olan... A.Ş. için izafeten gösterilebileceğini, müvekkili...A.Ş. izafeten yazılmadan taraf teşkiline gidilmesinin usulen kabul edilemeyeceğini, T.C. Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı'nın 24.01.2025 tarihli yazısı hatalı değerlendirilmek suretiyle müvekkili şirkete tebligat yapıldığını, ...üyesi olan dünyadaki bir çok önemli deniz ticareti kapsamında gemi sigorta işlemlerini yürüten sigorta firmalarına talep üzerine hasar tespiti ekspertzilik raporunu düzenlediğini, mümessillik müşavirliğin bu faaliyet için olduğunu, müvekkilinin sağladığı bu hizmetlerin Deniz Ticareti Gözetim Hizmetleri Yönetmeliğine (No:45150 30.05.2017) tabi olduğunu, davacı sigorta şirketinin sigortacı ve/veya acenta hüviyeti bulunmayan müvekkili şirketi acente, temsilci gibi göstermeye çalışarak taraf teşkili sağmaya çalıştığını, müvekkili şirketin aktif ve pasif husumet (... A.Ş. olduğundan) itirazları doğrultusunda karar verilmesini, müvekkilinin TTK Sigorta Hukuku kapsamında 1401 madde ve devamı hükümlerine göre sigorta ile ilgili hiçbir hukuksal hüviyeti bulunmadığını, herhangi bir poliçe ve sair rizikonun muhatabı olamayacağını, taraf teşkili için asil olarak gösterilen davalı ...sigortacısının aracısı sıfatıyla ...A.Ş.'nin yanı sıra müvekkili şirketin hasım gösterilmesi usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini, ... sigorta şirketine yurtdışı tebliği yapılarak taraf teşkili sağlanarak vekil marifetiyle temsil edilmeleri mümkünken müvekkili şirketin taraf gösterilmesinin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin şirketin arabuluculuk toplantısına davet edilmemesinden ötürü dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davalı asil ... sigorta şirketinin sigorta aracı şirketi var iken izafeten müvekkili şirkete husumet yöneltildiğinden açılan davanın aktif/pasif husumet yokluğundan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davacı taraf, davadışı sigortalıya ait emtianın ... ımo numaralı ... isimli gemiyle taşınması sırasında hasarlandığını ve davalı yurtdışı şirketleri tarafından taahhüt mektubu verildiğini fakat alacağın ödenmediğini iddia ederek alacak davası açmıştır.
6100 Sayılı TTK'nun 105/2 fıkrası uarınca; aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan son dönem kararlarında; yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acentenin, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabileceği, kanunda açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğunun hükme bağlandığı kabul edilmiştir. Somut olayda, taşıma sözleşmesi, yabancı davalı şirketin Türkiye'deki acentesi aracılığı ile yapıldığı yönünde bir delil sunulmadığı, davalı acentaların yabancı şirketlerin bir kısım işlerine hizmet verdiklerini savunduğu fakat davacı tarafça davaya konu edilen taahhüt mektubun acentaların aracılığı ile düzenlendiğini ispat edemediği gibi acentaların Türkiyede davalılara daimi acenta olarak hizmet sunmadıkları ,kaydı silinen ve arabulucuk tutanağında ismi geçen ...Şirketi'nin davalıların acentesi olduğu iddia olunmuş ise de bu iddianın ispat edilemediği, yabancı davalı adına ve/veya hesabına sözleşmelere aracılık ettiğine, yahut onun temsilcisi olduğuna dair herhangi bir bilginin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; işbu davanın 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, davacı tarafça arabuluculuğa tabi olan işbu davada arabulucu başvurusunun usulüne uygun yapmamış olduğu, acentaların TTK 105 anlamında davalıların iş bu davada daimi acentası bulunmadığı böylece usulüne uygun yapılmış bir arabulucuk şartının yerine getirilmediği, anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.331,10 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4.715,70 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır